Bir Otel, Bedava Konaklama İsteyen Fenomenden 5,3 Milyon Euro İstedi

Son günlerde Elle Darby isimli YouTube ve Instagram fenomeninin başına gelen ilginç bir olay medyanın gündeminde. Fenomen Elle Darby ve İrlanda’nın başkenti Dublin’de yer alan Charleville Lodge otelinin sahibi olan Paul Stenson‘ın başrollerde yer aldığı bu ilginç olayı size özetleyeyim.

Paul Stenson, Elle Darby’nin ona göndermiş olduğu bir e-postadan aldığı ekran görüntüsünü 16 Ocak’ta Facebook hesabından paylaştı. Darby, Stenson’a gönderdiği e-postada takipçileriyle paylaşacağı videolar ve sosyal medya paylaşımları karşılığında Charleville Lodge otelinde ücretsiz olarak kalmayı talep ediyordu.

Stenson paylaştığı Facebook gönderisinde, “Asla kimseden bedava bir şey istemem.” şeklinde bir ifade kullanarak Darby’nin gönderdiği e-postaya tepki gösterdi. Bununla birlikte Stenson, paylaştığı gönderide Darby’nin kimliğini gizlemeyi de ihmal etmedi. Ancak Darby, Stenson’ın bu paylaşımını gördükten sonra mahcubiyetini ve duygularının incindiğini ifade eden 17 dakikalık bir video çekti ve bu videoyu YouTube’da yayımladı.

Darby’nin yayımladığı bu video, blogger ve fenomenler tarafından Stenson’a tepki gösterilmesine neden oldu. Bu tepkiye karşılık olarak Stenson, Facebook’ta konuyla ilgili görüşlerinin yer aldığı çeşitli gönderiler paylaştı. Bu gönderilerden birisi ise oldukça ses getirdi. Zira Stenson açıklamalarının yer aldığı gönderilerden birinde, bütün blogger’ların sahip olduğu işletmelere girişini yasakladığını belirtiyordu.

Ancak olaylar bunlarla sınırlı kalmadı. ClearStory isimli Dublin merkezli halkla ilişkiler ajansı, 20 Ocak tarihi itibarıyla 20 farklı ülkede, Stenson’ın Darby ile olan anlaşmazlığını konu alan 114 haber yayımlandığını açıkladı. ClearStory’nin yaptığı hesaplamaya göre Darby’nin isminin geçtiği bu haberler, tahmini olarak 450 milyon kişiye ulaşma potansiyeli barındırıyordu ve bu rakam, yaklaşık olarak 4,3 milyon euro değerinde reklam harcamasına denk geliyordu.

Otel sahibi Paul Stenson da bu rakamlar çerçevesinde, Elle Darby için yaklaşık olarak 5,3 milyon euro (KDV dahil) tutarında bir fatura çıkarttı ve bu faturayı geçtiğimiz cumartesi günü Twitter hesabı üzerinden paylaştı. Faturanın açıklama kısmında ise “450 milyon kişiye potansiyel erişimle birlikte 20 ülke çapında 114 yazıda yer alma karşılığı” yazıyordu.

Elle Darby ile olan bu atışmasından daha fazla ekmek çıkarmak isteyen Paul Stenson bununla da yetinmedi ve bu olayla ilgili bir tişört satışa sundu.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

Bir Cevap Yazın

Huawei’yi Akıllı Telefon Pazarında İkinciliğe Taşıyan Pazarlama Stratejisi

  • Çinli akıllı telefon üreticisi son bir yıl içerisinde, global akıllı telefon satışları bazında Apple’ı geride bırakarak pazarda ikinci sıraya yerleşti.
  • Bu yılın ikinci çeyreği itibarıyla Apple’ın pazar payı %11,9’a düşerken Huawei’nin pazar payı ise %13,3’e yükseldi.
  • Her ne kadar piyasaya sürdüğü akıllı telefonlar birçok açıdan son derece başarılı olsa da, Huawei bu hızlı yükselişini izlediği doğru pazarlama stratejisine borçlu.
  • İlgili Yazı: Huawei, Apple Kuyruğunda Bekleyen Vatandaşlara Powerbank Dağıttı

Marketing Week’in yayımladığı yazıya göre, yaklaşık olarak bir yıl öncesine kadar akıllı telefon pazarının zirvesinde Apple ve Samsung vardı. Gartner’ın paylaştığı verilere göre, bu iki dev marka, 2017 yılının ikinci çeyreğinde global akıllı telefon satışlarının %34,7’sini tek başlarına üstlendiler. Buna karşılık son yıllarda piyasaya sürdüğü şık ve gelişmiş kamera teknolojisine sahip akıllı telefonlarıyla fazlasıyla ses getiren ve bu ikilinin hükümdarlığına son vermek isteyen Çinli teknoloji şirketi Huawei’nin aynı dönemdeki pazar payı ise sadece %9,8 idi.

