Türkiye’de Futbol Pazarlaması – 1 0

Markaların en büyük hedefi sadık ve kendilerine bağlı müşteriler yaratmaktır. Hatta bu müşterileri birer marka avukatı haline getirmektir. Bu sayede  satın alma kararlarını kökünden etkileyerek daha fazla kâr etmektir. Şirketler böyle bir kitle yaratabilmek için pek çok strateji geliştiriyor ve milyonlarca dolar harcıyorlar. Örneğin, Apple gerçekten son dönemdeki ürün ve stratejileri ile bu tarz bir taraftar kitlesi yaratmış durumda.

Peki ya futbol kulüpleri ? Milyonlarca dolar ve pek çok stratejiyi kullanmadan, sadece geçmişten gelen hikayeler ile oluşturulan markaları ile hitap ettikleri milyonlarca fanatiğe sahipler. Ancak yine de marka olma konusunda pek çoğu büyük sıkıntılar yaşıyor. Hatta bazıları özellikle Anadolu Kulüpleri ellerinde bulunan bu fanatik kitlenin gücünü satışa ve kâra çeviremiyorlar.

Futbol kulüplerinin en büyük vaadi seyir keyfi veren zevkli futbol ve başarı. Pek çok futbol kulübü vaatlerini bunun üzerine kurmuş durumda. Tabii farklı örneklerde yok değil, örneğin Athletic Bilbao sadece bask bölgesi oyuncularının takımda yer alabildiği bir kulüp ve onların vaadi bulundukları Bask bölgesinin bir tanıtım aracı ve bölgenin ulusal takımı olmak.

Peki temel vaatlerin bu kadar aynı olduğu bir süreç de aslında gerçek anlamda pazarlama dünyasında yaşanmıyor mu ? Aynılaşan ürünler ve benzer taktiklerin arasından sıyrılan marka algısı yaratabilmiş ve pazarda farklı şeyler söyleyebilen şirketler giderek yükselişe geçiyor.

Futbol pazarlamasında da bunun örnekleri mevcut. Örneğin, Barcelona temel unsurun çevresinde şekillendirdiği “More than a club” stratejisiyle tüm dünyada marka haline geldi. Barcelona’nın insanlara sempatik gelmesinin tek sebebi Lionel Messi ya da kazandıkları onlarca kupa değil; Barcelona yürüttüğü iletişim çalışmaları ile de onları takip edenlerin gözünde sempatik hale geliyor. Örneğin, tüm dünyada kulüplerin belki de en çok para kazandığı unsur gövde reklamını yıllarca reddettiler. Bunun sebebi  Katalan bölgesinin takımı olduğu ve o nedenle ulusal forma olarak gördükleri bu formaya reklam almak istememeleriydi. Daha sonra bunu değiştirip UNICEF ile ortaklaşa bir çalışma yürüttüler ve bu durumun her iki kurumada müthiş getirileri oldu; İnsanları önemseme üzerine bir şeyler söylemiş oldular bu eylem ile.

httpv://www.youtube.com/watch?v=kv13T4J6fxE

Yine aslında şirketlerin yaşadığı süreç ile oldukça bağlantılı bir örnek olacak; Girişimcilikten ve kendi yarattığı kaynaklar ile büyüyen, güçlenen şirketlerden bahsediyoruz. Bir de global bir güç olup satın aldıkları firmalar ve ürünler ile yolunu çizen firmalar var.Barcelona, hem altyapısına önem verip kendi kaynakları ile hem de global bir kulüp olmalarının verdiği ekstra güç kazandıkları diğer kaynakları (dış transfer) birlikte kullanarak bir sentez ortaya çıkarıyor. Ancak burada da genelde gelecek vaad eden ve geliştirilmeyi bekleyen oyuncuları seçiyorlar.Aslında bu noktada da yine marka algısına katkı yapıyorlar. Kendi kendine yetebilen bir kulüp ve kendi değerlerinden yetiştirdiği oyuncular ile dünyanın en iyi futbolunu oynamaya çalışmak bu değerin adı. Yarattıkları bu değer insanlara itici gelen Arap ve Dubai şeyhlerinin para ile yarattıkları kulüplerden daha sempatik geliyor. Hatta Barcelona’nın R.Madrid karşısında bu denli büyük bir sempati görmesinin en büyük sebeplerinden birisi de bu. Çünkü R.Madrid’de kendi kaynaklarından ziyade, paranın gücüyle başarıya koşuyor.

Galatasaray’ın “Avrupa Fatihi” lakabı sportif başarıları sebebiyle oluşturulmuş bir marka kimliği aslında. Galatasaray bunun üzerinde çalışmalar yapmayı hiç düşünmedi, birazda gelecek yıllarda da mali disiplinlerin iyi yönetilememesi ve sportif başarıların ortadan yok olmasıyla bu kimliğini kaybetti ve oldukça zor günler geçirdi.

