Türkiye’nin Nostalji Kokan Kolonya Markaları

Kolonyanın formulünün Giovanni Paolo de Feminis tarafından geliştirdiği düşünülüyor. Önce özel bir koku esansı yaratıp, sonrasında Almanya’nın Köln şehrinde bu kokuyu tıbbi bir içeriğe dönüştürmüş ve tıbbi bir ürün olarak onaylatmıştı. Almanca ismiyle ‘Kölnischwasser’ olarak anılıyordu yani ‘Köln Suyu’. Kolonya dediğimiz ürün aslında bu suyun markalaşmasından yola çıkarak türemiş.

Türkiye’ye ilk kolonya ithal olarak gelmiş ve 1882 yılında Ahmet Faruki  tarafından üretilmeye başlanmış. Kolonya kültürümüzde kolayca yer etmiş olacak ki uzun yıllardır mutlaka misafirlere ikram edilir, yaz sıcağında elimizden düşmez, parfüm niyetine sürülür…

Kısa sürede bizim için bu kadar değerli hale gelen kolonyanın yerel üreticilerini merak ettik sizler için araştırdık. İşte Türkiye’de üretilen bazı ünlü kolonya markalarının serüvenleri;

Servet Tütün Kolonyaları

Servet Bucurgat Düzce’ye yerleştikten sonra meşhur Düzce tütününden kolonya  üretmeye karar vermiş ve uzun uğraşlarından sonra 1966’da ilk kolonyasını imal edip tanıtmış. Kısa sürede kolonya tüm Türkiye’ye yayılmış.

Servet Tütün Kolonyaları’nın şu anda Düzce tütünü, ceviz yaprağı, kır çimenleri, limon ve lavanta aromaları mevcut.

servet tütün kolonyaları ile ilgili görsel sonucu

Selin Kolonyası

1912’de Süleyman Ferit Eczacıbaşı tarafından İzmir’de Türkiye’nin ilk kolonyasının üretilmesi ile başlamış. Süleyman Ferit Bey İzmir’in diplomalı ilk eczacılarındandır. İlk ismi ‘Altın Damlası Kolonyası’. Altın Damlası Kolonyası İzmir’in sembolü haline gelmiş, İzmir’i ziyarete gelen hemen herkes dostlarına hediye olarak bir şişe Altın Damlası Kolonyası alırmış. 1980 yılında Ezcacıbaşı, Gür akan su anlamına gelen “Selin” ismini daha uygun görmüş.

Şu anda markanın lavanta, hanımeli, incir, bahçe gülü ve ardıç, sığla kolonyaları mevcut.

selin kolonyası ile ilgili görsel sonucu

Rebul Kolonyaları

Rebul aslında bir eczane ismi olup, 1895 yılında Beyoğlu’nda Grande Pharmacie Parisienne (Büyük Paris Eczanesi) adıyla kurulmuş. Kemal Müderrisoğlu, 1920’de üniversitenin ikinci yılında staj yapmak için Rebul Eczanesi’nde işe başlamış.

Önceleri Bay Reboul’un bahçesinden yetiştirilen lavantaların uçan yağlarından elde edilen kolonya, daha sonra her yıl Fransa’nın güneyinde Grasse kentine yakın bölgelerden toplanan lavanta çiçekleri ile üretilmeye başlanmış.

1939’da Bay Reboul ülkesine dönerken, gözü gibi baktığı eczanesini Kemal Müderrisoğlu’na devretmiş ve marka sonrasında Beyoğlu’ndan İstanbul’a sonra da bütün Türkiye’ye yayılmış.

rebul kolonyaları ile ilgili görsel sonucu

Isparta Gülçiçek Kolonyaları

Gülçiçek, Isparta’da 1976 yılında İsmail Pekcan tarafından kurulmuş. Marka serüvenine kolonya üretimiyle başlamış bugün kozmetik alanında hizmet veren bir şirkete dönüşmüş ancak kolonya üretmeye hala devam ediyor.

Üretim yeri Isparta olunca tabi ki gül kolonyası meşhur.

 

Bulvar Kolonyaları

1964 yılında İbrahim Göçer tarafından kurulan ve bugün dünyaya kozmetik ürünleri pazarlayan Ulusoy Kozmetik, Bulvar kolonyaları ile de sektörün devlerinden. Kolonyalarında limon çiçeği kullanmaları onları rakiplerinden ayırıyormuş. Ayrıca çok farklı kokularda kolonyaları da kendileri üretiyorlarmış.

bulvar kolonyaları ile ilgili görsel sonucu

Eyüp Sabri Tuncer 

Eyüp Sabri Tuncer ürünleri ilk çıktığında değişik bir pazarlama politikası uygulayarak promosyonla kolonya dağıtmış. Kalabalığa karışıp kolonyayı anlatır, dinleyenlere de kolonya ikram edermiş.  Bu uygulama ile kolonya tüketimini arttırmaya çalışmış ve başarılı da olmuş. Markayı sonrasında Eyüp Sabri Tuncer’in oğulları devam ettirmiş. Yurt dışına gidip esans üretim süreçleri hakkında bilgi edinmişler ve bu sayede marka Türkiye’de kendi esansını kendi üreten ilk kolonya olma özelliğini taşıyor.

