Tasarım Da Bir Pazarlamadır!

Döndüğünüz her yerde insanlar artık tasarımdan bahsediyorlar. Tasarım kampanyalardan ürünlere tüm işletmeler için başarının en temel maddesi olarak görülüyor. Bu yazıda web uygulamanız ya da web sitenizin başarısı için nasıl tasarlanması gerektiğine değineceğiz.

Tasarım Mesajınızı Daha Açık ve Anlaşılır Kılar; Fark Yaratır

Steve Jobs’a (ve O’nunla birlikte diğer birçoklarına da) yaptıkları bu tasarım odaklı Rönesans için teşekkür edebiliriz. O tüketicileri sadece iyi görünen değil aynı zamanda “anlamlı” bir şekilde tasarlanmış ürünler beklemeleri konusunda eğitti. O hep, kendi ifadesiyle “büyülü” deneyimler oluşturmaya gayret etti. Harika tasarım ürünleri daha kullanışlı yapıyor, kullanıcıya daha etkili olabilme imkânı veriyor ki bu da tüketiciye büyük bir memnuniyet ve açıkçası mutluluk sağlıyor.

Bu pazar beklentisi de, bize tasarımın artık opsiyonel olmadığını, aksine başarı için gerekli olduğunu gösteriyor. İki pazarlama platformundan HubSpot‘un sitesine bir bakın ve onu Marketo ile karşılaştırın. HubSpot’un mesajının ve eylem çağrısının ne kadar açık olduğunu göreceksiniz; diğerinde ise birçok eylem çağrısı ve başlıklar… Bugünün tasarım odaklı kültüründe, iyi düşünülmemiş bir tasarım yüzünden ürününüz kolayca reddedilebilir.

Söz konusu web için tasarım olduğunda, kullanıcıların gerçekleştirmesini istediğiniz bazı temel eylemler vardır. Bülteninize kaydolmalarını, bir şeyi indirmelerini, bir şey satın almalarını, abone olmalarını ya da sitenizi arkadaşlarıyla paylaşmalarını isteyebilirsiniz. Bu eylemlerin her biri kullanıcıların ihtiyaçlarını karşılayan bir tasarım yolu ile optimize edilebilir. Şu şekilde:

1. Daha Fazla Tıklanın

güzel eylem çağrısı

Eğer ziyaretçileri müşterilere dönüştürmeye çalışıyorsanız, birincil eylem çağrılarınız üzerindeki tıklamaları maksimuma çıkarmakla ilgileniyorsunuz demektir, ki bu eylem çağrıları onları abonelere, hayranlara veya satın alıcılara dönüştürür.

İşte, her tür web siteleri için daha fazla tıklama oranları (TO) sağlayan, kanıtlanmış teknikler:

  • Faydalarınızı öne çıkarın – ScoreBig sign-up sayfasında harika bir iş çıkartıyor. Başlığı şu şekilde: “Her Bilette Tasarruf Edin. Hergün. Garantili. Spor, Konser veya Sinema vb. herhangi bir bilet seçin ve gişe fiyatından %60 tasarruf edin.” Mesaj çok net ve çok zorlayıcı.
  • Açık bir eylem çağrısı – Eylem çağrınızın açık, önemli ve cazip olmasını sağlayın. Kullanıcıları ileriye doğru sürükleyecek, harekete devam etmeye teşvik edecek, görseller, düğmeler ve oklar kullanın.
  • Görsel hiyerarşi – Sayfadaki bilgi önceliği hangisi? İnsanların neyi görmelerini ve idrak etmelerini istiyorsunuz? Kullanıcıları sayfaya çekmek üzere tipografyayı, font ölçülerini ve vurguları kullanın. Sonra sıralı resimler gibi örneğin, görsel işaretlerden faydalanın.
  • FİKE* kuralını hatırlayın – Farkındalık, ilgi, karar, eylem. İlk üçünü teşvik edin ve dördüncü sizin ödülünüz olsun. Ziyaretçilerinizin ana ürün ya da hizmetlerinizin farkına varmalarını ve onunla ilgilenmelerini sağlayın, sonra da bir karar verebilmelerine yardımcı olmak üzere bilgiler sunun.

