Türkiye’nin Efsaneleşmiş Gazoz Markaları

Buram buram nostalji kokan bir içecek; gazoz. Nuri Alço’nun ünlü “Soğuk bir gazoz ister misin yavrum?” repliğinden mütevellit kötü bir şöhret kazansa da yıllarca kimse elinden düşürmemiş. Leblebi yiyenlere, çekirdek çitletenlere eşlik etmiş; gazoz kapağı koleksiyonu türemiş, yıllarca çocuklar büyüklerinden gazoz harçlığı koparmış…

Dünyada gazı suya ilk katan 1767’de İngliz doktor Joseph Priestley olmuş. Gazoz, Türkiye’ye 1890’larda, maden suyuyla girmiş ve gazoz üretimi ‘Mısırlıoğlu’ markasıyla yolculuğuna başlamış. Daha sonra da yüzlerce gazoz markası türemiş. Bu gazoz markalarından en çok bilinen bazılarının hikayeleri ise işte böyle;

Niğde Gazozu

Üretim Yeri: Niğde

1962’de İsmet Olcay tarafından Niğde Gazozu İmalathanesi olarak Niğde içinde 44 metrekarelik  kale altındaki dükkanda başlamış serüveni. Kurucusunun vefatından sonra faliyetlerine kayınbiraderi Asım Abay ve oğlu Selçuk Olcay tarafından devam ettirmiş. 2003 yılında ABD’ye açıldıktan sonra Azerbaycan’a bir ihracat hamlesi yapmışlar.

Niğde gazozu üretimine devamlı bir büyüme ile devam ediyor ve reklam yapmamasına rağmen sektörde lider. Sırrını doğal kaynak suyu kullanmasına ve şeker yerine yapay tatlandırıcılar kullanmamasına bağlıyor.

niğde gazozu tarihçesi ile ilgili görsel sonucu

Zafer Gazoz 

Üretim Yeri: Denizli

Üretimine 1934’te Denizli’deki Yeşil Pasaj’ın içinde kurulan  “Yeşil Denizli Zafer Gazozhanesi” ile başlamış. Denizli’nin gazozu diye biliniyor. Yönetim eski sistem; babadan oğula geçiyor.

Tüketicilerin yıllardır “gazoz” değil “Zafer” adıyla istedikleri bu efsane tadı korumak adına, üretim hala yüzde yüz gerçek şeker ile yapılmaktaymış. Çilekli ve Bodrum Mandalinalı çeşitleri mevcut.

zafer gazoz ile ilgili görsel sonucu

Bağlar Gazoz

Üretim Yeri: Safranbolu

Bağlar Gazozu’nun üretimi 1936’da başlamış olup, 1978 yılında şimdiki sahipleri tarafından devir alınmış. 1978’den 2000 yılına kadar Bağlar Kurtuluş Meydanındaki eski fabrikasında, 2000 yılından günümüze ise Safranbolu Sanayi Bölgesi’nde üretimine devam ediyor.

Tatlandırıcı olarak pancar şekerinin kullanılıyor ve sadece limon aroması ile sunuluyor. Bağlar Gazozu gaz/lezzet dengesi olarak da diğer gazozlardan ayrılıyor.

bağlar gazoz ile ilgili görsel sonucu

Beyoğlu Gazoz

Üretim Yeri: İstanbul

19. yüzyılda Beyoğlu’nda kurulduğu biliniyor. Neil Kaan Hirst’in Galata Kulesi’nden esinlenerek tasarladığı özgün bir şişesi var. Bu şişe tasarımına 27 Ekim’de Berlin’de düzenlenen Avrupa Red Dot Communication Design 2017’de “Ambalaj Tasarımı” kategorisinde ödül geldi.

Limonlu, zencefilli ve klasik olmak izere 3 farklı çeşidi bulunuyor. Klasik içeriğinde karışık (frambuaz, limon, lime) meyve aromaları barındırıyor.

beyoğlu gazozu ne zaman kuruldu ile ilgili görsel sonucu

Uludağ Gazoz

Üretim Yeri: Bursa

Uludağ Gazozu’nun öyküsü  ise 1930 yılında açılan Gazozhane ile başlamış.

