Red Bull – The Athlete Machine 0

Red Bull 2012 yılında reklama doymadı. Red Bull Strafos’tan sonra bu sefer de karşımıza birçok sporu ve sporcuyu bir araya getiren bir video ile çıktı. Red Bull– The Athlete Machine. Red Bull’un “Red Bull Kluge” adı verdiği projede “Kluge” kelimesi Almanca’daki “Klug” Türkçe karşılığı ile “Zeki” kelimesinden geliyor. Bu proje ile Red Bull’un sporculara verdiği önemi de görmekteyiz.

Red Bull Kluge- The Athlete Machine tanıtım videosu:

httpv://www.youtube.com/watch?v=M0jmSsQ5ptw

Proje hakkında ayrıntılı bilgi almak isteyenler için linki tıklayınız.

Wanamaker'in dediği "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözüne istinaden doğru yarıyı bulmaya gönül vermiş biri.

Bir Cevap Yazın

“Meydan Okumak” Kolay Mı? 0

Çok değil, sadece iki yıl önce internette ortaya çıkan ve bir anda patlayan meydan okuma zinciri “Ice Bucket Challenge” videolarını hepiniz hatırlarsınız. Kısa bir süre içinde viral olarak yayılan bu meydan okuma videoları dünyanın dört bir yanından milyonlarca insanı etkisi altına almıştı. Buz gibi bir kova suyu başından aşağı boca ederek videolarını çeken kullanıcılar bunu, #ALSIceBucketChallenge etiketiyle sosyal ağ hesaplarında paylaştılar ve arkadaşlarını da bu meydan okumaya davet ettiler. Her ne kadar Corey Griffin, yakın arkadaşı Pete Frates’a ALS tanısı konması üzerine bu konuda bir farkındalık yaratmak ve ALS hastaları için çalışan derneklere bağış toplamak amacıyla bu yayılımı başlatsa da olay özellikle ünlülerin paylaşımlarıyla bu noktayı aşmıştı. Böylece “ice bucket challenge”, gelmiş geçmiş en dikkat çekici viral yayılımlardan biri olarak tarihe geçmişti.

Bu hatırlatmadan sonra, yazının asıl konusuna gelelim. Öncelikle sorayım: Fanta’yı nasıl bilirsiniz? Herhalde markayı genel olarak: “Genç insanlara hitap eden, onların hayat tarzına seslenecek projeler üreten, sponsorluklar üstlenen, bolca etkinlik odaklı ve dinamik bir kimliğe sahip içecek markası” olarak tanımlayabiliriz. Elbette markaların yarattığı algı, her tüketicide değişebilir. Reklam kampanyalarına dönüp baktığımızda tarih, bu algıların geçici veya kalıcı şekilde değiştiği örneklerle doludur. İhtimal ki bu yazıya konu olan çalışma da olsa olsa algıyı bir süreliğine etkileyecektir. O nedenle baştan söylemem gerekir ki amacım ne bir marka olarak Fanta’yı ne de bu çalışmayı yapan ajansı yerin dibine sokmak değil.

Bildiğiniz üzere Fanta kısa bir süre önce logo ve şişe tasarımını yeniledi. Fanta herhalde yukarıda bahsettiğim virali hatırlamış olacak ki aynı yoldan yürümüş ve sosyal ağ “fenomenlerinden” Halil Söyletmez ile bir “influencer marketing” çalışması yapmak istemiş. Videoda Halil Söyletmez kendince “heyecanlı” bir şekilde izleyicilere seslenerek tiradına başlıyor. Videonun daha ilk dakikasından itibaren yapmacıklığı fark edebiliyorsunuz. İyisi mi gelin, önce videoyu izleyelim.

Videonun devamı da gördüğümüz üzere pek farklı değil. Oyuncunun, “Çünkü Fanta bizde, artık Fanta biz gençlerde!” diyerek elini bir külhanbeyi gibi göğsüne vurması da ayrı bir sorun. Üstelik söylem de sorun taşıyor. Çünkü Fanta zaten bugüne dek gençlere seslenen bir markaydı, dolayısıyla hep gençlerindi, bu yeni bir durum değil. Yani önceden başka bir kesimin sahiplendiği bir markaydı da biz mi bilmiyorduk? Videoda daha sonra,izleyicilerden kendi çevresinde 30 saniye boyunca dönmelerini, ardından da buzdolabındaki Fanta’yı düzgün bir şekilde alıp içmeleri isteniyor ve herkes bu “meydan okumaya”ya davet ediliyor. Kullanıcılardan son olarak videolarını #FantaBizde etiketiyle Instagram’da paylaşmaları talep ediliyor.

