Turizmin “e” hali…

Turizmin “e” hali…

İş dünyasında hepimiz son yıllarda “e” harfinin ne anlama geldiğini bilir olduk. Bir kelimenin veya bir iş modelinin başına “e” harfi geldi mi, anlıyoruz ki bunun bizim bildiğimiz geleneksel dünya ile alakası yok. Sanal dünyanın, kendini bu kadar gerçek kıldığı bir dünya düzeninde yaşarken, iş modellerinin “e” halleri, profesyoneller dünyasına büyük rahatlık getirdi.

Peki Turizmin “e” hali nedir? Bir misafirin, seyahatini tüm konaklama detayları ile baştan sona planlarken, temas ettiği tüm noktalarda hızlı, sorunsuz, eş zamanlı ve en önemlisi de birbirini takip eden süreçlerde kesintisiz hizmet alması olarak tanımlıyorum ben. Daha basit bir ifade ile, seyahat, konaklama (konaklama sırası ve sonrası),  yeme-içme hizmetlerinde planlama ve uygulama kolaylığı.  Seyahat firmaları, ki; havayolu şirketleri kendi içlerinde bunu uzunca bir süredir yapıyor. Uçak biletinizi online olarak alıyor, oturacağınız koltuğu yine online seçip hatta uzun uçuşlarda uçakta alacağınız yemeğinizi bile menüden seçebiliyorsunuz. Son yıllarda havayolları firmaları güçlerine biraz daha güç kattı ve otellerle birlikte hareket eden platformlar sayesinde, bir misafirin tatil planını baştan sona oluşturmada benzersiz çözümler sunmaya başladı. Geleneksel tüketiciler için offline seyahat acenteleri hala cazip olsa da, gereksiz diyaloğa girmek istemeyen, hızlı yaşayan, her istediği anında olsun isteyen yeni nesil için uçtan uca online çözümler giderek önem kazanıyor.

Oteller de yeni dünya düzenine uymaya başladı aslında. En basit hali ile faturalar e-fatura haline geldi. Büyük zincir markalar bünyelerinde e-commerce departmanı açtılar. Sadece pazarlama departmanı yetmez oldu, bir de e-marketing departmanı kuruldu. Intranet sayesinde yine zincir oteller tüm insan Kaynakları ve Kalite süreçlerini “e” ortamından takip ediyorlar. Otel oda satışları Merkezi Rezervasyon Sistemleri (CRSs) üzerinden yürütülebiliyor epey zamandır.

Biz ne kadar mecburuz, bu “e” hallerine? Rakamlarla açıklamak gerekirse; teknolojinin hem hızla bir önceki teknolojiyi öldürdüğü hem de kendini ışık hızında yenileyerek yükselişe geçtiği zamanlarda bakın neler oldu;

    • Radyonun, 50 milyona ulaşması için 35 yıl geçti
    • Televizyonun 50 milyona erişmesi için 13 yıl geçti
    • Internetin 50 milyona erişmesi için 5 yıl geçti
    • Ipodların 50 milyona ulaşması için 1 yıl geçti
  • Facebook’un 100 milyona ulaşması için ise sadece 6 ay geçti

Peki neden erişim zamanı ile erişilen kitle arasındaki fark hızla açıldı! Neden Radyo 35 yılda 50 milyona erişirken, Facebook sadece 6 ayda aynı 100 milyon kişiye erişti? Sanırım bunu “mass customization” yani “kitlesel kişiselleşme” olarak açıklarsak doğru bir ifade kullanmış oluruz. Daha geniş bir ifade ile,  kitlesel üretimden kitlesel özelleştirmeye, üretimden – satış- satış sonrası hizmetlere kadar tüm müşteri temas noktalarında müşteri odaklı bir dönüşüm diyebiliriz.

Bir taraftan yukarıdaki rakamların çılgınlığına ve çıldırmışlığına bakarak, diğer taraftan da kendi iş modellerimiz üzerinde düşünürsek, e-turizmin; giderek artan rekabet gücünü tetiklediği ve belirlediği, bu nedenle de uzun vadede turizm endüstrisi için rekabet gücü bakımından kritik önem taşıdığını vurgulamam lazım.

