Empati Nasıl Sempatik Hale gelir?

Viral pazarlamanın en önemli kurallarından biri empati kurma diğeri ise sempatik olma. Bunun en güzel örneklerinden birini Oreo geçtiğimiz günlerde gösterdi.

Mondelez’in en lezzetli ürünlerinden biri olan Oreo bu sefer karşımıza lezzetiyle değil teknolojisiyle çıktı! Oreo’nun bisküvisini sevenler ve kremasını sevenler olmak üzere 2’ye ayrılan Oreo tutkunları için Oreo yemek zahmetli bir iş haline gelmiş durumda. Bu durumun farkına varan Oreo pazarlama ekibi yepyeni bir viralle karşımıza çıktı. Peki bu zahmetten kurtulmak için bir teknoloji üretilirse nasıl olur’un cevabını veren ekip  “Oreo Separator Machine 1” yani Oreo ayırma makinesi’ni yarattı. Yapılan viralde, bir bilim adamı Oreo’yu ayırıp en keyifli nasıl yenileceğini göstermek için icat ettiği makineyi adım adım anlatıyor. Tabi bu adımları anlatırken Oreo’dan bahsetmeyi de ihmal etmiyor.

3 günde 1 milyondan fazla izlenen ve toplamda 3 milyondan fazla gösterim, 1500’den fazla yorum alan bu video şimdiden en çok izlenen viral reklamların arasına girmiş durumda. Viralde başarının sırrının müşteriyi iyi tanımaktan yani empatiden geçtiğini gösteren ekip yaptığı video ile müşteri sadakatini daha da artırıyor. Videonun altında bulunan yorumlarda şimdiden birçok yeni fikir üretilmiş durumda. Oreo Seperator Machine 1 olarak geçen bu makinenin devamı da geleceğe ve fenomen olacağa benziyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Wanamaker'in dediği "Reklama harcadığım paranın yarısı boşa gidiyor, biliyorum. Ama hangi yarısının boşa gittiğini bilmiyorum" sözüne istinaden doğru yarıyı bulmaya gönül vermiş biri.

Bir Cevap Yazın

Biraz da Başkalarına “Adamlar Yapıyor” Dedirtecek, Türk Esnafı Yaratıcılığı

Türklerin genel huyudur, özellikle savaş, bilim kurgu, aksiyon konularını işleyen Hollywood filmlerini izledikten sonra kafalar onaylar biçimde yavaş yavaş öne arkaya sallanır ve mutlaka birileri şu cümleyi kurar: “Adamlar yapıyor be!”

Başkalarını pek çok konuda takdir ederiz, imreniriz, kıskanırız, burun kıvırırız fakat bence Türkler olarak yeterince farkında olmadığımız çok karakteristik bir özelliğimiz var: “Esnaflarımızın yaratıcı ve espirili viral pazarlama taktikleri.”

Çok yokluk görmüşüz, savaşlar geçirmişiz haliyle derdimiz iki kuruş ekmek parası kazanmak, başımızı sokacak bir ev almak, ayağımızı yerden kesecek bir araba… Derken istekler büyüdükçe daha çok para kazanmak gerektiğini fark eden esnaflarımız kendilerini diğerlerinden farklı kılacak maliyetsiz yollar arıyorlar. Tüm dünyanın viral pazarlama dediği ve uğruna ortaya ne paralar ne vakitler harcadıkları taktiklerin en alasını bizim esnaflarımız senelerdir iki lafıyla, cama yapıştırdığı iki kelime ile yapıyor zaten.

Yavaş yavaş, emek emek büyümüş ve yeni şubeler açmış özellikle de gıda sektöründeki esnafların, her şubelerine diğer il veya ilçelerdeki şubelerini yazma gibi bir özelliği vardır. Müşterilere bir şekilde diğer şubeler de tanıtılır ve oralarda da sirkülasyon sağlansın istenir. Öyle ya da böyle birilerinin dikkatini de çeker ve “Aa filanca yerde de şubesi varmış bir gün de oraya gidelim” dedirtir.

Kadıköy Caferağa’da bulunan Pilavzade isimli pilavcı ise bu duruma mizahi bir dille atıfta bulunarak adından söz ettirmeyi başarmış.