İşletme’nin adı Bursa’daki “Uludağ”dan gelmekte. 1926 öncesinde dağın ismi Keşiş Dağı’ymış. Maden suyunu işleten işletmenin adı da “Keşiş Dağı Maden Suyu” iken “Uludağ Maden Suyu olarak değişmiş.

uludağ gazoz cam şişe ile ilgili görsel sonucu

Çamlıca Gazoz

Üretim Yeri: İstanbul

Ekrem ve Nazif Erkli kardeşler tarafından 1946 yılında ilk üretimi gerçekleşmiş. Çamlıca Tepesi ile de özdeşleşmiştir.  İstanbul’un en köklü gazozlarından olsa da artık eski tadı olmadığını söyleyenler çok…

İlgili resim

Ankara Gazozu

Üretim Yeri: Mersin

İsmi Ankara Gazozu olmasına rağmen Mersin’de üretilir. İsmi Hasan Naycı Mersin Gazozu olarak da geçiyormuş. sade, limonlu, portakallı, mandalinalı ve çilekli olmak üzere 5 farklı damak zevkine hitap eder. Tadının yanında kokusuyla da dikkat çekiyormuş.

ankara gazozu kuruluş yılı ile ilgili görsel sonucu

Zaman Gazozu

Üretim Yeri: Adana

Zaman Gazozu’nun temelleri 1940’larda atılmış. Her mevsimin taze meyvelerinden konsantre hazırlanarak mevsimine göre Portakal, Vişne, Elma, Mandalina aromalı gazozları özgün şişesiyle sunmuş.

Zaman Gazozu, bir dönemin başta  Adana olmak üzere güney illerinin en çok tercih edilen meşrubatı olmasıyla hafızalarda yerini almıştır.

zaman gazozu ile ilgili görsel sonucu

 

Dadya Datça Gazoz

Üretim Yeri: Muğla

Frambuaz aromalı bir gazozdur. Şeker pancarı ile tatlandırılan gazozda ek olarak bölgedeki diğer gazozlarda da yaygın olarak tercih edilmiş olan bal ilavesi de mevcut.

dadya datça gazozu ile ilgili görsel sonucu

Kayısı Kola

Üretim Yeri: Malatya

1971 yılından bu yana üretim yapmakta Kayısı Kola. Firmayı kuran Mehmet Yavaşlı. Limonlu ve kayısılısının yanında sadesi de mevcut. fakat şimdiki ambalajı sıradan.

kayısı kola ile ilgili görsel sonucu

Neşe Gazozu

Üretim Yeri: Adapazarı

1948’den beri Adapazarı’nda üretiliyormuş. Günümüzde, Neşe Gazoz üretimi Mümin Yüksekkaya’nın torunu Hasan Yüksekkaya’nın oğlu 3. nesilden Erol Yüksekkaya tarafından yapılmakta.

Doğal aromalı içecek  lezzetine limon, elma, vişne, çilek aromaları da ekliyorlar. Fransa, İngiltere gibi ülkelerde de market reyonlarını süslemeye başlamış.

neşe gazozu ile ilgili görsel sonucu

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

1 Comment

Bir Cevap Yazın

12 Milyar Farklı İçerikte Şampuan Sunan 110 Milyon Dolarlık Girişim

Kozmetik dünyası, tüketicileri her geçen gün yeni ürünlerle tanıştırıyor. Markaların hepsi de en iyi ürünün kendilerininki olduğunu iddia ediyor ve müşterilerinin bugüne kadar yaşadıkları kişisel bakım sorunlarını kökünden çözdüğü konusunda kendisine güveniyor. Fakat adı üstünde, “kişisel” bir bakım söz konusuysa ve her insanın farklı ihtiyaçları olduğunu da kabul etmemiz gerektiğine göre, bireye özel bir çözüm bulunması gerekmiyor mu? Function of Beauty adlı girişim, işte bu noktayı yakalayarak yepyeni bir vaatle tüketicilerin karşısına çıkıyor ve “Kendi şampuanını kendin seç!” diyor.

Geçen yılın ekim ayında kurulan New York merkezli girişim, tüketicilerin saç özelliklerini ve sahip olmak istedikleri saç tipini göz önüne alarak onlara özel formüllü şampuanlar hazırlıyor. Örneğin pürüzsüz ve parlak bir saç istiyorsanız ayrı, önceliğiniz hacimli ve düz bir saç ise ayrı bir formülü size öneriyor.

Girişim hızlandırma platformu Y Combinator’dan çıkarak, bir yıldan da az bir sürede büyük ilerleme kaydeden girişimin son olarak 12 milyon dolarlık bir gelire ulaştığı biliniyor. Hatta şirkete yakın bir kaynak, Function of Beauty’nin piyasa değerinin 110 milyon doları bulduğunu öne sürüyor.

Function of Beauty şampuanları, tüketiciye özel pazarlamanın başarılı bir örneği olarak karşımıza çıkıyor.

Şirketin CEO’su Zahir Dossa, Function of Beauty’i kurma fikrinin, Massachusetts Teknoloji Enstitüsü’nde (MIT), e-ticaret ve değer zincirinin iyileştirilmesi konularında yaptığı tez çalışması sırasında oluştuğunu söylüyor. Kişisel bakım endüstrisinin çok fazla gündemde olan bir alan olmasına rağmen, değer zincirinin son yüz yıldır neredeyse hiç değişmediğini fark etmesiyle sürecin başladığını belirten Dossa, bu noktadan hareket edip saç bakımına odaklanan ve tüketiciye doğrudan ulaşan bir girişim başlatmaya karar vermiş. Sayısız farklı saç tipinin olduğu günümüz dünyasında tüketicilerin de farklı istekleri olduğunu bilen Dossa, kişiye özel şampuanların bu boşluğu dolduracağını düşünmüş.

Saç bakımı konusunda farklı isteklere cevap veren tam 12 milyar farklı içerikte şampuan sunan şirket aynı zamanda, 5 çeşit renk ve 4 tür koku özelliği de sunuyor. Tüketicilerin kendine özel şampuan sipariş etmeleri süreci ise oldukça basit. Function of Beauty’nin internet sitesini ziyaret eden tüketiciler, burada küçük çaplı bir testle karşılaşıyor. Testte yer alan sorulara cevap vererek saç tipleri, saç yapıları ve saç derisi nemi bilgilerini veren ziyaretçiler ardından hacimli saç, uzunluk vb. noktalardaki isteklerini belirtiyor. Son adımda ise şampuanın rengini ve kokusunu seçiyorlar. İnternet sitesi, bu yanıtları bir algoritma üzerinden değerlendirerek tüketiciye özel formüllü şampuanı belirliyor.

Müşteriler, ihtiyaçlarına özel şampuanı kolayca satın alıyor.

Function of Beauty, satış vaadi konusundaki başarısını müşteri memnuniyeti alanına da taşıyor. Sipariş veren müşteriler, şampuanı deneme olanağına da sahipler. Yani şampuanı deneyip memnun kalmadıklarında ürünü iade edip kendine daha uygun yeni bir formülü ücretsiz olarak alabiliyorlar. Şirketin ayrıca, bir abonelik sistemi de bulunuyor ve yeni ürünler çıktıkça abonelerine, sipariş vermeleri beklenmeden şampuanları gönderiliyor.

Dossa, satın aldıkları şampuanların nasıl yapıldığını görmek isteyen sâdık müşterileri için özel alanlar ayırarak çevrimiçi ortamdaki hızlı büyümeyi, fiziksel ortamda da küçük çaplı bile olsa sürdüreceklerini söylüyor.

Function of Beauty, belki de bireye en çok inmesi gereken ama bugüne dek bu noktada beklenen performansı gösterememiş bir alanda, yani kişisel bakım konusunda dikkat çekici ve günümüz tüketicisini yakalayan bir strateji çizmiş. Bu doğrultuda hazırladığı şampuanlarla da kişiye özel pazarlamada önemli bir başarı yakalamış. Bakalım şirket, gelecek dönemlerde hangi yeni ürünlerle karşımıza çıkacak. Peki sizce, hangi sektörler kişiye özel ürünler çıkarmada yüksek potansiyel taşıyor?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Barter Sistemi Nedir ?

Barter Nedir?