Peki, bütün bunların ardından marka bu videoyla izleyicilere ne vadediyor? Yani bu meydan okumanın somut çıktısı ne olacak? Zira viral bir çalışmanın amacı yalnızca yayılım değil, aynı zamanda markanın nasıl bir açıdan görüleceğine ilişkin bir algı oluşturmaktır. Videoda bu vaat açık bir şekilde ortaya konmuyor. İçeriğin doğal olması amaçlanırken yavanlığa mahkûm edildiği görülüyor. Bu durum, markanın küresel çapta yürüttüğü bir kampanya da olabilirdi. Fakat böyle olsaydı bile, içerik bu şekilde mi yerelleştirilmeliydi? Bunun yanında, “Influencer” seçiminde sadece takipçi sayısına bakmak yeterli mi? Markayla ne kadar uyuşacağı, içerriğin kurgusuna uygun olup olmadığı konuları ne olacak? Kaldı ki istenen hareket ilk aşamada pek de düşünülmeyen zararlara da yol açabilir. Örneğin bir Fanta tüketicisi veya videoyu izleyerek bu hareketi yapmak isteyen biri baş dönmesi sonucu fiziksel açıdan zarar görebilir. Viral içerik oluşturmak isteyen böylesine büyük bir marka kendinden bahsettirmek isterken insanların kafasını, gözünü veya bedeninin herhangi bir bölgesini buzdolabına, mutfak tezgâhına çarpmayacağından emin olabilir mi? Fazla duyarlılık göstererek işgüzarlık yaptığımı düşünenleriniz olabilir ama dünyanın birçok yerinde -özellikle ABD’de- örneğin sabuna basarak ayağını kıranlara, tüketiciye bu konuda bilgilendirme yapmayan firmaların tazminat ödemek zorunda kaldığını hatırlayalım. Hâl böyleyken, böylesine geniş bir kitleye hitap eden önemli bir markanın bunun olası sonuçlarını göz ardı edebilmesi de oldukça şaşırtıcı.

Öte yandan, tüketicilerin viral bir içeriğe katılması bekleniyorsa, onlara motivasyon sağlayacak bir şeyler de sunulmalıdır. Çünkü bu kampanyada Fanta’ya katkı yapan kullanıcıların bu işten tek kazancı, Instagram profilinin marka hesabından duyurulması ve bunun sonucunda ne sayıda geleceği belli olmayan olası takipçiler olarak önümüze çıkıyor. Ne somut bir ödül var ne de ALS viralindeki gibi bir sosyal sorumluluk örneği bulunuyor.

Sonuç olarak Fanta, buz kovası viraline benzer bir yayılımı hedeflemiş. Fakat sorun şu ki içeriğin kendisi kadar, bunun kitleye aktarılışını, ifade ediliş şeklini ve kullanılacak “influencer”ın markayla uyumunu hesaba katmayı unutmuş. Belki Fanta pek bilinmeyen bir marka olsaydı, bunu adından bahsettirmesini öncelikli görüşüne de yorabilirdik. Fakat bu ölçekte bir markanın buna ihtiyacı yok. Kaldı ki internetin en çok okunan platformlarından ekşi sözlük’te #fantaboykot başlığı altında yazılan girdilere baktığımızda, evdeki hesabın çarşıya uymadığını rahatlıkla söyleyebiliriz. Her ne kadar bu platformda, sözde boykot çağrılarına varan abartılı görüşlerle karşılaşsak da burada önemli olan nokta, Fanta’nın beklentisinin şimdilik gerçekleşmemiş olmasıdır.

Markayı sevenler doğal olarak sadece bir içerikle markadan soğumayacaklardır ama videonun yavanlığı ve sorunları da gün gibi ortada! Umarım marka en kısa sürede, bu kez kimliğine uygun içeriklerle karşımıza çıkar.

Lady Gaga’dan Alınması Gereken 5 Pazarlama Dersi 0

Sevelim ya da sevmeyelim bugüne kadar onlarca kez adını duymuş, kendisini bir şekilde dinlemişizdir. Gaga’nın sesi, tarzı,  hayatı hakkında illaki bir şeyler biliyoruzdur. Ama şimdi gelin kendisini bu denli üne ulaştıran pazarlama stratejilerden bahsedelim ve bir nebze de olsa ders çıkarmaya çalışalım.

2014 yılında Forbes “Dünyanın En Güçlü 100 Ünlüsü” listesine 33 Milyon dolar geliri ile 19.sıradan giren 30 yaşındaki sanatçının; 24 milyonun üzerinde albüm, 125 milyonun üzerinde single satışı bulunuyor. Ayrıca bugün Lady Gaga 5 tane Grammy alarak müzikal başarısını da kanıtlamış bir sanatçı.Bunun yanı sıra Twitter’da 45 milyona ulaşan takipçisi ve Facebook’ta 67 milyonu geçen beğeni sayısı ile bu sıralar adından fazlaca söz ettiremese de hala ağırlığını koruduğunu ispatlıyor. Bir anda ya da gelişigüzel oluşmadığını bildiğimiz “Lady Gaga efsanesi” gerçeğine stratejik olarak yaklaştığımızda çıkarabileceğimiz dersler neler olabilir isterseniz biraz daha detaylı inceleyelim.

gaga-sequin

1. Hikaye Yaratmak

Hani şu ünlü atasözü hep “Content is King” diyor ya Gaga’da da bu böyle. İnsanların insanları takip edeceğinin bilincide olan Gaga, bir hikaye ve takip edilesi bir karakter yaratmış. “ There is nobody like me and there never was.” (Bana benzeyen kimse yok ve asla olmadı. ) diyen, bunu her kadının da kendisi için söylemesi gerektiğinin altını çizen sanatçı, düzenli olarak kendini güçlü hissettiği konularda konuşuyor ve popülerliğini kaybetmemeyi başarıyor.

lady-gaga-lgbt

Bir taraf seçiyor ve bunun arkasında başarıyla duruyor, Öyle ki farklı oldukları için aşağılanan, toplumda kendini marjinal (dışa itilmiş) hisseden kişilerin en büyük destekçerinden birisi Lady Gaga. Hatta 2012 ‘de Rusya’da bir konseri esnasında LBGT hakları ile ilgili konuştuğu için homoseksüel propaganda iddiasi ile tutuklanma tehlikesi geçirmiş.