Buhalis’e göre e-turizm; turizm, seyahat, konaklama ve catering endüstrilerindeki organizasyonların verimliliklerini ve etkinliklerini en üst düzeye çıkarmalarını sağlayan tüm süreçlerin ve değer zincirlerinin sayısallaştırılmasıdır. Bu bağlamda e-turizm; e-commerce, e-marketing, e-finans, e-muhasebe, e-insan kaynakları, e-satın alma, e-satış, e-planlama, e-strateji, e-management, e-crm süreçlerini tek başına kapsayan ve bilgi teknolojileri (IT) rolünün de en büyük aslan payını aldığı önemli bir rekabet modelidir.

Konaklama sektörüne dönecek olursak, artık bazı büyük zincir oteller offline marketing bütçesini neredeyse minimumlara indirdi. Outdoor reklamlar, gazete reklamları vs. için harcanan bütçelerin rezervasyon geri dönüş oranları otelcileri tatmin etmemeye başladı. Bunun yerine yine bir “e” hali olan, web sitesi optimizasyonları, Search Engine Optimazation ve sanal gerçeklik nimetlerinden faydalanarak, potansiyel misafirlerine 360 derece otel içi turlar yaptırıp gerçek deneyime yakın bir deneyim ile pazarlama yatırımlarını daha fazla geri döndürme (ROI) şansına sahip oldular. Pazarlama sonrası gelen en önemli ve meşakkatli süreç olan satış tarafında ise, tüketicinin aynı memnuniyetini devam ettirmek gerekiyor. Bugün herhangi bir misafir otele rezervasyon yaptıracağı zaman (tatil veya iş amaçlı), rezervasyon sırasında aracı kuruma iletilen notlar genellikle unutulabiliyor. Misafir otele gittiği zaman ise, iletilmesi unutulmuş notların telafisini resepsiyondaki görevliler yapmak zorunda kalıyor. Geriye kalan ise gecikmiş bir misafir memnuniyeti! Oysa, misafirin aracı kuruma rezervasyonunu yaptırırken ilettiği tüm notlar aynı anda otelle birlikte kullanılan portala düşecek bir yapıda, otel bunları görecek ve sorun minimum düzeye inecek (e-satış). Hatta aracı kurum, otel ve misafirin ortak kullandığı bir yapının olması durumunda, misafir eş zamanlı olarak hem aracı kurum hem de otelle iletişime geçebilecek, konaklama sırasında da bu diyaloğu devam edecek, otel içinde yaşadığı bir sorun durumunda aynı portalı kullanıp eş zamanlı yardım talep edecek ve çözüm aşamalarını izleyebilecektir.

Memnun olmayan tüketicinin, markaları dövmek ve itibarını zedelemek için kullandığı Sosyal Medyanın bu yıkıcı gücünden asgaride etkilenmek için yapılması gereken en önemli şey, aldığı ürün ve hizmetlerden memnun olmayan otel misafirine alternatif ve güçlü bir iletişim köprüsü var etmektir.

Günün sonunda geldiğimiz noktada eğer siz de firmanızı hala “e” haline getirmediyseniz, bazen “para”, birçok kez “zaman” ve neredeyse her zaman müşteri kaybetmeye namzet olursunuz.

Hepinize “e” li günler dilerim :)

Sevgiyle kalın,

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Türkiye'nin önemli markalarından biri olan ve aynı zamanda Uluslararası arenada 10 dan fazla ülkede faaliyet gösteren Rixos Hotels Grubunda 7 yıla yakın bir zaman Global CRM & Reputation Management Director olarak çalıştım. CRM, Şikayet Yönetimi, Online İtibar Yönetimi ve Sosyal CRM de olmayan bir sistemi tüm teknoloji ve know-how ile kurdum ve yönettim. Yurtdışı ve Yurtiçi tüm tesislerde 10 bine yakın personel, müdür ve genel müdür seviyesinde eğitimler verdim. Aynı zamanda bizzat otel operasyonlarında, pre-opening ekibinde, otel açılış ve post-opening den sonra da görev aldım. CRM, Data mining, segmentasyon çalışmaları ile Marketing ve Satışa veri temini desteğinde bulundum. Tüm kalite ve SOP süreçlerinin yazılımında bizzat takım liderliği yaptım. Akdeniz Üniv. Alanya İşletme Fak. Doktora Öğrencisi tez projesine direkt canlı kaynak olarak, bağlı bulunduğum ve çatısı altında çalıştığım markayı, uluslararası akredite dergilerde adını geçirerek, Türkiye deki bu markayı Literatürde adı geçen önemli bir otel zinciri haline getirdim. Buradaki görevimin hemen ardından yine uluslararası bir marka olan Steigenberger Hotels The Maslak da CCO pozisyonu görev aldım. Halen Almanya menşeyli Hotech Yazılım firmasında otel danışmanlık ve kullanıcı deneyimi müdürü olarak görev yapmaktayım. Eğitim hayatım boyunca 2 üniversite bitirdim ve 4 yıl süre ile Adnan Menderes Üniversitesinde akademik kariyer yaptım. Uzmanlık alanlarım; Hotel Yönetimi, Misafir Memnuniyeti, Veri anlamlandırma ve segmentasyon, RFM analiz, Şikayet ve İtibar Yönetimi, Akıllı Pazarlama, Marka Yönetimi ve Misafir verilerinden gelir elde etme

Bir Cevap Yazın

Duygusal Yapay Zeka, Kullanıcı Deneyimini Kişiselleştirecek

  • Duygusal yapay zeka, günlük nesnelerin, insanların duygusal durumlarını ve ruh hallerini algılamasına, analiz etmesine, işlemesine ve bunlara tepki vermesine imkan tanır. Bu teknoloji, daha kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimleri meydana getirmek için kullanılabilir.
  • Gartner’ın Araştırmadan Sorumlu Başkan Yardımcısı Annette Zimmerman’a göre, 2022 yılı itibarıyla kişisel cihazlarımız, duygusal durumumuz hakkında kendi ailemizden daha fazla şey bilecek.
  • Sanal kişisel asistanlara duygu algılama yetenekleri eklemek, bu cihazların yüz ifadelerinden, ses tonlamalarından ve davranış biçimlerinden veri noktalarını analiz etmesine olanak sağlayacak ve bu da kullanıcı deneyiminin büyük ölçüde geliştirilmesine ve daha rahat ve doğal kullanıcı etkileşimlerinin oluşturulmasına imkan verecektir.
  • “Nevermind” isimli video oyunu, herhangi bir oyuncunun ruh halini saptamak ve oyun seviyelerini ve zorluğu buna göre ayarlamak için Affectiva’nın duygu tabanlı biyo-geribildirim teknolojisini kullanıyor. Oyuncu ne kadar korkarsa, oyun o kadar zorlaşıyor.
  • İlgili Yazı: Duygu Takibi, Tüketici Davranışlarını Anlamaya Nasıl Yardımcı Oluyor?

Son dönemde yapay zekanın her alanda ön plana çıktığını sürekli olarak konuşuyoruz. Yapay zekanın fark yaratacağı alanlardan biri de duygu takibi. Dünyanın en büyük araştırma ve danışmanlık şirketlerinden biri olan Gartner’ın belirttiğine göre, “duygusal programlama” olarak da bilinen “duygusal yapay zeka”, günlük nesnelerin, insanların duygusal durumlarını ve ruh hallerini algılamasını, analiz etmesini, işlemesini ve bunlara tepki vermesine imkan tanır. Bu teknoloji, daha kişiselleştirilmiş kullanıcı deneyimleri meydana getirmek için kullanılabilir. Örneğin bu teknolojiyi bünyesinde barındıran bir akıllı buzdolabı, duygusal durumunuza göre size yiyecek önerebilir.

Gartner‘da araştırmadan sorumlu başkan yardımcısı olarak görev yapan Annette Zimmerman‘ın duygu takibi teknolojileriyle ilgili çok önemli bir öngürüsü var. Zimmerman, “2022 itibarıyla kişisel cihazınız, duygusal durumunuz hakkında kendi ailenizden daha fazla şey bilecek.“ diyor. Bu tahmin, bazılarına çok uçuk gelebilir; ancak yılın hemen başında gerçekleştirilen tüketici elektroniği fuarı CES 2018‘de tanıtılan ürünler, duygusal yapay zekanın, Zimmerman’ın bu öngörüsünü rahatlıkla gerçeğe dönüştürebileceğini gösterdi.