Eğer daha önce kullanmadığınız ve çok sevmediğiniz oyuncaklarınızı başka oyuncaklarla takas yaptıysanız, siz çoktan barter sistemine dahil olmuşsunuz demektir. Barter para olmadan bir servis karşılığı ya da bir ürün karşılığında yapılan takas sisteminin adıdır. Bu tarz bir takas yöntemi çok eski uygarlıklar tarafından kullanılmış ve hatta hala bazı kültürler tarafından bu sistem kullanılmaktadır. Örneğin pizza malzemelerinden biri olan parmesan peyniri hala Kuzey İtalya ve Romanya’da para alternatifi yerine kullanılıyor yani barter sistemi ile alınıp veriliyor.

Barter sistemini basit bir örnek ile düşünelim; biz bir halı mağazası sahibiyiz ve iş yerimizin ışıklandırmasını değiştirmemiz gerekiyor ancak bunun için bütçemiz yok. Biz ise bir elektrikçiyle anlaşıp bizim ışıklarımızı değiştirmesinin maliyeti karşılığında elektrikçiye aynı değerde iş yerinin halılarını döşemeyi teklif ediyoruz. Sonuç olarak para kullanmadan ticaret gerçekleşmiş oldu yani barter sisteminden yararlanmış olduk.

Dünyada barter örnekleri:

Çay Blokları

 

 

 

 

 

 

Asya ülkeleri tarafından ikinci dünya savaşı sırasında çay blokları para yerine kullanılıyordu. Moğolistan, Tibet ve Sibirya 19. yüzyıldan itibaren 1935 yılına kadar hayvan alımlarında ve vergi ödemelerinde de kullanılıyordu. Çay blokları o dönemde 1 rupi değerine denk gelmekteymiş . Hatta çay blokları bu bahsi geçen ülkelerin paralarından daha değerli bir haldeydi.

Permesan Peyniri

Pizzalardan aşina olduğumuz permesan peyniri hala Kuzey İtalya ve Romanya’da barter yapılarak kullanılıyor. 1 baş permesan peynirinin 300 dolara denk gelmesinden dolayı İtalya’da olan Banco Emiliano Bankası teminat olarak bu peynirleri kabul ediyor. Neden bu kadar değerli olmasının sebebi ise 1 baş permesan peynirinin 2-3 yıl içerisinde oluşmasından kaynaklanıyor. 2009 yılında 187 milyon dolar değerinde peynir rezervine sahip olan bankaya bir çok kez soygun girişiminde bulunulmuştur.

Mobil Dakikalar

2011 yılından itibaren Mısır, Nijerya, Hindistan Güney Afrika ve Gana gibi ulusal para birimi hiperenflasyon etkisinde olan ülke vatandaşları telefon dakikalarını alışverişlerde kullanabiliyor. Yani barter sistemini ülke insanları kontörlerle sağlıyor.

Barter sisteminin avantajları ve dezavantajları:

Avantajlar:

  • Esneklik: Barter sisteminin ilk avantajı esnekliktir. İstediğin ya da satın almayı planladığın ürünü nakit kullanmadan her hangi bir ürün veya servisle temin edebilirsin.
  • Vergiler: Barter sistemi vergilendirilebilir bir sistem olmadığı ya da henüz vergilendirmenin bir yolu bulunmadığı için barter sistemini kullanarak vergi ödemeden muaf olunabilir.
  • Döviz rahatlığı: Uluslar arası her hangi bir barter sistemi ile yapılmış ticarette döviz kaynaklı bir sorunla karşılaşılmaz.
  • Basitlik: Son ama en önemli avantaj barter sisteminin çok basit olmasıdır. Kazan-kazan biçiminde ilerler.

Dezavantajlar:

  • Lojistik sorunları: Barter sistemi kullanılarak yapılmış her hangi bir işlemin (özellikle uluslar arası olanlar) lojistiğinde riskler her zaman olaya dahildir.
  • Vadeli gibi bir alternatif olmaması: Vadeli yapılan işlemlerde çek veya senet kullanıldığından her hangi bir vadeli işlem kabul görmez bu sistemde.
  • Bölünemezlik: Diğer bir dezavanajda bütün ürünler veya servisler bölünebilir olmamasıdır. Örneğin bir galericinin bir araba karşılığında galerisini boyatmasında değer eşliği bulunması çok zordur

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link