Türkiye Ar-Ge’den Korkuyor

Ar-Ge teşvikleri kullanımında Türkiye’de küçük şirketlerin birçoğu endişe içerisinde. Şirketler kabul edildikleri halde hibeyi alıp alamayacaklarından endişe eder durumdalar. Ayrıca bir kısım firmalar da projelerinin TÜBİTAK veya hakem olarak gelen öğretim görevlileri tarafından çalınacağını düşündüğünden bu teşviklere pek yanaşmıyor.

Büyük şirketler sahip oldukları hakların çok daha bilincinde. Bu konudaki genel ve en önemli kaygı Ar-Ge sürecini gerektiği gibi sonlandıramazlar ise kendilerine ödenen paranın geri istenip istenmeyeceği konusunda süregeliyor. Elbette bürokratik işlemler kaygısı da küçük şirketleri bu teşvikten uzaklaştıran diğer önemli etkenlerin başında bulunuyor.

5G Consulting Genel Müdürü Jülide Birol’a göre ; Türkiye’deki firmaların birçoğu Ar-Ge’nin gerektiği ve öneminin bilincinde. Ar-Ge konusunda en bilinçli olan sektörün bilişim olduğunu söyleyen Birol, gerekçe olarak ise bilişimin Ar-Ge harici süreçlerde de benzer sistematikleri kullanmasını gösterdi. Bir kez Ar-Ge projesini tamamlayan kurumlarda bu kültürün oturmaya başladığını belirten Birol, “Ar-Ge’yi içselleştirmiş firmalar zaten Ar-Ge merkezi, Teknokent gibi oluşumlara yöneliyor ve Ar-Ge bir yaşam biçimi haline getiriyor” bilgisini verdi.

Patentler de Ar-Ge sürecinde büyük önem taşıyor. Çünkü patenti alınmış olan bir ürünü tekrar üretmek, şirkete ağır mali yükler getirebiliyor. “Bizde yerleşik bir Ar-Ge kültürü olmadığı için patentin öneminin de farkında değiliz” diyen Birol, “Yurtdışında patentlere bakılıp, gelecek trendi takip ediliyor. Bizde ise Ar-Ge yapılıyor, sonra o ekip gittiği zaman Ar-Ge de bitiyor. Sonraki iki-üç yıl aynı hataları tekrarlayan şirket; mehter takımı gibi iki ileri, bir geri gidiyor” değerlendirmesini yapıyor.

arge

Kalifiye işçi, Ar-Ge’nin önüne geçiyor

 Ar-Ge’nin çoğu kez Ür-Ge ile karşılaştırıldığını söyleyen Birol, “Şirketler, Ar-Ge’nin uzun vadede bir getirisi olacağının farkında değil. Bizde yerleşmiş bir Ar-Ge kültürü olmadığı için özellikle mühendis alımı kimi zaman gereksiz olarak görülebiliyor. ‘Ben mühendis aldım işe ama vida sıkmayı bile bilmiyor. Benim ilkokul mezunu kalifiye işçim benim daha çok işime yarıyor’ gibi sözler duyuyoruz” dedi. Ticarileşemeyecek bir projeye destek verilmediğini belirten Birol, şirketin devamlılığını sağlamaya yönelik algının oturması gerektiğinin, hibe alma sürecinden önce gerçekleşmesi gerektiğini hatırlattı.

Paylaş
Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

CEVAPLA