Türk Futboluna Sponsor Olmak mı? Kalsın, Teşekkür Ederim!

Son yıllarda Türk futboluna yapılan yatırımların neden düştüğünü hiç düşündünüz mü? Ben yanıtlayayım; sağlıklı düşünen bir marka kendisini her zaman en iyi yerde konumlandırmaya çalışır; şike söylentilerinin, istikrarsızlığın, amatörlüğün, şiddetin ve kaosun içerisinde değil.

Geçtiğimiz yıllarda futbolun ana sponsorlarından olan Turkcell, artık futbol yatırımlarına küçük bütçeler ayırırken, takımlara ve ligin isim hakkına ödediği sponsorluk paralarını da geri çekmişti. Aynı şekilde Türk Telekom, Beko, Bank Asya gibi adları futbolla anılan şirketler de elini eteğini bu kaos ortamından hızlıca çektiler.

Biraz detaya inelim ve Türkiye’nin en büyük değerlerinden olan Beko‘yu ele alalım.

images

Beko’nun futbolla ilişkisi aslında 1988-89 sezonunda başlayıp 2004’e kadar devam eden Beşiktaş sponsorluğuyla başladı. Beko sponsorluğunda geçen dönem boyunca Beşiktaş, 5 lig şampiyonluğu ve toplamda 17 kupa kazanarak tarihindeki en başarılı dönemi yaşarken Beko markası da tüm taraftarların gönlünde çok özel bir yere sahip olmayı başardı.

Tabii bu dönemden sonra hem Beko’nun hedefini yurtdışına odaklaması hem de Türk futbolundaki istikrarsızlık nedeniyle uzunca bir süre Beko’yu Türk futbolunda göremedik. Geçtiğimiz yıl ise özel bağlara sahip olduğu Beşiktaş’la sırt tarafı için cüzi bir miktar verdiklerini düşündüğüm ve “hatır-gönül” olduğuna inandığım bir anlaşma imzaladı. Peki Türk  futboluna yatırım yapmak istemeyen Beko nerelerle sponsorluk yapıyor hiç düşündünüz mü? İşte sponsorluklarından bazıları;

FC Barcelona – Forma Sponsoru

Beko Basketbol Ligi

Beko All Star

Dünya Basketbol Şampiyonası

Avrupa Basketbol Şampiyonası

Beko Basketball Bundesliga (Almanya Ligi)

BEKO Lega Basket (İtalya Ligi)

LKL (Litvanya Basketbol Ligi)

“Uçan kuş”a sponsor olan Türk Hava Yolları ile devam edelim.

800px-Turkish_Airlines_TC-JHU_Borussia_Dortmund

Türk Hava Yolları’nın durumu da Beko’dan farksız; hatta Beko’ya nazaran çok daha farklı branşlarda isimleri geçiyor. Ancak THY’nin Beko’ya göre bir artısı var, o da Japon Basketbol Ligi‘ne bile sponsor olup da Türk futboluna pek bulaşmamış olması. Zaten bu yıl Galatasaray’la sadece Şampiyonlar Ligi için anlaşma yapmaları ve Süper Lig’e yanaşmamaları, Türk futbolu hakkında ne kadar doğru düşündüklerini ve durumun ne kadar vahim olduğunu gösteriyor.

Aynı durum Turkcell için de geçerli. 3-4 yıl önce Süper Lig’in isim haklarını elinde tutan, Süper Lig’deki kulüplere forma sponsoru olan ve adını futbolla konumlandırmak isteyen Turkcell, bu işin geri dönüşünün olmadığını anladığı an elini eteğini futboldan çekmişti. O günden bugüne hala sponsor bulamayan takımlarımızın olduğunu da söylemeden geçemeyeceğim.

Peki markalar neden “kedi ligi”ne bile sponsor olup da Türk futbolundan kaçıyorlar?

1. Türk futbolunda sürdürülebilirlik yok

Son yıllarda 2-3 yıl üst üste başarı elde eden takımımız var mı? Ya da şöyle sorayım; Süper Lig’den kovulduktan sonra 3 teknik direktörün Dünya Kupası’nı kazandığını biliyor muydunuz? Bu soruların yanıtı aslında ne kadar sabırsız ve anlık başarı odaklı olduğumuzu gösteriyor.

2. Türk futbolunda profesyonellik yok

Yıllardır biraz kendini gösteren gençlerimiz “geleceğin Maradonası”, “yeni Hakan Şükür” olarak tanıtılıyor. Ancak kulüplerimizdeki ve futbolculardaki amatör yapı nedeniyle kısa bir süre parladıktan sonra kayıp gidiyorlar. 3 milyon Türk’ün yaşadığı Almanya’nın Milli Takımında bile 5-6 Türk olduğunu düşünürsek çuvaldızı da kendimize batırmanın zamanı gelmiştir artık.

derbi-kavga3. Kaos, Kavga, Gürültü, Şike, Üçkağıtçılık var

Bu kısımla ilgili bir şey yazmama gerek yok sanırım. Herkes nasıl bir rezalet içerisinde olduğumuzu biliyor.

