Telefonlar Akıllandı, Peki Sırada Neler Var?

Endüstri devriminden bu yana şekillenen pazarlama çalışmaları köken olarak fazla üretilen ürünlerin yeni pazarlara etkin biçimde yayılması amacıyla kurulmuş bir şirketin süreçleri arasında yerini bulmuştur. Pazarlamacının ilk briefi daha büyük pazarlara ve kitleye ürünü tanıtmak, -klasik- mecraları kullanarak tüketicinin yaşam tarzı içinde farklı ihtiyaçları keşfedip hikayeleştirerek iletişim kurma çabası içindeydi. Zaman içinde pazar içinde rekabet düzeyi arttıkça, farklı kanallarda var olabilmek, farklı algılanabilmek ve hissettirmenin daha değerli olduğu kanıtlanmaya başladı. Dolayısıyla araştırmalar yaparak ihtiyaçları keşfetmek ve yeni yöntemlerin buluşu pazarlama literatüründe cin fikirli olmanın önemini sergilemeye başladı.

Günümüze kadar şekillenen süreç içerisinde pazarlamacılar her daim yeni fikirleri farklı yollarda kullanarak tüketim ekonomisini farklı hikayelerle zenginleştirmeye çalıştı. Günümüzde ise, internetin de sağladığı bir bolluk ekonomi yapısı, tüketicilere satın almaya ait tüm gücü iletmiş durumda. Birçok bilgi artık forumlar, bloglar vb. içinde bedava sunuluyor. Tüketici bir çok hizmeti bu serbestlikte paylaşmaktan; böylelikle bilgisiyle internet uzayında bulunabilir olmaktan keyif alıyor. Nitekim, Microsoft’un gerçekleştirmek istediği dünya kütüphanesi projesinin onca kaynak ayrılarak tamamlanamaması ile Wikipedia isimli tamamen gönüllü ilerletilen; bir sosyal statü simgesi haline getirilen projeyle hayata geçebiliyor oluşu bu duruma örnek olarak verilebilir.

Tüketici elindeki kanallar sayesinde her tür bilgiye rahatlıkla ulaşırken, bir diğer yandan yaşamın giderek mobilize olması da bizleri uzun süreler bir ekran karşısında yayın izleme alışkanlığımızı kırmış gibi gözüküyor. “saçımı bu şampuanla yıkadım, herkes bana hayran”  reklamları bilinçlenen tüketici nezdinde yok sayılabilecek kadar az ilgi uyandırır halde. Artık, tüketiciler ellerindeki bilgi gücünü kullanmak istiyor ve sevdikleri şeyler veya kişiler hakkında bilgi ve içerik paylaşmaları yapmak hoşlarına gidiyor.  Çünkü, dijitalde var olmak ve neler yaptığını paylaşmak da bir sosyal statü haline geldi.

Hal böyle olunca, pazarlamada da büyük değişimler olası. Akıllı mecra yatırımlarıyla tüketiciyi de hikayeye dahil etmek en önemli unsurlardan biri haline geldi.

Peki bu iletişim taktiği tek başına yeterli mi? Aslında, iletişim öncesi sorunun kökenine inmek gerekiyor? Ürünüzün fayda analizi…

Şehirleşme kültürü ve sanayi devrimiyle birlikte başlayan ürün yaratım sürecinde çok sayıda emtia, mal ve eşyalar üretmek ve/veya pazardaki boşlukları fazla sayıda ürünle doldurmak dönem gereği tüketiciler için büyük bir fayda ifade ediyordu. Rekabet giderek pazarda doğru konumlandırmalar yapmayı, farklı hedef kitle ve nichelere yönelmeyi diğer yandan da ürünü; ürün yanında sunulan hizmeti geliştirmek farklılaşmak adına atılan adımlar oldu. Zamanla jenerik ürünler, rafine ürünlere, onlar da yerini hizmet ile birlikte hayatı kolaylaştıran ve zaman kazandıran ürünle iç içe geçmiş hizmetlere, bir sonraki aşamada ise ürünün çekirdeğinde gelişen deneyim olgusuna bıraktı. Yakın dönem içerisinde yaşamlarımızda yarattığı şaşırtıcı derecede popülerlik kazanan kahve deneyim olgusu, müzik dinleme alışkanlığımızı yeniden şekillendiren ipodlar, da bu tam olarak bu stratejiyle oluşturulmuş bir ürünleştirme sürecinin başarısıdır. Müşteriye daha fazlasını nasıl sunacağız ve bu hangi konsept ile değerlendirilecek?

