Türkiye’den Neden “Google” Yerine “Geliyoo” Çıkıyor? 9

Son birkaç gün içerisinde yerli arama motoru ‘Geliyoo‘ ile ilgili haberleri sıkça duymaya başladık. Bunun altında yatan sebep ise Ulaştırma, Denizcilik ve Haberleşme Bakanlığı’ndan gelen bir “Yerli arama motoru” çalışmasına başlandığını belirten açıklamalar.

Google, Yandex ve Baidu gibi hizmetler yerine Türk yapımı bir arama motoru çalışmasına başlamak şüphesiz Türkiye için çok önemli bir adım gibi gözükse de aslında içi boş bir gündemden başka bir şey değil.

Tam da bu noktada Geliyoo gibi komik bir girişimi konuşmak yerine belki de kendimize “neden?” sorusunu sormamızın zamanı gelmiştir diye düşünüyorum. Bundan yola çıkarak oluşturduğum ‘çünkü‘leri paylaşacağım bugün sizlere.

Çünkü abartmayı çok ama çok seviyoruz
Hemen hemen her hafta “Türk mucitlerin müthiş buluşu”, “liseli Türk tüm dünyaya kendinden bahsettirdi” gibi haberlerle karşılaşıyoruz. Bu haberler algımızda öylesine çok yer etmiş olacak ki, en ufak bir gelişmeyi bile “müthiş” olarak algılıyor, havalara uçuyor, gururlanıyoruz. Sonuç olarak da yapımı için 10 milyon TL harcandığı ve 10 yıldır üzerinde çalışmaların sürdüğü yerli arama motoru olarak lanse edilen Geliyoo.com‘un aslında Google alt yapısını kullanan basit bir platform olduğunu anlamakta güçlük çekiyoruz.

Çünkü “dışı benzesin yeter abi” prensibine sahibiz

Bu prensip en ilginç bulduğum prensiplerden biri.  İcat ile imitasyon arasındaki farkı anlayamayacak kadar eğitim yoksunu kişilerin “Müthiş yenilik” diye lanse ettikleri icatların tümünün arkaplanında bu felsefe yatıyor. Mucit, elindeki kaynaklarla oluşturduğu yeniliğinin dışı bir şeye benzediğinde misyonunu tamamlamış oluyor; tıpkı Geliyoo örneğinde tek bir script ile yapıldığı gibi.

Çünkü sonuç odaklıyız. Bu da yaratıcılığımızı elimizden alıyor.

Bizim için başarı sınavlardan 5 almak, üniversiteye kapağı atmak, rapor dönemini geçirmek, kampanyayı sonlandırmak, yıl sonu kapanışını yapmak oldu çoğu kez. Süreçten zevk alan insanlar olarak yetiştirilmedik. Belki de o yüzden hep mutsuzuz, tatminsiziz, hazımsızız.

Herşeyden önce şunu bilmemiz gerekiyor: Başarı bir yolculuktur, varılacak son nokta değil. Bunu kabul etmediğimiz an, yerimizde saymaya devam ettiğimiz andır.

Çünkü özgün fikir yaratamıyoruz

Yukarıda saydığım 3 ‘çünkü‘nün ardından sıra geldi en büyük eksiğimize: Özgün fikirler üretmek için yeterli donanımızın olmaması. Sevgili arkadaşım Holmes‘un bu konudan bahsettiği bir yazısı var. Holmes şöyle diyor;

Özgün fikirler, yaratıcı çözümler, ezber bozan değişimler ancak ve ancak özgür zihinlerden, sanal parmakların ardında hapsedilmemiş bireylerden çıkar.

Onlar kutunun dışını görebilen, olaylara yeni bir bakış açısıyla bakabilme kabiliyetlerini gelişmiş, gömleğinin son düğmesinin boğazını sıkması gibi bir takım sorumlulukları olmayan özgür zihinler. Onlar, ofis demirbaşlarının süzen bakışlarına maruz kalan, buzlu camların ardından her hareketi gözlenen modern dünyanın yarattığı kölelerden değiller.

Bugün dünyanın en değerli şirketlerinin yarattığı ofis ortamının arkasında yatan motivasyona baktığımızda yukarıdaki paragrafta süslü cümlelerle anlatmak istediğim baskıcı rejime çalışma ortamlarında yer vermeyen, dünyayı değiştirecek zihinlerin ancak ve ancak özgür düşünebilen bireyler tarafından yaratabileceğine inanan geleceğin liderlerinin yarattıkları değişimi görmek mümkün.

