İlk Viral Örneklerinden: Subservient Chicken

Geçtiğimiz son on yıl içerisinde internetin dev adımlarla hayatımıza girmesi viral pazarlamanın günümüzdeki konumuna gelmesinde birincil neden olarak gösterilebilir.  Bununla beraber, her geçen gün yaratıcılık ve etkisini arttıran viral çalışmaların kökeni doksanlı yıllara kadar uzanıyor.   Öyle ki o yılların fenomeni  hâline gelmiş Dans Eden Bebek animasyonu başta olmak üzere kendi istekleri dışında yıldızlaşan onca örnek,  viralin ne derece önemli olduğuna dair kıvılcımlarını gösteriyordu.

Bu yazıda ise takvimimizi 90’lı yıllardan biraz daha ileriye, 2004 yılına çekiyoruz. Burger King’in Subservient Chicken uygulamasını hayata geçirdiği tarihe.

http://www.youtube.com/watch?v=K0KjqQZquys

Tender crispy chicken ürününün  bilinirliğini ve  satışlarını arttırmak için Crispin Porter + Bogusky  ajansı ile çalışan Burger King, itaatkar tavuk olarak dilimize çevirebileceğimiz subservient chicken viraline nisan ayında  başlangıcı veriyor.

Günümüzde hâlâ aktif olan siteye girdiğimizde karşımıza çıkan görüntü siyah bir zemin üzerine video ekranı yerleştirilmiş bir sayfa.  Ekranın altında ise tavuğumuza emir verebileceğimiz bir yazma kutusu görüyoruz.
Önceden kaydedilmiş dört yüze yakın videoyu  içinde barındıran sitede  tavuğumuz bizim verdiğimiz komutalara göre dans ediyor, zıplıyor, uçuyor ve daha birçok şey gerçekleştiriyor.  Sistemde yüklü olmayan bir komut verdiğimiz takdirde ise  hayır işareti yaparak bizi uyarıyor.

Sitenin başarısı ilk günden itibaren elde ettiği istatistikler ile kendini gösteriyor:

  • Yayına girdiği ilk gün site 1 milyon tık aldı.
  • İlk hafta tık sayısı 20 milyona ulaştı.
  • Mart 2005’te ise site 14 milyon kişiye ulaştı.

2004 – 2007 arasındaki Burger King’in paylaştığı bazı satış istatistiklerine göre ise:

  • İlk ay ürüne yönelik satışlar %9 oranında artmıştır.
  • Ürüne karşı olan bilinirlik Burger King’in verilerine göre iki haneli sayılara ulaşmıştır.

Uygulamaya karşı dile getirilen eleştirilerin büyük bir çoğunluğu markanın kendini  göstermemesi noktasına odaklanıyor. Buna rağmen Burger King’in verilerine baktığımızda  başarıya ulaşılmış ve kampanya başlamadan önce belirledikleri hedefleri (Pazar payı arttırma, bilinirliği arttırma ve satışları çoğaltmak) gerçekleştirilmiştir.

http://www.subservientchicken.com/pre_bk_skinned.swf sitesine uğrayarak siz de kendi komutalarınızı deneyebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Sigara Şirketleri Gençleri Etkilemek İçin Sosyal Medyayı Kullanıyor

  • Büyük tütün şirketleri gençleri etkilemek için Influencer adı verilen sosyal medyada yüksek takipçiye ulaşmış kişiler aracılığıyla gizli reklam veriyor. 
  • Tütün şirketleri, reklamları ile gençleri hedef almadıklarını ve ABD’nin televizyon ve radyo sigara reklamları da dahil olmak üzere gençlere tütünün pazarlanmasıyla ilgili 1970’lere dayanan kuralları olduğunu ve bu durumun gerçek olmadığını iddia ediyorlar. 
  • İlgili yazı; Dünyanın En Ünlü Sigara Şirketi Neden Sigarayı Bıraktırmaya Çalışıyor?

Bildiğiniz gibi hem bizim ülkemizde hem de dünyanın pek çok ülkesine sigara reklamları yasal değil. Özellikle televizyonlarda kesinlikle herhangi bir tütün mamulü reklamına yer verilmiyor. Bu durum da sigara şirketlerinin satışlarını artırabilmek için başka kanallara yönelmesini sağlıyor. Bunlardan bir tanesi de sosyal medya.

Güney Kaliforniya Üniversitesi’nde öğretim görevlisi Robert V. Kozinets tarafından yönetilen bir araştırmada, dört büyük tütün şirketinin, binlerce takipçisi olan Instagram fenomenlerine gizli reklam vererek gençleri hedefledikleri iddia edildi.

Tütün şirketleri, sosyal medya influencer’larına 40’tan fazla ülkede belgelenmiş bir pazarlama stratejisinin parçası olarak görüntülerini yayınlamak üzere Instagram, Facebook ve Twitter gibi sosyal medya platformlarında gizlice sigara içiyorlar. 

