Netflix Türkiye, Ekşi Sözlük Yazarlarına Black Mirror Göndermesi Yaptı

black mirror

1999 yılında bizi yepyeni bir içerik şekliyle tanıştıran ve nesilden nesile yeni yazarlarla büyüyen ekşi sözlük’ün, ülke gündemini belirlemede ne kadar etkili olduğunu hepimiz biliyoruz. Zaman zaman toplumsal ve politik konularda dikkat çeken yazılarla, bazen de spor, ekonomi vb. birçok farklı konuda farklı kesimlerin görüşlerini belirttiği bu önemli platformun gücünden, yılın son üç gününe girerken Netflix Türkiye de yararlanmak istedi. Bir süre önce Stranger Things‘in yeni sezon tanıtımı için Saadettin Teksoy ile çalışan platform, ülkemizde de büyük bir ilgiyle izlenen Black Mirror dizisinin bugün başlayacak yeni sezonuna atfen, ekşi sözlük yazarlarına “ürkütücü” bir şekilde seslendi.

28 Aralık’ı 29 Aralık’a bağlayan gece harekete geçen Netflix Türkiye, iamwaldo takma adıyla bir ekşi sözlük hesabı açtı ve ekşi sözlük yazarlarına “Yaptıklarını biliyoruz. Neler yapacağımızı izle ve gör.” mesajını gönderdi. Black Mirror dizisinin ikinci sezonunun üçüncü bölümü olan The Waldo Moment’tan hareket eden Netflix Türkiye, böylece suser’ları gafil avladı.

netflix

Söz konusu bölüm, sanal bir kahramanın gelecekte kitleler tarafından nasıl benimseneceğini ve politikada etkili olabileceğine dair fütürist bir bakış açısı yansıtıyordu. Böylece, teknolojinin insanları nasıl istenilen yöne çekebileceğine ve toplumsal psikolojinin akıl dışı bir yöne sürüklenebileceği, karizmatik lider Waldo’nun insanların hayatının her alanına nasıl sokulduğunu vurguluyordu. Hâliyle çalışmanın şeklini düşündüğümüzde, bu üst düzey Big Brother durumunun ekşi sözlük gibi her gün sayısız kişinin yazıp okuduğu bir yerde, içerikle uyumlu bir şekilde yansıtıldığını rahatlıkla söyleyebiliriz.

Viral etki ekşi sözlük’te hemen yankı buldu ve birçok yazar hem iamwaldo hem de Netflix Türkiye başlıklarının altına görüşlerini yazdı. Bazı ekşi sözlük yazarları yapılan viral pazarlama çalışmasını beğendi, bazıları ise bu durumun kişisel verilerin korunması ilkesine aykırı olduğunu ve Netflix Türkiye’nin ve ekşi sözlük’ün kişisel hesapların izinsiz kullanılarak bir pazarlama projesine dâhil etmesinin suç olduğunu yazdı. Hatta öyle ki konuyu toplumsal kutuplaşma ve siyasi durum üzerinden okuyup bu türden bir mesaj atılmasının insanları korkutabileceğini, bunun reklam ve pazarlama etiğine sığmadığını söyleyen yazarlar da oldu.

İşte bu yaratıcı çalışmaya gelen tepkilerden bazıları:

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

Bilinç Aktarımı Yoluyla Ölümsüzlük Vadeden Girişim: Nectome

Bilinç aktarımı, birçok bilim-kurgu filminde ya da dizisinde karşılaştığımız bir teknoloji. Ancak bugüne kadar, bu teknolojinin gerçeğe dönüştürülmesi için ciddi bir adım atıldığına dair herhangi bir haber kulağımıza gelmemişti. Ve şimdi bir girişim şirketi, bilinç aktarımını kısmen de olsa gerçeğe dönüştürebileceğini iddia ediyor.

Nectome isimli girişim, günün birinde insan beynini tarayarak ve muhafaza ederek bir ihtimal ölmüş bir insanın zihnini bir bilgisayar simülasyonu olarak çalıştırabileceğini açıkladı. Bununla birlikte, bu süreci gerçekleştirmek için taze bir insan beyni gerekiyor. Bu fikrin arkasındaki ekibin MIT Technology Review’e yaptığı açıklamaya göre, bu ürün %100 ölümcül.

ABD merkezli girişim hızlandırma programı ve şirketi olan Y Combinator tarafından desteklenen Nectome, ilerleyen zamanlarda beynin konektomunu (beyin içerisindeki sinirsel bağlantıların kapsamlı haritası) incelemenin mümkün olacağını ve bu sayede kişi öldükten sonra bile anılarının yeniden inşa edilmesinin sağlanabileceğini iddia ediyor.

Girişim şirketinin internet sitesinde, bu teknoloji ile ilgili olarak şu ifadeler yer alıyor:

“Beyniniz içerisindeki belirli bir anıyı başarılı bir şekilde haritalandırabildiğiniz ve yerini belirleyebildiğiniz bir dünya hayal edin. Günümüzün önde gelen nörobilim araştırması, konektomunuz muhafaza edilerek bunun mümkün olduğunu ileri sürüyor.”