*FİKE adını bu makalenin yazarı bulmuştur. Daha önce başka bir yerde karşılaşmadığım için literatüre yeni bir terim kazandırmanın keyfi içerisindeyim.

2. Daha Fazla Kayıt Alın

viral döngü

Yeni bir web uygulaması ya da hizmeti ile piyasaya giriyorsanız muhtemelen çok büyük bir pazarlama bütçeniz yoktur. Öyleyse “arkadaşa tavsiye” ve “referans” yöntemleri sizin için kritik bir öneme sahiptir. Şirketlerin mevcut müşteri tabanları üzerinden yeni müşteri tavsiyeleri kazanmaları için viral döngüler tasarlamaları bir tür zorunluluktur.

İşte size bazı viral döngü üretme teknikleri:

  • Açılış sayfalarınızı uygunlaştırın – Müşterilere sadece gerekli olan bilgileri sorun. Formlarınızdaki doldurulacak alan sayısı azaldıkça, kaydolan kullanıcı sayısı artacaktır.
  • Facebook Connect kullanın – Bu sadece sitenize kaydolmayı kolaylaştırmakla kalmaz, sosyal güvenilirliğinizi de artırır ki bu da kayıt sayısını tetikleyici bir unsurdur.
  • Ayrıcalık oluşturun – Ne kadar az davet, o kadar kıymetli üyelik! Hem tasarımınızla hem mesajlarınızla bir ayrıcalık oluşturun ve davetlerinizi insanlarda “kaydolmaya değer” algısı oluşturacak bir seviyede tutun.
  • Mevcut kullanıcıları ödüllendirin – Viral döngüyü kolaylaştırmak için mevcut kullanıcılarınızı ödüllendirebilirsiniz. Örnek mi? Dropbox müşterilerine ekstra depolama alanı veriyor; Groupon kullanıcılarına satın alan her arkadaşları için Groupon Bucks veriyor; Appsumo sattığı şeylerin tanıtımına katkıda bulunan tüm kullanıcılarını ödüllendiriyor.

Daha Fazla “Beğeni” ve “Takipçi” kazanmakla devam edeceğiz…

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Webeditoryal.com ve isteveyap.com kurucusu. Web İçerik Danışmanı. Her türlü markaya ve bireysel girişimcilere, küçük ve orta ölçekli işletmelere içerik pazarlaması çalışmalarında yardım etmeyi seviyor. Pazarlama ve reklamcılığa aşık.

Bir Cevap Yazın

Marlboro’yu Batmaktan Kurtaran “Efsane” Strateji

Kesin olarak doğruluğundan emin olamasak da Marlboro’nun batmaktan kurtulabilmek için çok uzun yıllar önce  yaptığı viral bir kampanya hikayesi var. O yıllarda böyle bir kampanya yapılmışsa eğer amacından mütevellit duyurulmaması çok makul. Ancak bahsedilen kişinin Philip Morris olması işleri biraz karıştırıyor. Biz efsaneyi size anlatalım doğrulamak veya yalanlamak size kalmış. 

Gerilla Pazarlama Dehası

Hikayeye göre Marlboro firması ilk kurulduğunda işleri hiç de yolunda gitmiyormuş. Şirketin iflasın eşiğinde olduğu günlerden adamın biri, bir teklifle çıkagelmiş: “Satışları bir ayda üç katına çıkartırım. Bunun karşılığında da şirkete %50 ortak olurum. Bu vaadimi gerçekleştiremediğim takdirdeyse ömrümün sonuna dek fabrikanızda bedavaya tütün sararım.” 

Zaten çıkmaz sokakta olan Marlboro sahipleri, “Bir haftaya kadar iflas bayrağını çekeceğiz, kaybedecek bir şeyimiz yok” deyip, bu teklifi kabul etmişler. Adam hemen kolları sıvamış; şirketin deposuna inmiş, binlerce boş Marlboro kutusu ayağıyla tek tek ezmiş. Bir gece herkes evinde uyurken, kendisine tahsis edilen uçaktan tüm Kuzey Amerika şehirlerinin üzerine bu kutuları bırakmış. Sabah uyananlar, sokaklarda boş Marlboro paketlerini görünce “bu kadar çok tüketildiğine göre iyidir” diye düşünerek Marlboro satın almaya yönelmişler.

