100 Dolarla Milyonlarca İnsan Nasıl Etkilenir ?

Lego. Şüphesiz tüm çocukluk anılarının en önemli yapı taşlarından biri. İster sahip olun, ister olmayın her çocuk mutlaka bir Lego’su olmasını ister. Çocukların masum dünyasında, marka olabilmek, onlara yakın ve sıcak bir marka konumlanmasına sahip olabilmek kolay iş değil. Başarının yoğun bir çalışmanın ardından geldiğine inanan biri olarak, Lego markasının ardında yalnızca bir oyuncak modeli fikri değil, yoğun bir stratejinin olduğu bir gerçek.

Bugün, Lego neden dünyanın bir numaralı markası isimli bir video izledim. 1 eylül 2012 tarihinde, James Groccia isminde 10 yaşındaki bir çocuk Lego’ya bir mektup gönderiyor. Mektupta kısaca şunları yazıyor: ” Merhabalar, adım James Groccia. 4 yaşımdan beri Lego’nun birçok oyuncağını zevkle oynuyorum. Asperger sendromu gibi bir takım hastalıklarım olduğu için, Lego benim sosyal yeteneklerimi geliştirmemde çok yardımcı oluyor. Bir kaç yıl önce Lego’nun Emerald Night isminde bir tren setini gördüm ve anne ve babamdan bu tren setini bana almalarını istedim. Onlarda bana, eğer paranı biriktirirsen kendin alabilirsin yanıtını verdi. Bunun üzerine bende iki yıl boyunca, doğum günü ve bayramlarda bana verilen paraları biriktirerek 100 dolara ulaştım.

Annem, o tren setini almak için araştırma yapmaya başladı. Ancak ne internette ne de yerel mağazalarda o tren setini bulabildik. Çünkü siz o setin üretimini durdurmuştunuz. O seti alabilmemin tek yolu eBay yada Amazon üzerinden 250 dolar vermekten geçiyor. Benim o tren seti hariç birçok tren setim var ancak o tren setini ne zaman görsem, sahip olamadığım için çok üzülüyorum. Diğer mağazalarınıza bu tren setinin olup olmadığına bakabilir misiniz ? Yada bu tren setine ulaşabilmem için bir öneriniz var mı ? Hiçbir Lego setini hayatımda bu kadar çok istememiştim.

En sadık Lego hayranınız, James G. Groccia

Bunun üzerine, yaklaşık 1.5 ay sonra, James’in adına bir paket gelir eve. Bu paket yalnızca bir tren setinin aksine, nasıl sıcak ve müşterilerine yakın bir marka olunabileceğinin, 100 dolarla milyonlarca insanın nasıl etkilenebileceğinin ve Lego’nun neden bu kadar büyük bir marka olduğunun kanıtıdır aslında.

httpv://youtu.be/4xGU-5KVS_g

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Acıyla Öde: Yaralananlara Özel İndirim Kampanyası

Markalar, sürekli olarak müşteri çekebilmek için çeşitli kampanyalar ve indirimler sunabiliyorlar. Ancak hemen hemen her markanın bunları sunduğu bir ortamda, bütün bu markalar arasından sıyrılarak öne çıkmak için daha farklı ve dikkat çekici kampanyalar yürütmek gerekiyor. Bazı markalar da zaman zaman bunun güzel örnekleriyle karşımıza çıkıyorlar. İşte yine öyle bir örnek, geçtiğimiz günlerde ortaya çıktı.

PSFK’nın yaptığı habere göre Avustralyalı sörf ve kaykay markası Ozmosis, yeni indirim kampanyası kapsamında yara izi, sıyrık ve morluklarını gösteren müşterilerine 20 dolar indirim sunuyor. Sydney merkezli yaratıcı ajans Ugly tarafından oluşturulan kampanyanın ismi “Pay with Pain”, yani “Acı ile Öde”.

Üstelik yara izlerini göstererek bu 20 dolarlık indirimden faydalanmak isteyen kişilerin Ozmosis’in fiziksel mağazasına gitmeleri gerekmiyor. Ozmosis’ten online olarak alışveriş yapmak isteyenler, yara izlerinin fotoğrafını ya da videosunu çektikten sonra, bu fotoğrafı/videoyu Instagram ya da Facebook’ta #PayWithPain etiketiyle paylaşarak indirimden faydalanabiliyorlar. Fiziksel mağazaya gidenlerin ise indirimden faydalanmak için kasada yara izlerini göstermeleri yeterli oluyor.

