Üretkenliğinizi Olumsuz Etkileyecek Alışkanlıklar Serisi-2

Dün başladığımız üretkenliğinizi olumsuz etkileyecek alışkanlıklar serisinin 2. yazısı ile devam ediyoruz. Serinin ilk kısmını okumayanları buraya alalım. Bu yazının temel amacı üretkenliğimize zarar verecek olumsuz alışkanlıkların farkında olarak onları bırakma konusunda daha istekli davranabileceğimizi anlatmak.

Yazının ilk kısmında sabahları acele etmek yerine planlı ve sakin davranmamız gerektiğinden, günün en önemli öğünü kahvaltının atlanmaması gerektiğinden, zorlu işlerimizi sabah saatlerinde halletmemizin daha verimli olduğundan ve sosyal medya hesaplarımızı sürekli kontrol etmenin getireceği dikkat dağınıklığından bahsetmiştik. Şimdi ise;

E-mailleri Bildirimlerinizi Kapatın

mobile-email

E maillerin işlerin işleyişindeki yeri oldukça büyük peki neden biz e-mail geldiğinde dikkat dağınıklığı hissederiz?

Uzmanlara göre bir insanın dikkatinin dağılmadan maksimumum çalışma süresi 25 dakika. Yani bu demek oluyor ki çalışma aralarınızda gelen e-maillere göz atıp cevaplamak için vaktiniz var. Aynı zamanda e-maillere geldikleri vakitlerde yanıt verirseniz mail kutunuzu açtığınız anda sizi karşılayacak birsürü maile de yanıt verme gerginliği yaşamak zorunda da kalmazsınız.

Ancak sürekli gelen mail için bildirim almak sizi yoğunlaştığınız işten bir anda sıyırarak verimliliğinizi olumsuz yönde etkileyecektir. Bu nedenle e-mail bildirimlerini kapatmanız oldukça isabetli olacaktır.

Ancak önemli bir maili kaçırmaktan ya da geç yanıt vermekten korkuyorsanız Gmail’in Önemli mailler için bildirimleri açık tutma özelliğinden faydalanabilirsiniz.

Dünyanın En çok Dikkat Dağıtan Nesnesi: Akıllı Telefonlar

akilli-telefonlar

Artık yapışık ikiz gibi yaşadığımız bir an bile olsa yanımızdan ayırmaya katlanamadığımız bir nesne var hayatımızda malumunuz akıllı telefonlar. Yemekte, kahve içerken, ofiste masamızda kısacası heryerde bizimleler, elinde akıllı telefonla uyumayan yoktur kanaatimce. İlk başlarda masum gibi görünen sosyal medya hesaplarını ya da gelen bildirimleri kontrol etme hadisesi bağımlılığa doğru dönüşürken akıllı telefon detoksunun başladığından da haberdar edelim sizleri.

Son yapılan araştırmalar telefonunuza bir bildirim geldiği zaman (bu bir çağrı ya da sosyal medya hesaplarından olabilir) siz onu kontrol etmemiş ya da telefonu yanıtlamamış olsanız bile size sorulan cevaplara normalden 3 kat daha fazla yanlış cevap vermeye eğilimli olduğunuzu gösteriyor.

Çalışırken telefonunuzu bir kenara bırakmak verimliliğiniz için yapabileceğiniz en güzel şey olabilir.

Black Hole Browsing: Ben Buraya Nasıl Geldim Hissi

kötü-his

Çalışıyorsunuz, bilmediğiniz bir kelime ya da konu aklınıza takıldı ve arama motoruna onu yazdınız. Okuyup bilgilendiniz sayfayı kapatıyormusunuz? Hayır. Bilgi akışının devam ettiği bir websitesinden sürekli başka bir makaleye geçerek kendinizi Ekim Devrimi nasıl gerçekleşti gibi bir konuyu okurken bile bulabilirsiniz.

İhtiyacınız olan bilgiyi aldıktan sonra sürekli içerik tüketmeye devam ederek aslında konsantrasyonunuzu kaybediyorsunuz. Bizden söylemesi.

Öğle Arasında Çalışmak

ogle-arasi

Çalışma masanızda öğle yemeğinizi atıştırmanızın sadece üretkenliğinize değil, düşünme beceriniz, yaratıcılığınız ve vucudunuza oldukça fazla zararı var.

Sürekli konsantre bir şekilde çalışamazsınız bedenen ve zihnen dinlenmeye, temiz hava almaya ve muhabbet etmeye de ihtiyacınız var. Öğle yemeği vaktinizde çalışmanız üretkenliğinizi oldukça düşürecek bir etken.

Eğer bu yazdıklarımızı çalışma saatlerinizde sizde yapıyorsunuz şapkayı önünüze koyup daha verimli bir hayata adım atabileceğinizin farkında olmanızın vakti gelmiş demektir.

 

Kolay gelsin!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

2014'te Uluslararası İlişkiler lisansını birincilikle bitiren Burcu, global tecrübesine katkılarını 4 aylık ABD macerası ile perçinlemiştir Yazmayı düşünmeyi sorgulamayı ve üretmeyi hayatında tepelere koyar. Şimdilerde İstanbul Üniversitesi'nde Pazarlama tezli yüksek lisans programında öğrenimini sürdüren Burcu'nun ilgi alanları arasında girişimcilik, seyahat, markalar ve en büyük tutkusu olan California var!

Bir Cevap Yazın

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamacılar Neden İşlerini Bırakmak İstiyorlar?

Pazarlamacıların %81’i şu anda yaptıkları işi önümüzdeki üç yıl içinde bırakmak istiyor. İşletmelerin bu konuda önceliklerini ve değerlerini gözden geçirmeleri gerekebilir. Var olan personelini tutundurabilmek iş veren için önemli bir konu ve iş verenin çalışanı nelerin motive edeceğini bilmesi gerekiyor.

Son yapılan Pazarlama Haftası Kariyer ve Maaş anketine katılanların çoğunluğu önümüzdeki en az beş yılı pazarlama bölümünde geçirmek istediklerini ama şu anda bulundukları işi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Ankete katılanların %43.2’si rollerini önümüzdeki üç yıl içinde değiştirmeyi planlıyor, % 37.8’i gelecek yıl değiştirmek istiyor ve sadece % 11,2’lik bir kısım değiştirmeyi düşünmüyor.

Değişikliğin başlıca nedeni olarak daha iyi finansal ücreti (% 65.1), yeni bir görev meydan okumasını (% 54.9) ve mevcut iş yerlerinde sınırlı imkânlara sahip olmayı  (% 37.4) öne sürdüler.

TSB pazarlama müdürü Pete Markey, şirketlerin yeni bir meydan okuma isteği duymaları ve mevcut çalışma ortamında pazarlamacılara ilham vermeleri ve yerine getirmeleri için yollar bulmaları gerektiğini belirtti.

Moonpig CMO’su Andre Rickerby, bir e-ticaret bakış açısıyla, pazarlamacılar için açık olan geniş fırsat yelpazesinin her geçen yıl arttığını ve yeni roller denemelerini sağladığını söylüyor. Özerkliği doğuran ve paylaşılan vizyonla çalışan bir pazarlama kültürü kurabilen böyle hızlı ve rekabetçi bir sektör markası, kendi kültürünü yaşatma imkanı bulabilecektir diyor.

Online sistemin çok değiştiğini ifade eden Rickerby “Bir yönetici olarak, ne teklif ediyorsun? Piyasada çok sayıda rakip var ve çoğu zaman insanlar önce para düşünüyor.” diye de ekliyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link