4. Başarı, heyecan ve rekabet mı? Onlar da ne demek?

Bir marka doğal olarak kendisini başarının içerisinde konumlandırmak ister. Asıl amacı herkesin heyecanına ortak olmak, kendisini insanların mutlu anlarında göstermektir.  Biz Türk futbolu olarak bırakın heyecanı, başarıyı yaşamayı; ne olduklarını bile unuttuk.

O halde?

– Siz büyük bir markasınız, büyük liglere ve iyi takımlara sponsor oluyorsunuz. 35 milyon taraftarımızın desteklediği takımımıza sponsor olmak size yakışır, ne dersiniz?

– Türk Futboluna sponsor olmak mı? Kalsın, teşekkür ederim. Biz bu yıl “kedi ligi”ne sponsor olacağız!

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

1 Comment

  1. Başarı en iyi cevaptır. Takım ve klüp yönetimi bilimsel metodlara geçmedikçe giderek azalan gelirlerle darboğaza gideceklerdir.

Bir Cevap Yazın

Kind, Cesur Pazarlama Faaliyeti Kapsamında 10.000 Kişiye Rakiplerinin Ürünlerini Gönderdi

Bir markanın ürününe sonuna kadar güvenmesi çok önemli bir olaydır. Markalar sürekli olarak kendi ürünlerinin en iyisi olduğunu ve ürünlerine güvendiklerini söyleseler de, bu güveni göstermek yürek ister. Kind isimli marka ise son yaptığı pazarlama faaliyetiyle böyle bir yüreğe sahip olduğunu gösterdi.

Protein barı ve granola bar gibi sağlıklı atıştırmalıklar üreten bir marka olan Kind, protein barı pazarına girişini doğrudan rakiplerini hedef alan bir pazarlama hamlesiyle duyurdu. Yeni ürününü insanlara denettirmek isteyen marka, internet sitesi üzerinden kayıt olan 10.000 kişiye kendi ürününden göndermekle kalmayıp kendisi gibi protein barı üreten Clif, Quest, ThinkThin ve Power Crunch gibi çeşitli rakiplerinin ürünlerinden de gönderdi. Tabii ki Kind’in bunu yapmaktaki amacı, insanların iki ürünü de deneyip hangisinin daha iyi olduğuna karar vermelerini sağlamaktı.

Kind, kendi protein barlarında ana protein kaynağının fındık olduğunu ve bu yüzden otomatik olarak kendi protein barlarının, yoğun olarak yapay protein karışımları, yapay tatlandırıcı ve şeker alkolü barındıran diğer protein barlarından daha iyi olduğunu belirtiyor. Kind şirketinin entegre iletişimden aorumlu başkan yardımcısı Drew Nannis, bu pazarlama faaliyetiyle ilgili olarak şunları ifade etti:

“Yeni bir kategoriye girdiğimizden beri, insanları ilgi uyandıran bir şekilde değişiklik yapma konusunda ikna etmeye ihtiyaç duyuyoruz. Tat oldukça subjektiftir, bu yüzden insanların ürünümüzü denemelerini sağlayarak iyi bir etki yaratmak için elimizden gelenin en iyisini yapmak istedik.”

Protein barları, marka için net bir büyüme fırsatı barındırıyor. Bununla birlikte Kind, kendisini meydan okuyan bir marka olarak görüyor ve yerleşik rakiplerle boy ölçüşmekten hiçbir şekilde kaçınmıyor. Ayrıca belirtilene göre bu pazarlama faaliyetleri onlar açısından oldukça iyi sonuç verdi. Bununla ilgili bir örnek vermek gerekirse, Drew Nannis’in belirttiğine göre bu pazarlama faaliyetinin başlatıldığı hafta boyunca şirketin internet sitesinin trafiği %61 oranında arttı.

Tüm bunların yanı sıra Kind, Korkunç Bir Film’deki Cindy Campbell rolüyle tanınan Anna Faris’in rol aldığı bir dijital reklam kampanyası da yürütüyor. Bu reklam videosunda Anna Faris, Amazon kullanıcılarının piyasada yer alan lider protein barları hakkında yaptıkları ve tamamen gerçek olan kötü yorumları okuyor. Birkaç farklı dijital kanal üzerinden yayımlanan bu reklam videosunu aşağıdan izleyebilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link