Bu cin fikirli adam böylece, kârını üç değil beşe katlayan şirketin ortağı oluvermiş. Peki bu gerilla pazarlama dahisi kimmiş dersiniz? Evet, bu adam Philip Morris imiş.

Hakiki Philip Morris 

Philip Morris (1835–1873)

Bu hikaye ortaya atılırken gerçeklikten ne kadar sapıldığını görmek için küçük bir araştırma yapmak yeterli oluyor. Zira Almanya’da İngiltere’ye göçen bir ailenin oğlu olarak 1835’te Londra’da doğan Philip Morris, yaşamı boyunca hiç ABD’de bulunmuyor. Morris, 1854’te Londra’da kendi ürettiği sigaraların satışına başlıyor. 1873’teki ölümü üzerine şirketin idaresini eşi Margaret ve kardeşi Leopold devralıyorlar. 

Şirket hisselerinin Amerikalı ortaklarca satın alınması, logosunun değiştirilmesi ve üretimin Londra’dan, Amerika’nın Virginia eyaletine taşınmasıysa 1919 yılını buluyor. Yani Philip Morris’in ölümünün üzerinden yaklaşık yarım yüzyıl geçtikten sonra. Marlboro markasıysa 1924 yılında ortaya çıkıyor ve zamanla şirketin en önemli markası haline geliyor.

İnternette; Forbes’a göre, günümüzdeki net değeri 176 milyar dolar olan şirketin doğuşuna dair türetilen bu efsanenin daha uç versiyonlarını bulabilmek de mümkün. Aşağıda, şirketi batmaktan kurtaran Philip Morris’in aslında 19. yüzyılda Osmanlı topraklarında doğmuş, Manisalı hayırsever iş adamı Moris Şinasi olduğunu iddia eden videoya ulaşabilirsiniz.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Sahtekarlar Prensi P.T Barnum ile Tanışmış Mıydınız?

Tarih, dünyanın en büyük show insanını nasıl anmalı?  1810 yılında ABD Connecticut’da doğan Phineas Taylor Barnum, “the Greatest Showman” olarak anılıyor. Hatta başrolünü Hugh Jackman’ın oynadığı Barnum’un hayat hikayesini anlatan bir film şu anda vizyonda. 1800’lü yıllarda devreye soktuğu, tanıtımın gücünü kullanan halkla ilişkiler modelinin günümüzde hala sıklıkla başvurulan bir model olması da Barnum’un gücünü kanıtlayan en önemli detaylardan.

“Her dakika bir enayi doğuyor” sözüyle sıkça anılsa da aslında bu sözü kendisinin söylediği ile ilgili herhangi bir kanıt bulunamayan P.T Barnum “gösteri dünyasını” bir iş kolu haline getiren ilk insan olabilir.

50 yılı aşkın kariyerinde kendisini “sahtekarlar prensi” olarak nitelendiren 19. Yüzyılın en büyük Show insanının hayatına yakından gelin biraz bakalım.

12 yaşında atıştırmalık ve vişne likörü satarak kariyerine başlayan Barnum 21 yaşına geldiğinde kendi marketi ve “Herald of Freedom” ismini verdiği kendi gazetesine sahipti.