Aradan geçen bir yıl sonunda, Samsung’un pazar payı %19,3’e, Apple’ın pazar payı ise %11,9’a düşerken Huawei’nin pazar payı ise %13,3’e yükseldi ve Çinli marka, global akıllı telefon pazarında ikinci sıraya yerleşmiş oldu. Huawei yakaladığı bu yükselişle birlikte, global akıllı telefon satışı bazında en büyük ikinci akıllı telefon markası olan Apple’ın yedi yıldan uzun bir süre boyunca devam eden hakimiyetine de son vermiş oldu. Bundan önce Apple’ın ilk ikide yer almadığı en yakın dönem, 2010 yılının ikinci çeyreğiydi. Huawei’nin çıkarttığı akıllı telefonların teknik, tasarım vb. anlamda son derece başarılı olması, şirketin ikincilik koltuğuna yerleşmesini sağlayan en önemli unsurlardan biriydi. Ancak dünyanın en iyi ürününü de üretseniz, eğer onu doğru bir şekilde pazarlamayı başaramazsanız, sonuç büyük ihtimalle hüsran olacaktır. Huawei ise bu başarıyı elde ederken son derece doğru bir pazarlama stratesi izledi.

Huawei’nin Nisan 2018’de Çıkarttığı Üç Arka Kameralı Amiral Gemisi Akıllı Telefon Huawei P20 Pro

Huawei Avrupa CMO’su Andrew Garrihy, şirketin “tüketici deneyimine gerçek anlam” getirmenin yollarını arayarak inovasyona dair farklı bir yaklaşıma sahip olduğuna inanıyor. Bunu yapmak içinse akıllı telefonun iki yönüne odaklandı: kamera ve pil. Bu minvalde Huawei P20, Leica ile ortaklaşa geliştirilen ve yapay zeka tarafından desteklenen ilk üç lensli kameraya sahipti. Bunun yanı sıra şirket, ortaklıklar ve iş birliğini de önemli bir unsur olarak görüyor. Şirketin son birkaç akıllı telefonlarının kameraları için Alman fotoğraf makinesi üreticisi Leica ile yaptığı iş birliği ise bunun en büyük göstergesi.

Huawei’nin yaptığı önemli iş birliklerinden biri de yaratıcı ajans Doner London ile olandı. Yakın zamana kadar Huawei, Birleşik Krallık’ta pek bilinen bir marka değildi. Tüketicilerin, markanın ismini telaffuz etmekte zorlanması bir yana, ayrıca şirketin konumlandırmasının ne olduğu ya da başka üreticilere göre neyi farklı yaptığı konusunda tüketicilerin kafasında bazı soru işaretleri vardı. Doner London’ın yönetici kreatif direktörü Logan Willmont, bu konuyla ilgili olarak şu dikkat çekici ifadeyi kullanıyor:

Hiçkimse kim olduğunuzu bilmiyorsa, harika ürünlerin hiçbir önemi kalmaz.”

İşte bu nedenden dolayı Doner London, Huawei için bir marka inşasına başladı. Bu marka inşası -her ne kadar bunu da yapsa da- çizgi üstü kampanyalardan ziyade, PR, dijital ve deneyimsele odaklandı. Örneğin Huawei, şu sıralarda katılımcıların yapay zeka üzerinden değerlendirileceği bir fotoğrafçılık yarışması düzenliyor ve daha şimdiden 700 binden fazla başvuru alınmış durumda. Garrihy, şirketin mevcut pazarlama anlayışıyla ilgili olarak şunlara dikkat çekiyor:

“Şu anda şirket için pazarlama, ürüne komşudur, en önemli odak alanıdır. Sadece bir marka olarak Batı Avrupa’daki büyümemize bakarsanız, pazarlama bir numaradır. Çünkü hikayemizi anlatmak ve markamızı keşfetmeleri için insanlara yardım etmek zorundayız. Gelecek başarımız için pazarlamanın kritik olduğu Huawei’de büyük ölçüde kabul edilmiştir. Şimdi pazarlamaya yatırım yapabiliriz, çünkü doğru ürünlere sahibiz. Hikayemizi anlatmak ve insanların ürünlerimizi keşfedebilecekleri ve deneyimleyebileceklerinden emin olmak için şu anın doğru zaman olduğu bir noktaya eriştik.”

Huawei, Birleşik Krallık’ın önemli şehirlerinin caddelerinde, özellikle bir Apple Store ve Samsung mağazasına yakın olan lokasyonlarda açık kasa kamyonların taşıdığı reklam panoları aracılığıyla Huawei P20’nin tanıtımını yaptı.

