Türk İnternetindeki En Başarılı İçerik Sitelerinin Ortak Özellikleri 2

Konuk yazarımız Batuhan Apaydın tarafından kaleme alınmıştır.

Türkiye’deki internet sektörünün bugünkü halet-i ruhiyesini ve gidişatını değerlendirirken akla gelen problemlerden ilki içerik konusu. Yeteri kadar içerik üreticisi yok ve içerik üreten kaliteli mecra sayısı doğal olarak son derece az. Bu konuda konuşulacak çok şey bulunur ancak bu yazıda üç temel noktaya değinmek istiyorum:

– Türk internet tarihindeki en başarılı içerik sitelerinin ortak özellikleri

– ABD’de ve Türkiye’de sosyal paylaşım temelli sitelerin yükselişi ve geçirdikleri değişimler

– Kısır içerik piyasası neden ve bundan sonra ne olur?

İlk önce Türk internet tarihindeki en başarılı içerik girişimlerini sayalım, sonra da ortak özelliklerine geçelim.

Türk internetinin içerik tarafına bakıldığında gidişata farklı bir soluk getiren ve alışkanlıkları bozan (“disruptive” dedikleri), bağımlılık yaratan ve bu etkisini uzun zaman sürdüren başlıca 7 farklı içerik girişimi olduğunu söyleyebiliriz. Kronolojik olarak:

  • itiraf.com
  • ekşi sözlük
  • alkışlarla yaşıyorum
  • uzman.tv
  • zaytung
  • bobiler.org
  • inci sözlük

İnternet yayıncılığını gelir elde edilecek bir iş olarak görüp emek harcayacak ve para yatıracak kişilerin yukarıda sayılan sitelerin başarı hikayelerini iyi bilmesi gerekiyor. Nasıl yükseldiler (ve bazıları nasıl inişe geçti), nasıl dönüşümler geçirdiler, hangi ihtiyaca karşılık verdiler, nasıl gelir modeli ürettiler, nasıl komünite yarattılar gibi temel soruların cevapları lazım.

Soruların bir kısmının cevaplarını bu sitelerin kurucuları ile yapılan röportajlarda bulmak mümkün. Sayfanın sonuna birkaç tanesini ekledim. Satır aralarına dikkat ederek okumanızı tavsiye ederim.

Başarılı içerik sitelerinin ortak özellikleri

ortak-ozellikleri

Konumuza dönecek olursak; Türk internetinde vurduğu yerde ses getiren (yani kamuoyu yaratma gücüne sahip, fikir önderi olan) bu başarılı içerik sitelerinin iki tane temel ortak özelliğinden bahsedebiliriz: Yeni içerik formatları yaratmaları ve sadık birer komüniteye sahip olmaları.


1. Yeni içerik formatı

Yukarıda bahsi geçen ve Türk internetinde büyük öneme sahip olan bu sitelerin her biri, içeriğin inşasına farklı bir bakış açısı getirdi ve bu konuda okuyucuları ikna etti.

– itiraf.com, bizlere yıllarca itiraf okuttu/yazdırdı
– ekşi sözlük, tanım girmemizi şart koştu
– alkışlarla yaşıyorum, nostaljik video paylaşımı akımını başlattı
– uzman.tv, video ile soru-cevap formatını uyguladı
– zaytung, üçüncü sayfa başlıklarının müptelası haline getirdi
– bobiler, monte kavramını hayatımıza soktu
– inci sözlük ise kaosu ve formatsızlığı savundu

Bu yedi farklı sitenin de ciddi anlamda kendine has karakteri olduğunu söylemek mümkün; bunun başlıca sebebi de Türkiye’de daha önce denenmemiş formatları kullanıma almaları.

Yani Türk internetinde parlayacak yeni içerik girişimlerinin kendine has formatlarının olması gerekiyor. Mevzu bahis içerik formatı:

– Yurt dışında dahi daha önce hiç denenmemiş bir model de olabilir (ekşi sözlük)

– Yurt dışındaki başarılı örneğin yerelleştirilmesi de olabilir (zaytung – the onion).


2. Sadık ve katılımcı/paylaşımcı komünite

Eğer ailenizden birileri hali hazırda medya patronu değilse, içerik odaklı internet girişiminizin tırnaklarıyla bir yerlere gelmesi ve komünite oluşturması gerekecek.

