İçeriğinizi Virale Dönüştürecek 5 Sosyal Psikoloji Faktörü

Hepimiz çok başarılı kampanyaların nasıl viral etki yarattığını merak ederiz. Kendi yarattığımız kampanyaların ya da paylaşımların da viral etki yaratmasını ve herkes tarafından konuşulmasını arzu ederiz. Ancak her zaman istediğimiz etkiyi elde edemeyiz. Bunun sebebi kimi zaman iyi planlanamamasından kimi zaman içeriğin ilgi çekmemesinden, ama çoğu zaman da arkasında yatan sosyal psikolojik faktörleri anlayamamamızdan ileri gelir.

Yakın bir zaman önce, sosyal sorumluluk kapsamında ALS hastalığına dikkat çekmek için başlatılan kampanyayı hatırlarsınız. İçerdiği güçlü psikolojik içerik kampanyaya katılımı büyük oranda etkilemiş ve kampanya kısa zamanda yayılarak büyük viral etki yaratmıştır.

Bir şeyi paylaşma güdüsünün arkasında yatan temel faktörler, kendini iyi hissetme,  arkadaşlarının dikkatini çekmek ve onlarla iletişim halinde olmayı istemektir. Bu, kişinin paylaşma isteğini arttırmakta ve kişiyi bir anlamda iyi hissettirmektedir. Bunun gibi paylaşımın ardında yatan motivasyonlar iyi bilinir ve çözümlenirse viral etki yaratma olasılığı artar.

viral-marketing-1024x716

Peki içeriğinize nasıl dikkat çekip onu viral hale getirilebilirsiniz? İşte viral kampanyaların başarılarının arkasında yatan 5 sosyal psikoloji faktörü:

1- Güçlü Duygular Yaratma

Öncelikle psikolojik olarak bir şeyin bizi çok etkilemesi için çok kuveetli bir duyguyu tetiklemesi gerekir. Bizi çok mutlu etmesi, eğlendirmesi, acı vermesi, duygulandırması, korkutması vs. gerekir. İçeriğin bunlara dair ipuçları bulundurması, insanların içindeki bazı duyguları harekete geçiriyor olması gerekmektedir. Mesela, çok eğlenceli bulduğumuz içeriği başkalarıyla da paylaşmak isteriz. Hatta bunu Coca-Cola, Ülker gibi markalar “Paylaştıkça artan mutluluk” çerçevesinde reklamlarına başarılı bir şekilde yansıtmaktadırlar. Tam tersi, gerçekten acı ve korku veren içerikler de viral etki yaratabilir. Ancak pozitif içerikler, negatif içeriklere göre daha çok viral özellik göstermektedir.

2- Verilen Sorumluluğu Yerine Getirme

Söz verdiğimiz işleri ve yüklenen sorumlulukları genelde yapma eğilimi gösteririz. Özellikle sosyal sorumluluk gibi hassas konularda, bize sosyal medya gibi herkese açık bir ortamda verilen sorumluluğu gerçekleştirmek isteriz. Çünkü sorumluluğun üzerimizde yarattığı bir baskı vardır. Bilinçaltımızda hem bu baskıyı kaldırmak isteriz, hem de herkese açık platformlarda kişisel itibarımızı zedelememek, ayıplanmamak isteriz. ALS kampanyasında bu sosyal psikoloji faktörü etkili bir şekilde kullanılmıştır. “Ben ALS kampanyasına destek veriyorum, seni de bu kampanyaya destek olmaya davet ediyorum” diyerek arkadaşının kampanyaya katılımını sağlamıştır.

3- Kişilik – Ürün/Hizmet Eşleştirmesi

Hepimiz kendimizi birey yapan bazı karakteristik özelliklere sahibiz. Bu karakteristik özelliklerin bütünü kişiliğimizi oluşturur. Ürün ya da hizmete ait karakteristik özellikler de toplum tarafından çeşitli kişilik tipleriyle eşleştirilir. Örneğin; doğayı koruma ile ilgili bir sosyal medya kampanyasına katılan kişinin toplumda yarattığı algı özverili, duyarlı ve yardımsever biri olduğudur. Çünkü yardımsever, duyarlı insanları sosyal sorumluluk kampanyalarına destek veren kişiler olarak eşleştirilir. Burada aslında bilinçaltında algılanan mesaj “eğer kampanyaya katılırsan sen de duyarlı ve yardımsever bir insan olarak görülürsün”dir.

Bu bağlamda, eğer sosyal medyada etki yaratacak bir kampanya yaratmak istiyorsanız öncelikle hedef kitlenizin ve markanızın (ürün ya da hizmet olabilir) kişiliğini iyi tanımlamanız gerekir. Daha sonra hedef kitlenizi markayla özdeşleştirerek içeriğinizin paylaşılmasını sağlayabilirsiniz.

4- Ayrıcalık Yaratmak

Bir konuda ayrıcalık sunmak kişileri özel hissettirir. Eğer bir şey kişiye özel, sınırlı sayıda ve nadiren ise o şeye karşı daha çok aksiyon alma eğilimi gösteririz. Bu aksiyon kimi zaman bir satın alma kararıdır, kimi zaman da bir katılım ya da paylaşmadır. ALS meydan okuma kampanyasında, kampanyaya katılan kişinin belirttiği isimler aksiyonu alma eğilimi gösterirler, çünkü o kişiye özel bir mesajdır ve kişi “evet, ben de meydan okudum” demek ister. Pazarlamacılar bu sebeple “sınırlı sayıda”, “hemen”, “tükenmek üzere” gibi kelimeleri çok sık kullanırlar. Limitli olan şey her zaman cazip gelir ve daha çok paylaşma isteği gösterilir.

5- Karşılıklı İyilikte Bulunma

Toplum olarak genelde yapılan iyiliği boş çevirmeyiz. İyiliğe iyilikle karşılık verme eğilimi gösteririz. Örneğin, kullanıcılara onların ilgilendiği ve fayda sağlayacak bir raporu ücretsiz sunabilirsiniz. Bu raporu indirdikleri sayfaya sosyal medya paylaşım butonları ekleyerek raporu paylaşmalarını ve içeriğinizin daha geniş kitlelere yayılmasını sağlayabilirsiniz. Çünkü raporu ücretsiz sunmakla kullanıcılarınıza bir iyilikte bulunuyorsanız, bunun karşılığında kullanıcınızın da raporu paylaşma olasılığı artacaktır.

Kaynaklar:

http://www.socialmediaexaminer.com/social-psychologyto-improve-marketing

http://blog.hubspot.com/marketing/conversion-psychology

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

YTÜ İstatistik ve İstanbul Bilgi Ünversitesi pazarlama iletişimi yüksek lisans bölümünden mezun olan Seda Genç, geçmişte IBM, Garanti, Tmob gibi şirketlerde marka-pazarlama yöneticisi olarak çalıştı. Sonrasında kendi şirketi Neuro-mar Danışmanlık’ı kurdu. Şu anda şirketlere/bireylere pazarlama psikolojisi ve nöropazarlama temelli pazarlama iletişimi danışmanlığı yapıp eğitimler, seminerler vermektedir. Aynı zamanda NLP master practitioner ünvanına sahiptir.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Z Jenerasyonunun Favori Markaları – 3

  • Gençlik pazarlaması şirketi Ypulse, Ybrands isimli araştırma için Z jenerasyonundan 8.494 tüketiciyle görüştü ve Z jenerasyonunun en sevdiği markaları belirledi.
  • Ybrands’ın başkan yardımcısı Bobby Calise, Z jenerasyonunun, toplumsal olaylara karşı duruşlarını belli eden markalardan bir şeyler satın almayı tercih ettiğini ifade etti.
  • “Z Jenerasyonunun Favori Markaları” yazı dizimizin yeni bölümünde, Ybrands araştırmasına göre, Z jenerasyonunun favori markaları arasında yer alan en bilindik 15 markaya daha yer verdik.
  • İlgili Yazı: Z Jenerasyonunun Favori Markaları – 2

Ypulse isimli gençlik pazarlaması şirketinin, Z jenerasyonunun favori markalarını belirlemek için yaptığı Ybrands araştırmasından bahsetmiştik. Business Insider’ın paylaştığı habere göre, Ypulse, 332 markayı kapsayan Ybrands araştırması için bu yıl içerisinde Z jenerasyonundan 8.494 tüketiciyle görüştü ve daha sonra bu markaları algılanan kişiliklerinin ve etkilerinin yanı sıra, tüketicinin farkındalığı, geçmiş satın alma ve sadakate göre sıraladı.

Daha önceki iki yazımızda Ybrands araştırmasına göre, Z jenerasyonunun favori markaları arasında yer alan en bilindik markalardan bazılarına yer vermiştik. Bu yazı dizimizin üçüncü bölümünde ise Z jenerasyonunun favori markaları olan 15 markaya daha yer verdik.

