Türk Markalarının Çağrı Merkezleri Ne Durumda? 0

Kurulduğu 2008 yılından beri hızla büyüyen çağrı merkezi sektörü için birçok önemli çalışmaya imza atan Çağrı Merkezleri Derneği (ÇMD), sektörün nabzını tutmaya devam ediyor. Türkiye’deki çağrı merkezi kullanım seviyesini ve mevcut çağrı merkezlerinin kapasitesini saptamak için gerçekleştirilen Türkiye Çağrı Merkezi Araştırması’nı yayımlayan ÇMD,  sektörün geleceğine de ışık tuttu. ÇMD’nin IMI Conferences ile gerçekleştirdiği araştırmaya, “bacasız fabrika” şeklinde değerlendirilen çağrı merkezi sektöründe faaliyet gösteren toplam 191 firma katıldı. Araştırma sonuçlarını ve çağrı merkezi pazarını değerlendiren ÇMD’nin Yönetim Kurulu Başkanı Metin Tarakçı, şunları söyledi:

Sektörün toplam pazar büyüklüğü 1,43 milyar Dolar
“Büyüme potansiyeli yüksek olan sektörümüz, genç nüfusa istihdam olanağı sağlaması, ekonomiye ve bölgesel kalkınmaya destek vermesi, Avrupa ülkelerine hizmet ihracatı yapabilecek imkâna sahip olması ile dikkat çekiyor. Yaptığımız son araştırmaya göre 2013, Türkiye çağrı merkezi pazarının dış kaynak servis sağlayıcıların ağırlığı artırarak büyüdü bir yıl oldu. 2012 yılında 800 milyon Dolar seviyesinde olan dış kaynak pazarının ekonomik büyüklüğü 2013 yılında 875 milyon Dolar’a ulaştı. Bu rakama iç kaynak da dahil edildiğinde toplam pazar büyüklüğü 1,43 milyar Dolar’a yükseldi.”
Telekomünikasyon ilk, finans ikinci, kamu sektörü üçüncü sırada
2013 yılında ülkemizdeki çağrı merkezi sayısının bir önceki yıla göre %2,5 oranında arttığını ifade eden Tarakçı, “2013 yılında Türkiye’deki koltuk yatırımının yaklaşık dörtte biri telekomünikasyon sektörüne yönelik kullanıldı. Yüksek oranda koltuk kapasitesi kullanan ikinci sektör, finans-sigortacılık. 2013 yılında, 2012 yılına göre en dikkate değer büyüme, sağlık ve kamu sektörlerinde görüldü. 2013 yılında kamu sektörü, telekomünikasyon ve finans sektöründen sonra en çok koltuk büyüklüğü olan sektör. Telekomünikasyon sektörü 2011 ve 2012 yıllarında BTK regülasyonlarının etkisiyle önemli derecede koltuk yatırımları gerçekleştirerek büyümüştü ama 2013 yılında bu sektördeki büyüme oranının azalması tüm sektöre etki etti.” dedi.
10’dan fazla firma Anadolu’da yatırım yapmayı planlıyor
10’dan fazla firmanın Anadolu’da yeni çağrı merkezi yatırımı yapmayı planladığını belirten Tarakçı, “Bu firmaların yaklaşık yarısı dış kaynak firması. 2014 yılında planlanmış Anadolu çağrı merkezi yatırımları daha çok İç Anadolu ve Karadeniz bölgelerinde yoğunlaşıyor.” bilgisini verdi.
Müşteri temsilcisi sayısı, daha önceki yıllara göre daha az arttı
2012 yılında 67.000 olan müşteri temsilcisi sayısının 2013 yılı sonunda 70.200 kişiye ulaştığını, bu artışın dış kaynak servis sağlayıcılarının istihdamıyla gerçekleştiğine dikkat çeken Tarakçı, temsilcisi sayısındaki artış oranını da değerlendirdi: “Toplam müşteri temsilcisi sayısındaki artış oranı, 2013 yılında daha önceki yıllara göre daha az. Bunun ana nedenlerini yarı zamanlı müşteri temsilcisi kullanım oranındaki düşüş ile önceki yıllarda telekomünikasyon sektöründeki regülasyonların etkisiyle gerçeklesen ani büyüme ihtiyacının karşılanmış olmasında aramak gerekir.”

