Tüketici Hakkını Ararken Artık İki Kez Düşünecek

Türkiye’de tüketicinin bilinçlenmesine bağlı olarak hakem heyetlerine yapılan şikayetlerin sayısı da her geçen gün artıyor. Şikayetvar.com’un verilerine göre Türkiye genelinde 976 hakem heyeti faaliyet gösteriyor. Yılda 650 bin şikayet alan Şikayetvar’dan sonra yılda 446 bin şikayetle hakem heyetleri ikinci sırada geliyor. Yapılan başvuruların büyük çoğunluğu da tüketicinin lehine sonuçlanarak, mağduriyetleri gideriyor.

Ancak Türkiye Barolar Birliği, hakem heyetlerine gelen şikayet sayısının artması üzerine yeni bir karar aldı. Hakem heyetlerinde verilecek avukatlık hizmetinden artık 250 lira ücret alınacak. Hakem heyetlerine başvuru sayısını önemli ölçüde düşürecek bu karar Resmi Gazete’de yayımlanan tebliğe göre, artık hakem heyetlerinde verilecek avukatlık hizmetlerinde 250 lira ücret alınmasının önünü açıyor. Eğer başvuru yapan tüketici, heyetçe haksız bulunursa şikâyetçi olduğu kişi ya da kurumun avukatının vekâlet ücretini cebinden ödemek zorunda kalacak.

Resmi Gazete’de yer alan tam metin şu şekilde;
“İl ve ilçe tüketici hakem heyetleri nezdinde sunulacak hizmetlerde, hizmete konu işin değerinin yüzde 12’sinden aşağı olmamak üzere. Ancak hizmete konu işin değeri maktu ücretin altında ise hizmete konu işin değeri kadar avukatlık ücreti hükmedilir.” Buna göre değeri 250 lira ve üzerindeki mal ve hizmetlerde ilgili tüketici hakem heyetlerine başvuru yapan tüketici eğer haksız bulunursa şikâyetçi olduğu kurumun 250 lira avukatlık ücretini cebinden ödeyecek. 250 liranın altındaki başvurularda ise örneğin mal ve hizmetin değeri 150 lira ise eğer tüketici haksız bulunursa 150 lira avukatlık ücreti ödeyecek.

Ancak yapılan düzenleme sonrası başta Tüketicinin Korunması Genel Müdürlüğü olmak üzere pek çok dernek ve kurum düzenlemenin tüketicilerin aleyhine önemli zararları olacağına dikkat çekiyorlar. Tüketicilerde zaten genel olarak yer eden yaşanılan probleme karşı hakkını aramama durumu, bu düzenleme ile artık bir risk alma sürecine döneceğinden pek çok tüketicinin hakem heyetlerine başvuru konusunda çekingen davranacağı belirtiliyor.

 2007 yılında toplamda 83 bin olan şikâyet sayısı 2012 yılında 5 kat artarak 446 bine ulaştı. 2013’ün ilk 8 ayında ise 363 bin başvuru gerçekleşmişti. Geçtiğimiz aylarda Meclis’te kabul edilen ve Mayıs ayında yürürlüğe girecek olan yeni tüketici kanununda da hakem heyetlerinin yapısının güçlendirilmesi, tüketici başvurularının daha kolaylaştırılması hedefleniyordu. Fakat bu son düzenleme tüketicilerin hakkını arama noktasında isteklerini azaltacak ve bu da ihlallerin artmasına sebep olabilir. Şu anda Genel Müdürlük yetkilileri Barolar Birliği’yle temasa geçmiş durumda ve Birliğin tüketicileri mağdur edecek kararını gözden geçirmesi isteniyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

İnternet yayıncılığı, içerik yönetimi üzerine çalışmalar yapar.

Bir Cevap Yazın

Global İnovasyonda 50. Sıradayız

Türkiye’nin, Global İnovasyon Endeksi’nde geçen yıla oranla 7 basamak gerileyerek 126 ülke içerisinden 50’nci sıraya yerleştiği görüldü.