Markanın şu anda farklı ürünleri de olmakla birlikte limon, amber, tütün, Japon Kiraz Çiçeği, beyaz çay gibi çok çeşitli kolonyaları mevcut.

eyüp sabri tuncer kolonya ambalaj ile ilgili görsel sonucu

Tariş Kolonyaları

TARİŞ Kolonyaları 1972 yılından bu yana üretiliyormuş ve şu anda 2 tanesi erkeklere özgü olmak üzere 8 ayrı çeşit kolonya üretimi yapıyorlarmış.

Limon kolonyası ile başladıkları üretimlerine incir, zeytin çiçeği, mandalina, yeşil çay, lavanta ve tütün kolonyaları gibi çeşitlerle devam etmişler.

 

Marka serüvenlerini merak edenler için daha önce de Türkiye’nin Efsaneleşmiş Gazoz Markaları’nı araştırmıştık.

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Tarihin En Başarılı 8 Marka Sloganı

Markanın kendilerini ifade ederken kullandıkları  en önemli araçların başında gelen sloganlar, zaman zaman da sadece  markaya ait olmaktan çıkıp insanların  kullandığı söz öbekleri haline dönüşüyor. Bazen sloganın yaratıcılığı bazen akılda kalıcı olması bazen de içerisinde komik unsurlar bulunması nedeniyle günlük hayatta birçok kez markaların sloganlarını duyabiliyoruz.

Peki şu ana kadar yapılmış ve dünya çapında ses getirmiş sloganlar hangileri? Pazarlamasyon olarak en başarılı 8 sloganı araştırdık;


Just Do It! – Nike – 1988

Nike’ın reklam ajansı Wieden and Kennedy ve bir grup Nike çalışanı tarafından 1988 yılında geliştirilen slogan ve slogan etrafında şekillenen promosyonlar sayesinde, Nike’ın %18 olan spor ayakkabısındaki pazar payı %43’e ulaştı. Zamanın Reebok & Nike rekabetinde Nike’ın dominasyonunu sağlayan bu slogan artık Nike ile özleşleşti ve hala Nike’ın en önemli kozlarından biri.


Because I’m worth it – L’oreal – 1973

70’lerdeki sosyal evrim ve feminizm sonucunda L’oreal tarafından oluşturulan ‘Çünkü ben buna değerim‘ sloganı aradan 40 yıl geçmesine rağmen hala kullanılıyor.

O dönemin koşullarını anlamak için küçük bir not; L’oreal’ın rekabet ettiği markalar, reklamlarında dahi erkek sesi kullanıyordu. Düşünün, erkek sesiyle kadınlara yönelik ürünler satıyorsunuz! L’oreal, reklamında kadın sesi kullanan ilk marka özelliğini taşıyor.


 Connecting People – Nokia- 1992

Finli cep telefonu üreticisinin ilk olarak 1992 yılında düzenlemiş olduğu reklam kampanyasında duymuş olduğumuz Connecting People sloganı, yıllarca Nokia’yı cep telefonu sektöründe lider koltuğunda oturttu. O zamandan bu güne tam 21 yıl geçse de cep telefonu dendiğinde birçoğumuzun aklına  Nokia’nın sloganı ve ses tonu geliyor.


Refreshes the parts other beers cannot reach – Heineken – 1973

Carlsberg’in 1973’teki ‘Probably the best beer in the world‘ sloganı ile aynı dönemde yaratılan ve 2005 yılına kadar kullanılan slogan dünya çapında bir başarı yakaladı ve Heineken’in rekabet gücünü arttırdı.


Open happiness – Coca Cola – 2009

Coca-Cola-open-happiness1

Coca Cola’nın yıllardır gerçekleştirmek için çaba sarfettiği ‘insanları mutlu etme’ temasının ilk filizlerinden olan Mutluluğa Kapak Aç, 2009 yılında McCann Erickson tarafından yaratıldı. O günden bu güne geçen süre zarfında bu sloganın bilinçaltına yerleşmesi için binlerce pazarlama faaliyetinde bulunan Coca Cola, “mutluluk” kelimesi ile kendini özdeşleştirmeyi başardı.


Think Different! – Apple – 1997

Bu listede Apple’ın ‘Think Different’ sloganına yer vermemek büyük bir hata olurdu. Sloganın yarattığı başarıyı anlatmaya gerek yok sanırım. Sloganın kullanıldığı reklam filmi hala akıllarda taze bir yer kaplıyor.


Think Small – Volkswagen – 1959

1959 yılında  Helmut Krone tarafından yaratılan ‘Think Small’ kampanyası, Volkswagen’ın Beetle (Vosvos) modeli için tanımlanabilecek en iyi slogandı. Marka bu slogan-ürün uyumu sayesinde milyonlarca kişiyi Vosvos sevdalısı yaptı. Bu model günümüzde bile birçok insan için ‘bir otomobilden fazlası’nı anlatıyor.


Beanz Meanz Heinz – Heinz- 1967

1967’de üretilen ve 30 yıl kullanılan bu slogan, birçok otoriteye göre Dünya’da en çok tekrarlanan ve akılda kalan slogan olma özelliği taşıyor. Slogan,  özellikle Birleşik Krallık’ta bir efsane olarak nitelendiriliyor. 60’larda iletişim, tek kanallı olduğundan insanların bilinçaltına adeta kazınmış bir slogandı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

iPhone X Ne Kadar Başarılı Oldu?

Apple’ın sükseli bir marka olduğunu tartışmaya gerek yok. Hikayesi ve ürünleri ile birçok yazıya, akademik çalışmaya konu olmuş çok önemli bir marka… Markanın kurucusu Steve Jobs için de aynı şeyleri söyleyebiliriz. Birçok insana ilham vermiş, konuşmaları viral olarak paylaşılmış, kendisini konu alan kitapları binlerce kişi tarafından okunmuş bir işadamıydı.

Steve Jobs vefat ettikten sonra Apple firmasının geleceğinin ne olacağı çok tartışıldı. Olumlu ve olumsuz birçok tahminde bulunuldu. Belki de halen değerlendirme yapmak için erken. Bilgisayar ve tablet ürünleri bir yana bırakırsak telefon pazarındaki geleceği daha çok merak ediliyor olabilir. Akıllı telefon pazarında Samsung ile rekabet devam ederken aynı zamanda markanın “kaptanının” vefatından sonra iPhone serisinin nasıl bir yol alacağı merak ediliyordu.

Tüketici, her yıl sonbaharda lanse edilen yeni model iPhone’a heyecanını yavaş yavaş yitirirken 10. yıla özel olarak üretilecek iPhone için özel bir beklentiye girmişti. 10. yılın markanın gövde gösterisine dönüşecek bir telefonla tekrar heyecanı ve merakı üstüne çekmesi bekleniyordu. Lansmanda bir yerine iki farklı iPhone tanıtıldı ve iPhone 8, 8 plus ve iPhone X görücüye çıktı. iPhone 9 ise, 10. yıl sebebiyle pas geçilmişti(!).  iPhone X, yeni jenerasyon olarak lanse edilirken, Apple’ın Steve Jobs sonrası satış ve popülerlik ivmesini sürdürmesi anlamında marka için bir test gibiydi.

iPhone X, face ID (yüz tanıma) sistemi ile ilgileri üzerine toplamıştı. Telefon ekranı büyürken, kasası plus modellere göre daha küçüktü. Ekranda OLED teknolojisi kullanıldı. Aynı zamanda “home” butonuna bu telefonda yer verilmiyordu. Apple, kendi alametifarikasına yeni jenerasyonda yer vermemişti. Öte yandan ürün satış fiyatının 999 Dolar, 999 Sterlin, 1179 Euro ve ülkemizde 6099 Türk Lirasından başlayan(!) fiyatlarla satışa sunulması tüketicide olumsuz etki yaratmıştı. Ürün, belki de ilk defa büyük bir kitle tarafından pahalı bulunmuştu. Ürün lansmanında face ID özelliğinin düzgün çalışmadığını da hatırlatmak lazım. Sonraki güncellemelerle bu problem giderildi.

2018’in ilk çeyreğinde iPhone 8 satışlarının iPhone X satışlarını geride bıraktığı görüldü (iPhone 8 %23, 8 plus %21, iPhone X %16). Görünen o ki tüketiciler iPhone’un yeni jenerasyonunu benimseme konusunda şirketle farklı fikirlere sahip oldular. Fiyat, kullanım alışkanlıkları, yüz tanıma teknolojisinin etik bulunmaması ve depolanmasına yönelik kaygılar satışların beklenenin altında olmasının sebepleri olarak görülebilir. Apple’ın iPhone X üretimini durduracağı da sürekli yazılıyor. Yine de yüksek fiyatı nedeniyle iPhone X, Apple için karlı bir ürün olmayı sürdürüyor. Apple, iPhone X satışlarında beklenenin altında kaldı. Bu açığı yıl içinde lanse edecekleri yeni modellerle kapatmaya çalışacaklar. iPhone X özelliklerinin bir kısmını “SE” modellerinde görebiliriz. Kesin olan, iPhone gibi bir ürüne rağmen tüketicinin fiyata karşı duyarlılığını net olarak ortaya koyduğudur. Apple’ın satışları artırmaya yönelik stratejilerini ilerleyen periyotlarla tekrar görebileceğiz.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

Kaynaklar:

https://www.forbes.com/sites/ewanspence/2018/03/19/apple-iphone-iphonex-iphonexse-sales-disaster-problem/#481a8770528e

http://fortune.com/2018/04/21/apple-iphone-x-sales-disappointment/

https://www.cnet.com/news/survey-more-people-buying-iphone-8-than-iphone-x/

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link