Türkiye’de GSM Pazarı 0

“Türkiye’de Sektörlerin Pazar Analizleri” yazı dizimize, 67 milyonu aşkın abonenin yer aldığı, rekabetin en yoğun ve en sıcak olduğu “GSM” sektörü ile başlıyoruz. Turkcell, Vodafone ve Avea‘nın bulunduğu pazarda, akıllı telefonların hayatımıza girişi ile birlikte, rekabet ses taşımadan, veri taşımaya doğru kaymakta ve şirketler bu alanlara yatırım yaparak, gelecekte tamamen mobil internet sağlayıcısı konumuna geçecekleri dönemlere hazırlık yapıyorlar. Fakat pazarda halen en büyük geliri, konuşma, ses taşıma ücretleri sağlıyor. Aynı zamanda, özellikle numara taşımanın operatörler arasında serbest kılınması ile şirketler arasında abone sayısını artırma konusunda da büyük bir savaş var. Şirketlerin abone sayılarını artırmanın yanında, dikkat ettikleri diğer nokta da faturalı abonelerin sayısının artırılması yönünde. İncelememizde de şirketlerin abone sayıları ve faturalı hat sahipleri kullanıcıları üzerinde özellikle duracağız.

türkiyegsmtüketici

Analize başlamadan evvel, Türkiye’de tüketicilerin operatör seçimlerinde etkili olan faktörlere göz atmamızda yarar var. Buradaki faktörlere göre operatörlerin pazardaki konumlarının nedenlerini daha kolay anlayabilirsiniz.

turkcell

BTK’nın ve Turkcell’in 2012 4. Çeyrek raporlarına göre, Turkcell 2012 yılını 35.1 milyon abone ile kapattı. Bir önceki yıl 34.5 milyon olan abone sayısını yarım milyon artırarak, rekabetin yoğun yaşandığı bir yılda numara taşımalarla abone kaybetmesine rağmen, avantajına çevirmeyi bildi. Şirket, faturalı abonelere yönelik kampanyaları ile, 2011’de 11.7 milyon olan faturalı hat sahibi müşterilerinin sayısını 1.5 milyon artırarak, 13.2 milyon seviyesine çıkardı.  1.5 milyonluk artışa rağmen, Turkcell’de ağırlık hala faturasız hatlarda. Toplam abone bazındaki faturalı abonelerin oranı, bu artışla %37.5’a yükseldi.  Turkcell’in rakiplerine göre iki kata yaklaşan abone sayısının en büyük sebebi kuşkusuz, kapsama alanı ve hizmet kalitesi. Turkcell’in diğer operatörlere göre verdiği kaliteli ve hızlı taşıma hizmeti, markanın en büyük tercih edilme nedeni olarak göze çarpıyor.

abonee

Turkcell’in abone başına aylık ortalama geliri (ARPU), 2011 yılına göre %10 artarak 21.8 TL’ye ulaştı. Turkcell’in 2012 yılı toplam geliri de 8.73 milyar TL’ye ulaşarak tüm zamanların gelir rekorunu kırdı. Turkcell, gelirlere göre pazardan %51 pay alıyor. Abone sayılarına göre de pazarda açık ara lider olan Turkcell, ARPU oranında ise rakiplerine göre geride kalıyor.

vodafone

Vodafone, 2012 yılında, 2011 yılına yaklaşık 1 milyon yeni abone kazanarak, yılı 18.9 milyon abone sayısı ile kapattı. Faturalı abonelerde ise geçen yıla göre %18 oranında bir gelişme kaydeden Vodafone şirketin en yüksek seviyesinde ve 6.6 milyon abone sayısına ulaşmış durumda. Faturalı abonelerin toplam abone içerisindeki payı %35.9 olarak gerçekleşti. Vodafone’un abone başına aylık ortalama geliri de 21.8 TL olarak gerçekleşmiş. Vodafone Türkiye, 2005 yılında Telsim’i satın alarak girdiği pazarda, 2009 yılından bu yana çift haneli büyüme gerçekleştiriyordu. 2012 yılında da bu çizgisini devam ettiren Vodafone, 13. çeyrek sonunda da çift haneli büyümeyi sağlayabildi.

Abone sayısına  göre Türkiye’de pazarda 2. sırada olan Vodafone, Turkcell’i abone sayısında biraz geriden takip ediyor. 35.1 milyon abonesi ile neredeyse Vodafone’u ikiye katlayan Turkcell bu alanda rakipsiz bir konumda. Vodafone’un 2012 yılı geliri, 4.92 milyar lira olarak gerçekleşti ve gelir dağılımına göre de ikinciliğini %29 oranında ki payı ile korudu. 

avea

Sıra geldi, pazarın en genç, en dinamik markası Avea’ya. Avea, 2012 yılı sonunda abone sayısını 13.5 milyona yükseltti. 2012 sonunda 6 milyon faturalı aboneye  sahip olan Avea, faturalı abone büyüme oranında liderliği kimseye kaptırmadı. Toplam abone sayısının, %44’ünü oluşturan faturalı aboneler Avea’nın genel ARPU’sunda negatif bir etki yaratsa da, faturasız aboneler sayesinde genel ARPU’sunu yükseltmiş. 22.45 lira abone aylık ortalama geliri ile rakiplerinin önünde yer alan Avea, 3.47 milyar liralık yıllık geliri ile kuruluşundan bu yana en yüksek rakama ulaşmış oldu. Faturalı abonelerde %44’lük bir orana erişse de Avea, faturalı abonelerin ARPU’sunda rakiplerine göre düşük bir grafik çizmiş. Sektörde 2012 yılında, 341 dakika konuşturma ortalaması ile, en çok konuşturan operatör olan Avea, konuşturmanın yanında yaptığı yatırımlar ile, mobil internet gelirlerini de %339 artırdı.

faturalı mobil arpu

Avea hem abone sayısı hem de yıllık gelirlere göre pazarda 3. sırada bulunuyor. Kalitesini artırma çalışmalarını sürdürse de, Avea ekonomik bir GSM firması olarak konumlanmış durumda. Tüketicilerin gözünde de, kalite olarak Turkcell’in oldukça gerisinde olan Avea’yı, çoğunlukla düşük gelire sahip aboneler ve öğrenciler kullanıyor. GSMobile, FenerCell, KartalCell,BimCell gibi ortakları ile birlikte başlattıkları projeler sayesinde de abone sayılarını artıran Avea, Vodafone’un arkasında gelirlere göre %20 pazar payı ile büyümesini sürdürüyor.

Türkiye’de her ne kadar GSM şirketlerinin gelirlerinin büyük bir kısmını (yaklaşık olarak %70) ses taşıma (konuşma) ücretleri sağlasa da, mobil internetten elde edilen gelirlerdeki artış trendi, zaman içinde bu durumun tam tersi hale geleceğinin en büyük kanıtı. Şu anda Türkiye’de 10.2 milyon kişi cepten internet kullanıyor ve bu oran neredeyse toplam abone sayısının 7’de biri durumda. Mobil internet kullanımı 2011’den bu yana 2 kat artmış durumda, kullanıcı sayısı da buna paralel olarak 5 milyon seviyelerinden 10.2 milyonlara gelmiş.

Akıllı telefon penetrasyonu ülkemizde %20’lere yaklaşmaya çalışıyor ve mobil internet gelirleri de buna paralel büyüdüğünden henüz istenen seviyelerde değil. Mobil geniş bant gelirlerinde Turkcell 2012 yılında gelirlerini %44 artırarak, 1.040 milyon liraya ulaştı. Vodafone’da Turkcell’e yakın bir büyüme oranıyla, ses dışı gelirlerini 500 milyon lira seviyesine çıkardı. Avea’da %339 artırdığı mobil internet gelirlerinde, 392 milyon TL’yi yakaladı. Fakat bu rakamlar, Avrupa ve ABD’nin oldukça gerisinde kalıyor. GSM şirketlerinin sürekli tüketicilere ucuz fiyatlı veye kolay ödemeli akıllı telefon seçenekleri sunmalarının altında mobil veri taşımacılığı gelirlerini artırmak yatıyor. Çünkü akıllı telefon kullanıcıları, direk olarak aylık ortalama 500 mb mobil internet kullanan aboneler anlamına geliyor.

Pazar analizimizin son kısmında ise, uygulamaya konulması ile büyük bir rekabete yol açan numara taşıma istatistiklerine yer veriyoruz. Ülkemizde numara taşımanın serbest kalmasından bu yana toplamda 53 milyondan fazla mobil numara taşıma işlemi gerçekleştirilmiş. Mobil numara taşımada net gelen abone sayılarına göre 2012 yılında, Turkcell 928 bin abone kaybetmişVodafone 371 bin abone kazanmışAvea ise 616 bin abone kazanmış.

2012 yılı dördüncü çeyrek dönem itibariyle gelire göre pazar payları  incelendiğinde Turkcell’in pazar payının %50,64, Vodafone ve Avea’nın ise sırasıyla %28,99 ve %20,37 seviyelerinde olduğu görülmektedir. 2012 yılı  dördüncü çeyrekte gelire göre pazar payları 2011 yılının aynı dönemi ile kıyaslandığında Turkcell’in pazar payının yaklaşık 0,67 puan azaldığı, Avea’nın 71 pazar payının 0,20 ve Vodafone’un pazar payının ise 0,47 puan arttığı  görülmektedir.

Kaynaklar : Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumu, Türkiye Elektronik Haberleşme Sektörü – Mart 2013

Turkcell, Vodafone, Avea 2012 yılı 4. Çeyrek Raporları

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Bugün, 'Blind Date' İndiriminde Son Gün!
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link