Medya takibinin öncü kurumu Ajans Press, ülkelerin küresel boyuttaki inovasyon oranını ele alan araştırmayı inceledi. Ajans Press’inDünya Fikri Haklar Örgütü (WIPO), Cornell Üniversitesi ve INSEAD işbirliği verilerinin yanı sıra medya yansımalarından da derlediği bilgilere, Türkiye’nin inovasyon endeksinde 50’nci sıraya yerleştiği görüldü. Geçen yıl 127 ülke arasında 43’üncü olan Türkiye’nin bu yıl 7 basamak gerileyerek 126 ülke arasından 50’nci sıraya yerleştiği saptandı. Böylelikle, Türkiye kalkınmışlık düzeyine göre beklenen seviyenin altında performans sergileyen ülkeler kategorisinde yer aldı. Bu listede Türkiye’yi bir basamak önünden takip eden ülke de Romanya olurken, hemen ardında yer alan ülke Katar olarak belirlendi.

Listenin Başında İsviçre Var

ITS Medyave Ajans Press’ingerçekleştirdiği medya incelemesinde, inovasyon başlığı altında yazılı basına yansıyan haber adetleri de belli oldu. Gerçekleştirilen medya incelemesinde, inovasyon başlığı altında bu sene içerisinde 16 bin 116 haber yansıması tespit edilirken, geçtiğimiz yıl içerisinde medyaya yansıyan haber sayısının 27 bin 919 olduğu belirlendi. Araştırma, İnovasyon Girdileri Alt Endeksi ve İnavasyon Çıktıları Alt Endeksi baz alınarak hazırlanırken, Türkiye’nin İnovasyon Girdileri Alt Endeksinde iyileşme gösterdiği gözlendi. Listenin zirvesine yerleşen ülke ise İsviçre olarak belirlendi. Böylelikle, son 3 yıldır zirvedeki ülkenin değişmemesi dikkat çekti. İsviçre’yi ikinci sıradan Hollanda, üçüncü sıradan İsveç, dördüncü sıradan İngiltere, beşinci sıradan ise Singapur takip etti. Endekste yükselişi en hızlı olan ülkeler de İsrail ve Çin olarak tespit edildi. Bu bağlamda, 2017 yılında 17’inci sırada olan İsrail’in 6 basamak ilerleyerek 11’inci sıraya, geçen yıl 22’inci sırada olan Çin’in ise 5 basamak yükselerek 17’nci sıraya yerleştiği saptandı.

Türkiye’yi listenin başındaki İsviçre ile karşılaştırdığımızda da, kişi başına milli gelire patent oranında İsviçre 17,4 puan alırken, Türkiye’nin sadece 3,4 puan aldığı görüldü. Güneş enerjisi sektöründe ise nüfus başına düşen icat sayısı bakımından ilk 20 içerisinde bile yer almadığımız belirlendi. Yer alamadığımız listenin başına ise 1 milyon kişiye 250 icatla Japonya yerleşti. Japonya’yı 220 icatla Güney Kore, 65 icatla Almanya takip etti.

Raporun tamamına buradan ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Dikkate Almamanız Gereken 8 Yanlış Kariyer Tavsiyesi

Zeitgeist. Popüler bir belgesel. İçinde bulunduğumuz dönemin değerlerine eleştirel bir gözle bakıyor, henüz duymamış olanlara öneririm.

Zeitgeist kelimesinin bizi ilgilendiren diğer anlamı ise şu; bir yer ve döneme ait genel kabul görmüş düşünceler, ya da “zamanın ruhu”.

Her ne kadar kendi düşüncelerimizin bütünüyle bize ait olduğunu düşünsek de aslında bu bir yanılsama. Sosyal canlılar olarak, etkileşimi girdiğimiz insanları etkiliyor ve onlardan etkileniyoruz. Daha da önemlisi, yaşadığımız koşulların ne kadar konforlu veya ne kadar acımasız olduğu, insanlığa ilişkin düşüncelerimizi şekillendiriyor ve en nihayetinde o dönemin doğrularını kendi prensiplerimiz olarak kabul etmeye başlıyoruz.

Çoğu sanat eserinin yorumlarken, sanatçının yaşadığı dönemi ve koşulları bilmek bu yüzden önemli. Sanatçının zamanını ve onun koşullarını bilmek, o eseri hayata geçirirken ne düşündüğünü anlamanın kapısını açıyor. Örneğin M.C. Escher’ın  dünyasını yorumlarken 1939 – 1945 döneminde ürettiği eserlerde 2. Dünya Savaşı’nın etkisini dikkate almamak eksik olur.

