Tüketim Toplumunda Tüketici Olmak – 3 (Modern ve Postmodern Tüketici)

Geçtiğimiz iki hafta tüketim toplumundaki tüketici kavramından ve tüketici üzerindeki otantik, otoriter etkilerden bahsettim. Bu hafta ise artık yeni dünya ile klasik dünya olarak nitelendirebileceğimiz modern ve post-modern tüketici kavramlarından ve bunların belli başlı özelliklerinden bahsedeceğim.

Modern tüketici aslında tarihsel gelişime bakıldığında modern dünya ile paralel seyrediyor diyebiliriz. Sanayii Devrimi ile oluşmaya başlayan modern tüketim kavramı tabi ki haliyle tüketiciyi de etkileyen bir etki olarak karşımızda dimdikt duruyor. Modern tüketicinin alışkanlıklarını belirlemesini sağlayan etkenlerin en önemlisi modern tüketimin genel özellikleri ki aslında klasik tüketimden taban tabana zıt bir konumda diyebiliriz. Sanayii Devrimi‘nin meydana gelmesiyle yavaş yavaş benliğini kazanan modern kavramının en önemli özelliklerinden biri de globalleşme. Şu anda içinde bulunduğumuz global dünyanın trendlerinin oluştuğu asıl dönem modern tüketimi de başlatan Sanayii Devrimi. Ayrıca bu dönemle birlikte seri üretim arttığından tüketimde de büyük bir artış yaşanmaya başlamış, bu da tüketicileri çok fazla tüketmeye iten bir trend olmuştur.

6a00d8351b44f853ef00e54f2cbb5c8833-800wi

Modern tüketimin yeni çeşidi olan post-modern tüketim ise şu anda içinde bulunduğumuz dünyayı ve tüketiciyi etkileyen en büyük etkilerden biri. Post-modernite kavramı da 1990’lı yıllarda özellikle tohumları atılmaya ve yeşermeye başlamış bir kavram. Post-modernitenin en belirgin özelliği fonksiyonel olmamasına rağmen eğlendirdiği ve sembolik bir anlam kattığı için tüketimin eğilimini değiştirmesi. Örneğin Ali AĞAOĞLU’nun at üstündeki “Maslak 1453” reklamı post-modern reklam anlayışına gösterilebilecek en güzel örneklerden biri. Herhangi fonksiyonel bir fayda sunmamasına rağmen, eğlendirici unsurlarla karşımızda duran bu örnekte de olduğu gibi post-modernite kavramında sembolik fayda (eğlendirici unsurlar) fonksiyonel faydanın bir hayli önüne geçmiş bulunuyor. Aslında post-modernite kavramı tüm modern kuralların üstünde oluşmuş da diyebiliriz bir bakıma. Her ne kadar modern eğilimlerden etkilense de, kendi otantik davranışını oluşturuyor.

Geçen haftaki yazımda bahsettiğim otantik ve otoriter davranışlarla kıyaslayacak olursak, modern kavramı otoriter davranışa ve post-modern kavramı ise otantik davranışa hatta başka bir deyişle otoriter davranışın içindeki otantik davranışa benziyor diyebiliriz. Bu kavramlar aslında birbirinden farklı olmasına rağmen, tüketiciyi ve tüketim alışkanlıklarını şekillendirmelerindeki etkileri birbirine çok benzer olabilir. Birbiri içinden doğan kavramlar olarak da ayrı bir yere sahipler aslında.

Bu hafta modern ve post-modern kavramlardan bahsettim. Bu kavramların tüketiciyi nasıl şekillendirdiğinden ve yeni trendleri nasıl yönlendirdikleri üzerinde durdum. Haftaya, yazı dizisinin son haftasında, bu kavramların aslında bir arada nasıl yeni tüketiciyi oluşturduklarından, tüketim alışkanlıklaırnı nasıl şekillendirdiklerinden bahsedeceğim.

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

Bir Cevap Yazın

Tech Meetup S1 E4 ‘AI & IoT Day’ Etkinliğinde Neler Konuşuldu?

Pazarlamasyon olarak bu yıl ilk kez düzenlediğimiz Tech Meetup’ın ‘AI & IoT Day’ konseptli dördüncü buluşmasını dün akşam Microsoft Türkiye Ofisi’nde gerçekleştirdik. Dijital dönüşüm ve teknolojiye ilgi duyan herkese açık olan etkinliğimize konuşmacı olarak Microsoft’tan İbrahim Kıvanç’ı ve İnsider’dan Çağlar içer’i  konuk ettik.