Under Armour


Spor giyim markası Under Armour, bir yandan Tom Brady ve Gisele Bündchen gibi isimlerle ünlü sponsorlukları yapmayı başarırken bir yandan da kendini güçsüz durumda olanların markası olarak konumlandırmayı başardı.

Coca-Cola


Marka payına göre en iyi asitli içecek markası olan Coca-Cola, “Bir Kola Paylaş” kampanyası ve Selena Gomez ve Taylor Swift gibi isimlerden aldığı desteklerle Z jenerasyonunun ilgisini çekti.

Snapchat


Gençlerin %45’i, Snapchat’ın tercih ettikleri sosyal medya platformu olduğunu ifade ediyorlar. Ancak buna rağmen son zamanlarda birçok genç, Snapchat’ten Instagram’a doğru geçiş yapıyor.

Kit Kat


Nestle’nin bünyesinde bulunan Kit Kat, markasını yaymak için yaratıcı yöntemler denemek adına diğer şirketlerle iş birliği yapmaktadır. Hatta Android işletim sisteminin eski sürümlerinden birinin Android Kit Kat ismiyle çıkış yapması da bu iş birliklerinin bir parçasıdır.

Instagram


Instagram, Snapchat’ın Hikayeler özelliğinin bir benzerini sunarak yavaşça daha fazla sayıda genç kullanıcıyı kendi tarafına çekmeyi başardı.

Snickers

Snickers’in yeni pazarlama stratejisi, daha önce odaklandığı erkek kitleden daha ziyade tüm insanları hedef aldı. Ypulse’un belirttiğine göre, Z jenerasyonunun %80’i Snickers satın aldı ve Z jenerasyonunun %63’ü ise Snickers’ın popüler olduğunu düşünüyor.

Axe

Axe, arsızca şovenist olmakla suçlandı. Ama şimdi markanın reklam stratejisi, toksik erkeklik ve cinsiyetçiliğin erkekleri nasıl incittiği gibi konuları ele alarak toplumsal bilince sahip Z jenerasyonunun ilgisini çekiyor.

Apple


Apple, açık ara farkla Z jenerasyonunun en sevdiği teknoloji markasıdır. Business Insider’ın yaptığı bir ankette, gençlerin %94’ü bir iPhone’a sahip olduklarını ifade ettiler.

Google


Google arama motoru ihtiyaçları için ana dayanak noktası olmaya devam ediyor ve Z jenerasyonu, bilgi için Google’a bel bağlayarak büyüdü.

Nike


Nike, uzun zamandır ABD’deki en iyi spor ayakkabı şirketi olmuştur. Ve marka, eski San Francisco 49ers oyun kurucusu Colin Kaepernick ile yaptığı reklam kampanyasıyla birlikte, Z jenerasyonunun ilgisini daha da güçlendirmiş olabilir.

Cheetos


Cheetos, meydana getirdiği gıda karışımlarından yarar sağladı. Taco Bell’deki “Cheetos Burritos”, “Mac n’ Cheetos” ve Burger King’deki “Cheetos Tavuk Kızartması”, bu gıda karışımlarına örnek olarak gösterilebilir.

Netflix

Netflix gibi yayın platformları, tabir-i caizse Z jenerasyonunun televizyonudur. Herhangi bir reklam olmadığı için kesintisiz olarak film, dizi, belgesel ya da farklı şovları izleyebilirsiniz ve çok fazla seçeneğiniz vardır.

Doritos


Bu zamana kadarki en başarılı atıştırmalık yiyeceklerden biri olan Doritos, mükemmel şekilde tasarlanmış lezzeti ile Z jenerasyonuna hitap etmeye devam ediyor.

YouTube


Gençlerin yaklaşık olarak üçte biri, YouTube’u Netflix, Hulu ya da kablolu tv’den daha fazla izliyor. 16 yaşındaki bir genç, YouTube ile ilgili olarak Business Insider’a yaptığı açıklamada, “YouTube’daki içerik, kat kat daha çeşitli ve eğlenceli ve de ilişkilendirilebilir. Televizyondaki şeylerin çok modası geçmiş. Netflix’i izlerdim, ama kayıt olmak için param yok.” demişti.

