Tech Meetup S1 E3 ‘Fintech Day’ Etkinliğinde Neler Konuşuldu?

Pazarlamasyon olarak bu yıl ilk kez düzenlediğimiz Tech Meetup’ın ‘Fintech Day’ konseptli üçüncü buluşmasını 7 Kasım Salı akşamı gerçekleştirdik. Dijital dönüşüm ve teknolojiye ilgi duyan herkese açık olan etkinliğimize konuşmacı olarak  AvivaSA Emeklilik ve Hayat’tan Dijital Guru Doruk Ertenan ve Garanti Bankası Şubesiz Bankacılık Birim Müdürü Bora Uludüz’ü konuk ettik.

Doruk Ertenan ile Insurtech’te Fırsatları ve AvivaSA Dijital Garaj’ın hikayesini konuştuk. Bora Uludüz Fintech Ekosisteminin iş yapış şekillerinde neleri değiştirdiğinden bahsetti.

Doruk Ertenan’ın konuşmasından satır başları;

  • AvivaSa Emeklilik ve Hayat olarak neler yapıyoruz? Dijital çözüm üretiyoruz bununla beraber startuplarla iş birliği de yapıyoruz.
  • Dijital dönüşümün başladığı bir çağdayız. Şirketler dönüşüyor, markalar dönüşüyor buna paralel olarak tüketiciler de dönüşüyor. Biz de bu sürekli dönüşüme ayak uydurmak için elimizden geleni yapıyoruz.
  • Hayat sigortalarında durum finansaldır. Sizden sonra kalanlar için bir güvence oluşturur. Her şey kağıt üzerinden yürür. Bu bir boşluk doğurur. Insuretech’i de bu oluşturuyor. Hayat boyu sunabileceğiniz fırsatlarınızın olması gerekir.
  • Dijital Garaj nedir? Şirket bünyesinde dijitalleşmeden sorumlu bir Dijital Dönüşüm Ofisi, ortak bir çalışma alanıdır. Amacımız müşterilerimiz için çözüm üretmek. Müşteri ve kullanıcı deneyimlerinin mükemmelleştirilmesi.
  • Müşteriye hiçbir şey sormadan ihtiyaçlarını karşılayabilme ile ilgili bir teknoloji üzerine çalışılıyoruz. Bunun için gerekli tek şey data. Verilerin ve algoritmaların çok iyi olması gerekiyor.
  • Mobil Dünyaya girmek için çalışmalar yürütüyoruz. Müşterilerimizi  farklı gruplardan çağırdık ve siz olsanız nasıl yapardınız diye sorduk.
  • Bu noktada Startuplara bizim altımızda büyüme imkanı veriyoruz gerekli imkanlar ve network sağlanıyor.  İlk müşterileri biz de olabiliriz. Startupların sorunu ayakta kalabilmek. Ayakta kalabildiği zaman büyüyorlar ve bu bizim de işimize geliyor. Piyasada boşluk alanlara yatırımlar yapma avantajları var.

Bora Uludüz’ün konuşmasından satır başları;

  • Finansın ve teknolojinin merkezinde bankalar var.
  • Dijital anlamda önümüzdeki 3 yılda son 50 yıla oranla çok daha hızlı bir değişim olacak ve bankalar bunları yakalamak zorunda.
  • Mobil her şeyin merkezinde olduğu gibi şu an bankacılığın da merkezinde. 2014’te mobil bankacılık %15 iken üç sene içinde %60’a yükseldi.
  • Mesela; İhtiyaç kredisi Eylül 2016da %40 iken Eylül 2107de %70 e yükseldi. Çünkü ihtiyaç kredisi çekmek mobilden bile mümkün ve çok kolay.
  • Elektronik bankacılık, internet bankacılığı ve mobil bankacılığın ardından bizleri neler bekliyor? Bankacılıkta dijital bir çağa girmek üzereyiz. Bankacılık klasik anlamda bankacılıktan çıkıp genişleyecek.
  • Yapay zekanın bankacılıktaki kullanım alanları; müşteriyi daha iyi anlama ve analiz etme üzerine olacak. Müşteri ihtiyaçları daha da ön planda olacak.
  • Garanti Bankası da yeniliklere kayıtsız kalmıyor. startuplara yatırımlar yapıyor ve yeni çıkan teknolojileri takip ederek müşterilere daha pratik çözümler sunuyor.

Etkinliğimize olan katkılarından dolayı Garanti Bankası, Microsoft Türkiye ve BKM Express’e teşekkürlerimizi sunuyoruz.

Bir sonraki Tech Meetup buluşmamız 21 Kasım Salı saat.19.00’da başlayacak. ‘AI & IoT Day’ buradan başlıklı etkinliğimize kaydolabilirsiniz.