Büyüme hızındaki keskin düşüşün nedenleri

Ortalama %15-20 dolaylarında büyüyen sektörün 2013’te % 6 civarında büyüdüğünün altını çizen ÇMD Yönetim Kurulu Başkanı Metin Tarakçı, “Büyüme hızının keskin bir şekilde düşme sebebini; yeni teşvik yasasının yeterli olmaması,, ‘izinli pazarlama’ konusundaki kanun tasarısı, mesafeli sözleşmelere dair yönetmeliğin  telefonla satışı zorlaştırması, çağrı merkezi sektörünün  ‘tehlikeli meslek’ grubuna dahil edilmesi, yarı zamanlı çalışanların SSK-SGK ödemelerindeki uygulamadan dolayı tam zamanlı çalışmaya başlamaları gibi faktörlerde aramak gerekir.” dedi.
Büyümeyi kolaylaştıran faktörler

Büyümenin önünü açan bazı adımların atılmamasının sektörü olumsuz etkilediğine dikkat çeken Tarakçı, bu konudaki düşünceleri “Telekom operatörleri ve internet servis sağlayıcılar için geçerli olan 80’e 20 kuralının ve yasal düzenlemelerin başka bankacılık olmak üzere tüm sektörlerde de geçerli olması durumunda, sektör %25 oranında büyüyebilir. Bankacılık sektöründeki projelerin dışkaynak yoluyla verilmesinin önünün açılması , sektöre olumlu şekilde yansıyacaktır. Yukarıda bahsettiğimiz yasal düzenlemelerin sektörün önünü açarak tüm taraflara fayda sağlayacak şekilde düzenlenmesi,yurt dışında bulunan müşterilere hizmet vermeyi planlayan firmaların genel ve özel teşviklerle desteklenmesi, Türkiye çağrı merkezi pazarının yurtdışına tanıtımı noktasında devletin sağlayacağı destekler de sektörün büyümesini sağlayacaktır.” şeklinde aktardı.
Artan maliyetler şirket birleşmelerini beraberinde getirebilir.

Sektörde 65 dış kaynak şirketi olduğuna değinen Tarakçı sözlerini şöyle sürdürdü: “Şu an müşterilere verilen teklifler, üç-dört sene önceki fiyatlarla aynı. Giderlerin arttığı bir ortamda, gelirler sabit kalıyor ve risk artıyor. Şirketlerdeki karar alıcılar, teşviklerin birkaç yıl daha süreceğini, sonrasının ise belirsiz olduğunu düşünüyorlar. Şirketlerin 2014’te artan maliyetler karşısında ayakta durabilmek için birleşme yolunu tercih edebileceklerini ve satın almaların gerçekleşeceğini söyleyebiliriz.”

Sektördeki müşteri temsilcilerinin çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor
Araştırmaya göre, 2013 yılında önceki yıllara benzer şekilde çağrı merkezlerinde çalışan müşteri temsilcilerinin çoğunluğunu kadınlar oluşturuyor. Anadolu’daki çağrı merkezi yatırımlarının artmasıyla birlikte 2010 yılından bu yana erkek müşteri temsilcisi oranı %32’den %38’e çıktı. En çok müşteri temsilcisi, telekomünikasyon ve finans sektörlerinde istihdam edildi. 2013 yılında kamu sektöründe çalışan müşteri temsilcisi sayısında önemli bir artış gözlemlendi.
2014’e yönelik öngörüler
Gelecek dönemde yukarıda bahsettiğimiz duyulan yasal düzenlemelerin sektörün gelişimini destekleyecek şekilde gerçekleşmesi ve ekonomideki olumlu gelişimin devam etmesi durumunda sektörümüzün istikrarlı bir şekilde gelişimini sürdüreceğini öngörüyoruz. Bu doğrultudaki hedefin de her ilde bir çağrı merkezi olması yönünde olduğunu vurgulamak istiyorum. Dernek olarak temas halinde olduğumuz kamu yetkililerinden aldığımız bilgiye göre, finans sektörüne de telekom sektöründe olduğu gibi hizmet kalitesi anlamında bazı yasal düzenlemeler getirilmesi konusu gündemde. Bu tip bir düzenlemenin hayata geçirilmesinin, finans sektöründe istihdam artışını gerektireceğinden ve çağrı merkezlerinin faaliyet alanının genişlemesine yol açacağından genel olarak sektörün büyümesini de tetikleyen bir etki yaratacağını düşünüyoruz.Halihazırda hizmet verilen sektörlerle paralel olarak, kapasite artışının finans / sigortacılık, kamu ve e-devlet, telekomünikasyon, e-ticaret sektörlerinde daha yoğun olarak gerçekleşmesini bekliyoruz.

2014’te koltuk sayısı ne kadar artacak?

Çağrı Merkezleri Derneği’nin yayımladığı Türkiye çağrı merkezi pazarı araştırması, sektörün geleceğine ışık tuttu. Buna göre, toplam koltuk sayısı 2012 yılına göre %16 büyüme göstererek 67.500’e yükseldi. 2012’de 67.000 kişi olan müşteri temsilcisi sayısı, 2013’te 70.200 kişiye ulaştı. Bu sayının 2014 yılında 74.000’e ulaşacağını söyleyen ÇMD’nin Yönetim Kurulu Başkanı Metin Tarakçı, 2014’te şirketlerin artan maliyetler karşısında ayakta durabilmek için birleşme yolunu tercih edebileceklerini ve satın almaların gerçekleşeceğini belirtti.