YouGov BrandIndex’in paylaştığı veriler, bu odağın karşılığını verdiğine işaret ediyor. Huawei markası, Birleşik Krallık’ta geçtiğimiz yıl boyunca neredeyse bütün ölçütler açısından -değerden kaliteye ve üne kadar- önemli ölçüde bir yükseliş gösterdi. Marka farkındalığı, 13,2 puan artışla 62,8’e yükseldi. Bununla birlikte marka değerlendirmesi 5,4 puan artarak 11,4’e yükselirken satın alma niyeti ise 1,4 puan artarak 2,7 oldu. Yine de Huawei, bu istatistiklerde Samsung ve Apple’ın yanı sıra, Sony, LG ve hatta Nokia gibi daha eski oyuncuların arkasında yer alıyor.

Garrihy, önümüzdeki dönemde Huawei’nin pazardaki bu konumunu koruyabileceğini düşünüyor ve bu görüşünün nedenini şu sözlerle açıklıyor:

“Bizi farklı kılan birkaç şey var. Öncelikle öğrenmeye yönelik gerçek bir tutkumuz ve bağlılığımız var. Kültürümüz her zaman statükoya meydan okumaya inanıyor. Ve iş birlikçi bir yapıda daha çok çalıştığımız ve düşüncelerimizi paylaştığımız için inançlarımızı sürekli olarak sorguluyoruz. Fakat muhtemelen bizim için en güç olan şey, hızlı bir şekilde büyüyor olmamızdır. Dünyadaki en rekabetçi pazarlardan birinden, büyük tesisleşmiş markaların yanı sıra, her gün mücadele etmeye alışık olduğumuz pek çok genç ve daha küçük markanın olduğu Çin’den geliyoruz. Bu, kültürümüzle birlikte, diğer markalar gibi olmadığımızdan emin olmamız için bizi harika bir konuma yerleştiriyor.”

Huawei’nin öğrenmeye olan bu bağlılığı, şirketin pazarlamasına kadar yayılıyor. Şirket, medya faaliyetlerinin rakiplerine karşı nasıl performans gösterdiğini ve bunun marka değerlendirmesini ve satın alma niyetini nasıl etkilediğinin yanı sıra; reklam faaliyetlerini gerçek zamanlı olarak ölçümlüyor ve optimize ediyor ve bunun yanı sıra farkındalık, ses paylaşımı ve makale duyarlılığı da dahil olmak üzere çeşitli metrikleri izliyor. Garrihy, bu konuyla ilgili olarak ise şunları ifade ediyor:

“Yaptığımızı yansıtmak için çok zaman harcıyoruz. Öğrenen bir organizasyonuz. Neyin işe yaradığını ve yaramadığını gerçekten anlamak için ölçümleme, analiz ve raporlamaya çok zaman ve para harcıyoruz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Instagram İki Yeni Özelliğini Duyurdu


Instagram, geçtiğimiz aylarda direkt mesaj (DM) özelliğinde başlattığı ‘yeşil nokta’ ile kullanıcıların çevrimiçi olup olmadığını gösteren özellik getirmişti. Şirket artık uygulamanın mesaj (DM) içeriğini genişletmeye devam ediyor.

Instagram, Retweet Benzeri ‘Yeniden Paylaşım’ Özelliği Geliştiriyor;

Instagram, direkt mesajlarda GIF desteğini getireceğinin ardından bir haberini de duyurdu. Bildiğiniz üzere Twitter’da sevdiğimiz gönderileri retweet yani ‘yeniden paylaşım’ yaparak profilimizde tekrar gösterebiliyoruz. Malesef ki bunu Instagram’da yapamıyorduk. Instagram, kullanıcıların retweet benzeri herhangi bir gönderiyi kendi profillerinde tekrar paylaşabilecekleri bir özellik üzerinde çalışıyor. Bu gönderiler, Instagram akış kısmına sizin adınız ile düşecek fakat orijinal içerik sahibine atıfta bulunulmuş olacak. Böylece hem içerik üreticiler hem de kullanıcılar memnun edilmiş olacak. Yeniden paylaşım özelliğinin ne zaman kullanıma sunulacağı henüz bilinmiyor.

Instagram, Direkt Mesaj Kısmına GIF Desteği Getiriyor;

Dünyanın en büyük görsel içerik paylaşım platformu olan Instagram’ın bir diğer yeniliği ise direkt mesaj kutusunu daha kullanışlı ve aktif bir duruma getirmek için çalışmalara başladığını resmi Instagram hesabından duyurması.

Direkt Mesaj yoluyla GIF yollamak isteyen kullanıcılar ise; ilk olarak ilgili sohbet penceresin açacaklar. GIF butonu, metin yazma çubuğunun hemen sonunda bulunan ‘fotoğraf’ kısmının yanında yer alacak. Bu butona tıklandığında ise GIF’lerin yer aldığı ince bir panel açılacak ve kullanıcılar bu panelden istedikleri GIF’leri seçerek karşıdaki kişiye gönderebilecekler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?