80 Km Hızla Giden 2 Tırın Üzerinden Yürümek 0

Aksiyon ve macera dediğimiz zaman dünyada akla ilk gelen marka Redbull. Sektörü ve hedef kitlesi gereği pazarlama stratejisini bu yönde oluşturan markanın bir çok yaratıcı çalışmaya imza attığını biliyoruz. Her ay dünyanın değişik bölgelerinde yapılan gerilla pazarlama çalışmalarını Youtube’da yayınlayan Redbull’dan yeni bir çalışma beklerken Volvo‘nun tam da Redbull konseptine uygun çalışmasıyla karşılaştık.

2 Volvo markalı tırın ortasına bağlanan bir ip üzerinde yürüyen ip cambazı, 80 kilometre hızla giden kamyonların yarattığı rüzgar gücünden korunmak için muazzam bir çaba harcıyor. Aynı şekilde  zamanla da yarışmak zorunda çünkü bir süre sonra önlerine tünel çıkıyor. Neyse ki parkur zamanında tamamlanıyor.

İzlerken adrenalin seviyemizi yükselten video, kurgusu ve konsepti itibariyle çok kaliteli hazırlanmış. Sürenin uzun tutulmasına rağmen viralite de  son derece yüksek;

httpv://www.youtube.com/watch?v=1zXwOoeGzys

 

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Volvo ve Sky Atlantic’ten Bir Yaşama Tutunma Hikâyesi: Müziğin Gücü 0

Bir gün öleceğini bilerek, yani sınırlı bir hayata sahip olduğunun bilincinde olarak yaşayan tek canlı insandır. Diğer tüm canlılar ölümü ancak deneyimsel olarak kavrayabilirler ve buna tanık olsalar bile alt nesillere aktaramazlar. Bu yüzden insanı merkeze alan, yani insan odaklı her şey, gerçek bir hikâyeye dayandığında çok daha vurucu, unutulmaz ve anlamlı olur. Volvo ve Sky Atlantic’in Birleşik Krallık’ta çektiği video da bunu kanıtlıyor.

Aklın Müziği (Music of the Mind) adlı kısa filmde, bir zamanlar genç ve yetenekli bir müzisyen olan Rosie Johnson’ın, müziğin gücüyle yeniden yaşama tutunması konu edilmiş. 1988 yılında geçirdiği korkunç trafik kazasına kadar Galler Ulusal Operası Orkestrası’nda (Welsh National Opera Orchestra) keman çalan Johnson, kaza nedeniyle ağır yaralanmış ve beyni büyük hasara uğramış.

Johnson’ın henüz 19 yaşındayken kemanıyla verdiği poz.

7 ay süren koma döneminin ardından hayatta kalsa da hareket etme ve konuşma yetilerini bütünüyle kaybeden şanssız müzisyen, bugüne dek bir gün tekrar müzik bestelemenin hayâlini kurmuş. Annesinin yardımıyla birkaç piyano notasını hatırlamayı başarsa da hayalini gerçekleştiren, bilgisayarlar üzerine çalışan Prof. Dr. Eduardo Reck Miranda olmuş.

Volvo ve Sky Atlantic’in destek verdiği 7 dakika 25 saniyelik film, işte bu inanılmaz öyküyü anlatıyor. İzleyiciler, bu gerçek hikâyeye Rosie Johnson’ın orkestradaki yıllarındaki arkadaşının anlatımıyla tanık oluyor. Yeteneğiyle parlak bir kariyer vadeden Johnson’un kazayla alt üst olan yaşamını gördükten sonra, profesör Miranda’nın geliştirdiği ve beyin dalgalarını okuyarak bunu notalara döken teknolojiyle imkânsızı başardığını seyrediyoruz. Elbette 29 yıl önceki arkadaşını yine o sahnede, Johnson ile birlikte görüyoruz ve Johnson’ın yüzündeki mutluluğa ortak oluyoruz.

Uluslararası yaratıcı ajans Grey’in Londra ekibi tarafından hazırlanan videonun yönetmenliğini Pulse Films şirketinden D.A.R.Y.L. üstlenmiş. Volvo bu videodaki görünürlüğünü oldukça hassas ve doğru bir şekilde planlamış. Filmin doğal olarak getirdiği duygusal havayı bozmadan, göze batmadan, çok ince bir şekilde kendini göstermiş. Projenin diğer destekçisi olan televizyon ağı Sky Atlantic ise üzerine düşeni fazlasıyla yapmış ve videoyu, Birleşik Krallık’taki yayın haklarına sahip olduğu Game of Thrones’un yeni bölümünün başlayacağı akşam yayınlamış.