Bir Cevap Yazın

Black Friday Çılgınlığının Ardındaki Psikolojik Gerçekler

Bu Cuma, bir mağazanın kapısında izdiham yaratan öfkeli ve sabırsız bir Black Friday güruhuna katılmayı düşünür müsünüz?

Aranızda bu durumu garipseyenler olsa da adeta perakendecilerin bayramı olan Black Friday çılgınlığından, en azından zihinsel olarak kaçabilmenizin imkanı yok. Türkçe’ye “Kara Cuma” olarak çevirdiğimiz Black Friday, şükran gününün ertesi günü gerçekleştirilen ve insanların alışveriş yapmak için sabırsızlıkla bekleyip çoğu zaman mağazalarda yığınlar oluşturduğu bir indirim günüUluslararası Perakende Federasyonu’nun raporuna göre, yalnızca 2008 yılı dışında (Mortgage Krizi) son 15 yıl içinde gerçekleşen Black Friday harcamaları, her geçen yıl katlanarak devam etmiş. Bu yıl da yaklaşık %4 büyüme ile $682 milyar harcama gerçekleşmesi öngörülüyor.

Peki, sıradan insanları mağazaları talan edecek kadar gözü dönmüş yığınlara çeviren bu indirim çılgınlığının arkasında yatan, sosyolojik ve psikolojik motiveler neler?

Etiketler Aslında “Can Acıtıyor”

 Chicago’daki DePaul Üniversitesi İşletme departmanında profesör olan tüketici davranışları uzmanı James Mourey’e göre; “İnsanlar alışveriş yaptıklarında ve güzel bir fırsat yakaladıklarında psikolojik olarak doyuma ulaşıyorlar”. Çünkü sevdiğiniz bir şeyi gördüğünüz zaman beyninizin ödül merkezi harekete geçiyor. Öte yandan, aynı araştırmada fahiş fiyatların da beynin acı merkezi insulayı aktive ettiği gözleniyor. Yani; indirim etiketlerine yönelmenizin nedeni tamamen, beyninizin sizin acı çekmenize razı olmaması! Aslında çok basit, merakla beklediğiniz 4K TV’yi ya da uzun zamandır beğendiğiniz çantayı, indirimli etiketlerde gördüğünüz zaman beyninizin ödül merkezini aktive ederek, acı çekmemesi için kasaya ya da sepete yöneliyorsunuz.

Sınırlı Zaman ve Arz Fikri Aciliyet Hissi Yaratıyor

Ekonomik kıtlık ilkesine göre; fırsatlar sınırlı oldukça daha cazip hale gelirler. İndirimleri belli zaman sınırları içerisinde gerçekleştirmek, insan psikolojisinde daha çok arzu edilmelerine yol açıyor. Reklamlarda sıklıkla kullanılan, “stoklarla sınırlıdır” ya da “belli tarihler arasındadır” ibarelerinin amacı tamamen tüketicilerin zihnini satın alma alarmı haline dönüştürmek. İşin garip tarafı, yapılan araştırmalarda tüketicilerin indirimler dolayısıyla manipüle edildiklerinin farkında oldukları, buna rağmen FOMO etkisiyle bu güruha katıldıkları görülüyor.

Özel Bir Fırsatı Yakalamak Üstün ya da Onaylanmış Hissettiriyor

Kabul edelim neredeyse hepimiz, sınırlı satışı olan ya da herhangi bir özel koleksiyona ait ürün için sıraya girdiğimizde ya da online sitesinin başında dakika sayarak, fırsat yakaladığımızda “İşte ben kaptım, sen kapamadın!” diye içimizden geçiriyoruz. Black Friday çılgınlığının ardında da bu rekabet duygusunu tetikleyen herkesin, iyi bir fırsat yakalamak için adeta avına odaklanmış şekilde beklemesi yatıyor. Aslında olay tamamen “Eğer herkes bunun peşindeyse, bu kesinlikle peşinden koşulacak bir şeydir!” mantığındaki sosyal kanıt teorisine dayanıyor. Binlerce yıllık evrim sürecinden geçerken temel dürtülerimizi, tamamen törpülediğimizi düşünmüyordunuz herhalde?

