Survivor All-Star Yarışmacılarının Pazarlama Teknikleri 0

Neredeyse yayınlandığı her gün reyting sıralamasında en tepede bulunan Survivor All-Star, birbirinden farklı ve renkli karakterleri ekranlara taşıdı. Her ne kadar bu akşam yapılacak finalde sadece 2 kişi yarışacak olsa da yakın geçmişte elenen yarışmacılar hafızalarda birçok iz bıraktı.

Peki bu yarışmacılar plaza hayatına girip bir şirketin pazarlama departmanında çalışsalardı, hangi pazarlama tekniğini kullanarak başarılı olabilirlerdi? Beraber göz atalım:

Hakan – Google Adwords

hakan

 

 

 

 

 

 

 

 

Her attığı adımdan önce gerekli hesaplamaları yapan, optimum faydayı sağlamak için her türlü değişkeni anlık olarak analiz eden yapısından dolayı Hakan, Google Adwords pozisyonu için biçilmiş bir kaftan. Adwords hesabını Hakan’a teslim edin, arkanıza yaslanıp sonuçları beklemeye başlayın.

Serenay – SEO

serenay

 

 

 

 

 

 

 

 

“Annem için”, “şükürler olsun”, “kurtlar sofrasında kaldım” gibi anahtar kelimeleri başarıya giden yolda en verimli şekilde kullanan Serenay, tam anlamıyla potansiyel bir SEO uzmanı! Üstelik metotları farklı olsa da GoogleAdwords (Hakan) ile aynı amaca (en üstte yer almak) sahip olmaları, Serenay’ı SEO uzmanı pozisyonuna bir adım daha yaklaştırıyor.

Doğukan – Doğal Reklamcılık

dogukan

 

 

 

 

 

 

 

 

Hiçbir kavgayı başlatmayarak, dedikodulardan mümkün olduğunca uzak durarak, stratejik konuşmalarda bulunmayarak doğal bir duruş sergiledi. Ancak konsey günlerinde yaptığı kritik hamlelerle stratejik davranarak karşı tarafa çaktırmadan sonuca gitmeyi hedefleyen Doğukan, doğal reklamcılık işini en iyi yapacak olan kişidir.

Begüm – Growth Hacking

beguem

 

 

 

 

 

 

 

 

Yarışmanın başlarında pek göz önünde olmamasına rağmen ilerleyen aşamalarda adanın popüler isimleri Hilmicem ve Turabi ile kurduğu kuvvetli bağlar sayesinde bir anda popülerlik anlamında büyüme gösteren Begüm, tam birGrowth Hacker! Hele ki bir start-up şirketiyseniz, Begüm o şirketin personel listesine ilk yazılması gereken elemandır.

Hilmicem – Sosyal Medya Pazarlaması

hilmicem

 

 

 

 

 

 

 

 

Sosyal kişiliği, herkesle olan olumlu ilişkileri sayesinde etkileşim yaratabilme özelliği ile sosyal medyapazarlamasını Hilmicem yapmayacak da kim yapacak? Üstelik ufak sürtüşmeler yaşasa da saygısından ödün vermeyen yapısı, müşterilerle sosyal medya üzerinden pozitif bir iletişim sağlayacağı için şirketi bir adım ileriye taşıyacaktır.

Turabi – İçerik Pazarlaması

turabi

 

 

 

 

 

 

 

 

Tüm konuşmalarında ya mani okuyan ya da çok bilinen veya kendince uyarladığı özlü sözleri kullanan Turabi, adetaiçerik pazarlaması için doğmuş. Özlü sözleri ile sürdürebilir içerik, yaptığı spor odası ile fayda sağlayan ve paylaşılabilir içerik oluşturmanın örneklerini gösteriyor. Gücünü sosyal medya pazarlamasından (Hilmicem) alıyor.

Bozok – Agresif Pazarlama

bozok

 

 

 

 

 

 

 

 

Çok kısa sürede Sahra, Hasan, Hakan, Begüm ile sert diyaloglara girerek dört koldan kendini ifade etmeye çalışanBozok, agresif pazarlama konusunda rakip tanımıyor. Özellikle patates satışı alanında faaliyet gösteren şirketlerin Bozok’u göz ardı etmemesi gerekiyor.

Hasan – Geleneksel Pazarlama

hasan

 

 

 

 

 

 

 

 

İlk günden itibaren alışılmış çizgisinde devam eden, hiçbir farklı strateji denemesinde bulunmayıp bildiği yoldan ilerleyerek geniş kitlelere ulaşan Hasan için geleneksel pazarlama olmazsa olmaz bir teknik. Dijital pazarlamatekniklerinin önemi yıldan yılda artsa da, geleneksel pazarlama her zaman önemini koruyacağı için bu yarışmacı şirketin vazgeçilmezi.

Merve Aydın – Mobil Pazarlama

merve

 

 

 

 

 

 

 

 

Milli atlet olan yarışmacı, oyunlardaki müthiş hızıyla her zaman bir adım öne çıktı ve bu hızı sayesinde oyun kazandırdığı için takım arkadaşları ona çok önem verdi. Hem bu hız özelliği hem de takımda tek kalmasına rağmen dimdik ayakta kalarak sürdürdüğü önlenemez yükselişi, mobil pazarlama ile benzerlik gösteriyor. Mobil pazarlamadepartmanı Merve’ye emanet.

Anıl – Viral pazarlama

anil

 

 

 

 

 

 

 

 

Yaşadığı sakatlık ve uzun süre oyunlarda yer alamaması, gerek Hakan gerekse Gönüllüler takımı tarafından çokça konuşuldu. Aktif rol alamadığı zamanlarda bile dilden dile konuşulması sayesinde gündemde kalmayı başaran ve aldığı kilolar ile sosyal medyada da adından bolca söz ettiren Anıl, tam bir viral pazarlama uzmanı.

BONUS

Acun – Halil Pazarlama

acun

 

 

 

 

 

 

 

 

Yurt dışında gördüğü ürünleri kapımıza kadar başarılı bir şekilde getirmesi ile Acun, gerçek bir Halil Pazarlama.

Ne de olsa: Halil Pazarlama, Halil Pazarlama, Halil Pazarlama, kapımızda!

halil-pazarlama

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Bugün, 'Blind Date' İndiriminde Son Gün!
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link