Türk Gençleri İş Dünyasına Daha Fazla Güveniyor

Deloitte tarafından üçüncüsü gerçekleştirilen ‘Y Kuşağı Araştırması’ ekonomi gündeminin kalbi Davos’ta, Dünya Ekonomi Forumu’nda açıklandı. Y kuşağının toplum, kamu ve iş hayatına ilişkin bakış açılarına ışık tutan araştırma, 27 ülkede, Ocak 1983 ve sonrası doğumlu, 7 bin 800 kişinin katılımıyla gerçekleştirildi. Araştırma kapsamında Türkiye’ye dair elde edilen verilerin global bulgular ile karşılaştırılması ortaya ilginç sonuçlar çıkardı. Buna göre Türkiye’deki Y kuşağı, dünyadaki akranlarına göre iş dünyasına daha fazla güveniyor.

Türkiye’de Y kuşağı iş hayatının varoluş sebebini önem sırasına göre istihdam, kalkınma ve kârlılık olarak sıralıyor. Oranlar ise dünya ortalamasının üzerinde seyrediyor. Buna göre iş hayatının hedefleri arasında istihdam sağlamak ( yüzde 56 ile dünya ortalamasının 15 puan üzerinde) toplumsal gelişmeye katkı (yüzde 40 ile ortalamadan 11 puan daha fazla) ve kâra odaklanma (yüzde 38 ile ortalamanın 4 puan üzerinde) bulunuyor.

Buna karşılık Türkiye’deki Y kuşağına göre devletin varoluş nedeni; ekonomik refah, istihdam ve eğitim olarak sıralanıyor. Devletin vatandaşın ekonomik refahını sağlamakla görevli olduğu fikri Türkiye’deki Y kuşağında yüzde 43 ile dünya ortalamasının 15 puan üzerinde gerçekleşti. Devletin istihdam sağlama görevi ise dünya ortalamasının 4 puan üzerinde bir şekilde gerçekleşerek yüzde 36 oldu. Devletin eğitim sorumluluğu olduğu görüşü ise dünya ortalamasın 2 puan altında ve yüzde 32 olarak gerçekleşti.

İş dünyasındaki davranışların etik olup olmadığına ilişkin Türkiye’deki Y kuşağı ile dünyadaki akranları arasında ilginç farklılıklar bulunuyor. Dünya’da Y kuşağının iş dünyasının etik kurallara saygılı olduğunu düşünenlerin oranı yüzde 54 iken, Türkiye’de bu oran yüzde 39’da kaldı. Türkiye’de Y kuşağının dünya ortalamasından farklılaştığı diğer konu ise iş dünyasının sürdürülebilir bir yapıya sahip olduğu düşüncesi. Dünya ortalaması yüzde 63 olarak gerçekleşirken, Türkiye’de bu oran yüzde 85 oldu.

Dünyada toplumların karşılaştığı en önemli 5 sorunu sıralamada, Türkiye’deki Y kuşağı ile dünyadaki akranları arasında farklılıklar bulunuyor. Y kuşağı Türkiye’nin karşılaşacağı en önemli 5 sorunu sırasıyla; işsizlik (yüzde 43), ülkeler arası savaş ve çatışma (yüzde 42), gelir dağılımında eşitsizlik (yüzde 41), kaynakların kıtlığı (yüzde 39) ve terör (yüzde 30) olarak belirtiyor. Dünyada ise Y kuşağı bu sıralamayı şöyle yapıyor: İşsizlik (yüzde 37), kaynakların kıtlığı (yüzde 33), gelir dağılımındaki eşitsizlik (yüzde 28), ülkeler arası çatışmalar (yüzde 20) ve terör (yüzde 15).

Katılımcıların %68’i, inovasyonun öğrenilebilir ve tekrarlanabilir bir süreç olduğunu düşünüyor (Dünyada bu oran yüzde 57). İnovasyonun kaynağı, dünyada iş dünyası olarak görülürken, Türkiye’de Y kuşağına göre üniversiteler ön plana çıkıyor. Gençler geçen yıl yüzde 26 oranında iş dünyasını inovasyon yaratan grup olarak görürken, bu oran bu yıl yüzde 39’a çıktı (Bu yıl dünya ortalaması yüzde 23). İş dünyası, geçtiğimiz sene inovasyona yön veren en etkin kurum (yüzde 36) olarak görülürken, günümüzde bu oran 23’e geriledi (Bu yıl dünya ortalaması yüzde 44 oldu). Y kuşağı, inovasyonu destekleyen kurumlarda çalışmak istiyor. Katılımcıların yüzde 78’i, çalışmak istedikleri kurumun inovatif düşüncelerinden etkileniyor. İnovasyona en büyük engel olarak ise yönetim anlayışı (yüzde 63), operasyonel yapı ve prosedürler (yüzde 61) ile çalışanların nitelikleri, tutumları ve çeşitlilikten yoksun olmaları (yüzde 39) yer alıyor.

Katılımcıların sadece yüzde 40’ı çalıştığı kurumun liderlik özelliklerini geliştirmek için çaba sarf ettiğini, yüzde 41’i ise kurumların zorluklarla mücadele etme ve yeni iş yapış biçimleri konusunda çalışanları cesaretlendirdiğini düşünüyor. Gençlerin yüzde 33’ü ise kurumların inovatif düşünceleri sebebiyle çalışanlarını ödüllendirdiği görüşünde.

Paylaş
Pazarlamasyon Genel Yayın Yönetmeni. Dijital iletişim ve pazarlama alanlarında araştırmalar yürütmekle birlikte, web teknolojilerini de bir o kadar yakından takip ediyor.

CEVAPLA