İlk konuşmacımız İbrahim Kıvanç “Adım adım bilim kurgu’dan hayatımızın her alanına: Yapay Zeka ve IoT” konu başlığı ile sunumunu gerçekleştirdi. Kaçıranlar veya hatırlamak isteyenler için İbrahim Kıvanç’ın sunumundan satır başları şöyle;

  • Kullandığımız çoğu şey aslında IoT cihazı; telefonlarımız, akıllı saatlerimiz, bilgisayarlarımız ve her şey bir IoT’ye dönüştürülebilir.
  • Yapay zeka ile ilgilenenler ve gelişmeleri görmek isteyenler hackster.io adresini ziyaret edebilirler.
  • Yapay zeka konusunda her gün yeni bir gelişme olsa da hala emekleme sürecindeyiz aslında. Çünkü üretilen tüm yeni sistemlerin altyapısı veriler. Yani en gelişmiş yapay zeka bile aslında şu anda veri kullanarak makine öğrenmesi ile işliyor.
  • Fakat gün geçtikçe gelişmeler daha da umut vaad ediyor. Örneğin; Microsoft’un kişisel asistanı Cortana. Cortana’ya “Bu akşam için cekete ihtiyacım var mı?” sorusunu sorduğumuzda bize cekete ihtiyacımız olup olmadığını söyleyebiliyor. Bunu bulunduğumuz yerin konumunu, hava şartlarını ölçerek yapıyor elbette ama buradaki asıl gelişme Cortana’nın cekete ihtiyacımız olup olmadığının hangi etkenlere bağlı olduğunu biliyor ve neyi sorduğumuzu anlıyor olması.
  • Microsoft Garage’ın geliştirdiği bir uygulama sayesinde telefonunuz çalar saatinizi kapattıktan sonra size bazı direktifler vererek uyandığınızdan emin oluyor veya sizi uyandırabiliyor. Gelişen teknolojiler ve özellikle son zamanlarda çok gündemde olan yapay zeka teknolojileri hayatımızın her alanında küçük veya büyük değişiklikler yapmak için kullanılabiliyor.
  • Peki bizim yaptığımız bu işler, geliştirdiğimiz teknolojiler dünyayı nasıl etkileyecek? İnsanların pek çok endişesi var, yapay zekalar dünyayı ele geçirecek, işimizi elimizden alacak gibi. Fakat bu noktada işlerin kötüye gideceğini ve giderse buna bizlerin sebep olacağını düşünmüyoruz her geliştirilen yenilik yeni bir sistemin de doğmasına vesile oluyor. Hesap makinesi bulunmadan önce görevi sadece hesap yapmak olan insanlar vardı ve hesap makinesi kullanıma geçtiğinde bu insanların yaptığı işi ellerinden almış oldu ama şu anda kimse hesap makinesi yüzünden işsiz değil.

İkinci konuşmacımız Çağlar İçer ise “Dijital Pazarlamada Yapay Zeka Oyunları”konu başlığı ile konuşmasını yaptı. İşte Çağlar İçer’in konuşmasından satır başları;

  • Kullanıcıların siteyi ziyareti veya alışverişi için harcanan paranın fazlasını kullanıcılardan elde edemediğimizde zarara gireriz, son zamanlarda şirketlerin çoğu bu yüzden batıyor.
  • Hedef kitlemizi belirleyip doğru stratejileri doğru kişiler üzerinde uygulamamız gerekiyor. Yüksek değer getirecek kullanıcıların hedeflenmesi ve belirlenmesi gerekiyor.
  • Yapay zekanın temeli veriler. Daha önceden gösterilen davranışlara göre edindiğimiz verilerle satın alma davranışını çözebiliyor ve ihtimali yüksek kullanıcıları görebiliyoruz. İndirim, kampanya, yeni ürün vs gibi mesajları doğru yerlere bu şekilde ulaştırabiliyoruz.
  • Satın alma döngüsünü belirleyip müşterilere ona göre hizmet sunmak çok önemli bu da makine öğrenmesi algoritmasıyla mümkün oluyor. Hangi davranış türlerinin satın alma davranışını etkilediğini görmemizi sağlıyor.

Etkinliğimize olan katkılarından dolayı Garanti Bankası, Microsoft Türkiye ve BKM Express’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bir sonraki Tech Meetup buluşmamız 5 Aralık Salı saat.19.00’da başlayacak. Bir sonraki etkinliğimiz Mobile & Payments Day‘e buradan kayıt olabilirsiniz. 

Kahve Tiryakilerine Uyku Açan Porsche Sürprizi

ABD’nin Los Angeles kentinin bir ilçesi olan Carson’daki kahve dükkânı geçtiğimiz günlerde müşterilerini şaşırtan sabah sürprizlerine sahne oldu. Porsche tanıtımı olan çalışmada, kahve dükkânındaki barista, sabah mahmurluğundan arınmak için kahveye koşan müşterilere E-Jolt adlı yeni ve gizemli bir içecekleri olduğunu, bu içeceğin inanılmayacak derecede güç verdiğini, fakat bu içeceği denemek için bir izin kâğıdı imzalamaları gerektiğini söylüyor. Deneyeceğini söyleyenlere ise E-Jolt’un kapıda onları beklediğini belirtiyor.

