THY “Global Düşündük Yerli Ürettik” Sloganı İle Bir İlke Daha İmza Attı

Türk Hava Yolları, bir ilke daha imza atarak tasarımı Türk mühendisler tarafından yapılan ilk yerli uçak koltuğu Turkish Seats Industries (TSI) üretmeye başladı. Türk Hava Yolları Teknik A.Ş. ve Assan Hanil ortaklığında 5 milyon dolarlık bir yatırım ile kurulan Turkish Seats Industries (TSI), bu üretimle dünya sivil havacılık pazarına önemli bir adım atmış oldu.

2011 yılının Eylül ayında İzmit’te kurulan tesislerde tohumları atılan bu proje, bugün meyvelerini vermeye başladı. Turkish Seats Industries (TSI), uçak koltuklarının otomasyonunu, yazılımını ve tüm tasarım aşamamalarını ülkemizde gerçekleştirdi. Şimdilik %70 düzeyinde yerlilik oranı ile üretilen uçak koltukları, kısa bir süre içeresinde %100 çıkarılacak. Uçak içeresinde ki Business Class koltuklarının fiyatları bir lüks araç fiyatında olduğunu düşünürsek (120-130 bin Euro), Türk Hava Yolları’nın bundan çok kazançlı çıkacağı kesin. Türk Hava Yolları böylelikle hem kendisine üretmiş olacak, hem de almış olduğu uluslararası üretim sertifikası ile ürettiği tüm uçak koltuklarını dünyaya pazarlama fırsatını yakalamış olacak.

Turkish Seats Industries (TSI), yerli koltukların teslim töreninde Maliye Bakanı Mehmet Şimşek, “Uçak koltuğu üretimi, yerli uçak üretimi için ilk adımı oldu” şeklinde konuşarak, yerli uçak üretimine dikkat çekti. Türk Hava Yolların Yönetim Kurulu ve İcra Komitesi Başkanı Hamdi Topçu ise ”Turkish Seats Industries (TSI’nın) temel vizyonu; uçak yolcu koltuğu sektöründe konfor, estetik, güvenlik ve lojistik konularında en iyi çözümleri sunmak” diyerek TSI’nın vizyonuna vurguda bulundu. Son olarak Türk Hava Yolları, uçak koltuğu üretimi haricinde dünyanın en hafif (Galley) uçak mutfaklarını üreterek işi sertifikasyon aşamasına kadar getirdi. Yerli Galley’ler Boeing 737-800 tipi uçakta test edildi. Testten başarılı olarak geçen yerli Galley’lerin lansmanının ise yakın bir tarihte yapılacağı konuşuluyor.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Enerjisini Kahveden Alan Minik Dunkin’ Donuts Evi

  • Dunkin’ Donuts, kahvenin gücüne dikkat çekmek için Hill Holiday isimli ajans ile birlikte hazırladığı kampanya kapsamında, tüm enerjisini büyük kısmı kahveden oluşan bir biyoyakıttan elde eden bir ev tasarladı.
  • Blue Marble Biomaterials isimli şirket tarafından geliştirilen ve eve enerji sağlamak için kullanılan bu biyoyakıt, %80 oranında Dunkin’ kahve yağı ve  %20 oranında alkolden meydana geliyor.
  • İlgili Yazı: Kahve Dükkanı Zincilerinin Maslow’un İhtiyaçlar Hiyerarşisi’ne Göre Dağılımı

Belki bilenleriniz vardır, çöpe attığımız kahve telvelerinde çok fazla enerji bulunuyor. Kullanılmış kahve çekirdeklerindeki doğal yağ ustalıkla çıkarıldığında, oldukça güçlü bir biyoyakıtta ana bileşen olarak kullanılabiliyor. Bu biyoyakıt o kadar güçlü ki, içinde jakuzi yer alan şık ve modern tasarımlı küçük bir evin enerji ihtiyacını karşılayabiliyor. Adweek’in paylaştığı habere göre, Dunkin’ Donuts’ın Hill Holiday isimli ajans ile birlikte hayata geçirdiği “Dunkin’ ile Çalışan Ev” isimli kampanya kapsamında, tabir-i caizse gücünü kahveden alan küçük bir ev inşa edildi.

Dunkin’ Donuts’ın bu küçük evi için kullanılan yakıt, Blue Marble Biomaterials isimli şirket tarafından geliştirildi ve %80 oranında Dunkin’ kahve yağı ve  %20 oranında alkolden meydana geliyor. Bu biyoyakıt sadece verimli bir şekilde yanmakla kalmıyor; aynı zamanda tamamen işlevsel bir mutfak, bir banyo, bir AC ünitesi ve daha fazlasına güç sağlamak için yeterli enerji sağlıyor. Bu küçük ev, ABD’nin Boston şehrinin Nahant isimli bölgesinde yer alıyor ve sınırlı bir süre için Airbnb aracılığıyla gecelik 10 dolar gibi son derece uygun bir fiyata kiralanabiliyor.

Şık bir tasarıma sahip olan bu ufak evde, yukarıda yer alan son derece büyük bir yatak ile alandan mükemmel bir şekilde yararlanılıyor ve böylece konuklar, rahat mobilyalar ve portatif yemek alanı içeren alt seviyede rahat bir şekilde gezinebiliyorlar. Evin samimi dekorasyonu için şirket, House dizisinden tanıdığımız aktris Olivia Wilde ile iş birliği yaptı. Olivia Wilde bu projeyle ilgili olarak yaptığı açıklamada, “Dunkin’ ile Çalışan Ev’in açılışının bir parçası olmam için bana fırsat veren Evdeki Dunkin’ Donuts Kahvesi ile iş birliği yapmaktan heyecan duyuyorum.” dedi.

Bütün bu güzel taraflarına rağmen, bu minik evin olumsuz bir tarafı da mevcut. Ev, tekerlekli sandalye erişimine uygun değil. Bu açıdan engelli insanların seslerini ve deneyimlerini koruma ve yeşil girişimlerle ilgili tartışmalara dahil etmeye daha fazla ihtiyaç duyulduğuna dikkat çekiyor.Ancak yine de Dunkin’ Donuts’ın bu şık ve minik evi, kahvenin gerçek gücünü harika bir şekilde gözler önüne seriyor.

Dünya’nın En Büyük Kahve Zincirleri

Dunkin’ Donuts, Dunkin’ ile Çalışan Ev kampanyasını kısa bir süre önce başlatmıştı. Şirket bu kampanya kapsamında, bu ayın başında New York’ta bulunan kahve düşkünleri için bu tarzda bir evi ziyarete açmıştı. Bu evi merak edenler, buraya tıklayarak ilgili sayfaya ulaşabilir ve evi 360 derece olarak gezebilirler. Bu arada Dunkin’ Donuts’un bu evlerinde ziyaretçiler için kahve demliği ve sınırsız Dunkin’ Donuts kahvesi bulunduğunu da belirtelim.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Cif’ten Toplumsal Cinsiyet Eşitliğine Vurgu Yapan Proje

  • Bu zamana kadar genelimize dayatılmış ve öğretilmiş olan ”ev işlerini kadın yapar” mottosuna karşı son zamanlarda markaların toplumsal cinsiyet eşitliğine daha fazla değindiği görüyoruz.
  • Cif’te hepimizin elinde projesiyle aslında bu mottoyu yıkmak isteyen markalardan biri.
  • İlgili Yazı: Hornbach’tan Cinsiyetçi Klişileri Yıkan Reklam Filmi

Hepimizin elinde projesi  17 Ekim Çarşamba günü Unilever Ev Bakım Kategorisi Pazarlama Direktörü Duygu Ersoy ve proje elçisi  Arzum Onan’ın katıldığı basın toplantısı ile tanıtılmıştı. Proje ev işlerinin yalnızca kadına ait olmadığı ve aile bireyleri arasında dağılımın yapılması gerektiği vurguluyor. Kadınların iş ve sosyal hayatta daha fazla yer almasını ve bu projeyle bir farkındalık yaratmak Cif markasının ana amaçlarından biri olarak gözüküyor.

Kadının Görevi

Verilere göre insanların yüzde 86’sı ev işlerini, yüzde 77’si temizliği, yüzde 79’u çamaşır yıkamayı, yüzde 69’u bulaşık yıkamayı, yüzde 72’si ise yemek yapmayı ‘kadın görevi’ olarak tanımlıyor.

Kadın, reklamda gerçek dışı bir varlık olarak tanımlanıyor. Ayrıca reklamda bugüne kadar sıkça duyulan ”kadın dediğin parfüm değil, çamaşır suyu kokacak arkadaş”, ” yemek yapmayı,bulaşık yıkamayı bilmeyen kendine kadın demesin” gibi söylemlere ironik bir eleştiri yapılırken, kadın görevi diye adlandırılan, kadınlardan beklenen temizlik işlerinin verileri sıralanıyor. Reklamda gördüğümüz heykel ise,  farkındalık artırmayı hedefleyen bu proje için Arzum Onan tarafından yapılan gerçek üstü kadın heykeli olarak adlandırılan heykel. Altı kolu ve dört bacağı bulunan kadın heykeli, ev işleri konusunda kendisinden beklenen tüm sorumlulukları en iyi şekilde yerine getirmeye çalışan gerçek üstü güçteki bir  kadını temsil ediyor.

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?


8 Haftada Dijital Mükemmeliği Yakalayın!
Eğitimi İncelemek İstiyorum
Digital Excellence Program'da Erken Kayıt Fırsatından Yararlanın
close-link