Yukardaki görsele ilk baktığınızda pek çok Türkiye şehrinin adını görebiliyorsunuz. Bu şehirler içinde Roma, Jakarta, Seul, Londra gibi birbirinden uzakta ve alakasız pek çok şehrin adı okunabiliyor. İnsana bir müddet neden bu yerlerde Pilavzade’nin şubeleri olabileceğini düşündürüyor. Çünkü yazı stili ve pankartın tipi tam olarak yukarıda bahsettiğimiz ve diğer şubelerinin reklamını yapan bir lokanta zinciri havası uyandırıyor. Ama…

Biraz daha dikkatli baktığınızda ve pankartın tam ortasını okuduğunuzda “Bu Şehirlerde Şubemiz Yoktur” yazısını görüyorsunuz ve durduk yere bir pilavcı sizde farklı bir yer ediniyor. Şakayı beğenip gülseniz de beğenmeyip “ne bu şimdi” deseniz de Pilavzade zihninizde diğer pilavcılardan daha farklı bir yerde konumlanıyor. Bir arkadaşınıza bahsederken adını unutursanız “şu şakacı pilavcı işte” diyebileceğiniz bir yere dönüşüyor.

İlk adımı atmak, farklılık yaratmak her ne kadar risk taşıyan ve kaçınılan bir şey olsa da akıllıca ve cesurca olduğunda hak ettiği değeri görebiliyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Otel, Bedava Konaklama İsteyen Fenomenden 5,3 Milyon Euro İstedi

Son günlerde Elle Darby isimli YouTube ve Instagram fenomeninin başına gelen ilginç bir olay medyanın gündeminde. Fenomen Elle Darby ve İrlanda’nın başkenti Dublin’de yer alan Charleville Lodge otelinin sahibi olan Paul Stenson‘ın başrollerde yer aldığı bu ilginç olayı size özetleyeyim.

Paul Stenson, Elle Darby’nin ona göndermiş olduğu bir e-postadan aldığı ekran görüntüsünü 16 Ocak’ta Facebook hesabından paylaştı. Darby, Stenson’a gönderdiği e-postada takipçileriyle paylaşacağı videolar ve sosyal medya paylaşımları karşılığında Charleville Lodge otelinde ücretsiz olarak kalmayı talep ediyordu.

Stenson paylaştığı Facebook gönderisinde, “Asla kimseden bedava bir şey istemem.” şeklinde bir ifade kullanarak Darby’nin gönderdiği e-postaya tepki gösterdi. Bununla birlikte Stenson, paylaştığı gönderide Darby’nin kimliğini gizlemeyi de ihmal etmedi. Ancak Darby, Stenson’ın bu paylaşımını gördükten sonra mahcubiyetini ve duygularının incindiğini ifade eden 17 dakikalık bir video çekti ve bu videoyu YouTube’da yayımladı.

Darby’nin yayımladığı bu video, blogger ve fenomenler tarafından Stenson’a tepki gösterilmesine neden oldu. Bu tepkiye karşılık olarak Stenson, Facebook’ta konuyla ilgili görüşlerinin yer aldığı çeşitli gönderiler paylaştı. Bu gönderilerden birisi ise oldukça ses getirdi. Zira Stenson açıklamalarının yer aldığı gönderilerden birinde, bütün blogger’ların sahip olduğu işletmelere girişini yasakladığını belirtiyordu.

Ancak olaylar bunlarla sınırlı kalmadı. ClearStory isimli Dublin merkezli halkla ilişkiler ajansı, 20 Ocak tarihi itibarıyla 20 farklı ülkede, Stenson’ın Darby ile olan anlaşmazlığını konu alan 114 haber yayımlandığını açıkladı. ClearStory’nin yaptığı hesaplamaya göre Darby’nin isminin geçtiği bu haberler, tahmini olarak 450 milyon kişiye ulaşma potansiyeli barındırıyordu ve bu rakam, yaklaşık olarak 4,3 milyon euro değerinde reklam harcamasına denk geliyordu.

Otel sahibi Paul Stenson da bu rakamlar çerçevesinde, Elle Darby için yaklaşık olarak 5,3 milyon euro (KDV dahil) tutarında bir fatura çıkarttı ve bu faturayı geçtiğimiz cumartesi günü Twitter hesabı üzerinden paylaştı. Faturanın açıklama kısmında ise “450 milyon kişiye potansiyel erişimle birlikte 20 ülke çapında 114 yazıda yer alma karşılığı” yazıyordu.

Elle Darby ile olan bu atışmasından daha fazla ekmek çıkarmak isteyen Paul Stenson bununla da yetinmedi ve bu olayla ilgili bir tişört satışa sundu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link