M.C Escher - Kariyer Tercihleri

M.C. Escher’ın İnanılmaz Dünyası

Tavsiyelerin ağırlığını ölçerken, tavsiye verilen alanın ne kadar hızlı bir değişim gösterdiğini dikkat almak gerekli. Yani, Maraş Dondurması yapmanın inceliklerini öğreniyorsanız tavsiyede bulunan ustayı can kulağıyla dinlemek ve yeri geldiğinde öğütlerini birebir uygulamak doğru olabilir. Nihayetinde iyi bir Maraş Dondurması yapmak yıldan yıla değişiklik gösteren bir beceri değil. Hem öğrenilecek çok şey var hem de tavsiyelerin geçerliliğini yitirmiş olmaları riski yok.

Maraş Dondurması ve Kariyer

 

Ancak kariyer tavsiyesi alıyorsanız kişilerin kendi iş hayatlarından yola çıkarak yaptıkları yorumların yetersiz, ve hatta çoğu zaman yanlış yönlendirici olabileceği riskini dikkate almak gerekli.

Son 100 yıl kadar dar bir zaman dilimine baktığımızda bile farklı jenerasyonlar için genel geçer tek bir doğru kariyer rotasından(ve tavsiyesinden) bahsetmenin mümkün olmadığını görüyoruz. Son 100 yılın ilk üçte birinde sanayi devriminin etkileri ile birlikte mavi yaka olarak veya kas gücü ile çalışmak en doğrusuyken, ikinci üçte birlik dönemde orta derecede eğitim almak ve devlet güvencesiyle memur olarak çalışmak doğrusu olabilir. Bu son 30 yıllık yani son üçte birlik dönem için ise bize verilen çok iyi bir eğitim al ve özel sektörde çalışarak basamakları tırman mesajıydı. Bu mesaj değişti, ancak o dönemin zeitgeist’ı ile konuşan birinden alacağınız kariyer tavsiyeleri onun dönemi için geçerli olsa da sizin döneminiz için doğru olmayabilir. Artık  Nasıl Nitelikli İş Bulunur? gibi konular bile danışmanları olan bir uzmanlık alanı haline geldi.

Üretim teknolojilerinin çeşitlenmesi, paylaşım ekonomisinin güçlenmesi, tüketim biçimlerinin değişmesi ve özellikle C2C (Consumer to Consumer) ekonomisinin artması ile birlikte bugünden geleceğe yönelik kariyer tavsiyelerinde bulunmak çok zor. En azından bunları geçmişe bakarak yapmak mümkün değil.

Doğru kariyer yönlendirmeleri için kişilerin kendi hayatlarından verdiği anektod ve örneklere değil, geleceğe ilişkin ayakları yere basan analizlere bakın.

İşte o en sık duyulan yanlış tavsiyeler…

  1. İş değiştirmeden önce bir şirkette en az 3 yıl çalışmış olmalısın.

Şirkete bağlılığı belirleyenler misyon duygusu, çalışanın kendi gelişimi dahilinde o işten kazandıkları ve edindiği fayda olmalı. Bunun süresi 6 yıl olabileceği gibi 1 yıl da olabilir.

  1. Bir çok şirkete başvurmalı, sana en iyi teklif vereni kabul etmelisin.

Yanyana koyduğunuz iki tekliften az olanı, sizi 3  sene içerisinde aylık çift haneli gelirler kazanacağınız bir standarda çıkarabilir. Daha da tehlikelisi, %20 daha çok kazanacağım diye teklif ettiğiniz işten mutsuz olursanız kariyerinizde gereksiz yere koca bir kaç yıl kaybetmiş olursunuz.

  1. Üniversite sonrası iyi bir iş bulmanın koşulu staj yapmaktır.

Stajlar faydalı, şüphesiz. Özellikle iş dünyasını ve kendi yetkinliklerinizi tanımak konusunda değerliler. Ancak yaz dönemlerini geçirmenin tek yolu staj yapmak değil. Önemli olan tema, kendi yetkinlik ve becerileriniz ile örtüşen işler yapıyor ve üretiyor olmanız.

  1. Zaten 7 yıldır bu iş alanında çalışıyorsun, alan değiştirmen doğru olmaz.

Taş yerinde ağırdır sözünün bir doğruluğu var. 7 yıllık çok iyi finans bilginizle şirketlerin finans departmanları için çok değerli olabilirsiniz. Ancak şirketlerin bu alandaki nitelikli iş gücüne ihtiyacı otomasyon sistemleri ile değişiyorsa ve daha da önemlisi siz bu alanda çalışmak istemiyorsanız, değişiklik yapabilirsiniz. İşin sırrı, tamamen farklı, eski yetkinliklerinizle hiçbir bağlantısı olmayan iş alanlarına sıçrama yapmaya çalışmak yerine, kesişim alanları aramak ve paralel geçişler yaparak istediğiniz yöne doğru ilerlemek. Örneğin; Finans’tan direk Yönetim Danışmanlığı alanında sıfırdan geçiş yapmak yerinde Finans -> Satış Analitiği -> Analitik Modelleme -> Yönetim Danışmanlığı benzer rotalar çizmek gibi…

  1. İşten ayrılırsan kıdemini yakarsın, biraz daha sabret.