Bir “ucube gösterisi” haline dönüştürerek halkın ilginçliklere olan merakını kendi iş kolu haline getireceği bir kısmında “The Bailey and Barnum- Greatest Show on Earth” ismini verdiği sirk işinde yer verdiği, bir kısmını da bu sirk ile üne kavuşmadan yaptığı, temeli tek taraflı bir iletişim modeli kurgulayarak insanları abartılı reklam ve ilanlarla kandırmaya dayanan işlerinden bazıları şunlardı;

George Washington’ın 161 Yaşındaki Dadısı

Profesyonel kariyerinin ilk adımını kör bir köle olan Joice Heth’i satın alarak atan P.T Barnum, bu köleyi George Washington’ın 161 yaşındaki dadısı olarak tanıtmış, New York ve New England bölgesinde giriş ücreti 50 cent’ten halkın görmesi için tura çıkarmıştı. Ancak zaman geçip dadıya olan ilgi azalınca Barnum, dadının aslında insan olmadığı kemik ve plastikten oluşan bir robot olduğuna inandırmaya çalıştı. Tabii Heth’in ölümü sonrası otopsisinde 80 yaşında olduğu ortaya çıkana kadar Barnum başka planlara yelken açmıştı bile..

Fijili Deniz Kızı

Barnum’un bir başka işi ise Fiji adalarında yakalandığını öne sürdüğü bir deniz kızı için gazetelere onun “ çok güzel bir deniz kızı” olduğunu anlatan ilanlardan sonra New York Müzesi’nde sergilenmesini sağlaması. Sonradan sahte deniz kızının aslında bir maymun kafası ve balık vücudunun birbirine dikilmiş hali olduğu ortaya çıkınca Barnum onu ülkede bir turneye çıkarmıştır.

General Tom Thumb

5 yaşında bir cüce olan Charles Stratton’ı 5 yaşındayken 11 yaşında gibi göstererek sahneye çıkaran Barnum, ona ünlü generallerin taklidi ile ünlendiği için General Tom Thumb adını vermiş, turneye çıkarmıştır. Abraham Lincoln ve Kraliçe Victoria tarafından da kabul olan parmak Tom, 1863’de Lavinia Warren ile evlenmiş, çocukları olmamasına rağmen Barnum onları bir çocuk ile fotoğraflayarak tanıtım faaliyetlerinde kullanmıştır. Sirkinde gösteriler yaptırdığı Tom satılan 82 milyon biletin sadece 20 milyonunun satılmasının temel nedeniydi.

Swedish Nightingale -İsveç Bülbülü

Barnum’un en iyi işlerinden birisi İsveç Bülbülü olarak anılan 19. Yüzyılın en başarılı opera sanatçısı Jenny Lind’di. Amerika’da operanın yaygınlaşmasına katkıda bulunan bu işbirliği, 1850 – 1852 yılları arası Amerika’da 93 konser veren Lind, Barnum’a $500,000 ve kendisine (sonradan büyük bir kısmını bağışlayacağı) $250,000 kazandırmıştı.

The Bearded Lady – Sakallı KadınThe Infant Esau olarak da bilinen Annie Jones, 1865 yılında Virginia’da dünyaya gelmiş. Ancak yüzündeki fazla tüylenme problemi kendisini bir anda Barnum’un Müzesinde bulmasına neden olmuş. Müzede hatırı sayılır bir yer ve üne kavuşan Jones,  1902’de ölmeden önce “ucube” kelimesinin kullanımını durdurmak için sürdürdüğü çabası ile biliniyordu.

 

Onu asıl üne kavuşturan, “Greatest Show on Earth” olarak lanse ettiği sirk işine aslında 60 yaşından önce girmemiş olan Barnum, 1841, 1865 yılları arası çalıştırdığı, P.T Barnum’s American Museum’da sergilediği bu ve buna benzer işleri ve 1871’de James Anthony Bailey ile beraber açtığı gezici sirki Ringling Bros. and Barnum & Bailey Sirki’nde de gerçekleştirmiştir.

Bu sirkte palyoçolar, cüceler, ateş yutanlar, filler ve “gariplikler” satarak halkın dikkatini sirke çekerek zengin olmuş, hatta o dönemde karakter analizi yaptığını iddia ederek ‘herkes ya da her durum için geçerli olan bir yargının sadece belirli bir kişi ya da durum için kullanılması’ olarak açıklanan Forer etkisini kullanarak bu teoremin Barnum etkisi olarak anılmasına yol açmıştır.

Bununla beraber tren vagonları hareket eden reklam araçları olarak kullanmış, dünyanın ilk billboardunu yaparak, kendi reklamı için kullanmıştır.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link