Türkiye’nin Kaçırmaması Gereken Son Tren: Yazılım

Üniversitede yurt odasında bir çalışma başlattığınızı düşünün. Daha önce hiç büyük bir şirket kurmamış insanlar ile biraraya gelip, bir milyar insanın günlük hayatında kullandığı bir şey yaratıyorsunuz. Gerçekten gurur verici ve inanılmaz bir şey. Mark Zuckerberg

Karşımızda çok güzel bir tablo var. Üniversite odasında başlayan bir hareket, azimli bir grup genç, dünyayı kökten değiştiren bir sonuç. Facebook şüphesiz çok uç bir örnek. Peki ya Dropbox, Skype, Instagram ? Tamam ama bunların hepsi Amerika’da hayata geçirilen örnekler. Amerika’nın şartlarıyla ülkemizin yada başka ülkelerin şartlarını karşılaştıramayız diyenleri duyabiliyorum. Peki ya Finlandiya kökenli Angry Birds ?

Şunu kabul etmek gerekir ki artık dünya sanıldığından çok daha saydam sınırlarla çevrili. Bugün dünyanın en değerli varlığı ne değerli metaller ne de taşınmaz mallar mülkler, bugün dünyanın en değerli olgusu fikir. Eğer dünyayı değiştirebileceğine inandığınız bir fikriniz, bunu hayata geçirebilecek bir ekibiniz ve kararlılığınız varsa, fikrinizi hayata geçirmek ve finanse etmek için banka banka dolaşmanıza gerek yok. Siz sadece ateşlediğiniz fitili herkesin görebileceği bir yere koymaya bakın.

Message

Akıllı bir cihaza sahip olanlar şüphesiz WhatsApp uygulamasını bilir. Ağ üzerinden rehberinizde bulunan kişilerle ücretsiz mesajlaşmanızı sağlayan bir uygulama WhatsApp. MessageMe ise WhatsApp uygulamasıyla temelde aynı mantıkta çalışan ancak WhatsApp’ın eksiklerini iyi analiz edip, bu eksiklikleri kapatarak kullanıma sunulmuş bir diğer uygulama. 7 Mart tarihinde hizmete sunulan MessageMe, kısa bir süre içerisinde bir milyondan fazla kullanıcıya ulaştı ve tam 1.9 milyon dolar yatırım aldı.

MessageMe uygulamasının ülkemizde bir takım girişimciler tarafından yapıldığını düşünün. Gelen tepkileri tahmin edebiliyor musunuz ? Ben söyleyeyim: e bu WhatsApp’ın aynısı. WhatsApp varken neden bu uygulamayı kullanayım ki ? WhatsApp varken kimse bu uygulamayı kullanmaz. Peki öyle mi oldu: hayır !

Bugün dünyanın dinamikleri ağır sanayinin mutlak egemenliğinden yazılım endüstrisine doğru kayıyor. Hangi sektörde çalışıyor olursanız olun, karşınıza çıkan zorluklara göğüs germek , akılcı çözümler üretmek, yeni yollar ufuklar açmak için mutlaka yeni yazılımlara yeni açılımlara ihtiyaç duyuyorsunuz ve tüm bu yenilikler artık yazılımla çok daha ucuza ve kolay halledilebiliyor. Yeni dünyanın dinamiklerine yazılımcılar yön veriyor.

Peki Türkiye olarak bu yarışın neresindeyiz ? Ağır sanayi trenini kaçırışımızın üzerinden yıllar geçti. Son dönemde yaptığımız hamleler ise diğer devletler tarafından onlarca yıl önce yapılan hamleler.  Önümüzde ise trenin hareket ettiği ancak henüz kaçırmadığımız bir hamle daha var. Eğer yeni dünyanın yeni dinamiklerine ayak uydurmak, muasır medeniyetler seviyesine çıkmak istiyorsak, belkide son şans olan bu treni kaçırmamak gerekiyor. Bu trenin kaçmaması için de, devlet politikalarından melek yatırıcımlara kadar herkese büyük görev düşüyor.

Paylaş
Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

CEVAPLA