Evet şirketten kendi isteğinizle ayrıldığınızda kıdem tazminatınızı alamazsınız; ancak kıdem tazminatı zaten hiç bir zaman çalışanın değildir. Kıdem tazminatı, tek taraflı olarak sözleşmeyi şirketin feshine karşı bir sigortadır. Hem ayrılmamanın alternatifi daha da kötüdür. Size uygun olmadığına karar verdiğiniz, kendinize bir beceri katmadığınız ve size ay başında yatan maaş dışında hiçbir faydası olmadığını düşündüğünüz bir işte boşa geçirdiğiniz her ayın ve yılın bir “fırsat maliyeti” vardır. Yani eğer o işten ayrılmış olsaydınız yapıyor olabileceklerinizi hiçbirini yapmıyor olmanın kaçmış fırsatı.

  1. Çok iyi bir şirkete kapağı atmak için, ne rol olursa kabul etmelisin.

Büyük çok uluslu bir şirkette çalışmanın yarattığı güvence bir illüzyondan ibaret. Konu güvenceden daha çok statü endişesi ile ilgili.  Herkesin gıpta ile baktığı bir şirkette çalıştığınızda sosyal çevreniz ve arkadaş ortamlarınızda daha yüksek bir statü kazanıyor olabilirsiniz. Ancak eğer kazandığınız iş bilgisinin, tecrübenin ve uzmanlığın o şirket dışında bir talebi yoksa, ayrıldığınızda iş bulma şansınız azaltmış değil arttırmış olursunuz. Şirketlerin marka değeri tabi ki önemlidir, ancak vakaların %90’ında kişinin hangi alanda iş bilgisine sahip olduğu birinci, bunu hangi şirkette kazandığı ikinci derecede önemlidir.

  1. Para kazanmak için zaten çalışmaya mecbursun, bu yüzden seveceğin işi aramamalısın.

Kişinin yaptığı işten, kendi kişisel hedeflerine yönelik bir fayda çıkarıyor olması hem mutlu bir hayat hem de iyi bir iş performansı için çok merkezi. Hayır, herkes hayalindeki işi yapamaz. Ancak bu noktada mükemmeliyetçi düşünmemek gerekli. En çok istediğiniz bir numaralı işte çalışmıyor olabilirsiniz ancak bugün yaptığınız iş bir şekilde sizi oraya yakınlaştırmalı. Örneğin iyi bir aşçı olma hayaliniz varsa, bunun zaten mümkün olmadığı düşüncesi ile pazarlama ve temizlik kimyasalaları alanında çalışmak yerine direk veya dolaylı olarak gıda veya restoran sektörü ile temas eden bir iş yapabilirsiniz. Günün sonunda hayale tam olarak ulaşamasanız bile, deneme sürecinin kendisi, anlamsız bir çalışma hayatından çok daha tatmin edici olacaktır.

  1. Tamamen işine odaklanmalı ve mesleğinde en iyisi olmalısın.

Kişinin yüksek hedefler koyması, ve mesleğinde en iyi olmayı hedeflemesi olumsuz bir durum değil. Ancak herkesin tek bir mesleğinin olduğu dönemi tarihsel olarak geride bıraktık. Artık her birey kendi becerilerini paylaşım ekonomisi içerisine dahil edebilir. Örneğin bir yandan mevcut işinizde kurumsal satın alma işlemleri ile uğraşıyorken, “satın almada en iyi olmak” hedefini koymak yerine buradaki hedefleri küçültebilir ve buradan kazanacağınız enerji ile Behance veya DesignCrowd gibi sitelerde freelance olarak kitap kapak tasarımları yapabilir veya seslendirme sanatçısı olarak çalışabilirsiniz.

Özetle, dünün doğruları ile bugünü yaşamaya çalışmak yerine, yarının doğrularını çözümleyip kendi kurallarınızı belirleme şansını kullanın, bunun önü tarihte hiç olmadığı kadar açık.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link