Fırsata İlişkin Ön Tanıtımlar- İştahı Artırıyor

Markalar Black Friday gelmeden birkaç hafta öncesinde, tüketicilerin zihninde indirim hakkında beklenti oluşturuyor. Örneğin; hedef kitleye gönderilen e-postalarla indirim haberi veriliyor ancak fırsat hakkında net bilgiye erişmeleri erteleniyor. Pazarlamacıların en çok kullandıkları bu taktiğin ardında, “o an fırsatın ne olduğunu söylersek, dışarıdaki binlerce indirim haberinden hiçbir farkımız kalmaz” argümanı yatıyor. Aslında daha küçük perakendecilerin, Black Friday fırsatlarını daha önce yaymalarının nedeni de büyük işletmelerin arasında kaybolmadan öncelikli olarak zihinlerde sıyrılmak.

Kalabalıklardan Hoşlanmayanlar İçin Online Alışveriş

Sevdiğiniz ürünü satın almak için mücadele etmeniz gereken bu ateşli ortamlardan ve kalabalıklardan hoşlanmıyorsanız online alışveriş, imdadınıza yetişiyor. İlla, kaos ortamında öfkeli bir güruha katılmanıza gerek yok. İnternet sayesinde Perşembe akşamı ya da Cuma günü, elinizde kahvenizle konforunuzdan ödün vermeden Black Friday fırsatlarını kovalamanız mümkün.

Fırsatı Önceden Planlamak Agresifleştiriyor

Televizyonlarda ya da İnternet videolarında gördüğümüz birbirini ezen izdiham yığınlarının ardında, fırsat için önceden büyük beklentiler yaratmak yer alıyor olabilir. Profesör Mourey’e göre; “Çok istenilen o ürünü satın almak, beyinde görev bilinci yaratıyor. Kortizol ve stres seviyesi yükselen bireyler, amaçlarına ulaşmak için yollarına çıkan her şeye karşı daha hassas ve duyarlı hale geliyorlar”. Yani aslında dışarıdan bakıldığında, bu denli gözü dönmüş görünen kalabalığın ardında ve aklında tamamen görevini tamamlamak yer alıyor!

Dünyada her geçen gün artan tüketim çılgınlığının en büyük dominatörlerinden Black Friday, “ya sev ya terk et” şeklinde tüketicileri ikiye ayırıyor. Bir kısım uzun kasa kuyruklarında beyninin ödül merkezini uyarmakla meşgulken diğerleri onların bu denli gözünün dönmesine anlam vermeye çalışıyorlar.

İndirimlerden önceki tüm bu bildirim gürültülerinin arasında, markaların zihinlerimizde yarattığı daha güzel, daha mutlu, daha eğlenceli, daha popüler vs. tüm “daha” algılarından arınarak, gerçekten durup bir dakika düşünün. Gerçekten mutluluğunuz, beş yıl sonra satın aldığınızı bile hatırlamayacağınız bir eşya kadar ucuz mu?

Şimdi bu Cuma için, karar sizin!

 

 

 

 

 

 

Geri Dönüşümlü Ambalaja Farklı Bir Yaklaşım; Heineken Bira Şişeleri

Bira yapımcısı Alfred Heineken tarafından planlanmış ve Hollandalı mimar John Habraken tarafından tasarlanmış bira şişesinden tuğlalar geri dönüşümlü ambalajın ilk örneklerinden.

Alfred Heineken 60’lı yılların başında Karayipler’e gittiğinde, adada gördüğü çöp miktarının fazlalığına şaşırır ve bunları bir şekilde yeniden kullanmanın mümkün olduğunu düşünür. Bu çöp atıklarının önemli bir kısmını da kendi şirketi Heineken’in atıkları oluşturmaktadır.

Bölgede aynı zamanda konut problemi de bulunmaktadır ve Alfred Heineken bu iki probleme tek bir çözüm bulabilmek için mimar John Habraken ile temasa geçer. Bu temas mükemmel bir geri dönüşüm ve mimari yaratıcılık örneğine vesile olur.

 

Habraken, yapı birimi olarak kullanılabilecek bir bira şişesi tasarlar. Tasarım Heineken’in klasik şişelerine benzemeyen birbiri içine geçebilen WOBO isminde ve tuğlaya benzer bir şişedir

1964 yılında şirket, Leerdam’daki fabrikasında WOBO’dan, 35cl ve 50cl olmak üzere 100.000 adet üretir. Ayrıca Heineken, kendi bahçesinde de WOBO’yu kullanarak bir barınak inşa eder. Ancak şişeleri bir araya getirdiğinde oluşan boşlukları kapatmakta zorlanır.

 

10 yıl sonra İngiliz profesör ve mimarlık eleştirmeni Martin Pawley, ”Garbage Housing” isimli bir kitap yazar ve kapağında da bu eve yer verir. Geri dönüşümün ilk ve güzel örneklerinden biridir. Şu anda Heineken’in müzesinde şişenin örnekleri bulunuyor.

 

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Kalan Kontenjan: 22
close-link
€42,90 Bugün Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday