Uber, Artık Korsan Taksi Muamelesi Görecek

Dünyanın dört bir yanında faaliyet gösteren özel ulaşım hizmeti Uber, Türkiye’de yasaklandı. Emniyet Genel Müdürlüğü, tüm illere gönderdiği talimatla, Uber sürücülerine ve yolcularına “korsan taşımacılık” suçundan ceza kesilmesini istedi.

Yayınlanan habere göre, bu talimat 12 Aralık’ta gönderildi . Talimata göre, sürücüye verilecek ceza, sürücünün aracın sahibi olup olmamasına göre değişecek. Eğer araç, sürücüye ait değilse, ilk yakalanmada 2.532 TL, ikinci yakalanmada 4.220 TL ceza kesilecek. Araç sürücüye aitse, bu cezalara 60 gün araç bağlama cezası da eklenecek. 12 Aralık’tan önce sürücünün araç sahibi olup olmamasına bakılmaksızın araç 60 gün bağlanıyordu. Uber kullanan yolculara kesilecek cezanın miktarı ise 281 TL.

Ayrıca habere göre, geçtiğimiz hafta trafik ekipleri tarafından bir UberXL aracı bağlandı ve araçtaki yolculara 281 TL ceza kesildi. Bu cezanın ise Uber tarafından karşılandığı belirtiliyor.

Uber Türkiye ise bu konuyla ilgili olarak, Türkiye’deki iş ortaklarının ve araçlarının yasal olarak hizmet vermek için gerekli lisanslara sahip olduğuna ve Türkiye’deki faaliyetlerine devam edeceklerine dair bir açıklama yayınladı.

Uber, faaliyet gösterdiği birçok ülkede taksi sürücüleri tarafından tepkiyle karşılanıyor. Şimdiye kadar İtalya, İngiltere, Costa Rica, Portekiz gibi ülkelerde taksi sürücüleri tarafından protesto edildi.

uber-protestosu
Geçtiğimiz kasım ayında Londra’da Uber’e karşı düzenlenen prostesto gösterisinde, Fleet caddesi taksiciler tarafından trafiğe kapatıldı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamasyon İçerik Editörü

1 Comment

  1. UBER’in bu sabah geçtiği açıklama da bu şekilde.

    Kamuoyunun dikkatine,

    Bugün bazı basın organlarında Uber uygulamasının “korsan” taşımacılık yapan ulaşım seçeneklerini bulmaya hizmet ettiği, “yasal olmadığı” ve bu konuda “emniyetten Uber özelinde bir talimat olduğu” yönünde birtakım haberler yer almıştır.

    Öncelikle belirtmeliyiz ki Uber bir taşımacılık firması değildir. Yolcularla sürücüleri buluşturan bir global teknoloji şirketidir ve Türkiye’de tamamen yasal bir zeminde hareket etmektedir.

    Uber olarak dünyanın her yerinde şehirlere ekonomik katma değer ve teknolojik inovasyon sağlayabilmek için bakanlık ve belediyeler ile iş birliği içerisinde çalışıyoruz. Türkiye’ye ve Türkiye’deki operasyonlarımıza sonuna kadar bağlıyız.

    Türkiye’de iş ortaklarımızın ve araçlarının yasal bir zeminde ulaşım hizmeti sunabilmeleri için gerekli lisansları mevcuttur. Uber teknolojisini kullanıyor olmak yasaldır. Sürücü iş ortaklarımızın ve yolcularımızın her zaman yanındayız ve onları desteklemeye devam edeceğiz.

    Türkiye’de teknoloji hizmetimiz, yolcularla lisanslı uberXL ve taksi ürünlerimizi buluşturarak hizmete aynı şekilde devam etmektedir ve edecektir.

    Söz konusu haberlerde yer alan iddialara yönelik olarak Uber olarak ifade etmek isteriz ki;

    Emniyetin gönderdiği talimat, belgesiz olarak taşımacılık yapan araçlar için geçerlidir ve bu şartlarda Uber sistemini kullanan araçları kapsamamaktadır. Uber, sürücülerin uygulamayı kullanmaya başlamalarından önce gerekli lisanslara ve sigortalara sahip olup olmadığını kontrol eder. Uber uygulamasını kullanan her araç İstanbul’da yasal ulaşım hizmeti vermek için lisanslıdır.
    Nitekim talimatta hiçbir şekilde “Uber” ismi dahi geçmemektedir.
    Talimatın asıl içeriği bugüne kadar bir ceza yöntemi olan araçların trafikten men işleminin yanlış uygulanmasının düzeltilmesine ilişkin açıklayıcı bir niteliktedir.
    Emniyetten gönderilen talimatta yolculara yönelik olarak her hangi bir yaptırım ya da para cezası uygulamasının hayata geçirilmesi gerektiğine dair bir madde yer almamaktadır.
    Öte yandan Anayasa Mahkemesi kararı, araçların bağlanmasına ve para cezalarına sebep olan ilgili yasanın bazı maddeleri iptal edilmektedir.
    İstanbul Taksiciler Esnaf Odası Başkanı’nın haberde yer alan “Taksiciler plaka alıp vergi ödüyor, uygulamanın hesapları Hollanda bankalarıyla çalıştığı için hiçbir şekilde vergi ödenmiyor” beyanı doğruları yansıtmamaktadır. Uber gerekli tüm vergilerini ödemektedir. Uber uygulaması sayesinde kullanıcılar ulaşım sağlayıcılara nakit veya kredi kartı ile ödeme yapabiliyorlar.
    Paris’te Uber uygulamasının yasadışı olması ve Uber hizmetlerinin durdurulması gibi bir durum söz konusu değildir. Aksine, Paris Uber’in en çok kullanıldığı şehirlerin başında gelmektedir. Londra’dan İstanbul’a Avrupa kıtasında bir sürü şehirde Uber sevilerek kullanılmaktadır.
    Uber’in Türkiye ürünleri arasında sadece lüks taşımacılık seçeneği değil, aynı zamanda uberTaksi servisi ile sarı ticari taksilerle yolculuk seçeneği de sunulmaktadır. Bu doğrultuda Uber’in taksicilerden pay alması gibi bir durum söz konusu değildir, aksine onların hayatını kolaylaştıran ve ek kazanç sağlayan bir uygulamadır.

    Saygılarımızla,
    Uber

Bir Cevap Yazın

Huawei’yi Akıllı Telefon Pazarında İkinciliğe Taşıyan Pazarlama Stratejisi

  • Çinli akıllı telefon üreticisi son bir yıl içerisinde, global akıllı telefon satışları bazında Apple’ı geride bırakarak pazarda ikinci sıraya yerleşti.
  • Bu yılın ikinci çeyreği itibarıyla Apple’ın pazar payı %11,9’a düşerken Huawei’nin pazar payı ise %13,3’e yükseldi.
  • Her ne kadar piyasaya sürdüğü akıllı telefonlar birçok açıdan son derece başarılı olsa da, Huawei bu hızlı yükselişini izlediği doğru pazarlama stratejisine borçlu.
  • İlgili Yazı: Huawei, Apple Kuyruğunda Bekleyen Vatandaşlara Powerbank Dağıttı

Marketing Week’in yayımladığı yazıya göre, yaklaşık olarak bir yıl öncesine kadar akıllı telefon pazarının zirvesinde Apple ve Samsung vardı. Gartner’ın paylaştığı verilere göre, bu iki dev marka, 2017 yılının ikinci çeyreğinde global akıllı telefon satışlarının %34,7’sini tek başlarına üstlendiler. Buna karşılık son yıllarda piyasaya sürdüğü şık ve gelişmiş kamera teknolojisine sahip akıllı telefonlarıyla fazlasıyla ses getiren ve bu ikilinin hükümdarlığına son vermek isteyen Çinli teknoloji şirketi Huawei’nin aynı dönemdeki pazar payı ise sadece %9,8 idi.

Aradan geçen bir yıl sonunda, Samsung’un pazar payı %19,3’e, Apple’ın pazar payı ise %11,9’a düşerken Huawei’nin pazar payı ise %13,3’e yükseldi ve Çinli marka, global akıllı telefon pazarında ikinci sıraya yerleşmiş oldu. Huawei yakaladığı bu yükselişle birlikte, global akıllı telefon satışı bazında en büyük ikinci akıllı telefon markası olan Apple’ın yedi yıldan uzun bir süre boyunca devam eden hakimiyetine de son vermiş oldu. Bundan önce Apple’ın ilk ikide yer almadığı en yakın dönem, 2010 yılının ikinci çeyreğiydi. Huawei’nin çıkarttığı akıllı telefonların teknik, tasarım vb. anlamda son derece başarılı olması, şirketin ikincilik koltuğuna yerleşmesini sağlayan en önemli unsurlardan biriydi. Ancak dünyanın en iyi ürününü de üretseniz, eğer onu doğru bir şekilde pazarlamayı başaramazsanız, sonuç büyük ihtimalle hüsran olacaktır. Huawei ise bu başarıyı elde ederken son derece doğru bir pazarlama stratesi izledi.

Huawei’nin Nisan 2018’de Çıkarttığı Üç Arka Kameralı Amiral Gemisi Akıllı Telefon Huawei P20 Pro

Huawei Avrupa CMO’su Andrew Garrihy, şirketin “tüketici deneyimine gerçek anlam” getirmenin yollarını arayarak inovasyona dair farklı bir yaklaşıma sahip olduğuna inanıyor. Bunu yapmak içinse akıllı telefonun iki yönüne odaklandı: kamera ve pil. Bu minvalde Huawei P20, Leica ile ortaklaşa geliştirilen ve yapay zeka tarafından desteklenen ilk üç lensli kameraya sahipti. Bunun yanı sıra şirket, ortaklıklar ve iş birliğini de önemli bir unsur olarak görüyor. Şirketin son birkaç akıllı telefonlarının kameraları için Alman fotoğraf makinesi üreticisi Leica ile yaptığı iş birliği ise bunun en büyük göstergesi.

Huawei’nin yaptığı önemli iş birliklerinden biri de yaratıcı ajans Doner London ile olandı. Yakın zamana kadar Huawei, Birleşik Krallık’ta pek bilinen bir marka değildi. Tüketicilerin, markanın ismini telaffuz etmekte zorlanması bir yana, ayrıca şirketin konumlandırmasının ne olduğu ya da başka üreticilere göre neyi farklı yaptığı konusunda tüketicilerin kafasında bazı soru işaretleri vardı. Doner London’ın yönetici kreatif direktörü Logan Willmont, bu konuyla ilgili olarak şu dikkat çekici ifadeyi kullanıyor:

Hiçkimse kim olduğunuzu bilmiyorsa, harika ürünlerin hiçbir önemi kalmaz.”

İşte bu nedenden dolayı Doner London, Huawei için bir marka inşasına başladı. Bu marka inşası -her ne kadar bunu da yapsa da- çizgi üstü kampanyalardan ziyade, PR, dijital ve deneyimsele odaklandı. Örneğin Huawei, şu sıralarda katılımcıların yapay zeka üzerinden değerlendirileceği bir fotoğrafçılık yarışması düzenliyor ve daha şimdiden 700 binden fazla başvuru alınmış durumda. Garrihy, şirketin mevcut pazarlama anlayışıyla ilgili olarak şunlara dikkat çekiyor:

“Şu anda şirket için pazarlama, ürüne komşudur, en önemli odak alanıdır. Sadece bir marka olarak Batı Avrupa’daki büyümemize bakarsanız, pazarlama bir numaradır. Çünkü hikayemizi anlatmak ve markamızı keşfetmeleri için insanlara yardım etmek zorundayız. Gelecek başarımız için pazarlamanın kritik olduğu Huawei’de büyük ölçüde kabul edilmiştir. Şimdi pazarlamaya yatırım yapabiliriz, çünkü doğru ürünlere sahibiz. Hikayemizi anlatmak ve insanların ürünlerimizi keşfedebilecekleri ve deneyimleyebileceklerinden emin olmak için şu anın doğru zaman olduğu bir noktaya eriştik.”