Yukarıda saydıklarım başta olmak üzere, Türk internetindeki başarılı içerik işlerinde, bizzat içerik üretip katkıda bulunarak veya sitedeki içeriği etrafıyla paylaşarak sürekli katılım gösteren sadık bir komünite olduğunu göreceksiniz. Bu sitelerin okuyucu/takipçi kitlelerinin ortak özellikleri ise iyi vakit geçirdikleri sitenin bir parçası olmaktan gurur duymaları ve bunu site için içerik üreterek ve/ya içeriği paylaşarak göstermeleridir.

– itiraf.com’da yazdığınız itirafın ilgi çekmesi gurur duyulacak bir durumdu (ve itiraf.com’un şanssızlığı bugünkü sosyal medya coşkusundan çok çok önce başarılı olmasıydı)

– “ekşi sözlük yazarı olmak” özellikle yakın zamana kadar büyük itibar demekti, hala da öyle sayılır

– uzman.tv, kullanıcı içerik üretemediği için bu maddede diğerlerinden biraz farklı bir noktada ama o da fayda odaklı içeriği ile dev bir komünite yaratmış durumda

 alkışlarla yaşıyorum, zaytung ve bobiler.org’da yayınlanan içeriği paylaşmak (ve bu siteler için içerik üretmek) kişisel çevrede kamuoyu yaratmak (paralel anlam: cool statü) anlamına geliyor

 inci sözlük’ün çılgın işlerine dahil olmak ise toplumca fark edilen sosyal bir gruba ait olma hissini yaşatıyordu

Bu topluluklar bir günde oluşmaz (örn: bobiler.org) ve oluştuğunu zannettiğiniz anda da elinizden kayıp gidebilirler (örn: itiraf.com ve hatta inci sözlük). Sizin girişiminiz için elçilik yapacak kişileri yanınıza nasıl çekeceksiniz? O sihirli komünite nasıl oluşur?

Yeni dönem: Sosyal paylaşım temelli sitelerin yükselişi

facebook-publishers

Yeni dönem BuzzFeed’in, Upworthy’nin, Elite Daily’nin, Viral Nova’nın dönemi. Trafiklerinin yüzde 60-70’ten fazlasını Facebook’tan alan bu baştan aşağı “viral” siteler empati yaratan ve duygulara oynayan çarpıcı başlık ve çerez sayılabilecek, kolay paylaşılan içerikler ile bütün dünyanın boş zamanlarını dolduruyorlar.

Bu sitelerin trafiklerinin büyük bölümünü Facebook’tan almaları business olarak değerlendirildiğinde riskli ancak Facebook’tan yapılan şu açıklamahaber (yani içerik) paylaşımlarının daha fazla görünür olacağı anlamına geliyor ve bu da bu tip sosyal paylaşım temelli siteler için iyi haber demek. Zaten Facebook’un kendisinin bir içerik üreticisi olmadığını düşünürsek, Zynga olayından farklı olarak bu viral siteleri yanına çekeceğini ve onlardan olabildiğince faydalanacağını iddia edebiliriz (bkz: Facebook Paper).

Ve tabi bu sitelerin benzer trafik ve içerik modelleri ile Türkiye’de ciddi yayılım gösteren Onedio ile ListeList başta olmak üzere haberself, line.do, vasisdas, sosyalme.com gibi siteleri işaret etmek lazım.

Bu sitelerden paylaşılan içerikleri (yüzde 90’ı liste tipi olan içerikleri) özellikle Facebook’ta sık sık görmüş olmalısınız.

İçerik tarafındaki yeni trend özellikle Facebook üzerinden yayılacak eğlenceli ve ilginç içerikler üzerine iş modeli geliştirmek. Ancak… İlk kısımda bahsettiğim iki ortak özellik olan içerik formatı (yani karakter) ve sadık komünite noktalarına değinerek yeni sorular soralım:

– Liste tipi içeriklerin modası ne zaman geçer (ya da geçmez)? (bkz: format)
– 
Yeni içerik tipleri neler olur ve nasıl üretilir? (bkz: format)
– 
Konu çeşitliliği nasıl sağlanır? (bkz: format)
– 
Komünite ile sürekli temas nasıl sağlanır? (bkz: sadık kitle)
– 
İçerik üretmesi ve paylaşması için takipçiler nasıl teşvik edilir? (bkz: sadık kitle)
– 
İçerikte proaktif olmak (güncel konulara hızlı reaksiyon vermek) ne demek? (bkz: format + sadık kitle)

Bu soruların cevaplarını 2014 yılı içinde yine bu sosyal paylaşım temelli siteler (ve aralarına yeni katılanlar) verecekler. Bu soruların cevaplarını veremeyenler ise maalesef “onlar eskiden iyiydi, şimdi asıl şu var” tespitlerine maruz kalacak. Çünkü bu tartışmaların aynısı (ciddi içerikten sosyal içeriğe ve liste tipi içerikten farklı içerik tiplerine geçiş) son yıllarda ABD’de sırasıyla BBC/CNN, Huffington Post, Mashable, Buzzfeed, Viralnova, Upworthy ve Elitedaily arasında yaşandı. Aynısı Türkiye’de de yaşanacak, kaçınılmaz bir durum bu.

Kısır içerik piyasası neden? Bundan sonra ne olur?

kisir-icerik-piyasasi

2013 yılında yukarıdaki yeni sitelerin katılması haricinde Türk interneti içerik açısından uzun zamandır bir kısır döngüde. 1999’dan (ekşi’nin kuruluşu) 2013’e kadar olan 14 senede yalnızca 7 siteyi “case” olarak gösterebiliyorsak ve son döneme bakıldığında sadece 2-3 site ciddi bilinirlik sağladıysa bir sıkıntı var demektir.

Bu durumun başlıca nedenlerini kısaca sıralayalım:

– Reklamverenlerin içerik pazarlaması trendini hala yakalayamamaları ve aslında “kirada oturdukları” sosyal medya hesapları dışında içerik projesi üretememeleri (yani içerik üreticilerinin gelir elde ederken zorlanması)

– Öte yandan reklamverenlerle içerik işbirliği yapabilecek yüksek trafiğe sahip ya da dikeyde yer alan kaliteli ve istikrarlı içerik sitelerinin yokluğu (yani reklamverenlerin isteseler bile bütçe ayıracak mecra bulamamaları)

– Son olarak medya planlama ajanslarının halen yalnızca sayfa gösterimi üzerinden planlarını yapmaları ve kısır döngüyü kıracak hamlelerden kaçınmaları (yani reklamverenler ve mecralar arasında alışagelmiş şekillerde aracılık etmeye devam etmeleri)

Bu üç aktör birbirine bağlı. Yani Türkiye’deki reklamverenler, internet yayıncıları ve medya planlama ajansları zincirleme şekilde birbirlerini pozitif etkilemedikleri sürece “Türk internetindeki ses getiren içerik girişimleri”ni saymaya kalkıp, iki elin parmaklarını geçemiyor olacağız bir süre daha. O zaman bu üç aktör farklı düşünmeye nasıl başlar?

– Reklamverenler, tüketicilere daha farklı yollarla ulaşmak adına ajanslarından daha özel içerik projeleri talep etmeli ve bilmeliler ki “ilgi çeken” içerik projesi üretmek çok kolay çünkü çok az sayıda içerik odaklı proje üretiliyor.

– İçerik üreticileri bir araya gelip güçlerini birleştirmeli ve yatırım alabilecek kadar iyi iş modelleri geliştirmeli ve sonrasında da önceliğini trafiğe değil, kaliteli ve istikrarlı içerik üretimine vermeli. Kaliteli ve istikrarlı içerik üreten çok az mecra var, fırsat çok büyük.

– Medya planlama ajansları ise “pageview” dışında yeni KPI’lar edinmeli (örn: okuyucuların içerik paylaşırken kullandıkları pozitif, negatif, nötr Twitter/Facebook metinleri).

Yazının başında bahsettiğim röportajlar ve yazılar hemen aşağıda. Her bir hikayenin satır aralarında ilginç detayları yakalamanız mümkün.

– itiraf.com: itiraf.com fikrini nereden çaldım? – Ersan Özer
– ekşi sözlük: Ekşi Sözlük Microsoft’tan çok daha fazla kazandırdı – Sedat Kapanoğlu Röportajı
– alkışlarla yaşıyorum: Fatih Aker ile Röportaj
– 
uzman.tv: UZMANTV’nin kârâ geçmesi dört buçuk yıl sürdü – Ersan Özer
– zaytung: Zaytung’a dair merak ettikleriniz bu röportajda – Hakan Bilginer Röportajı
– bobiler.org: Bobiler.org’un kurucusu Ozan Tüzün Etohum.com’a anlatıyor – Ozan Tüzün Röportajı
– inci sözlük: Son internet ekolü: İnci Sözlük – Serkan İnci Röportajı

Türk internetindeki içerik girişimlerinin geçmişi, bugünü ve geleceği üzerine uzunca bir değerlendirme yazısı oldu. Katıldığınız ya da katılmadığınız noktalar olursa yazının sonundaki yorumlar üzerinden hep beraber devam edebiliriz.

Türk internetinde vurduğu yerde ses getirmeyi hedefleyen içerik girişimleri için ölümcül olan iki noktayı bir daha hatırlatayım: Yeni bir format (ya da karakter) yaratmak ve sadık bir komünite oluşturmak. 

2 Comments

  1. Önemli ve yol gösterici bir inceleme olmuş, elinize sağlık. Umarız bu alandaki yazılarınıza daha da detaylı incelemelerle devam edersiniz.

Bir Cevap Yazın

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

SOR’UN Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programını Başlattı 0

Chat botları kullanarak şirketler ve müşterilerin iletişimlerini düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlayan SOR’UN, şimdi de platformda sivil toplum destek programını başlattı. Bu program ile sivil toplum kuruluşları platformda bulunan SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini kullanabilecek.

2015 yılında kurulan SOR’UN geçen iki yılda platformda 10 farklı markaya 15 chat botla hizmet vermeyi başardı ve platform üzerinde 750 bin civarı konuşma gerçekleştirildi.

SOR’UN / Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programı

SOR’UN olarak Sivil Toplum Kuruşları Destek Programını başlattık. Bu program çerçevesinde Sivil Toplum Kuruluşları SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini tüm süreçlerinde kullanabilecek. Bu desteğimizi ilk olarak Türk Eğitim Vakfı ile başlattık. Onların da platform hakkında görüşlerini rica ettik. Aşağıda yorumları bulabilirsiniz.

TEV SOR’UN Açıklaması

“Çağımızın gerçeği internet devrimi ve dijital platformların kullanımı nasıl bireyler ve markalar için hızlı ve köklü değişimler yaratıyorsa sivil toplum kuruluşlarını da yeniden şekillendiriyor. Online platformlar aynı anda birden fazla kişiye hızlı ve az maliyetle ulaşmak gibi önemli avantajlar sağlıyor. SOR’UN platformu ile vakfımıza sunulan ‘’canlı destek’’ uygulaması bunun en güzel örneklerinden biri. SOR’UN, ayrıntıları iyi düşünülmüş, ara yüzleri oldukça estetik ve kullanıcı dostu olan, raporlama anlamında tüm ihtiyaçlara cevap veren çok kullanışlı bir uygulama. Bursiyerlerimize, bağışçılarımıza ve vakfımızla çift yönlü iletişim halinde olmak isteyen kişilere tek bir çatı altında hizmet verebiliyoruz. “SİZ SOR’UN BİZ CEVAPLAYALIM” mottosu ile sunduğumuz bu platform, kendimizi tam anlamıyla ifade edebilmemizi ve hedef kitlemize güncel olanı ulaştırmamızı sağlıyor. Vakfımız kadar diyalog sağladığımız kişiler de bu sinerji ile kendilerini en iyi şekilde ifade edebilme fırsatı bularak sorularını açıkça sorabiliyorlar. Faaliyetlerimize ve kurumumuza katma değer yaratan bu uygulama için çok teşekkür ediyoruz.” 

Yeni SOR’UN Ürünleri

SOR’UN Chat, Social & Help SOR’UN olarak kanal sayımızı arttırmaya devam ediyoruz ve yeni entegre kanallarımızı 2 yeni ürün olarak iş ortaklarımızın kullanıma sunduk.

SOR’UN Social & SOR’UN Help: SOR’UN Social iş ortaklarımız bundan sonra Facebook, Twitter ve Instagram kanallarındaki kullanıcı yorum ve taleplerini SOR’UN üzerinden yapabilecek. Sosyal medya kanallarına ek olarak SOR’UN Help ile ise sitelerinde yer alan iletişim formlarını ve e-posta kanallarını da SOR’UN’a entegre edebilecekler. Bunun yanı sıra bu süreçleri SOR’UN AI altyapısı ile entegre edip, mevcut operasyonlarına göre daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecekler. Bu iki ürün ile ilgili tüm özellikleri yenilediğimiz internet sitemiz www.sorun.com.tr adresinden inceleyebilirsiniz. Sorularınız için bizimle bu sitede yer alana SOR’UN WebChat üzeriden iletişime geçebilirsiniz

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link