Dükkândan şüphe ve merakla çıkan müşterileri ise kapının önünde bir Porsche bekliyor ve böylece merakın yerini büyük bir heyecan alıyor. Kahve tutkunları, profesyonel sürücü tarafından kullanılan ve son hızla daireler çizen Porsche Panamera Turbo S E-Hybrid model arabayla, trafiğe kapalı alanda unutamayacakları bir deneyim yaşıyor. Bu ilginç anlar da gizli kamera çekimleriyle ekrana yansıtılıyor. Otomobilin tam 680 beygir gücünde olduğunu ve 0’dan 60 kilometreye sadece 3.2 saniyede çıktığını göz önüne alırsak, ortaya çıkan görüntülerin son derece doğal olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Sürüşler, söz konusu kahve dükkânına yaklaşık 3.2 kilometre uzaklıktaki Porsche Deneyim Merkezi’nde yapılmış ve projeyi gerçekleştiren Cramer-Krasselt’in Yaratıcı Yönetmeni Marshall Ross’un dediğine göre fikir tamamen, hibrid teknoloji algısını ters yüz etmek üzerine kurgulanmış.

Ross’un dediklerine bakılırsa bu kurgu, çevre dostu teknolojilerin iyi performans gösterdiğini kitlelere kanıtlamak için biçilmiş kaftan. Özellikle çoğunluğun hibrid teknolojilere kendini henüz yakın hissetmediğini göz önüne aldığımızda, kafeinin uyarıcı etkisinden yola çıkılarak, iyi teknoloji ve ekolojik duyarlık kavramlarını iki öz değer olarak gören Porsche için yapılan bu çalışma, “tam isabet” görünüyor. Tıpkı kafein gibi uyarıcı, uyandırıcı, gözleri açan ve güç veren bir deneyim.

Porsche kahve
Marka, kahvenin uyanık tutucu etkisiyle ürününü güzel bir şekilde eşleştirmiş.

Bununla birlikte kahve dükkânı deneyimi, Cramer-Krasselt ile Porsche’nin iş birliği yaptığı ilk yaratıcı çalışma değil. İkili daha önce, hologramın ve diğer yeni teknolojilerin de kullanıldığı dergi reklamları da dâhil olmak üzere, farklı çalışmalarda yan yana gelmiş. İnovasyon kavramının Porsche markasının çekirdeğini oluşturduğunu düşündüğümüzde, marka bunu iletişim süreçlerine de yansıtıyor ve inovasyondan bahsetmekle kalmayıp bu kavramın gerektirdiği yönde davranmak için yeni projelerle karşımıza çıkıyor. Marka ayrıca, müşteri memnuniyetiyle de dikkat çekiyor.

Ross tam da bu noktada, E-Jolt çalışması için önlerindeki en büyük zorluğu, aracın insanlara ne denli yenilenme ve şaşkınlık hissi verdiğini gösterirken, aynı zamanda onları gülümseten bir durum oluşturma konusunda yaşadıklarını belirtiyor. Gizli kamera kullanımının ise gösterilen tepkileri doğal hâlleriyle yakalamada oldukça etkili olduğunu, bunu en iyi şekilde yansıtmak için çekimlerde sayısız gizli kamera kullanıldığını da sözlerine ekliyor.

İşin başarılı ve yaratıcı kurgusu, deneyimi yaşayan ziyaretçilerin tepkilerinde yakından görülüyor.

Elbette çalışmadaki gerçeklik unsuru, iki gün süren çekimlerde ajans tarafına az da olsa gergin anlar yaşatmış. Zira çalışmanın bütün başarısı, insanların verecekleri tepkiye bağlıydı. Baristanın ziyaretçileri E-Jolt içeceği için ikna konuşması ve izin kâğıdının denemeye karar verenleri caydırma olasılığı, ajans ekibini hep diken üstünde tutmuş.

Özetle Porsche, mekân ve içeceğin insanlarda uyandırdığı tazelenme, uyku açma ve zindelik verme hislerinden yola çıkıp bununla uyumlu olarak ürününü ilgi çekici ve yaratıcı bir şekilde tanıtmış. Kim bilir? Belki aramızdan biri ya da birileri de bir gün Porsche Panamera Turbo S E-Hybrid sahibi olur, belli mi olur? Sonuçta o gün o kahve dükkânında değildik diye, hayallerimizi de satmadık ya!

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün ve Yarın Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Sadece ilk 50 kişi için geçerli olacaktır
close-link
€42,90 Bugün ve Yarın Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday