Tüketici Krallığına İsyan!

“Pazar araştırmalarına ayrılan onca bütçeye rağmen, piyasaya sunulan markaların önemli bir bölümü başarısız oluyor. Oysa şirketler, tüketiciler ne istiyorsa onu üretiyor! Bu garip durumun nedeni tüketicilerin aslında ne istediklerini bilmemeleridir. Çünkü düşünme sürecinin %95’i bilinçaltında gerçekleşir.”

                                                                    Gerard Zaltman-Harward Business School Pazarlama Profesörü

 

Ortalama bir pazarlama direktörünün elinin altına her yıl binlerce sayfalık araştırma raporu gelir. Tüketicinin ihtiyaçları neler? Tüketici ne bekliyor? Tüketici ne istiyor? Tüm bu soruların cevaplarını bulmak için yapılan araştırmalardan çıkan sonuçlar şirketlerin rotasını belirler. Her sektörde süreç aşağı yukarı böyle yürür.

Henry Ford 100 yıl önce “Her müşteri istediği renk otomobili satın alabilir; rengi siyah olduğu sürece” derken markalar yeni yeni doğuyor, üreticiler altın çağını yaşıyordu. 20. Yüzyılın son çeyreğine kadar süreç, etkisi azalarak böyle devam etti. Markalar kraldı, tüketiciler ise onları kölesi. Markalar ne sunuyorsa tüketiciler onu istiyordu, Cola denen şeyin “ihtiyaç” haline gelmesi bu şekilde oldu.

Özellikle sosyal medya devriminin yarattığı rüzgarla, son birkaç yıldır herkes aynı fikirde: Artık tüketici markaları yönlendiriyor, tüketicinin istekleri, yönlendirmeleri markaya yol gösteriyor. Tüketiciler, markanın yönetiminde etkin rol alıyor. Kısacası: Kral öldü, yaşasın yeni kral!

Birçok sektörde yaşanan inovatif tıkanmışlığın sebebini bu duruma bağlayanlardanım. Pek çok sektör gelinen noktada yeni buluşlar ortaya koyamıyor, olmayan bir şeyi sıfırdan yaratamıyor. Cep telefonu teknolojisi nasıl gelişiyor? Kapasite artırılıyor, çözünürlük artıyor, megapiksel boyutu artıyor vb. Bunlar varolan şeylerin geliştirilmesinden başka bir şey değil. Yanlış anlaşılmasın bunları asla küçümsemiyorum. Sadece tezimi güçlendirmek için majör bir örnek veriyorum.

Dünya piyasasındaki bu inovatif daralmanın, hatta tıkanmışlığın sebeplerinden birinin pazarlamacıların abarttığı tüketici krallığı olduğunu düşünüyorum. Tüketici bir ihtiyacını hissedecek de, bu araştırmalara yansıyacak da, inovatif ürünler geliştirilecek. Her zaman bu yola bel bağlanırsa başarı şansa kalabilir çünkü tüketici çoğu zaman ihtiyacının farkında bile olmaz, farkında olduğunda ise onu doğru bir şekilde ifade edebileceğinin garantisi yoktur.

Şirketler risk almalı, bir ürün veya hizmet yaratıp tüketiciye sunmalı. Sağlam bir pazarlama stratejisi ve doğru iletişim ile desteklenirse nur topu gibi bir ürün/marka doğar. Evet, zaman zaman böylesini denemekte fayda var. Belki tüketici krallığı bu şekilde fethedilebilir.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Markam Danışmanlık'ta Marka Stratejisti. Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümü mezunu. Fikir sever, strateji yazar...

Bir Cevap Yazın

Dünyanın En İyi 10 Öğretmeni Arasına Giren Nurten Akkuş

Pazarlamaya ait faydalı alt konuların alanında uzman konuşmacılar tarafından anlatıldığı, iş zekasına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanarak pazarlama ekosistemini geliştirmeyi amaçlayan bir etkinlik serisi olan Marketing Meetup‘ın beşincisi olan Marketing Meetup Experience dün gerçekleşti. Deneyim temasıyla gerçekleştirilen ve dünyanın vatandaşlığa sahip ilk robotu olan Sophia‘nın da konuk olduğu Marketing Meetup Experience etkinliğinin konuşmacılarından biri de Samsun’daki bir köy okulunda görev yapan ve Microsoft‘un kurucusu Bill Gates tarafından “dünyanın en iyi 10 öğretmeni” arasında gösterilen Nurten Akkuş.

Nurten Akkuş, dünyanın en iyi öğretmenlerinden biri olarak gösterilmesine kadar uzanan serüveninde bugüne kadar neler yaşadığını anlattı. Öğretmenliğe ilk başladığında hayata dokunmanın önemini farkettiğini belirten Akkuş, bu başarı serüveninin şu anda da görev yaptığı Samsun’daki Ayvacık Anaokulu‘nda başladığını vurguladı.

Öğretmenlerin her anlamda öğrencilere örnek olduklarına vurgu yapan Nurten Akkuş, her şeyden önce öğretmenlerin cesaretli olması gerektiğini, ancak bu sayede öğrencilerin de cesaretli olabileceğini belirtti ve ekledi:

“Bir öğretmen hayal kurmalı ki, öğrencileri de hayal kursun.”

Öğrencilerin farkındalık kazanmaları için onların birçok farklı sosyal aktivite yapmalarını sağladıklarını belirten Akkuş, ayrıca kız çocuklarının eğitime kazandırılması için çalıştıklarını ve birçok kızın bu sayede eğitime kazandırıldığını ifade etti. Ayrıca “Baba Bana Bir Masal Anlat” isimli sosyal sorumluluk kampanyası kapsamında, erkeklerin de çocuklarının eğitiminde rol alması için girişimde bulunduklarını ve toplumdaki cinsiyet eşitsizliğine dikkat çektiklerini belirtti.

Başarılarının ardından Türkiye’de birçok ödüle layık görüldüğünü belirten öğretmen, son olarak da Bill Gates tarafından, dünya genelindeki binlerce öğretmen arasında dünyanın en iyi 10 öğretmeni arasında gösterildiğini belirtti. Bununla birlikte Nurten Akkuş, İngiltere’den bir yönetmenin Türkiye’ye gelerek bir eğitim filmi çekmek için kendisiyle görüştüğünü söyledi.

Türkiye’de gerçekleştirdiği projeleri ilerleyen dönemde yurt dışında da hayata geçirmek ve dünya çocuklarına fayda sağlamak istediğini belirten Nurten Akkuş, son olarak insanın başarabileceği şeylerin hayalleriyle sınırlı olduğuna vurgu yaptı.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Abonelerinin %95’ini Elinde Tutmayı Başaran Abonelik Servisi: BarkBox

Abonelik modelinin kendine göre birtakım avantajları olsa da, bu modelde mevcut müşterileri sürekli olarak elde tutmak pek de kolay bir iş değildir. Genel olarak abonelik servislerinde, mevcut aboneleri elde tutma yüzdesi pek yüksek olmazken Bark isimli marka abonelerinin tamamına yakınının devamlılığını sağlayarak bu alanda önemli bir örnek teşkil ediyor.

Köpek sahibi olan üç kişi tarafından hayata geçirilen Bark, köpeklere yönelik ürünler tedarik eden bir firma ve bu firmanın BarkBox isimli bir abonelik servisi bulunuyor. BarkBox, faaliyetlerine başladığı 2012 yılından bu zamana dek abonelerine 10 milyonun üzerinde kutu gönderdi ve bu kutuların içerisinde toplamda 70 milyona yakın evcil hayvan oyuncağı ve maması bulunuyordu. Ancak bütün bu etkileyici rakamlara rağmen, BarkBox’ın en büyük başarısı sahip olduğu müşteriyi elde tutma oranı. Toplamda 500.000’den fazla abonesi bulunan BarkBox, abonelerinin %95’ini elde tutmayı başarıyor ve bu gerçekten muazzam bir oran.

BarkBox, her ay farklı bir temayı takip ediyor. Abonelere gönderilen kutularda doğal bileşenler kullanılarak üretilmiş olan köpek mamaları ve oyuncaklar bulunuyor. Oyuncaklarla ilgili şöyle güzel bir taraf bulunuyor: Eğer köpek oyuncağı sevmezse, oyuncak ücretsiz olarak değiştirilebiliyor. Ayrıca aboneler, çeşitli tedavilere erişim hakkı elde ediyorlar ve yapacakları alışverişlerde indirim kazanıyorlar.

Bunların yanı sıra aboneler, aldıkları kutular hakkında geri bildirim vermeleri konusunda teşvik ediliyor. Bu geri bildirimler ise her köpeğe uygun bir ürün kutusu hazırlama konusunda şirkete çok önemli fikirler sağlıyor. Yani aboneler ne kadar uzun süre hizmetten faydalanırlarsa, aldıkları kutular da o kadar kendilerine özel oluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link