BBC’nin yaptığı habere göre, bu girişim daha önce ABD Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü’nden 960.000 dolar tutarında bir bağış aldı ve ABD Ulusal Akıl Sağlığı Enstitüsü, beyin muhafazasında ticari bir fırsat gördüğünü ifade etti.

Nectome, test aşamasında ölümcül derecede hasta insanlarla çalışmayı planlıyor. Şirket, mikroskobik ayrıntıda beynin dakika ayrıntılarını muhafaza etmek için bir “anı yaşatma süreci” kullanıyor. Bununla birlikte şirket, beyin muhafazasının çalışma alanını genişletmek için bu yöntemi bir tavşan üzerinde denedi ve bu çalışmasıyla bir ödül kazandı.

Ayrıca ekip, bu tekniğin daha önce yeni ölmüş bir kadın üzerinde de denendiğini de belirtti. Ancak kadının ölümünün üzerinden sadece birkaç saat geçmesine rağmen, beyin önemli ölçüde zarar görmüştü ve bu nedenle deneme başarısızlıkla sonuçlandı. Bu deneylerin bir sonraki aşamasının ise doktor destekli intihar yoluyla ölmeyi planlayan birini bulmak olduğu ifade ediliyor.

Şirket, finansman sağlama amacıyla bir bekleme listesi oluşturdu. 10.000 doları gözden çıkaran kişiler, bu bekleme listesine ekleniyorlar ve bu para, kişi istediği zaman iade edilebiliyor. MIT Technology Review’in paylaştığı bilgiye göre, şimdiye kadar 25 kişi bu parayı ödeyerek bekleme listesine adını yazdırdı.

Nectome’un gerçekleştirmek istediği şeyin yapılabilirliği konusunda derin şüpheler olsa da, şirket bu konuda epey iddialı ve kararlı görünüyor. Bunu başarıp başaramayacaklarını ise zaman gösterecek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Çin, Borçlu Kişilerin Seyahat Etmesini Yasaklayacak

Hatırlarsanız, geçtiğimiz sene sizlerle Black Mirror’daki sosyal skor uygulamasının bir benzerinin Çin’de hayata geçirileceğinden söz etmiştik. İşte sizlere bahsettiğimiz o uygulamanın kısmi olarak da olsa yürürlüğe girmesine çok az bir zaman kaldı. The Verge’ün yaptığı habere göre, bu “sosyal kredi” sistemi önümüzdeki mayıs ayından itibaren kısmi olarak uygulanmaya başlanacak.

İnsanları sosyal statülere ayıracak olan bu sistemin hayata geçmesine çok az bir kalmışken uygulamanın detaylarıyla ilgili bilgiler de gün yüzüne çıktı. Ülkenin Ulusal Kalkınma ve Reform Komisyonu tarafından son olarak yapılan açıklamaya göre, sosyal kredi sisteminde düşük bir skora sahip olan Çin vatandaşları, bir yıla kadar uçak ve tren bileti almaktan men edilme tehlikesiyle karşı karşıya kalacaklar.

Bu sosyal kredi sistemi sayesinde, Çin hükümeti vatandaşlarını suçlu davranışları ve finansal olumsuzluklar gibi kriterlerin yanı sıra satın aldıklarına, yaptıklarına ve söylediklerine göre de değerlendirecek. Düşük skora sahip olan kişiler ise birtakım cezalar ve kısıtlamalarla karşılaşacaklar. Bununla birlikte mayıs ayında uygulamaya konacak olan sistem, bir beta versiyonu olarak ifade edilebilir. Çin, sistemin tam versiyonunu 2020 yılında uygulamaya koymak için çalışmalarına devam ediyor.

Çin hükümeti, daha önce de büyük miktarda borçları bulunan insanlara seyahat kısıtlamaları getirme konusuna odaklanmıştı. Yeni seyahat kısıtlamaları, halihazırda 7 milyondan fazla vatandaşa yönelik cezaları uygulamaya koyan, büyüyen sosyal mühendislik yamasının en son eklentisi olarak tanımlanıyor.

Bunların yanı sıra, bu sosyal kredi sistemiyle birlikte kimlerin mimlenebileceği konusunda geniş bir aralık var. Reuters’ın paylaştığı bilgiye göre; terörizm hakkında yanlış bilgi yayan, uçuşlarda soruna neden olan, tarihi geçmiş bilet kullanan ya da trende sigara içerken yakalanan insanların tamamı, tren ve uçak bileti alamama cezasıyla karşı karşıya kalabilir.

Sonuç olarak sistem, mevcut haliyle şeffafmış gibi görünmüyor. Kar amacı gütmeyen bir sivil toplum kuruluşu olan İnsan Hakları İzleme Örgütü‘nden kıdemli araştırmacı Maya Wang, bu sosyal kredi sistemiyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Çin hükümeti yetkilileri, açıkça bürokratik rahatlığın, insanların haklarını önemli ölçüde kısıtlayabileceği bir gerçeklik yaratmayı ümit ediyorlar.” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link