Bir Kralın Hikayesi: Dave Carroll 0

 

Dave Carroll…

2008 yılı itibariyle kariyerinin son günlerini yaşayan bir İngiliz müzisyendi. Halifax’tan Nebraska’ya gitmesi gerekiyordu. United Airlines’tan satın aldığı uçak biletiyle yolculuğa başlamak için havaalanına geldi ve check-in işlemini yaptıktan sonra uçağa binerek Chicago’daki aktarma uçuşuna doğru havalandı. İndikten birkaç saat sonra yeni uçağı da havalanmaya hazırdı. Biletindeki numara cam kenarındaki koltuğu işaret ediyordu. Kısa bir süreliğine aklından o gün şanslı olduğunu geçirdi çünkü ne zaman uçak yolculuğunda bulutları görebileceği bir yere otursa ilham perileri onu besteleri için ziyaret ediyordu.

Tüm yolculuklarında olduğu gibi bu yolculuğunda da yanına Taylor marka özel yapım gitarını almış ve ölçülerinden dolayı bagaj kısmına vermişti. 3500 dolar değerinde el yapımı bir gitardı bu; onun en değerli eşyasıydı.

Koltuğuna yerleşmesinin ardından kafasını pencereye çevirip dışarı doğru bakmaya başladı. Birkaç dakika sonra da bagaj taşıyıcılarının eşyaları rastgele uçağa attıklarını, bazen de düşürdüklerini fark etti. İşin ilginci bagajlar arasında bir tane de gitar çantasının olduğunu gördü ve hemen uçuş görevlisinin çağırıp durumu izah etti. Ancak uçuş görevlisinin cevabı karşısında şoke oldu: “bunu benimle değil, dışarıdaki kapı görevlisiyle konuşun!

Carroll uçağın yer inmesini dört gözle bekledi ve Nebraska şovu öncesi herhangi bir sürprizle karşılaşmamak için dua etti. Ancak iş işten geçmiş, gitarı ağır hasar görmüştü. Apar topar gitarını aldı ve kalacağı otelin yolunu tuttu. 3 gün üst üste şovu olduğundan dolayı hasarı 3. günün sonunda United Airlines’a bildirmek durumunda kaldı. Ancak şirket bu tür durumlarda en geç 24 saat içerisinde hasar bildirimi aldığını söyleyip Carroll’un onarım icin harcadığı 1200 dolarlık tamir bedelinin geri ödenmesi talebini reddetti.

Carroll aylarca United Airlines yetkilileri ile sorunun çözülmesi için yazıştı. Ancak hiçbir şekilde somut bir yanıt alamadı. Olaydan 9 ay sonra ısrarları sonucunda nihayet karar verme yetkisi olan biriyle görüşme fırsatı yakaladı ama ondan da bir sonuç çıkartamadı. Yetkili Carroll’a şirket politikaları gereği herhangi bir şey yapamayacaklarını nazikçe anlatmıştı.

Carroll her yolu denedikten sonra hakkını arayan bir tüketici olarak ‘kral’ olduğunu hatırladı ve internetin gücünü kullanmaya karar verdi. United Airlines’ın gitarını kırmasının hikayesini besteleyecek ve tüm dünyaya bu haksızlığı duyuracaktı. Konuştuğu son görevliye şu sözleri söyledi ve hazırlıklara başladı: “Eğer bir avukat olsam size dava açardım, ama bir müzisyen olduğum için size bir şarkı yazacağım ve yaptığınızı tüm dünya öğrenecek

Dediği gibi yaptı ve kısa bir süre içerisinde United Breaks Guitars (United Gitarları Kırar) adlı şarkıyı besteledi. Hatta buna bir de klip çekerek 6 Temmuz 2009’da Youtube’da yayınladı. Artık diğer insanların da onun uğradığı haksızlığı öğreneceğini biliyordu. Hiç kimse izlemese bile o elinden gelen son şeyi de yapmış olmanın verdiği iç rahatlığı ile hayatına devam edecekti.

Videoyu ilk gün 150 bin kişinin izlediğini öğrendiğinde ne kadar da doğru bir iş yaptığını düşündü. Zira Carroll’un şarkısı bir virüs gibi yayılmaya başlamıştı. 9 Temmuz’da 500 bin, 21 Ağustos’ta ise tam 5 milyon kişi videoyu izledi.

Havayolu şirketinin yöneticileri bu gelişmelerden haberdar olduklarında ilk iş olarak Carroll’u arayıp özür dileyerek 1200 dolar değerinde uçuş çeki hediye etmek istediler. Ancak iş işten geçmişti bir kere. Carroll bu teklifi red etti ve ikinci bir video yayınladı. Red cevabının ardından krizi telafi etmek için Thelonious Monk Institute of Jazz vakfına şirket adına bağışta bulunmaya karar verdiler ancak bu hamle sosyal medyada alay konusu oldu. Anlayacağınız şirket yöneticileri dijital bir krizi geleneksel yöntemlerle çözmeye çalışırken işi daha zor bir noktaya getirdiler.

