Viral Pazarlamaya Bilimsel Bir Bakış-1

Viral pazarlama üzerine birçok yaratıcı tanımlamalar yapılmıştır. Özünde viral pazarlama amacınıza veya iş alanınıza yardım edecek şekilde “bir fikrin yayılması”dır. Bu yöntem doğası gereği ilgi çekici ve tartışma yaratıcı materyalleri kullanır.

Sanırım viral pazarlamanın uygulamasını daha iyi anlamak için, viral içeriğin doğal öğelerini çözmek ve yorumlamak adına yıllarını harcamış çok zeki bazı insanların araştırmalarını incelemek gerekir.

Aşağıda size çok sevdiğim bir araştırmadan bahsedeceğim. Wharton School Of Business’den bir doçentin, çok geniş kitlelere yayılmayı başarmış kampanyalardan nasıl dersler çıkarılabileceğini görmek üzere bazı klasik viral pazarlama örneklerini incelediği bir araştırma.

En İyi Viral Pazarlama Uygulamaları

Wharton profesörü Jonah Berger ile Katherine Milkman, birlikte sundukları What Makes Online Content Go Viral? (Online İçeriği Ne Viralleştirir) adlı ortak raporlarında (yazılı) online içeriğin çoğu kez şu durumlarda hızlı yayıldığını bulduklarını açıkladılar:

[colored_box color=”eg. blue, green, grey, red, yellow”]

1. Pozitifse ve olumlu konular hakkında yazılmışsa

2. Güçlü bir duygusal tepkiyi dürtüyorsa (neşe, korku, kızgınlık)

3. Pratik olarak faydalı oluyorsa.

[/colored_box]

contagius

Bunun ardından BergerContagious: Why Things Catch On adlı kitabında virallik ve viral pazarlama meselesine tam ölçekli bir bakış gerçekleştirdi. Berger kitabında viral içeriğin ortak öğelerini incelemeye yarayan STEPPS sistemini daha kapsamlı olarak özetliyor.

Sosyal Değer

İnsanlar kendilerine “iltifat eden” şeyleri paylaşmaktan hoşlanıyorlar. Yani onlara bir konu hakkında bilgi sahibi olduklarını, iyi bir zevkleri ya da fikirleri olduğunu gösterme imkânı sağlayan, kendilerini dışarıya değerli gösteren içerikler.

Tetikleyiciler

Berger’in araştırmasını inceleyecek olursanız karşılaşacağınız sürprizlerden birisi de sıradan markaların ne kadar çok konuşulduğu olacaktır (mesela kahvaltılık tahıl gevreği markası Cheerios’un Disney World’den çok daha fazla konuşulduğunu düşünür müydünüz?). Bu bazı konuların, markaların ya da ürünlerin diğerlerinden daha fazla “doğal tetikleyicileri” olmasından kaynaklanıyor.

Çoğu viral içerik bunun üzerine konumlanıyor; Algida’nın “aşkımla erir misin” reklamlarının ne kadar popüler olduğunu hatırlıyor musunuz? O ara tüm gençler birbirine bu melodiyi mırıldanıyordu, çünkü bu reklam çok doğal bir tetikleyici olan “aşk” konusunu kullanıyordu.

Duygu

İnsanlar güçlü bir duygusal tepki uyandıran içerikleri paylaşmaya meyillidirler. TV haber bültenlerinde sıklıkla karşılaştığımız iç karartıcı haberler, online dünyada çok fazla paylaşılmıyorlar çünkü kaygı, korku, öfke gibi yüksek enerjili duygular,üzüntü gibi düşük enerjili duygulara göre tartışmayı daha fazla tetikliyorlar.

The New York Times’ın verilerine göre hazırlanmış olan şu istatistikleri genele yayarak örnek vermekte bir sakınca olmasa gerek:

 

ist

 

Halka Açıklık

Bir diğer ifadeyle sosyal kanıt. İnsanlar bir şeyi benimsemek için başkalarının da onu yaptığını görme ihtiyacı duyarlar. Dışarıdaki potansiyel müşterilerin dikkatini çekmek ve onlara mekânın cazip bir yer olduğunu göstermek için masalara bazı yem müşteriler yerleştirmek –özellikle yeni açılan– kafe vb. işletmelerin klasik taktiklerinden biridir bilirsiniz.