Tobacco-Free Kids isimli ABD merkezli kuruluşun yaptığı araştırmaya göre sosyal medyada üksek takipçilere ulaşan gençler sigaralı görüntülenmek için para alıyorlar ve eğitiliyorlar. Sigara ile nasıl doğal görüneceklerini, nasıl doğal fotoğraflar çekileceklerini ve markayı nasıl tanıtacaklarını öğreniyorlar. Örneğin; İtalya’da Lucky Strike’ı tanıtmak için ödeme yapanlara, sigara paketlerindeki sağlık uyarılarını fotoğraflardan uzak tutmaları söylendi. Tütün şirketleri ayrıca taraflar ve yarışmalar düzenledi ve katılımcıları içeriği sosyal medyada paylaşmaya teşvik etti.

Ancak tütün şirketleri, reklamları ile gençleri hedef almadıklarını ve ABD’nin televizyon ve radyo sigara reklamları da dahil olmak üzere gençlere tütünün pazarlanmasıyla ilgili 1970’lere dayanan kuralları olduğunu iddia ediyor.

Bu araştırmalardan çıkan sonuca göre ise şu anda en çok Z kuşağı tehlikede. Çünkü Influencer’lara yoğun ilgi gösteren ve onlardan çok etkilenen bu kuşak henüz 20’li yaşlarına bile ulaşmamış olmasına rağmen tütün kullanımına farkında olmadan özendiriliyorlar. Şu anki X ve Y kuşağının çocukluğunda aynı reklamlara televizyondan maruz kaldıklarını düşündüğümüzde aslında hiçbir şeyin değişmemiş olduğu sonucuna varabiliriz çünkü o dönemde de şu an Z kuşağı için Influencer’lar ne ise özellikle X kuşağı için televizyonlar da o derece güven veriyordu.

Siz bu konuda ne düşünüyorsunuz, gelecek nesil için endişeli misiniz yoksa bu durumun kısa zamanda olumlu sonuçlanacağını mı düşünüyorsunuz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Müşterilerinizi Mutlu Tutabilmeniz İçin Öneriler: Bölüm 2

  • Müşteri memnuniyeti, sadık bir müşteri kitlesi oluşturmak için en temel unsurdur.
  • Salesforce’un paylaştığı bilgiye göre, bir araştırmaya katılan tüketicilerin %89’u, olumsuz bir müşteri deneyimi yaşadıktan sonra bir şirketle iş yapmayı bırakmış.
  • “Müşterilerinizi Mutlu Tutabilmeniz İçin Öneriler” başlıklı yazımızın ikinci bölümünde sizlerle 10 öneri daha paylaştık.
  • İlgili Yazı: Müşterilerinizi Mutlu Tutabilmeniz İçin Öneriler: Bölüm 1

Bayramdan önceki hafta sizlerle “müşterileri mutlu tutabilmek için 10 öneri”nin yer aldığı bir yazı paylaşmıştık. Şimdi de bu yazının devamını sizlerle paylaşacağız ve sizlere bu konuda 10 öneri daha vereceğiz. ABD merkezli CRM (müşteri ilişkileri yönetimi) hizmeti sağlayan Salesforce’un müşterileri mutlu tutabilmeye yönelik olarak paylaştığı bu önerilere sırasıyla göz atalım:

  • Açık İletişim Size Uzun Bir Yol Kazandıracak: Bir şeyi basit bir şekilde açıklayamıyorsanız, yeterince iyi anlamıyorsunuz demektir. Bu yüzden en az teknik kişinin bile takip edebileceği herhangi bir görevi basitleştirme becerisi kazanın. Bunu yaparak birçok yanlış anlama problemini ortadan kaldırırsınız. Bununla birlikte teknik jargonun kullanımından kaçının, mümkün olduğu kadar basitleştirin ya da atıfta bulunduğunuz şey hakkında bir açıklama yapın. Sadelik burada anahtar kelime. Ve ne olursa olsun, dürüst olun. Eğer bir müşteri size cevabını bilmediğiniz bir şey sorarsa, onlar için öğrenin ya da size yardımcı olabilecek birini bulun. Verimli ve etkili açıklamalar, müşteri tabanına ve onların memnuniyet düzeyine pek çok fayda sağlayacaktır.
  • Gerçek Bir Kişi, Gerçek Sonuçları Yönlendirir: Doğal ve gerçek etkileşimler, zoraki olanlardan daha büyük bir pozitif etkiye sahip olacaktır. Bunu elde etmek için harika insanları işe alın ve bunu güçlü destek eğitimi oturumlarıyla birleştirin. İyi eğitimli bir temsilci, sadece bir senaryodan okuyan birine göre çok daha fazla saygı uyandıracaktır ve bunun bir örneği de, üzgün bir müşteriyle nasıl başa çıkılacağını bilmektir. Bu görev, önceden biçimlendirilmiş bir müşteri destek parçasıyla gerçekleştirilemez. Birinin duruma etkili bir şekilde çözüm getirmek için duygusal zekaya sahip olması gerekir.
  • Müşteri Olarak Müşterinizi Anlayın: Ortaya çıkmadan önce arzuları tahmin etmek, tüketicinin genel deneyimini kolaylaştıracaktır. Onların bakış açısını anlamak, karşılıklı olarak faydalı bir anlaşmaya varmak açısından çok daha kolay olacaktır.