Bu arada, Carroll – United Airlines savaşı  yaşanırken Carroll’un kullandığı gitarı üreten şirket olan Taylor da boş  durmadı. Müzisyene iki gitar hediye eden şirket bunu da sosyal medya üzerinden tüm dünyaya duyurarak alkışları topladı. Böylelikle dijital profesyonellere kriz ortamlarında da fırsat olabileceğini ilk kez kanıtlamış oldu.

Krizin üstünü kapatamayan United Airlines sadece sosyal medyada değil geleneksel mecralarda konuşuldu. CNN, NBC gibi tüm dünyanın takip ettiği televizyon kanalları Carroll’un savaşını tüm dünyaya ilk haber olarak servis etti. Tüm bu gelişmelerin sonunda da şirketin hisseleri borsada %10’luk bir değer kaybı yaşadı. Bu 180 milyon dolarlık zarar anlamına geliyordu. Üstelik yaşanan zarar sadece maddi de değildi. Markanın imajı yıkılmıştı kere, geri onarmak çok da kolay olmayacaktı.
Carroll’un videosu sadece United Airlines’a zarar vermedi elbette. O yıl ABD’deki kargo uçuşları %13, yolcu trafiği %7 azaldı. Bu da havayolu şirketlerinin uçuş kapasitelerini %6 düşürmelerine neden oldu. Öte yandan havayolu gelirleri de %12 azalarak 63 milyar dolara indi.

Eski bir hikaye… Hatırlatayım istedim. Zira bazen markalar olarak tüketicileri çok hafife alabiliyoruz.

Hikayeyi arkadaşlarınızla da paylaşmak ister misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Stajyerler Sağa Çekti, Tinder İşe Alım Amacıyla Kullanıldı 0

Kimileri Tinder’ı tek gecelik bir heyecan kimileri ise hayatının aşkını bulmak için kullanadursun, ABD’deki bir grup stajyerin fikri bambaşka bir yönde gelişti. Tinder ilk kez, Possible adlı yaratıcı ajansın Cincinnati ofisinde çalışan stajyerler tarafından, yetenek avcılığı için kullanıldı.

En parlak fikirlerin çoğu zaman ilgisiz bir konu üzerinde çalışırken veya konuşurken, beklenmedik bir anda çıktığına hepimiz tanık olmuşuzdur. Possible stajyerlerinin Tinder projesi de böyle oldu. Ajansın yaratıcı ekibi, müşterileri için bir proje üzerinde düşünürken, bir anda bu fikir ortaya çıktı. Stajyer ekibin esas amacı, çalışmak için hiçbir zaman öncelikli yerler arasında olmayan Ohio eyaletine bağlı Cincinnati’yi, diğer eyaletlerde yaşayan profesyonellerin gözünde çekici bir hâle getirmek ve bunu yaparken farklı bir yöntem kullanmaktı.

Ohio eyaletine bağlı Cİncinnati kentinden bir görünüm

Tıkır tıkır işleyecek plan, fikri ilk ortaya atan kişi olan stajyer David Harris’in, kentin adına da atıf yapan “Cincy” adıyla bir profil açmasıyla başladı. Tinder’da arz-ı endâm etmeye başlayan Cincy; New York, Cleveland ve Chicago’nun da aralarında bulunduğu birçok eyaletten 100’den fazla kadın ve erkek kullanıcıyla eşleşti. Fakat piyango yalnızca bir kişiye vuracaktı ki o talihli de Chicago’da yaşayan ve yaratıcı ajans Leo Burnett’te müşteri temsilcisi yardımcısı olarak çalışan Daniel Mashburn oldu. Cincy, yol ve konaklama masraflarını üstleneceğini söyleyerek Daniel’dan Cincinnati’ye gelmesini istedi. Sonrasında olanları aşağıdaki videodan izleyelim.

Mashburn, sıradan bir cumartesi akşamında Tinder’da oyalanırken Cincy ile karşılaşmış. Daha önce Tinder üzerinde reklam amaçlı profiller gördüğünü söyleyen Mashburn, başta bir işe alım amacı sezmediği bu projede, bedava seyahatin de etkisiyle oldukça inandırıcı bir kurgu yaratıldığını itiraf ediyor. Kente yaptığı hafta sonu gezisine bayılan ve Possible’daki ajans ortamını da yerinde gören Mashburn, daha önce iş amacıyla sadece birkaç saatliğine uğradığı Cincinnati’de geçirdiği zamanın harika olduğunu, özellikle bira evlerinden etkilendiğini de sözlerine ekliyor. Bu açıdan baktığımızda, stajyerlerin diğer hedefe de ulaştıklarını söyleyebiliriz.