Bununla birlikte Ozmosis, bu kampanya kapsamında sosyal medyada yara izinin fotoğrafını paylaşanlardan birine 5000 dolar değerinde Ozmosis kiti hediye edecek. Ozmosis’in internet sitesinden yapılan açıklamaya göre 25 Eylül’de başlayan kampanya, 7 Ekim’e kadar devam edecek.

Bunların yanı sıra Ozmosis, müşterilerini indirim elde etmek uğruna kendilerini kasti olarak yaralamamaları konusunda da uyardı. İnsanların günümüzdeki alışveriş çılgınlığını ve indirim merakını göz önüne aldığımızda, bu uyarının yersiz olduğunu söyleyemeyiz tabii.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Komplo Teorisyenlerinin Son Kurbanı Outback Steakhouse Oldu

Bir önceki yazımda, sosyal medya platformlarında zaman geçiren insanlar arasında, hiçbir çıkarı olmadığı hâlde sırf macera olması amacıyla kasıtlı olarak yanlış bilgi yayan veya kullanıcıları deyim yerindeyse avlanacak sazan gibi görüp parodi hesapları devreye sokacak kadar zamanı bol kişilerden bahsetmiştim. Aslında bunlara komplo teorisi üretenleri de rahatlıkla ekleyebiliriz.

Outback Steakhouse’un bir anda kendini içinde bulduğu olaylar bu tweet ile başladı.

Bu tip olaylardan biri de ABD’nin ünlü biftek ve ızgara restoranı zincirlerinden olan Outback Steakhouse’un başına geldi. eatmyaesthetics kullanıcı adlı bir Twitter profili, restoran şubelerinin harita üzerinde konumlarından yola çıkarak Outback Steakhouse’un bir Satanist tarikat merkezi olabileceğini öne sürdü. eatmyaesthetics bu iddiasına dayanak olarak, her Outback Steakhouse restoranının konumu, çevresinde yer alan diğer beş Outback restoranınkilerle karşılaştırıldığında harita üzerinde bir pentagram, yani daha çok Satanizmin simgesi olarak öne popülerleşen beş köşeli yıldız çizilebildiğini öne sürdü.

İnternetin, özellikle de hızlı yayılımı tetikleyen Twitter’ın doğası gereği, tweet hemen yayılmaya başladı.

İnternetin komplo teorilerini seven doğası, buna da yanıt vermekte hiç gecikmedi. Birçok kullanıcının, Outback Steakhouse şubelerinin bulunduğu farklı konumları harita üzerinde göstererek örnekler vermesi, malzeme arayan kitleyi daha da coşturdu ve iddianın yayılmasını sağladı.

ABD haritasının farklı konumlarından gelen pentagram imalı yer işaretlemeleri bir anda çoğaldı.
Hatta bu fısıltı zincirine katılanlardan biri Outback Steakhouse’un eti için kullandığı hayvanları şeytana adak olarak sunduğunu söyleyerek bu absürd komediye katkıda bulundu.

Elbette bu komplo teorisinin Twitter’da hızla yayılması restoran zincirinin de gözünden kaçmadı. Outback Steakhouse, işi alaya alarak cevap vermeyi tercih etti ve beş şubesinin bulunduğu harita konumunun üzerine, meşhur atıştırmalıklarından biri olan Bloomin’ Onion ile dolu bir tabak yerleştirip resmi Twitter hesabından paylaştı. Restoranın paylaşım sonrasında kullanıcılarla girdiği diyaloglar da okuyanları gülümsetti.

Restoranın resmi Twitter hesabından yaptığı paylaşım sonrası takipçileriyle girdiği diyaloglardan birinde kullanıcı, restoranın Satanist olmadığına inanmak için 25 dolarlık hediye çeki istiyor.

Neyse ki gülmek için uydurulmuş komplo teorisini ciddiye alıp da restoranı hedef gösteren birileri olmadı. Fısıltı gazetesiyle bir anda yayılan bu içeriğin üç yıl önce paylaşılan bir internet esprisi olduğunu buradan görebilirsiniz. Anlaşılan o ki konuyu başlatan eatmyaesthetics de ya bu söz konusu kişinin kendisi ya da bunu alıp yeniden ısıtarak gündem yaratmayı başarmış biri veya haydi biraz şeytanın avukatlığını yapalım, yoksa kendisi bu kulaktan kulağa oyununda Outback Steakhouse ile anlaşan bir viral içerik aktörü mü?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link