Müşteri deneyim yönetimiyle ilgili olarak 1998’de yayımlanan bir kitapta bu konu ile ilgili bir analiz yapıldı. “the Experience Economy” (B. Joseph Pine II & James H. Gilmore)

experience economy

Yazarların tespiti çarpıcıydı. Emtia ürünlerle başlayan ürün deneyimi, tüketicide bir değişim yaratmaya kadar ilerleyebilir. Tüketicide bir değişim yaratmak akıllı cihazlarla büyük markalar için daha rahat olabilecek. Çünkü akıllı telefonlarla başlayan bu cihazların tümü bireye ait verileri derleyip, müşteriye uygun olarak sunduğu hizmeti şekillendirebilecek. Örneğin, Nike sunduğu koşu ve spor ölçüm uygulaması ile bireysel performans analizleri yaparak tavsiyelerde bulunabiliyor. Nest termostatları, davranışlarınızı ve diğer değişken verilerini toplayıp anlamlandırarak, bireyin ihtiyacına özel bir çözüm sunarken, uzaktan onu kontrol edebilmeniz & özel kurallar eklemenizi mümkün kılıyor. Arkadaşınıza tek kullanımlık bir sanal anahtar atabileceğiniz akıllı kapı kilitleri, internette entegre yol durumuna göre kendini ayarlayan arabalar yakında göreceğimiz yeni ürünler olacaklar.

Yaşamlarımızdaki eşyaların internete girmesi, verileri değerlendirip bireye özel hizmet sunabilmesi konuşulan, gerçekleşmesi beklenen şeylerdi. Yaşamın giderek mobilleşmesi ürün ve hizmetleri de akıllı hale getirecek. (Rekabet ürün gelişimini bu konuda zorlayacak) Sadece telefonlar değil, yaşamlarımızdaki her şey internete bağlı olacak. (internet of things)

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Montaigne'in bir sözünü benimserim. " bütün söylediklerim karşılıklı bir sohbettir ve hiçbiri öğüt niteliğinde değildir. Bu kadar serbest konuşabiliyorsam bu, başkalarını kendime inandırmak zorunda olmadığım içindir."

Bir Cevap Yazın

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamacılar Neden İşlerini Bırakmak İstiyorlar?

Pazarlamacıların %81’i şu anda yaptıkları işi önümüzdeki üç yıl içinde bırakmak istiyor. İşletmelerin bu konuda önceliklerini ve değerlerini gözden geçirmeleri gerekebilir. Var olan personelini tutundurabilmek iş veren için önemli bir konu ve iş verenin çalışanı nelerin motive edeceğini bilmesi gerekiyor.

Son yapılan Pazarlama Haftası Kariyer ve Maaş anketine katılanların çoğunluğu önümüzdeki en az beş yılı pazarlama bölümünde geçirmek istediklerini ama şu anda bulundukları işi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Ankete katılanların %43.2’si rollerini önümüzdeki üç yıl içinde değiştirmeyi planlıyor, % 37.8’i gelecek yıl değiştirmek istiyor ve sadece % 11,2’lik bir kısım değiştirmeyi düşünmüyor.

Değişikliğin başlıca nedeni olarak daha iyi finansal ücreti (% 65.1), yeni bir görev meydan okumasını (% 54.9) ve mevcut iş yerlerinde sınırlı imkânlara sahip olmayı  (% 37.4) öne sürdüler.

TSB pazarlama müdürü Pete Markey, şirketlerin yeni bir meydan okuma isteği duymaları ve mevcut çalışma ortamında pazarlamacılara ilham vermeleri ve yerine getirmeleri için yollar bulmaları gerektiğini belirtti.

Moonpig CMO’su Andre Rickerby, bir e-ticaret bakış açısıyla, pazarlamacılar için açık olan geniş fırsat yelpazesinin her geçen yıl arttığını ve yeni roller denemelerini sağladığını söylüyor. Özerkliği doğuran ve paylaşılan vizyonla çalışan bir pazarlama kültürü kurabilen böyle hızlı ve rekabetçi bir sektör markası, kendi kültürünü yaşatma imkanı bulabilecektir diyor.

Online sistemin çok değiştiğini ifade eden Rickerby “Bir yönetici olarak, ne teklif ediyorsun? Piyasada çok sayıda rakip var ve çoğu zaman insanlar önce para düşünüyor.” diye de ekliyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link