Ancak ve ancak giydikleri kıyafetleriyle, kesmedikleri sakallarıyla, gömleğinin açık kalan son düğmesiyle, CC’de yanlış sıraladığı isimlerce yargılanmayan, işine odaklanabilen ve yalnızca bundan sorumlu tutulan bir birey ezber bozan işlere imza atabilir.

 

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

9 Comments

  1. Burada saydığınız bütün çünkülerin aslında tek bir çünküsü yani sebebi var. Yalnızca onu yazsanız da olurmuş. Nedir o çünkü?
    Çünkü biz devletçi bir devletin altında ezilip kalmış toplumcu bir milletiz. Bilişimde dünya devi olan şirketlerin çıktığı yerlere baktığınızda, oralarda ki toplumun bireyci olduğunu ve devletin de bireylerin hak ve özgürlüklerine saygılı olduğunu görürsünüz. Biz de ise yapılan her iş bireylerin kendilerini tatmin etmesi için değil, kendilerini topluma beğendirebilmesi için yapılan iştir. Büyük hayallerle kurulan bir girişimden tutun da bakkala ekmek almaya giderken yaptığımız pantolon seçimine kadar her şey “Komşu ne der?” sorusunun bir cevabı olarak şekillenir.
    Toplumcu bir toplum olduğumuz sürece de asla ve asla hiçbir birey yaratıcılığını konuşturamayacak ve bir yatırım fonuna aktarılsa binlerce girişimin hayat bulmasını sağlayacak miktarda paralar az sayıdaki girişimci ruhlu iş adamlarımızdan vergi olarak alınıp, toplumcu toplumu yaratan devletçi devletimizin hiçbir işe yaramayan iktisadi teşebbüslerine gitmeye devam edecek! Tek “çünkü” budur. Diğerleri bu “çünkünün” sonucu olabilir ancak.

  2. yıllardır düşündüğüm şeyi başkasından da duymak çok güzel. bizim insanlarımıza “biz yaptık” diye içi boş bidon gösterin onunla bile övünüyor. Geliyoo dediğimiz şey ise bir arama motoru değil çakma bir tema sadece

  3. pazarlamasyon adına talihsiz bir yazı olmuş. Geliyoo başarısız bir proje olsa da bir halkı bu derece basitleştirerek eleştirmeyi doğru bulmuyorum..

  4. Abdullah’a bir nebze katılıyorum. Şöyle kötüyüz böyle kötüyüz suramız eksik buramız eksik madem farkındasınız buyrun kardeşim tutanmı var ? konuşmakla olmuyor ağalar elinizden bir şey geliyorsa urtaya koyun sürekli biz yapamayız deyip durmayın. Adamın canını sıkmayın :) şurada inovasyon yapacağız onuda ağzımızdan burnumuzdan getiriyorsunuz yapmıyorum lan :)

    1. Ben size katılmıyorum.

      Eksikliklerini bilmek insanı ileriye götürür. Konuşmakla olmuyor, evet haklısınız ama her işi bilen kişi yapmalı. Başkalarına bakıyoruz gerçekten güzel fikirler çıkıyor ve gerçekten güzel işler yapıyorlar. Birde bizimkilere bakıyorsunuz ( hepsinden bahsetmiyorum Geliyoo gibi şirketler ) bazı dönemlerde halkımızın duygularından beslenerek yükselmeye çalışıyorlar. Madem bu işten anlıyorsun, kendi sistemini kur. Hazır olan bir sistemin mantolamasını farklı yapıp piyasaya sürmek ne kadar inovatif bir hareket sizce? Geliyoo bu altyapıyı kullanarak bize Google’dan farklı bir hizmet mi sunuyor? Madem Google’dan çekiyor bizzat Google’ın kendisini kullanırım. Demek istediğim şu; ne yazık ki bu tarz şeyler inovatif eylemler değil ve inovatif teriminin bu tarz işlerde kullanılması kelimenin değerininde düşmesini sağlıyor. Kısaca, Herkes bildiği işi yapmalı, eğer bir şey geliştireceğim diyorsan ortaya yenilikçi bir fikir koyarsın, eğer koyamıyorsan da başka sistemleri kullanarak ben size “yerli arama motoru” sunuyorum dememek gerekiyor, yoksa sizi bir anda böyle gözlerden düşürür. Şimdi bu şirket kendi altyapısını kursa bile artık insanlar güvenmeyecek. Bazı şeylere dikkat edilmesi gerekiyor.

      1. Seyit Bey,

        Çok güzel yazmışsınız sonuna kadar katılıyorum. Fakat şöyle bir durum söz konusu. Bizler gelişmekte olan bir ülkede yaşıyoruz. Gelişmekte olan bir ülkede bu denli yeni projeleri duyup hor görmemizi hoş karşılamıyorum. Şöyle örnekleyeyim; bir bebek nasıl ki ”yapılmayacak” şeyleri yapa yapa, ”yapılacak” şeyleri öğreniyorsa ülkenin içinden geçtiği süreçte bazı hataları yapması doğaldır diye düşünüyorum. Bize düşen vatandaş olarak kendimizi geliştirmektir. Haberi ilk duyduğumda aaa ne güzel ya! dedim. Sonra makaleyi okudum ve hadi yaa google alt yapısı mı? diye bir burukluk hissettim. Şimdi ise yazıyı yazarken biz vatandaşlara burada iş düşüyor demek kalıyor. Burada sadece yazılımcı olmak değil; iyi bir yönetici, kurgulayıcı ve insan olmakta gerekiyor… Herşeyden önce gençlik nereye gidiyor sorusunu kendimize sormamız gerekli. Okullarda, şirketlerde veya herhangi bir azınlık diye hor gördüğümüz parlak fikirleri kimse önemsemiyor. Sosyal medya yanlış bir şekilde kullanılmaya devam ediliyor. Sonucunda üretimin sıfır olduğu ve sadece kahkaha atmayı bilen hantal varlıklarla karşılaşıyoruz. Bugün bu kadar insanın bir konu üzerine tartışması bile güzel bir gelişme. Ben okurken hem bilgileniyor hemde fikirler üretiyorum. Umarım herşey daha iyi olur…

        Herkese Saygılar,

  5. Kendimizi yerden yere vurmaya bayılıyoruz. Kendi içimizden başkalarını eleştirmeye daha çok bayılıyoruz. “Geliyoo” işinin niteliği iyi bir düzeyde olmayabilir. Biraz desteklenerek daha iyi hale nasıl getirilebilir diye düşünen birisinin olduğunu da sanmıyorum. Duck Duck Go arama motorunu duyanlarınız var mı bilmiyorum ama oldukça popüler. Kendi algoritması yerine yandex, bing ve başka kaynaklar kullandıklarını zaten açık bir şekilde söylüyorlar. Biz sizi takip etmiyoruz diyorlar, bizde reklam yok diyorlar, kendilerini farklıılaştırabilmişler. İstatistiklerine baktığımızda günlük milyonlarca arama yapıldığını görebilmekteyiz. https://duckduckgo.com/traffic.html

  6. Tebrikler. Ufuk açıcı ve ilham verici cümlelere sahip özgün bir yazı olmuş.

Bir Cevap Yazın

Axe’dan Deri ve Kurabiye Kokulu Yeni Deodorant: Evet Deri ve Kurabiye! 0

Alt nota, üst nota, odunsu çiçeksi gibi parfüm terimleri hepimizin hayatında bir şekilde karşılık buluyordur eminim. Ve ideal bir parfümde alt nota ile üst notada kullanılan koku mikslerin birbirleri ile uyumlu bir beraberlik yakalaması isteriz. Ancak erkek deodorant markası Axe, deri ve kurabiye kokusunu mikslediği ilginç bir ürün ile karşımıza çıkarak bildiğimiz tüm kuralları yıkıyor.

Kişisel bakım dünyasının kadınlara fazlaca yoğunlaştığı sıradan bir dönemde “erkeklere özel” sloganı ile gelerek tabiri caizse kendi küçük devrimini yaratan deodorant markası Axe, ‘Collision’ ismini verdiği ürün hattının ilk ürünü tanıttı.

Deri ve kurabiye kokusu dediğimizde sizlerde ayrı ayrı deri ve fırından yeni çıkmış taze kurabiye kokusunu düşünüp onları bir araya getirmeye kalktınız mı bilmiyoruz ama oldukça merak uyandırıcı olduğu konusunda hemfikiriz gibi.

Axe Collision ismi verilen ürün hattı deodorant ve duş jeli olarak iki farklı ürünle tüketicisini selamlamaya hazırlanırken, marka tarafından bu beklenmedik koku beraberliği aslında biz bu ikiliyi bir karıştıralım ya kokusu gerçekten güzel olursa mentalitesi ile üretilmiş ve  “ tamamen farklı dünyaların taze ve sıcak kokuları ” olarak tanımlanmış.

Bu sonbaharda tüm Avrupa’ya tanıtılması planlanan Axe Collision Leather + Cookies ülkemize de gelir mi bilmiyoruz ancak tanıtımı için hazırlanan ve hepimizin akılında acaba güzel kokacak mı sorusunu yanıtlamaya çalışan eğlenceli reklam filmini aşağıda izleyebilirsiniz.

Genelde deri kokusu, yeni tanıtılan arabalarda kullanılıyor ancak kurabiye kokusu ile karıştırıp deodorant olarak kullanmak aklımıza gelmezdi. Peki siz Axe’ın sıradanlıktan uzak, tabuları yıkan yeni deri ve kurabiye kokulu yeni Collision serisi hakkında neler düşünüyorsunuz?

Burger King, Mutsuz Wendy’s Müşterilerinin Tweet’lerini Kullanarak Reklam Yaptı 0

Fast food restoran zinciri Wendy’s, sosyal medya ile arası oldukça iyi olan bir marka. Öyle ki, marka geçtiğimiz aylarda Twitter’daki retweet rekorunun kırılmasıyla sonuçlanan bir Twitter kampanyası yapmıştı. Ancak markanın dünya çapında reklam yapmasını sağlayan bu mecra, şu sıralarda kendi aleyhine işleyen bir kampanyayla çalkalanıyor.

Wendy’s, müşterilerine sunduğu baharatlı tavuk parçaçıklarının satışını geçtiğimiz mart ayında sonlandırdı. Bunun üzerine de bazı Wendy’s müşterileri, bu durumla ilgili hayal kırıklarını ifade eden tweet’ler attılar. Burger King de Wendy’s müşterilerinin attığı bu tweetleri “sponsorlu tweet” haline getirdi. Burger King’in bunu yapmaktaki amacı ise satışa sunacağı “baharatlı tavuk parçacıkları”nın tanıtımını yapmaktı.

Burger King, bu tweet’leri bir reklam malzemesi olarak kullanarak hem baharatlı tavuk parçacıklarını seven Wendy’s müşterilerinin dikkatini çekti hem de Twitter’ın gücünü, ondan çok iyi bir şekilde faydalanan rakibine karşı kullanmış oldu.

Bununla birlikte Burger King, yeni baharatlı tavuk parçacıklarını tanıtmak için reklam tabelalarını da kullanıyor. Aşağıda paylaşmış olduğumuz tweet’te yer alan görselde de görebileceğiniz gibi, yeni ürününü tanıtmak için rakibine karşı oldukça agresif bir reklam kampanyası yürüten Burger King, bir Wendy’s şubesinin karşısında yer alan bir reklam tabelasında yeni ürününü tanıtan bir reklama yer vermiş.

Ayrıca Burger King, bu reklam kampanyasıyla ilgili olarak resmi Facebook sayfasından da bir paylaşım yaptı. Burger King’in Wendy’s’e açık bir şekilde göndermede bulunduğu bu esprili Facebook paylaşımında, “adı Wendy olan ve New York’ta yaşayan kişilerin, 13 Ekim günü öğleden sonra belirli Burger King restoranlarına giderek kimlikleriyle birlikte ücretsiz olarak baharatlı tavuk parçacıklarından alabilecekleri” ifade ediliyor.

Bu reklam kampanyasında Wendy’s’i hedef alan Burger King, geçtiğimiz günlerde de “It” isimli korku filminin Almanya’daki galasında yaptığı reklam ile bir diğer rakibi McDonald’s‘ı hedef almıştı. Bu tarz akıl dolu ve sıra dışı reklamlar söz konusu olduğunda dünyaca ünlü fast food restoran zincirinin bu işte oldukça iyi olduğunu rahatlıkla söyleyebiliriz. Marka, bu yılın ilk aylarında da yanan restoranlarının fotoğraflarını kullanarak ilginç bir reklam kampanyasına imza atmıştı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link