Pratik Değer

İşte bu içerik pazarlamacıları için iyi bir haber; pratik açıdan faydalı materyallerin son derece viral olduğu belirtiliyor. İnsanlar kendileri ve başkaları için “faydalı, kullanışlı ve işe yarayan” konuları / haberleri paylaşmayı seviyorlar çünkü başkalarına yardım etmek ve bunu yaptıkları için de iyi görünmek istiyorlar.

Hikayeler

Başka araştırmalardan da bildiğimiz üzere (Green & Brock, 2009) pazarlama dünyasında, hikâyeler insanları ikna etmede daha fazla işe yarıyor, çünkü bizim için hikayeleri anlamak daha kolaydır. Ustaca anlatılmış bir hikâye insanları içine çekip sürükler ve bu da daha kolay paylaşılmasını sağlar.

Red Paperclip hikâyesi bunun için harika bir örnek ve güzel bir başarı hikâyesidir. Burada her makaleden sonra “bundan sonra ne olmuş” diye sizi meraklandıran bir tarz kullanılmış.

Viral pazarlama uygulaması hakkında fikir sahibi olmanın bir diğer iyi yolu da daha önce yürütülmüş bazı başarılı kampanyalara yakından bakmaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Webeditoryal.com ve isteveyap.com kurucusu. Web İçerik Danışmanı. Her türlü markaya ve bireysel girişimcilere, küçük ve orta ölçekli işletmelere içerik pazarlaması çalışmalarında yardım etmeyi seviyor. Pazarlama ve reklamcılığa aşık.

Bir Cevap Yazın

Son Bir Yılda Konkordato İlan Eden Şirketler

Son bir yılda birçok şirket konkordato ilan etti, konkordato ilan eden şirketleri sizler için toparladık. Keyifli okumalar.

BETA

Konkordato ilan tarihi: 21.09.2018

Türkiye’de toplam 400 çalışanımız ve 50 mağazamız ile online kanalımızla yılda 1 milyona yakın müşterilerimize hizmet veriyoruz. Konkordato kararını, Beta Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı, Taner İkiışık kamuoyuna duyurdu.

YEŞİL KUNDURA

Konkordato ilan tarihi: 18.09.2018

13 Eylül günü İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine başvuran şirketin talebi dün karara bağlandı. Mahkeme, şirkete yönelik yeni haciz yapılmasını yasakladı. Şirkete üç ay geçici mühlet veren mahkeme, şirket faaliyetlerinin denetimi ve onayı için de iki kişilik konkordato komiseri atadı.


HOTİÇ

Konkordato ilan tarihi: 31.08.2018

Türkiye’de 150 satış noktası bulunan, 80 yıllık ünlü ayakkabı markası Hotiç’de geçtiğimiz günlerde konkordato ilan etmişti. Hotiç CEO’su Alihan Hotiç’in yaptığı açıklamada şirketin son dönemde piyasadaki hareketlerden dolayı nakit sıkışıklığı çektiğini söylemişti.


MAKRO MARKET

Konkordato ilan ettiği tarih: 28.10.2017

Türkiye’nin önemli perakende market zincirlerinde olan Makro 28 Ekim tarihinde konkordato ilan etti. Şirket bu haberi tedarikçilerine gönderdiği bir mektupla açıklamıştı.


KESKİNOĞLU

Konkordato ilan tarihi: 12.06.2018

55 yıllık bir firma olan Keskinoğlu, nakit sıkışıklığı nedeniyle iflas erteleme yerine getirilen konkordato başvurusu yapmıştı. Şirket, neden olarak ise ticari faaliyetlerini devam ettirebilmek için bulunduğunu açıklamıştı. Konkordato süresi boyunca şirket yönetimindeki kişiler birçok mal varlığını satışa çıkardı. Tabi yaşanan bu sıkıntılar nedeniyle Keskinoğlu Şirketler Grubu  birçok işçinin de işine son verdi.