Demek ki neymiş, bir taraf seçip, arkasında durmak (ki biz buna pazarlamacada hedef kitle diyoruz) doğru insanları kendine çekmek için kullanılabilecek en etkili yöntemlerdenmiş.

2. %1‘e Odaklanmak

Aslında bu strateji Lady Gaga’nın “sadakat pazarlaması” oluşturmasının tipik bir örneği olarak gösterilebilir. Sosyal medyada milyonlarca takipçisi olmasına rağmen O, hayran kitlesinin sadece %1’ini kapsayan aşırı fanatik hayran kitlesine odaklanarak küçük ama sadık, stabil bir hayran temeli oluşturuyor , onları adeta “WOMM” (ağızdan ağza pazarlama) için yetiştiriyor. Keza Gaga, hayranları ile web-sitesi üzerinden konuşuyor, hayranlarına özel tweetler atıyor. Onlara bedava konser biletleri vererek, konserinde sahneye çıkararak o hayranını  süperstar gibi hissettirerek onların kalbini kazanabileceğini biliyor. Adeta hayranlarının hayranı gibi davranıyor Lady Gaga.

gaga tweet

PS: Burada markalara, şirketlere düşen ders markalarının mesajını hedef kitleye ulaştıracak kendi %1’lerine odaklanmak olabilir.

3. Topluluk Oluşturmak ve Ait Olma Duygusu Yaratmak

Yukarıda bahsettiğimiz aşırı fanatik hayran kitlesi https://littlemonsters.com/ altında toplanarak bu site üzerinde profil oluştuyorlar, fotoğraf , tur ve konser bilgileri vs. paylaşıyorlar. Ayrıca Lady Gaga’da bu websitesi üzerinden hayranları ile haftalık bazda iletişim kuruyor, hayranlarına özel mesajlar yayınlıyor , paylaşımlarına yorumlar yapıyor. Böylelikle kendi hayran kitlesi için oluşturduğu bu online topluluk ile onları bir arada tutuyor , onlara bir isim vererek (Little Monsters) onlara ait olduklarını hissettikleri bir alan yaratıyor.

4. Farklı olmak

Lady Gaga için her ne kadar klişe bir söylem olacaksa da evet, bu kadın farklı! Bu kadın ödül törenine etten elbise ile gelmekte bir gariplik görmüyor. Çılgınca makyajları, benim üzerinde 5 saniyeden fazla duramayacağım ayakkabıları var , konserinde piyanosunu ateşe bile veriyor. Bütün bunların ötesinde O’nun farkını yaratan şey akıllıca bir fark yaratmış olması, bir duruş sergilemesidir. Onun stratejisi insanlara ben farklıyım demek yerine farkı onlara göstermektir

2010 MTV Video Music Awards - Show           lady-g-fire

5. Hakkınızda Konuşmalarını Sağlamak

İnsanlara hakkında konuşacakları malzemeyi en basit yoldan “kendi” sağladığı için o Word of Mouth Marketing (Ağızdan- Ağıza Pazarlama ) kraliçesi. “İnsanlar daima konuşur , haydi onlara konuşacak birşeyler verelim” diyerek kendi stratejisinin bir nevi özetini çıkarmış sevgili Gaga. Öyle şeyler yapıyor ki hakkındaki haberleri istemeseniz bile duymuş oluyorsunuz, zira O sadık hayranları “küçük canavarlarlara” canlı performanslarını ve fotoğraflarını paylaşmalarına izin veriyor, ve karşımıza sürekli yaratıcı içerikle çıkıyor.

lady-gaga-talk

Lady Gaga ve PR ekibi elektriği icat etmedi, sadece günümüz pazarlama koşullarına iyi ayak uydurarak sosyal medyayı da çok iyi kullanarak bunları yaptı. Şimdi sıra buradan çıkaracağımız dersleri markalara uyarlamakta olabilir. Sadık müşteri ve sadakat pazarlamasını nasıl yapmalıyız? Ne kadar iyi, güncel ve şaşırtıcı içerik hedef kitlenizin kalbini çalabilir? “Farklı” olduğunuzu nasıl göstereceksiniz? Son olarak, kendi %1’inizi nasıl bulup onların birbirleri ile ve sizinle iletişimde olmasını sağlayacaksınız ve ağızdan ağıza pazarlamanın nimetlerinden nasıl daha etkili yararlanacaksınız?

Top sizde.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link