Rosie Johnson’un yüzündeki gülümsemeyi gördüğümüzde, Volvo ve Sky Atlantic ikilisinin ne kadar doğru ve duyguları tam 12’den vuran bir iş yaptığının farkına varıyoruz.

Bu son derece duygusal ve incelikli çalışmayı değerlendiren Grey London’ın yaratıcı yönetmeni Andy Lockley ise insan odaklı inovasyonun ne kadar heyecan verici boyutlara ulaşabileceğini gösteren, dikkat çekici bir öykü anlattıklarını söylüyor. Lockley, arabalarının tasarımında “insan”ı ön planda tutan ve filmin yansıttığı değerleri paylaşan Volvo’nun bu işte yer almasının oldukça önemli olduğunu belirtiyor.

Konuya Volvo açısından baktığımızda, aslında markanın insana dokunan çalışmalarda yer almada oldukça deneyimli olduğunu söyleyebiliriz. Yaklaşık üç ay önce yayınladığımız bir yazıda, Volvo’nun kazadan sağ kurtulan müşterilerini işe aldığını yazmıştık. Söz konusu yazıyı buradan okuyabilirsiniz.

Komplo Teorisyenlerinin Son Kurbanı Outback Steakhouse Oldu 0

Bir önceki yazımda, sosyal medya platformlarında zaman geçiren insanlar arasında, hiçbir çıkarı olmadığı hâlde sırf macera olması amacıyla kasıtlı olarak yanlış bilgi yayan veya kullanıcıları deyim yerindeyse avlanacak sazan gibi görüp parodi hesapları devreye sokacak kadar zamanı bol kişilerden bahsetmiştim. Aslında bunlara komplo teorisi üretenleri de rahatlıkla ekleyebiliriz.

Outback Steakhouse’un bir anda kendini içinde bulduğu olaylar bu tweet ile başladı.

Bu tip olaylardan biri de ABD’nin ünlü biftek ve ızgara restoranı zincirlerinden olan Outback Steakhouse’un başına geldi. eatmyaesthetics kullanıcı adlı bir Twitter profili, restoran şubelerinin harita üzerinde konumlarından yola çıkarak Outback Steakhouse’un bir Satanist tarikat merkezi olabileceğini öne sürdü. eatmyaesthetics bu iddiasına dayanak olarak, her Outback Steakhouse restoranının konumu, çevresinde yer alan diğer beş Outback restoranınkilerle karşılaştırıldığında harita üzerinde bir pentagram, yani daha çok Satanizmin simgesi olarak öne popülerleşen beş köşeli yıldız çizilebildiğini öne sürdü.

İnternetin, özellikle de hızlı yayılımı tetikleyen Twitter’ın doğası gereği, tweet hemen yayılmaya başladı.

İnternetin komplo teorilerini seven doğası, buna da yanıt vermekte hiç gecikmedi. Birçok kullanıcının, Outback Steakhouse şubelerinin bulunduğu farklı konumları harita üzerinde göstererek örnekler vermesi, malzeme arayan kitleyi daha da coşturdu ve iddianın yayılmasını sağladı.

ABD haritasının farklı konumlarından gelen pentagram imalı yer işaretlemeleri bir anda çoğaldı.
Hatta bu fısıltı zincirine katılanlardan biri Outback Steakhouse’un eti için kullandığı hayvanları şeytana adak olarak sunduğunu söyleyerek bu absürd komediye katkıda bulundu.

Elbette bu komplo teorisinin Twitter’da hızla yayılması restoran zincirinin de gözünden kaçmadı. Outback Steakhouse, işi alaya alarak cevap vermeyi tercih etti ve beş şubesinin bulunduğu harita konumunun üzerine, meşhur atıştırmalıklarından biri olan Bloomin’ Onion ile dolu bir tabak yerleştirip resmi Twitter hesabından paylaştı. Restoranın paylaşım sonrasında kullanıcılarla girdiği diyaloglar da okuyanları gülümsetti.

Restoranın resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşım sonrası takipçileriyle girdiği diyaloglardan birinde kullanıcı, restoranın Satanist olmadığına inanmak için 25 dolarlık hediye çeki istiyor.

Neyse ki gülmek için uydurulmuş komplo teorisini ciddiye alıp da restoranı hedef gösteren birileri olmadı. Fısıltı gazetesiyle bir anda yayılan bu içeriğin üç yıl önce paylaşılan bir internet esprisi olduğunu buradan görebilirsiniz. Anlaşılan o ki konuyu başlatan eatmyaesthetics de ya bu söz konusu kişinin kendisi ya da bunu alıp yeniden ısıtarak gündem yaratmayı başarmış biri veya haydi biraz şeytanın avukatlığını yapalım, yoksa kendisi bu kulaktan kulağa oyununda Outback Steakhouse ile anlaşan bir viral içerik aktörü mü?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link