Cincy ile eşleşen Daniel Mashburn

Possible’ın dijital pazarlama stajyeri Madison Dejaegher ise projeyi değerlendirirken, bir işi bırakmanın, mutsuzluk ve hedeflere ulaşamama nedenlerinden kaynaklandığını, bunun da bir ilişkiyi bitirmeye oldukça benzediğini söylüyor. Görünen o ki ekibin Tinder’da yapılan muziplikte de işte bu noktadan hareket edilmiş. Dejaegher ayrıca, ekibin Mashburn’u seçmesinde kendileriyle aynı sektörden olmasının ve eğlenceli birine benzediğinden bu işe uyacağını düşünmelerinin etkili olduğunu vurguluyor.

Tinder projesinde yer alan Possible stajyerleri

Possible stajyerlerinin sıra dışı ve eğlenceli fikrinin maliyeti ise oldukça düşük. Fikrin uygulamaya geçmesi için ajanstan 2000 dolarlık bir bütçe koparmayı başaran ekip, Daniel’ın uçak biletleri, kaldığı Airbnb yeri ve proje yapım masrafları de dâhil olmak üzere 950 dolar harcayarak bütçenin yarısından da az bir rakamla işi kotarmayı başarmış. Hatta ekip, video için özel bir mikrosite yapıp sitenin tasarımını da bu çalışma etrafında şekillendirerek yeni bir kariyer sayfası yaratmış.

Kısa bir süre önce Delta Hava Yolları şirketinin Flört Duvarı projesiyle gündeme gelen Tinder, yine yaratıcı bir projede karşımıza çıktı. Kim bilir Tinder’ı daha hangi amaçlarla kullanılırken göreceğiz? Fakat bu yazıda kıssadan hissemiz şu ki ülkemizdeki kaç yaratıcı ajansta stajyerler böylesine aktif olabiliyor, onlara angarya işlerin dışına çıkma fırsatı sunuluyor ve parlak bir fikirlerine az da olsa bütçe ayrılacak kadar kendilerine değer veriliyor? Her şeyden önce bunu sorgulamanın vakti sizce de gelmedi mi?

Güneş Tutulması Üzerine Markaların Paylaşımları 0

Çağlar boyunca güneş tutulmalarına mistik anlamlar yüklendi, bunların pek çoğu da tutulmanın kötü bir şeylerin habercisi olması yönündeydi. Bu nedenle doğal afetlerden tutalım da kıyamet alâmetlerine, günahkâr kulların işlediği günahlarla tanrıları kızdırmasına kadar uzanan birçok söylentinin kaynağı olarak görüldü. Günümüzde bu olay da pazarlama ekiplerinin radarına girdi ve markalar tam güneş tutulması konusunu es geçmedi.

Son yüz yıldır ABD’de kıyıdan kıyıya, yani ülkenin en doğusundan en batısına dek boydan boya görülebilen ilk tam güneş tutulması nihayet gerçekleşti. Konu böylesine ender gelişen bir doğa olayı olunca, elbette marka ekipleri de gündemi fırsata dönüştürmek için sosyal ağlarda farklı içerikler paylaştı. Gelin, tam güneş tutulması üzerine içerikler paylaşan markalardan bazılarına birlikte bakalım.

Dunkin Donuts

Donutların efendisi olmada Krispy Kreme’in ezeli rakibi Dunkin Donuts, tam güneş tutulması öncesinde başlattığı kampanyayla dikkat çekti. Munchkin ürünleri büyük ilgi gören marka, ürünle gündemi birleştiren bir artırılmış gerçeklik (AR) çalışmasına imza attı ve aşağıdaki videoyu paylaştı. Videoda, güneş tutulmasının ABD’deki güzergâhı harita üzerinde gösteriliyor ve bu rota üzerinde yaşamayanların, nadiren görülen bu doğa olayının neye benzediğini görmeleri için hazırlanan Moonchkin adlı mobil uygulamayı indirmeleri ve çıkan Moonnchkin tanesini Güneş’in yerine konumlandırmaları söyleniyor. Güneş hiç böylesine lezzetli olmamıştı, değil mi?