REMOİL

Konkordato ilan tarihi: 02.08.2018

Yılda 300 milyon lira cirolu Türkiye genelinde bayileri bulunan akaryakıt dağıtım şirketi Remoil’de konkordato ilan etmişti. Remoil’in konkordato başvurusu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kabul edildi.


DİZAYN BORU

Konkordato ilan ettiği tarih: 17.04.2018

Türkiye’nin en büyük üç plastik boru üreticisinden biri olan 300 milyon lira cirolu Dizayn Boru, içine girdiği mali dar boğazı aşamayınca iflas ertelemenin yasaklanması sonrası hayata geçen yeni konkordato yasası kapsamında mahkemeye başvuruda bulunmuştu. Başvuruda, şirketin hacizlere karşı korumaya alınması talep edilmişti.


GİLAN

Konkordato ilan tarihi: 03.09.2018

3 Eylül Pazartesi günü konkordato için başvurduklarını ifade eden Geylan, 5 Eylül Çarşamba günü de konkordato ilan ettiklerini dile getirdi. Geylan, “İşimize odaklanabilmek için bunu yaptık, amacımız mevcut vadeleri uzatmak. Borçlu olduğumuz bankaların markamıza bakış açısı olumlu, böyle dönemler beraber hareket edilmesi gereken dönemler, Türkiye hedeflerine markalarıyla ulaşabilir” dedi.


NALPAS GIDA

Konkordato ilan ettiği tarih: 13.07.2018

Kayseri’de 4 kuşaktır faaliyet gösteren Nalpaş Gıda’da mali açıdan dar boğaza girdi. Mahkemeye başvuran şirket hacizlere karşı koruma istemişti. Mahkeme, şirkete yönelik tedbir kararı vererek geçici konkordato komiseri heyeti atamıştı.


EURONET CAR RENTAL 

Konkordato ilan ettiği tarih: 20.08.2018

Araç kiralama sektörünün devlerinden  yaşadığı mali sıkıntıyı aşamayınca mahkemeye başvurmuştu. Hacizlere karşı koruma talep eden şirketin konkordato davasında tedbir kararı çıkmıştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Konuşarak Ticaret (Conversational Commerce) Nedir?

Konuşarak ticaret kavramına bir Uber yöneticisi tarafından popüler hale getirilen, geleceğin trendi olarak bakılıyor.

Aslına baktığımızda konuşmak her zaman ticaretin bir parçasıydı hem de önemli bir parçasıydı. Eskiden de bir tüccar önemli bir müşteri ile özel bir diyaloğa girmeye çalışırdı veya yeni bir müşteriyi konuşarak bağlamaya çalışırdı şimdi de mağazalarda, butiklerde, pazarlarda aynı durumu görebilirsiniz. Konuşmak ticaretin doğasında var olan bir durum.

Ancak Uber yöneticisi Chris Messina’nın ortaya attığı konuşarak ticaret (Conversational Commerce) kavramı mesajlaşma uygulamaları ile ticaretin kesişimine işaret ediyor. Yani bugün pek çok konuşma otomatik hale geldi ve “Conversational Commerce” (Konuşarak ticaret) terimi ile bahsedilen de işte bu otomatik deneyimler.

Facebook Messenger, WhatsApp, Talk ve WeChat gibi mesajlaşma ve sohbet uygulamaları yoluyla işletmelerle etkileşim kurma eğilimi alışveriş deneyimleri için de kullanılıyor ve bu durum aslında tamamen iletişim kurmak ve konuşmaktan geliyor. Bu uygulamaların yanı sıra ses ve komutlar ile benzer şeyleri daha geniş kapsamlı yapan sesli asistanlar da bu gruba girebilir. Bu sayede tüketiciler, şirket temsilcileriyle sohbet edebilir, müşteri desteği alabilir, soru sorabilir, kişiselleştirilmiş öneriler alabilir, yorumları okuyabilir ve mesajlaşma uygulamalarının içinde satın almak için yönlendirilen yerlere tıklayabilirler. Bu işlemlerin büyük bir çoğunluğu da günümüzde chatbotlar tarafından uygulanıyor.