Amazon

Amazon, ABD’de en çok tercih edilen e-ticaret sitesidir ve Z jenerasyonu, hemen hemen her şeyi Amazon’dan sipariş ederek büyüdü.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Neyin Nesi: Personel Yönetimi Yazılımı Kolay İK

Büyüklü küçüklü birçok şirket çalışanlarına dair bilgileri Excel dosyasında tutuyorlar. Oldukça yorucu ve bir o kadarda zaman alan bu Excel işlemleri bazen kayboluyor, bazen karışıyor bazen de bilgisayara virüs girdiği için silinebiliyorlar. Bu dertten muzdarip tüm şirketler ve çalışanlar için çalışan bilgilerini bulut teknolojisiyle depolayabileceğiniz ve işlemleri bir kaç tık ile halledebileceğiniz Kolay İK  bizlere zaman tasarrufu sağlarken bir yandan da işi zevkli hale getiriyor.

Tek bir cümleyle özetleyecek olursak nedir Kolay İK?

Bulut tabanlı, insan kaynakları personel yönetim yazılımıdır.

Nasıl kullanılır?

Bilinen İK yazılımlarına nazaran Kolay İK’nın kullanımı kolay bir arayüzü var. E-posta veya Facebook kullanan herkes rahat bir şekilde Kolay İK’yı kullanabilir.

Kolay İK‘yı deneyebilmeniz için 15 günlük ücretsiz bir  deneme hesabı oluşturabiliyorsunuz. Deneme süresi boyunca tüm özellikler size açık oluyor ve bu özellikleri dilediğiniz gibi kullanabiliyorsunuz. Başlıca kullanabileceğiniz özellikleri ise ; İzin Yönetimi, Özlük Yönetimi, Eğitim Yönetimi, Harcama Takibi, Fazla Mesai Yönetimi, Zimmet Takibi, Bordrolama, Performans Değerlendirme, Yemek Kartları, Puantaj, Şirket Takvimi, BES Otomatik Katılım, Raporlama ve aklınıza gelebilecek bütün İK işlemlerini yönetebileceğiniz kullanıcı dostu bir platform.

Kolay İK’nın avantajları nelerdir?

Kolay İK’nın en büyük avantajı insan kaynakları ekiplerini Excel ile boğuşmaktan kurtarıyor. Malumunuz pek çok şirket, çalışanlarına dair pek çok bilgiyi Excel dosyalarında tutuyor. Yeri geliyor o dosyalar kayboluyor, yeri geliyor siliniyor… Kolay İK bulut tabanlı bir yazılım olduğundan veri kaybı yaşamak mümkün değil. Bulut tabanlı bir yazılım olması, tüm bilgilerinize istediğiniz her yerden her şekilde ulaşabilmenizi sağlıyor, böylece belli bilgisayarlara kurulmuş programlara bağlı kalmıyorsunuz. Kurulum olmadığı için server, güncelleme ve bakım maliyetleriniz ortadan kalkıyor. Maliyeti düşük olduğu için, fiyatların da diğer İK yazılımlarına göre çok daha ucuz olması anlamına geliyor, bu da sadece büyük şirketler için değil her ölçekten şirket için ulaşılabilir bir çözüm haline geliyor.

Şirketinizin büyüklüğüne göre, daha doğrusu çalışan sayınıza göre aylık veya yıllık ücretlendirme seçenekleri bulunuyor. Size uyan paketi seçerek, çok uygun bir fiyata şirketinizi büyük dertlerden kurtarabilirsiniz. Fiyatları incelemek isterseniz buraya tıklayabilirsiniz.

Bir de en önemli kısımlardan biri, entegrasyonlar! Kolay İK’nın, şirketlerin işini kolaylaştırmak adına birçok entegrasyonu bulunuyor. Bunlardan bazıları; Multinet Entegrasyonu, Otomatik BES Katılımı Entegrasyonu, Akbank Maaş Ödeme, Anadolu Hayat Emeklilik, NN Hayat Emeklilik.

Bu entegrasyonlardan en dikkat çekeni de Multinet Up entegrasyonu. Multinet entegrasyonu ile Kolay İK kullanıcıları, platform üzerinde aktif olarak kullandıkları yemek kartlarını görüntüleyebiliyor, bakiyelerini kontrol edebiliyor ve kart yükleme işlemini yapabiliyorlar.

Tüm bu kolaylıklara rağmen hiçbirimizin Excel kullanmayı tercih edeceğini sanmıyoruz.O zaman hadi Kolay İK‘yı bir deneyelim!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link