Bunların yanı sıra Annette Zimmerman, bu konuyla ilgili olarak şunları ifade ediyor:

Gelecekte daha fazla akıllı cihaz, belirli veri ve gerçekler ile ilgili olarak insan duygularını ve ruh hallerini yakalayabilecek ve durumları buna göre analiz edebilecek. Teknoloji stratejik planlamacıları, geleceğin cihaz portfolyosunu oluşturmak ve pazarlamak için bu teknolojiden yararlanabilirler.”

Sanal Kişisel Asistanlara Duygu Algılama Yetenekleri Eklemek

Duygusal yapay zekanın yetenekleri mevcut olmasına rağmen, bu yetenekler henüz yaygın değildir. Apple‘ın Siri‘si, Microsoft‘un Cortana‘sı ve Google Assistant gibi sanal kişisel asistanların popülaritesi nedeniyle, sohbet sistemlerinde onların ilgi çekmeleri için doğal bir yer mevcut. Sanal kişisel asistanlar, sözlü komutları ve soruları işlemek için doğal dil işleme ve doğal dil anlamayı kullanırlar. Ancak kullanıcıların duygusal durumlarını anlamak ve onlara yanıt vermek için gerekli olan bağlamsal bilgiden yoksundurlar.

Duygu algılama yetenekleri eklemek, sanal kişisel asistanların yüz ifadelerinden, ses tonlamalarından ve davranış biçimlerinden veri noktalarını analiz etmesine imkan sağlayacak ve bu da kullanıcı deneyiminin önemli ölçüde geliştirilmesine ve daha rahat ve doğal kullanıcı etkileşimlerinin meydana getirilmesine olanak tanıyacaktır. Bu alanda zaten prototipler ve ticari ürünler mevcuttur. Beyond Verbal’in ses tanıma uygulaması ve bağlantılı ev sanal kişisel asistanı Hubble Connected, bu alanda ilk olarak akla gelen ürünlerden ikisidir.

Apple’ın Sanal Kişisel Asistanı Siri’nin iPhone’daki Arayüzünden Bir Görünüm

Bununla birlikte kişisel asistan robotlar da duygusal yapay zeka geliştirmek için en önemli adaylardır. Bunların çoğu, halihazırda farklı duygusal bağlamlara ve insanlara adapte olabilen kişisel asistan robotlar meydana getirmek için genişletilebilecek bazı insan karakteristiklerini bünyesinde barındırır. Bir kişisel asistan robot, belirli bir kişi ile ne kadar çok etkileşimde bulunursa, bir kişilik geliştirmesi de o kadar kolay olacaktır.

IBM gibi tedarikçiler ve Emoshape gibi girişimler, robotik sistemlere insan benzeri nitelikler eklemek için teknikler geliştiriyorlar. Qihan Technology’nin Sanbot ve SoftBank Robotics’in Pepper isimli robotları, insanların değişen duygusal durumlarını birbirlerinden ayırmak ve bunlara tepki vermek için kişisel asistan robotlarını eğitiyorlar. Örneğin bir kişisel asistan robot, bir etkileşimde hayal kırıklığı tespit ederse, özür dileyerek cevap verecektir.

Duygu Algılama Teknolojisi ile Müşteri Deneyimine Değer Katmak

Duygusal yapay zekalar; eğitim ve tanı yazılımı, video oyunları ve otonom araçlar da dahil olmak üzere, sıkça kullanılan diğer tüketici aygıtları ve teknolojisi için yakın gelecekte görmemizin mümkün olduğu bir teknolojidir. Her biri şu anda geliştirme ya da pilot aşamasındadır.

