Ucuz iPhone Apple’ın Geleceği Olabilir Mi?

Apple’ın ilk iPhone’u piyasaya sürmesinden bu yana tam 6 yıl geçti. Cep telefonu pazarı için devrim niteliği taşıyan ilk iPhone, yalnızca Apple’ın kaderini değiştirmekle kalmadı, cep telefonu pazarının kaderini de kökünden değiştirdi. Dokunmatik bir ekrana sahip olmasının yanında, gelişmiş uygulamaların çalışmasına izin veren bir sistem anlayışıyla da gelen iPhone, yeni bir dünyanın temellerini attı.

2007 yılından itibaren Apple ve Samsung’un liderliğinde gelişen pazar, bir anlamda doygunluk noktasına ulaştı. Bir diğerinden tasarım anlamında farklı olmayan modeller, donanım konusunda pratikte extra bir artı getirmeyen değişiklikler, akıllı telefon pazarının bugünkü şekline ulaşmasında büyük rol oynadı. iPhone’un beklenen yeni hamlesine geçmeden önce pazar ne durumda ona bakalım.

iPhone hala tüketicilerin en çok arzuladıkları telefonların başında geliyor. iOS’le yaratılan atmosfer, sorunsuzluk ve stabilizasyon konusunda Android’e karşı kazanılan üstünlük, iPhone’u arzu edilme noktasında üst noktalara taşıyan en önemli etkenlerden. Samsung’un Galaxy ve Note serileri ise pazarın bu denli büyümesinde rol alan en önemli oyunculardan. Tasarım anlamında olmasa da, iPhone’a nazaran donanım ve çeşitlilik avantajıyla gelen Samsung, ürün gamında neredeyse tüm segmentlere yönelik  bir ürün bulundurarak, karını maximize etme noktasında büyük avantaja sahip.

Ariix_May_29

İşletim sistemlerini baz alarak, mobil pazarı incelersek eğer, Android’in iOS’e karşı ezici bir üstünlüğünün olduğunu rahatlıkla görebiliriz. Son yayınlanan araştırmalara göre, Android’in global pazarda pazar payı %75’lere kadar çıkarken, iOS’in artan satış rakamlarına rağmen, beklenen ivmeyi yakalayamaması, pazar payını ciddi oranda düşürmüşe benziyor.

Gelelim pazara yönelik tüm bu bilgilerin ardından, Apple’ın daha uygun fiyatlı bir iPhone’la amaçladıklarına.

Mini iPad ile analize başlayalım. Tablet pazarının liderliğini elinde bulunduran Apple, geçtiğimiz yıl birçok eleştiriye maruz kalan, mini iPad’i piyasaya sürmüştü. İlk iPod’tan bu yana bu denli bir genişlemeye gitmeyen Apple, bir anlamda radikal bir kararla, farklı bir segmente yönelik bir ürün sunmuş, bugünün daha uygun fiyatlı iPhone’u için pratik yapmıştı. mini iPad’in satışlarına baktığımızda ise, kısa dönemli de olsa Apple’ın kurtarıcısı olduğunu söylemek mümkün. 2012’nin ilk çeyreğinde 19,5 milyon tablet satışı gerçekleştiren Apple’ın, tüm bu satışlarının 12,5 milyonunu mini iPad oluşturuyor.

easytravelinsurance.co.za

Apple’ın amaçladıklarına geçmeden önce, daha uygun fiyatlı bir iPhone’un, pazarın hangi noktasına geleceğini tahmin edelim. Apple’ın rakiplerine bakarsak, mevcut iPhone’un segmentine yönelik birçok modelin piyasada olduğunu söylemek mümkün. Bu modellerden öne çıkanlar ise, Samsung Galaxy S4, Sony Xperia Z ve HTC One. Apple’ın bu modellerle rekabete yönelik daha uygun fiyatlı bir model çıkarıp, iPhone 5S’i bu modellerin üstünde konumlandıracak şekilde, yeni ürününü konumlandırmasını beklemiyorum. iPhone 5S’in yine bu modellerle rekabet edecek bir yapıda gelecek olması daha muhtemel.

Peki daha uygun fiyatlı bir iPhone, piyasada ki hangi modellerle rekabet edecek ? Benim tahminlerime göre, marka algısını ön planda tutan Apple, giriş seviyesine yönelik bir ürünü piyasaya sürmek yerine, giriş seviyesinin üstünde yer alan ve orta düzeye sahip tüketicilerle, giriş seviyesindeki bir modeli tercih edecek tüketicikerin, akıllarını çelebilecek bir fiyatla gelecek ve an itibariyle Samsung’un S3 mini, Sony’nin Xperia P ve HTC’nin Desire X modelleriyle doldurduğu segmenti, yeni modeliyle domine etmeye çalışacaktır.

Toparlamak gerekirse, Apple’ın daha uygun bir fiyata sahip olan bir iPhone’u piyasaya sürmesi, giriş seviyesi ve üstü akıllı cihaz kategorisi için önemli bir tercih olmakla kalmayıp, dengeleri de büyük oranda değiştirecektir. Apple’ın mini iPad ile deneyimlediği bu hamle, daha uygun bir iPhone için de uygulanabilir görünüyor ki, Apple tüm marka konumlandırmasını bir kez daha yıkarak böyle bir hamleye doğru yol alıyor. Benim görüşüm, tüm dünyada olduğu kadar ülkemizde de yeni iPhone, tercih edilebilirlik noktasında ciddi bir alternatif olacak ve büyük pazar paylarına ulaşacaktır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

1 Comment

Bir Cevap Yazın

Haftanın Gündemi #60

Pazarlama, marka ve reklam dünyasında, ulusal ve global çapta yankı bulan tüm gelişmeleri yorumladığımız Haftanın Gündemi’nde bu hafta 4 – 11 Ağustos arasını konuşuyoruz.