  • Akılda Kalıcı Olun, Harika Müşteri Hizmetleri Bir Yere Kadar Yeterli Olur: Onlara önem verdiğinizi ve onları mutlu etmek için ne gerekiyorsa yapmaya istekli olduğunuzu müşteriye göstermek için sıradan bir isteği bir sonraki seviyeye taşıyın. Bu, bugünlerde sosyal medya nedeniyle tüketiciden övgüler almak çok daha önemli olduğu için kritiktir. Belirli bir etkileşim ile doğru ya da yanlış bir şey ortaya çıktığında, paylaşım yapmak ya da tweet atmak bir standart haline geldi. Bu, insanların bir şirket hakkında harika şeyler okuması için muhteşem bir yoldur. Bu yüzden sadece insanların beklentilerini karşılamakla kalmayın, bunların ötesine geçin.
  • Müşteriye Teşekkür Etmeyi Asla Unutmayın: Aralarından seçim yapabileceğiniz birçok seçeneğin olduğunu göz önünde bulundurun. Bu yüzden herhangi bir şekilde müşterilere olan minnettarlığınızı göstermek için zaman ayırın ve çaba sarfedin. El yazısıyla yazılmış bir not, bir sosyal medya gönderisi ya da bir teşekkür e-postası… Bunların hepsi, müşteriye, onlara ne kadar değer verdiğinizi gösterecektir.
  • Tutamayacağınız Sözler Vermeyin: Bazen hayal kırıklığına uğramış bir müşteriyi sakinleştirmeye çalışırken sıcağı sıcağına aslında vermemeniz gereken bir söz verebilirsiniz. Bu anlaşılabilir bir durum, sonuçta hepimiz hata yaparız. Ama bir dahaki sefere benzer bir durumla karşılaştığınızda, bu seçeneğin en iyi seçenek olup olmadığını düşünün. Bir müşterinin sorununu çözememek kötüdür, ancak ilk sorunu telafi etmek için verdiğiniz sözü tutmayarak bu sorunu daha da kötüleştirmeyin.
  • En İyi Müşterilerinizi Ödüllendirin: Her geçen gün daha fazla şirket, ödül programı sunmanın yararlarını keşfediyor. Starbucks Rewards gibi başarılı programlar, müşterinin satın alımlarına dayalı olarak yıldız kazanmasına izin veriyor ve müşteriler, bu yıldızlar belirli bir miktara ulaştığında, ücretsiz bir ürün almak için bu yıldızları kullanabiliyorlar. Buna ek olarak ürünler ve özel kampanyalar hakkındaki en son bilgilere herkesten önce erişebiliyorlar. Bu tarz ödül programları, müşterilerin daha çok geri gelmesini sağlar.

  • Olumlu Bir Dil Kullanın: İyi müşteri hizmetleri, iletişimin nasıl yönetileceğini bilmektir. “Sorununuz nedir?” ya da “Bilmiyorum.” gibi yanlış yorumlanabilecek kelimeleri ya da ifadeleri kullanmaktan kaçının. Negatif kelimelerin kullanımı, çaresizlik duygularını ya da problemi çözme becerisinin eksikliğini teşvik edebilir. Bu yüzden bunlar gibi ifadeler yerine “Size nasıl yardımcı olabilirim?” ya da “Güzel soru. Sizin için çözmeme izin verin.” gibi ifadeler kullanabilirsiniz. Konuşma için doğru ses tonunu ayarlamak, müşterinin sakin ve mutlu kalmasına yardımcı olacaktır.
  • İletişim Yöntemleriyle Ulaşılabilir Olun: Bir müşterinin yapması gereken son şey, sorununun çözülmesini sağlamak için sizinle iletişim kurmanın en iyi yolunu bulmak zorunda olmasıdır. Bu, hayal kırıklığı ve nefreti artıracaktır. Bu yüzden internet sitenizde telefon numaraları, e-posta, canlı sohbet ya da sosyal medya destek hesabının bağlantısının yer aldığı anlaşılır bir iletişim sayfasına yer verin. Müşteriye sunulan daha fazla seçenek, daha kolay ve daha hızlı çözülen problemler anlamına geliyor.
  • Anlayışlı Olun ve Bunu Gösterin: Müşteriler, bir şirketin kendilerini umursadığını ve mümkün olan herhangi bir şekilde topluluğa karşılık vermeye hazır olduğunu görmeyi severler. Eğer küçük bir işletmeyseniz, bölgesel olarak işe başlayın ve erişiminiz dahilindeki bağış toplama etkinlikleri ve bağışlar aracılığıyla farklı okul organizasyonlarına ya da spor takımlarına yardımda bulunun. Daha büyük şirketlerde, aynı sosyal yardım ancak daha büyük ölçeklerde mümkündür. Zaman ayırın ve ulaşmak için çaba harcayın. Emin olun, bu çabanız göze çarpacak ve takdir edilecektir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?