Krispy Kreme

Sanırsınız sanki bütün donut zincirleri bu tutulmayı beklemiş. Dunkin Donuts tam güneş tutulmasından yararlanmak ister de Krispy Kreme boş durur mu? Ne var ki onlar mobil teknolojiden yararlanmak yerine, yeni tip ürün çıkarmakla yetinmeyi seçmiş. Video törensel bir ses ve görüntü uyumuyla başlasa da, tam güneş tutulması şerefine ilk kez tamamen çikolata kaplı donut yapmak, bulunmaz Hint kumaşı bir yenilik olmasa gerek. “Barış için koşuyorum.” demekten pek de farkı yok sanki, ne dersiniz?

Denny’s

Kahvaltılık ve atıştırmalık restoran zinciri Denny’s de tutulmayı fırsat bilenler kervanına katılanlar arasında yer aldı. Sevilen pancake’ini Güneş’in üstüne koyarak Ay statüsüne yükselten marka, güneş tutulmasını kutlamak amacıyla 21 Ağustos’taki alışverişlerde müşterilerin, 4 dolar karşılığında diledikleri kadar pancake yiyebileceklerini duyurdu.

Malibu

Yaz mevsimiyle özdeşleşen markaları sıralasak, herhalde Malibu dereceye girer. Logosundan mat ve tek renk şişe tasarımına dek yazı çağrıştıran içki markası, siyah romun rengiyle tutulma esnasında gerçekleşen karanlık arasında bağlantı kurmaya çalışıyor ve bunu bir parti vermeye neden olarak öne sürülüyor. İçerik yazın enerjisini yansıtsa da, gündemle ilişki kurması açısından zorlama bir çalışma gibi duruyor.

Royal Caribbean

Düzenlediği gezi gemisi(cruise) turlarıyla ünlenen Royal Caribbean ise müziğin gücünden yararlanmayı seçti. 21 Ağustos’ta yoluna devam eden Oasis of the Seas turunda gemi, bir zamanların popüler şarkıcısı Bonnie Tyler’ı sahnede ağırladı. Yolcular, güneş tutulmasını izledikten sonra Bonnie Tyler’ın 1983 yılında çıkan Total Eclipse of the Heart (Tam Kalp Tutulması) adlı şarkısını, solistin canlı performansıyla dinlediler. Açıkçası Malibu ne kadar zorlama bir iş yaptıysa, tersinin Royal Caribbean için geçerli olduğunu söyleyebilirim. Tyler’ın canlı performansını, yolcuların tutulmayı izlemeye beklemesiyle başlayan videonun 40. saniyesinden itibaren izleyebilirsiniz.

Airbnb

Tam güneş tutulmasını gözlemlemek amacıyla, tutulmanın görülemediği yerlerden yaklaşık 50 bin kişinin bu rotadaki kentlere geleceğini tahmin eden Airbnb, National Geographic ile iş birliğine vardı. Şanslı iki kişiyi, tutulmanın en iyi izlendiği yerlerden olan Oregon eyaletinin Bend kentine getiren şirket, konuklarını buradaki hava gözlem merkezinde ağırladı. Güneş tutulmasını en iyi şekilde izlemek için gereken tüm donanımı sağlayan Airbnb’nin yanı sıra talihlilere, National Geographic’ten bir uzman ve Yale Üniversitesi’nde görevli bir astronom da eşlik etti.

Airbnb’nin tam güneş tutulmasında konuklarını ağırladığı gözlem yeri.

Warby Parker

Söz konusu gözlük olunca, başta Ray-Ban olmak üzere birçok marka akla geliyor. Fakat benim birkaç yıl önce YouTube videoları üzerinden müşteri desteği veren Warby Parker’ın yerinin bende başka olduğunu söylemeliyim.

Türkiye’den görülebilen 1999 yılındaki tutulmayı izlemiş kuşaktan biri olarak, güneş tutulması olunca en çok konuşulan taraf, neyle izlenmesi gerektiği olduğunu da belirteyim. Durum böyle olunca, teknik donanım olanağı olmayan milyonlarca insan özel gözlük arayışına girmişti. Hâliyle Warby Parker’ın bu gündemi atlayamazdı ki farkını yine ortaya koydu.

Marka, izleyenleri gülümsetirken bilgilendiren bir video hazırlamış. Güneş tutulmasına özel gözlüklerin kapış kapış gittiği ABD’de, bunlardan birine bile yetişememiş kişilerin olduğunu da düşünmüş. 80’li yıllar ile 90’lı yılların başındaki müzik tarzını ve sahne imajını yansıtan videoda, güneş tutulmasına dair bilgiler; komik danslar, kostümler ve müzikal bir havayla yansıtılmış.

ABD’deki bir sonraki tam güneş tutulması yalnızca 12 eyalette görülecek ve 2024 yılının Nisan ayında gerçekleşecek. Bakalım 7 yıl sonra hangi markaların, hangi içerikleriyle karşılaşacağız. Peki, sizin bu paylaşımlararasındaki favoriniz hangisi oldu?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link