Haftanın Gündemi’nin ses kaydına iTunes Podcast üzerinden buraya tıklayarak ulaşabilirburadan indirebilir ya da aşağıdan dinleyebilirsiniz.

 

Soru, görüş ve önerilerinizi #haftaningundemi hastagiyle bize iletebilir, bilgi@pazarlamasyon.com’a mail gönderebilirsiniz.

Keyifli seyirler.

Bu haftanın konuları:

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

12 Milyar Farklı İçerikte Şampuan Sunan 110 Milyon Dolarlık Girişim

Kozmetik dünyası, tüketicileri her geçen gün yeni ürünlerle tanıştırıyor. Markaların hepsi de en iyi ürünün kendilerininki olduğunu iddia ediyor ve müşterilerinin bugüne kadar yaşadıkları kişisel bakım sorunlarını kökünden çözdüğü konusunda kendisine güveniyor. Fakat adı üstünde, “kişisel” bir bakım söz konusuysa ve her insanın farklı ihtiyaçları olduğunu da kabul etmemiz gerektiğine göre, bireye özel bir çözüm bulunması gerekmiyor mu? Function of Beauty adlı girişim, işte bu noktayı yakalayarak yepyeni bir vaatle tüketicilerin karşısına çıkıyor ve “Kendi şampuanını kendin seç!” diyor.

Geçen yılın ekim ayında kurulan New York merkezli girişim, tüketicilerin saç özelliklerini ve sahip olmak istedikleri saç tipini göz önüne alarak onlara özel formüllü şampuanlar hazırlıyor. Örneğin pürüzsüz ve parlak bir saç istiyorsanız ayrı, önceliğiniz hacimli ve düz bir saç ise ayrı bir formülü size öneriyor.

Girişim hızlandırma platformu Y Combinator’dan çıkarak, bir yıldan da az bir sürede büyük ilerleme kaydeden girişimin son olarak 12 milyon dolarlık bir gelire ulaştığı biliniyor. Hatta şirkete yakın bir kaynak, Function of Beauty’nin piyasa değerinin 110 milyon doları bulduğunu öne sürüyor.

Function of Beauty şampuanları, tüketiciye özel pazarlamanın başarılı bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Şirketin CEO’su Zahir Dossa, Function of Beauty’i kurma fikrinin, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT), e-ticaret ve değer zincirinin iyileştirilmesi konularında yaptığı tez çalışması sırasında oluştuğunu söylüyor. Kişisel bakım endüstrisinin çok fazla gündemde olan bir alan olmasına rağmen, değer zincirinin son yüz yıldır neredeyse hiç değişmediğini fark etmesiyle sürecin başladığını belirten Dossa, bu noktadan hareket edip saç bakımına odaklanan ve tüketiciye doğrudan ulaşan bir girişim başlatmaya karar vermiş. Sayısız farklı saç tipinin olduğu günümüz dünyasında tüketicilerin de farklı istekleri olduğunu bilen Dossa, kişiye özel şampuanların bu boşluğu dolduracağını düşünmüş.

Saç bakımı konusunda farklı isteklere cevap veren tam 12 milyar farklı içerikte şampuan sunan şirket aynı zamanda, 5 çeşit renk ve 4 tür koku özelliği de sunuyor. Tüketicilerin kendine özel şampuan sipariş etmeleri süreci ise oldukça basit. Function of Beauty’nin internet sitesini ziyaret eden tüketiciler, burada küçük çaplı bir testle karşılaşıyor. Testte yer alan sorulara cevap vererek saç tipleri, saç yapıları ve saç derisi nemi bilgilerini veren ziyaretçiler ardından hacimli saç, uzunluk vb. noktalardaki isteklerini belirtiyor. Son adımda ise şampuanın rengini ve kokusunu seçiyorlar. İnternet sitesi, bu yanıtları bir algoritma üzerinden değerlendirerek tüketiciye özel formüllü şampuanı belirliyor.

Müşteriler, ihtiyaçlarına özel şampuanı kolayca satın alıyor.

Function of Beauty, satış vaadi konusundaki başarısını müşteri memnuniyeti alanına da taşıyor. Sipariş veren müşteriler, şampuanı deneme olanağına da sahipler. Yani şampuanı deneyip memnun kalmadıklarında ürünü iade edip kendine daha uygun yeni bir formülü ücretsiz olarak alabiliyorlar. Şirketin ayrıca, bir abonelik sistemi de bulunuyor ve yeni ürünler çıktıkça abonelerine, sipariş vermeleri beklenmeden şampuanları gönderiliyor.

Dossa, satın aldıkları şampuanların nasıl yapıldığını görmek isteyen sâdık müşterileri için özel alanlar ayırarak çevrimiçi ortamdaki hızlı büyümeyi, fiziksel ortamda da küçük çaplı bile olsa sürdüreceklerini söylüyor.

Function of Beauty, belki de bireye en çok inmesi gereken ama bugüne dek bu noktada beklenen performansı gösterememiş bir alanda, yani kişisel bakım konusunda dikkat çekici ve günümüz tüketicisini yakalayan bir strateji çizmiş. Bu doğrultuda hazırladığı şampuanlarla da kişiye özel pazarlamada önemli bir başarı yakalamış. Bakalım şirket, gelecek dönemlerde hangi yeni ürünlerle karşımıza çıkacak. Peki sizce, hangi sektörler kişiye özel ürünler çıkarmada yüksek potansiyel taşıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link