Koltuk doluluk oranı %6 azaldı

2013’te 2012’ye göre ortalama koltuk doluluk oranının %88’den %82’ye gerilediği görülüyor. Özellikle dış kaynak servis sağlayıcılarında 2012 yılında görülen %85,3’lük doluluk oranının 2013 yılında %78’e gerilemesi dikkat çeken sonuçlar arasında.

Hangi teknolojiler daha yoğun kullanılıyor?

Araştırma kapsamında çağrı merkezlerinde en yoğun kullanılan teknolojiler ses kayıt, e-mail, şikâyet yönetim sistemi ve IVR. Ses tanıma, ses ile menü yönlendirme, ses ile kimlik doğrulama ve 3G-video teknolojilerinin kullanım yoğunluklarının ise daha düşük.

En çok hangi dilde hizmet sunuluyor?
Araştırma sonucuna göre, 20 dış kaynak firması, 1.000’in üzerinde müşteri temsilcisi kullanarak yabancı dille hizmet veriyor. En çok hizmet sunulan diller, Almanca ve İngilizce. Yabancı dille hizmet veren müşteri temsilcilerinin yaklaşık yarısı, yurt dışındaki firmalara hizmet veriyor. Yabancı dille yurt dışındaki firmalara hizmet eden müşteri temsilcilerinin önemli bir kısmı (%82), Almanca hizmet veriyor.
Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

SOR’UN Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programını Başlattı 0

Chat botları kullanarak şirketler ve müşterilerin iletişimlerini düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlayan SOR’UN, şimdi de platformda sivil toplum destek programını başlattı. Bu program ile sivil toplum kuruluşları platformda bulunan SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini kullanabilecek.

2015 yılında kurulan SOR’UN geçen iki yılda platformda 10 farklı markaya 15 chat botla hizmet vermeyi başardı ve platform üzerinde 750 bin civarı konuşma gerçekleştirildi.

SOR’UN / Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programı

SOR’UN olarak Sivil Toplum Kuruşları Destek Programını başlattık. Bu program çerçevesinde Sivil Toplum Kuruluşları SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini tüm süreçlerinde kullanabilecek. Bu desteğimizi ilk olarak Türk Eğitim Vakfı ile başlattık. Onların da platform hakkında görüşlerini rica ettik. Aşağıda yorumları bulabilirsiniz.

TEV SOR’UN Açıklaması

“Çağımızın gerçeği internet devrimi ve dijital platformların kullanımı nasıl bireyler ve markalar için hızlı ve köklü değişimler yaratıyorsa sivil toplum kuruluşlarını da yeniden şekillendiriyor. Online platformlar aynı anda birden fazla kişiye hızlı ve az maliyetle ulaşmak gibi önemli avantajlar sağlıyor. SOR’UN platformu ile vakfımıza sunulan ‘’canlı destek’’ uygulaması bunun en güzel örneklerinden biri. SOR’UN, ayrıntıları iyi düşünülmüş, ara yüzleri oldukça estetik ve kullanıcı dostu olan, raporlama anlamında tüm ihtiyaçlara cevap veren çok kullanışlı bir uygulama. Bursiyerlerimize, bağışçılarımıza ve vakfımızla çift yönlü iletişim halinde olmak isteyen kişilere tek bir çatı altında hizmet verebiliyoruz. “SİZ SOR’UN BİZ CEVAPLAYALIM” mottosu ile sunduğumuz bu platform, kendimizi tam anlamıyla ifade edebilmemizi ve hedef kitlemize güncel olanı ulaştırmamızı sağlıyor. Vakfımız kadar diyalog sağladığımız kişiler de bu sinerji ile kendilerini en iyi şekilde ifade edebilme fırsatı bularak sorularını açıkça sorabiliyorlar. Faaliyetlerimize ve kurumumuza katma değer yaratan bu uygulama için çok teşekkür ediyoruz.” 

Yeni SOR’UN Ürünleri

SOR’UN Chat, Social & Help SOR’UN olarak kanal sayımızı arttırmaya devam ediyoruz ve yeni entegre kanallarımızı 2 yeni ürün olarak iş ortaklarımızın kullanıma sunduk.

SOR’UN Social & SOR’UN Help: SOR’UN Social iş ortaklarımız bundan sonra Facebook, Twitter ve Instagram kanallarındaki kullanıcı yorum ve taleplerini SOR’UN üzerinden yapabilecek. Sosyal medya kanallarına ek olarak SOR’UN Help ile ise sitelerinde yer alan iletişim formlarını ve e-posta kanallarını da SOR’UN’a entegre edebilecekler. Bunun yanı sıra bu süreçleri SOR’UN AI altyapısı ile entegre edip, mevcut operasyonlarına göre daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecekler. Bu iki ürün ile ilgili tüm özellikleri yenilediğimiz internet sitemiz www.sorun.com.tr adresinden inceleyebilirsiniz. Sorularınız için bizimle bu sitede yer alana SOR’UN WebChat üzeriden iletişime geçebilirsiniz

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link