Örneğin “Nevermind” isimli video oyunu, herhangi bir oyuncunun ruh halini saptamak ve oyun seviyelerini ve zorluğu buna göre ayarlamak için Affectiva’nın duygu tabanlı biyo-geribildirim teknolojisini kullanıyor. Oyuncu ne kadar korkarsa, oyun o kadar zorlaşıyor. Buna karşılık oyuncu ne kadar rahat olursa, oyun da o kadar kolay oluyor. Bunun yanı sıra sürücünün algıladığı kaygı düzeyine göre otomobilin frenlerinin cevap verebilirliğine uyum sağlayabilen araç içi sistemler de mevcut. Her iki durumda da, gerçek zamanlı duygu analizine imkan tanımak için görsel sensörler ve yapay zeka tabanlı duygu izleme yazılımı kullanılır.

Bir duygu ölçüm teknolojisi şirketi olan Affectiva’nın geliştirdiği otomotiv yapay zeka sistemi, yedi duygusal metriği ve sürücülerde ve yolcularda 20 kadar yüz ifadesi metriğini tanıyabiliyor.

Otomotiv ve sağlık hizmeti endüstrilerindeki şirketler, duygu algılama özelliklerini benimsenip benimsenmeyeceğini ve bu teknolojinin ne kadar uzak olduğunu değerlendirenlerin arasında en fazla ön plana çıkan kuruluşlardır. Hemen yukarıda verdiğimiz örnekte de görüldüğü gibi, otomobil üreticileri, araç içi duygu algılama sistemlerinin hayata geçirilmesi için çalışıyorlar. Annette Zimmerman, bu konuyla ilgili olarak ise “Bu sistemler, sürücünün ruh halini algılayacak ve duygularının farkında olacaklar. Bunun karşılığında sürücünün öfkesini, hayal kırıklığını, uyuşukluğunu ve kaygısını yöneterek yol güvenliğini artırabilirler.” diyor.

Sağlık alanında ise duygu algılama özelliğine sahip giyilebilir cihazlar, kesintisiz olarak hastaların ruh sağlıklarını izleyebilir ve gerekirse doktorları ve hasta bakıcıları anında uyarabilirler. Aynı zamanda izole edilmiş yaşlı insanlara ve çocuklara da ruh sağlıklarını izleme konusunda yardımcı olabilirler. Ayrıca bu cihazlar, doktorların ve hasta bakıcıların ruh sağlığı modellerini izlemelerine ve bakımları sırasında insanlarla ne zaman ve nasıl iletişim kurabileceklerine karar vermelerine imkan tanıyabilirler.

Duyguları tespit etmek ve bunlara yanıt vermek için mevcut platformlar, genel olarak özeldir ve birkaç yalıtılmış kullanım senaryosu için uygun hale getirilmiştir. Aynı zamanda bunlar, geçtiğimiz yıllarda ürün ve marka algısı çalışmaları için pek çok global marka tarafından kullanılmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dünyanın En İyi 100 Havayolu Şirketi Açıklandı, THY İlk 20’de

Havacılık sektörünün en saygın ödüllerinden olan ve 1999’dan beri verilen Skytrax, 2018 yılının en iyi hava yolu şirketleri listesini yayımladı. Listenin ilk sırasında Singapore Airlines yer alıyor. Geçen yıl 2’nci sırada yer alan şirket, bu sene birincilik unvanını Qatar Airways’in elinden aldı.

Geçen yıl 12’nci olan Turkish Airlines bu sene 6 sıralık bir gerilemeyle 18’inci sırada yer alıyor. Dünyanın en iyi hava yolları sıralamasına giren diğer bir Türk firması ise AtlasGlobal. Şirket, 100’üncü sırada. Listenin ilk 20’si ise şu şekilde;

Skytrax World Airline Ödülleri (2018)

1. Singapore Airlines

2. Qatar Airways

3. ANA All Nippon Airways

4. Emirates

5. EVA Air

6. Cathay Pacific Airways

7. Lufthansa

8. Hainan Airlines

9. Garuda Indonesia

10. Thai Airways

11. Qantas Airways

12. Swiss International Air Lines

13. Japan Airlines

14. China Southern Airlines

15. Etihad Airways

16. Austrian Airlines

17. Air New Zealand

18. Turkish Airlines

19. KLM Royal Dutch Airlines

20. Hong Kong Airlines

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link