Chatbot’un ne olduğunu geçen hafta sizlerle paylaşmıştık. Yazıyı buradan inceleyebilirsiniz.

Chatbot’lar  insanlar tarafından da oldukça benimsendi. Mesaj uygulamalarının benimsenmesi sosyal ağların benimsenmesinden bile daha hızlı gerçekleşiyor. Örneğin; dünya nüfusunun %37’si mesajlaşma uygulamaları kullanıyor. 40 Milyon kişi şu anda akıllı bir sesli asistana sahip.

Konuşarak Ticaretin Avantajları Neler?

  •  Konuşarak ticaret sadece marka ve tüketici arasındaki otomatik etkileşimler ile çok daha fazla insana ulaşabildiği için değil, aynı zamanda müşterinin bir eylemi tamamlamak için atılması gereken adım sayısını azalttığı için de güçlüdür.
  •  Konuşarak ticaret, müşteri ile iki yönlü iletişim sağlar. Sadece onlara bir şey anlatmaz, aynı zamanda onlardan öğrenir, sorularını ve şikayetlerini duyar ve onlarla bir ilişki kurar.
  •  Konuşarak ticareti doğru şekilde kullanan mağazalar, yıllık gelirlerini %7 ila  %25 oranında artırmaktadır.

 Konuşarak Ticaret Nasıl Çalışır?

Konuşma ticaretini ve işinize nasıl uygulanacağını düşünürken, dört farklı deneyim türü üzerinde düşünmeniz gerekir.

1)   Proaktif / Otomatik. Örnek: Bir müşteri ilk satın alımını yapar ve ertesi gün mağaza otomatik olarak onlara bu mağazada alışveriş yaptığı için teşekkür eden güzel bir mesaj gönderir.

2)   Reaktif / Otomatik. Örnek: Bir müşteri yeni bir kamera satın aldı, ancak doğru çalışmıyor, bu nedenle mağazadan yardım istemek için mesaj gönderir. Mağaza, sorularını otomatik olarak tanır ve müşteriye doğru yönlendirmeyi gönderir.

3)   Manuel / Birden Çoğunluğa. Örnek: Mağaza10 yeni yer açtı ve yakınlardaki insanları bilgilendirmek istiyor. Yeni konumların 10 mil yakınında yaşayan, hedeflenen müşteri segmentine özel bir mesaj gönderir.

4)   Manuel / Bire Bir. Örnek: Twitter’da olumlu bir inceleme veya fotoğraf paylaşan bir müşteriye teşekkür mesajı veya kupon gibi bir şey gönderilir.

Önümüzdeki dönemlerde chatbot’ların hayatımıza entegre oluşunu daha derinden incelemeye devam edeceğiz. Takipte kalın!

SOR’UN Kimdir?

SOR’UN, şirketlere entegre ve dijital müşteri deneyimi yönetimi konusunda özelleştirilebilir çözümler sunar.  Yapay zeka ve doğal dil işleme destekli ChatBot’lar ile müşteri iletişimi süreçlerinde dijital dönüşümünün hızlanmasına ve bu sayede iletişim merkezi maliyetlerini azaltma konusunda yardımcı olmaktadır.

Hem yurt içindeki hem de yurt dışındaki onlarca şirketin müşterileri ile yaptığı milyonlarca görüşmenin altyapısı sağlayan SOR’UN finans, sigorta, e-ticaret, kamu, otomotiv ve daha birçok sektörde yer alan kurumsal müşterilerine ihtiyaçlarına göre geliştirdiği çözümler ile bölgesel ölçekte müşteri deneyiminde dijital dönüşümün öncüsü olmaktadır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link