Huawei, Birleşik Krallık’ın önemli şehirlerinin caddelerinde, özellikle bir Apple Store ve Samsung mağazasına yakın olan lokasyonlarda açık kasa kamyonların taşıdığı reklam panoları aracılığıyla Huawei P20’nin tanıtımını yaptı.

YouGov BrandIndex’in paylaştığı veriler, bu odağın karşılığını verdiğine işaret ediyor. Huawei markası, Birleşik Krallık’ta geçtiğimiz yıl boyunca neredeyse bütün ölçütler açısından -değerden kaliteye ve üne kadar- önemli ölçüde bir yükseliş gösterdi. Marka farkındalığı, 13,2 puan artışla 62,8’e yükseldi. Bununla birlikte marka değerlendirmesi 5,4 puan artarak 11,4’e yükselirken satın alma niyeti ise 1,4 puan artarak 2,7 oldu. Yine de Huawei, bu istatistiklerde Samsung ve Apple’ın yanı sıra, Sony, LG ve hatta Nokia gibi daha eski oyuncuların arkasında yer alıyor.

Garrihy, önümüzdeki dönemde Huawei’nin pazardaki bu konumunu koruyabileceğini düşünüyor ve bu görüşünün nedenini şu sözlerle açıklıyor:

“Bizi farklı kılan birkaç şey var. Öncelikle öğrenmeye yönelik gerçek bir tutkumuz ve bağlılığımız var. Kültürümüz her zaman statükoya meydan okumaya inanıyor. Ve iş birlikçi bir yapıda daha çok çalıştığımız ve düşüncelerimizi paylaştığımız için inançlarımızı sürekli olarak sorguluyoruz. Fakat muhtemelen bizim için en güç olan şey, hızlı bir şekilde büyüyor olmamızdır. Dünyadaki en rekabetçi pazarlardan birinden, büyük tesisleşmiş markaların yanı sıra, her gün mücadele etmeye alışık olduğumuz pek çok genç ve daha küçük markanın olduğu Çin’den geliyoruz. Bu, kültürümüzle birlikte, diğer markalar gibi olmadığımızdan emin olmamız için bizi harika bir konuma yerleştiriyor.”

Huawei’nin öğrenmeye olan bu bağlılığı, şirketin pazarlamasına kadar yayılıyor. Şirket, medya faaliyetlerinin rakiplerine karşı nasıl performans gösterdiğini ve bunun marka değerlendirmesini ve satın alma niyetini nasıl etkilediğinin yanı sıra; reklam faaliyetlerini gerçek zamanlı olarak ölçümlüyor ve optimize ediyor ve bunun yanı sıra farkındalık, ses paylaşımı ve makale duyarlılığı da dahil olmak üzere çeşitli metrikleri izliyor. Garrihy, bu konuyla ilgili olarak ise şunları ifade ediyor:

“Yaptığımızı yansıtmak için çok zaman harcıyoruz. Öğrenen bir organizasyonuz. Neyin işe yaradığını ve yaramadığını gerçekten anlamak için ölçümleme, analiz ve raporlamaya çok zaman ve para harcıyoruz.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Son Bir Yılda Konkordato İlan Eden Şirketler

Son bir yılda birçok şirket konkordato ilan etti, konkordato ilan eden şirketleri sizler için toparladık. Keyifli okumalar.

BETA

Konkordato ilan tarihi: 21.09.2018

Türkiye’de toplam 400 çalışanımız ve 50 mağazamız ile online kanalımızla yılda 1 milyona yakın müşterilerimize hizmet veriyoruz. Konkordato kararını, Beta Ayakkabı Yönetim Kurulu Başkanı, Taner İkiışık kamuoyuna duyurdu.