Altyapı ve sportif başarıların dışında bir diğer konuda Tesisleşme. Türk futbolu tesisleşme standartları bakımından Avrupa liglerine göre oldukça geri kalmış durumdaydı. Son dönemde bu konuda atılan adımlar ile şehirlerimizde standartları yakalamış tesisler oluşturulmaya çalışılıyor. Bu mutlaka taraftarın stada gelmesi açısından olumlu bir gelişme fakat tesisleşme ile futbol kültürünün o şehre de oturtulması ve şehir kulübünün marka algısı yaratması gerekiyor. Örneğin, Türkiye Süper Ligi‘ne önemli katkılar yapan Kayserispor hala boş tribünlere oynamaya devam ediyor veya Bursaspor Süper Lig şampiyonu bir ekip olup, şehre yaşattığı Avrupa maceraları ile müthiş bir tanıtım şansı kazandırmasına rağmen hala sponsor problemi çekiyor.

İşte bu noktada aslında kulüplerin bir bütün halinde marka ve pazarlama stratejilerini oluşturmaları gerekiyor. Son dönemde Fenerbahçe sportif başarılarını oldukça güzel yönetti fakat şike davası ile durum birden tersine döndü.  Şimdi ise Galatasaray kulübü yaptıkları ile ön planda gözüküyor, sportif başarılarını stad doluluğuna yansıtmış durumdalar. Daha önce kazandıkları unvanı yine hatırlatıp, üzerine bu kez marka algısına hizmet edecek stratejiler koyup ve aynı zamanda kendi kaynaklarını kullanma yolunda kararlılıkla devam ederlerse ülkemiz futbol marka değerini daha da geliştirirler.

Bu yazıda daha çok futbol kulüplerinin temelde ne gibi vaatleri olduğu ve hangi konuların marka algısı yaratmada kilit roller üstlendiği üzerinde durduk. Bir sonraki yazımızda daha çok “Türk Futbol Kimliği” üzerinde duracağız.

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

SOR’UN Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programını Başlattı 0

Chat botları kullanarak şirketler ve müşterilerin iletişimlerini düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlayan SOR’UN, şimdi de platformda sivil toplum destek programını başlattı. Bu program ile sivil toplum kuruluşları platformda bulunan SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini kullanabilecek.

2015 yılında kurulan SOR’UN geçen iki yılda platformda 10 farklı markaya 15 chat botla hizmet vermeyi başardı ve platform üzerinde 750 bin civarı konuşma gerçekleştirildi.

SOR’UN / Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programı

SOR’UN olarak Sivil Toplum Kuruşları Destek Programını başlattık. Bu program çerçevesinde Sivil Toplum Kuruluşları SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini tüm süreçlerinde kullanabilecek. Bu desteğimizi ilk olarak Türk Eğitim Vakfı ile başlattık. Onların da platform hakkında görüşlerini rica ettik. Aşağıda yorumları bulabilirsiniz.

TEV SOR’UN Açıklaması

“Çağımızın gerçeği internet devrimi ve dijital platformların kullanımı nasıl bireyler ve markalar için hızlı ve köklü değişimler yaratıyorsa sivil toplum kuruluşlarını da yeniden şekillendiriyor. Online platformlar aynı anda birden fazla kişiye hızlı ve az maliyetle ulaşmak gibi önemli avantajlar sağlıyor. SOR’UN platformu ile vakfımıza sunulan ‘’canlı destek’’ uygulaması bunun en güzel örneklerinden biri. SOR’UN, ayrıntıları iyi düşünülmüş, ara yüzleri oldukça estetik ve kullanıcı dostu olan, raporlama anlamında tüm ihtiyaçlara cevap veren çok kullanışlı bir uygulama. Bursiyerlerimize, bağışçılarımıza ve vakfımızla çift yönlü iletişim halinde olmak isteyen kişilere tek bir çatı altında hizmet verebiliyoruz. “SİZ SOR’UN BİZ CEVAPLAYALIM” mottosu ile sunduğumuz bu platform, kendimizi tam anlamıyla ifade edebilmemizi ve hedef kitlemize güncel olanı ulaştırmamızı sağlıyor. Vakfımız kadar diyalog sağladığımız kişiler de bu sinerji ile kendilerini en iyi şekilde ifade edebilme fırsatı bularak sorularını açıkça sorabiliyorlar. Faaliyetlerimize ve kurumumuza katma değer yaratan bu uygulama için çok teşekkür ediyoruz.” 

Yeni SOR’UN Ürünleri

SOR’UN Chat, Social & Help SOR’UN olarak kanal sayımızı arttırmaya devam ediyoruz ve yeni entegre kanallarımızı 2 yeni ürün olarak iş ortaklarımızın kullanıma sunduk.

SOR’UN Social & SOR’UN Help: SOR’UN Social iş ortaklarımız bundan sonra Facebook, Twitter ve Instagram kanallarındaki kullanıcı yorum ve taleplerini SOR’UN üzerinden yapabilecek. Sosyal medya kanallarına ek olarak SOR’UN Help ile ise sitelerinde yer alan iletişim formlarını ve e-posta kanallarını da SOR’UN’a entegre edebilecekler. Bunun yanı sıra bu süreçleri SOR’UN AI altyapısı ile entegre edip, mevcut operasyonlarına göre daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecekler. Bu iki ürün ile ilgili tüm özellikleri yenilediğimiz internet sitemiz www.sorun.com.tr adresinden inceleyebilirsiniz. Sorularınız için bizimle bu sitede yer alana SOR’UN WebChat üzeriden iletişime geçebilirsiniz

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link