YEŞİL KUNDURA

Konkordato ilan tarihi: 18.09.2018

13 Eylül günü İstanbul 1. Asliye Ticaret Mahkemesine başvuran şirketin talebi dün karara bağlandı. Mahkeme, şirkete yönelik yeni haciz yapılmasını yasakladı. Şirkete üç ay geçici mühlet veren mahkeme, şirket faaliyetlerinin denetimi ve onayı için de iki kişilik konkordato komiseri atadı.


HOTİÇ

Konkordato ilan tarihi: 31.08.2018

Türkiye’de 150 satış noktası bulunan, 80 yıllık ünlü ayakkabı markası Hotiç’de geçtiğimiz günlerde konkordato ilan etmişti. Hotiç CEO’su Alihan Hotiç’in yaptığı açıklamada şirketin son dönemde piyasadaki hareketlerden dolayı nakit sıkışıklığı çektiğini söylemişti.


MAKRO MARKET

Konkordato ilan ettiği tarih: 28.10.2017

Türkiye’nin önemli perakende market zincirlerinde olan Makro 28 Ekim tarihinde konkordato ilan etti. Şirket bu haberi tedarikçilerine gönderdiği bir mektupla açıklamıştı.


KESKİNOĞLU

Konkordato ilan tarihi: 12.06.2018

55 yıllık bir firma olan Keskinoğlu, nakit sıkışıklığı nedeniyle iflas erteleme yerine getirilen konkordato başvurusu yapmıştı. Şirket, neden olarak ise ticari faaliyetlerini devam ettirebilmek için bulunduğunu açıklamıştı. Konkordato süresi boyunca şirket yönetimindeki kişiler birçok mal varlığını satışa çıkardı. Tabi yaşanan bu sıkıntılar nedeniyle Keskinoğlu Şirketler Grubu  birçok işçinin de işine son verdi.


REMOİL

Konkordato ilan tarihi: 02.08.2018

Yılda 300 milyon lira cirolu Türkiye genelinde bayileri bulunan akaryakıt dağıtım şirketi Remoil’de konkordato ilan etmişti. Remoil’in konkordato başvurusu İstanbul Anadolu Asliye Ticaret Mahkemesi tarafından kabul edildi.


DİZAYN BORU

Konkordato ilan ettiği tarih: 17.04.2018

Türkiye’nin en büyük üç plastik boru üreticisinden biri olan 300 milyon lira cirolu Dizayn Boru, içine girdiği mali dar boğazı aşamayınca iflas ertelemenin yasaklanması sonrası hayata geçen yeni konkordato yasası kapsamında mahkemeye başvuruda bulunmuştu. Başvuruda, şirketin hacizlere karşı korumaya alınması talep edilmişti.


GİLAN

Konkordato ilan tarihi: 03.09.2018

3 Eylül Pazartesi günü konkordato için başvurduklarını ifade eden Geylan, 5 Eylül Çarşamba günü de konkordato ilan ettiklerini dile getirdi. Geylan, “İşimize odaklanabilmek için bunu yaptık, amacımız mevcut vadeleri uzatmak. Borçlu olduğumuz bankaların markamıza bakış açısı olumlu, böyle dönemler beraber hareket edilmesi gereken dönemler, Türkiye hedeflerine markalarıyla ulaşabilir” dedi.


NALPAS GIDA

Konkordato ilan ettiği tarih: 13.07.2018

Kayseri’de 4 kuşaktır faaliyet gösteren Nalpaş Gıda’da mali açıdan dar boğaza girdi. Mahkemeye başvuran şirket hacizlere karşı koruma istemişti. Mahkeme, şirkete yönelik tedbir kararı vererek geçici konkordato komiseri heyeti atamıştı.


EURONET CAR RENTAL 

Konkordato ilan ettiği tarih: 20.08.2018

Araç kiralama sektörünün devlerinden  yaşadığı mali sıkıntıyı aşamayınca mahkemeye başvurmuştu. Hacizlere karşı koruma talep eden şirketin konkordato davasında tedbir kararı çıkmıştı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?