Sürüş Keyfi Ne Zaman Başlar?

Bu iki kelimeyi duyduğunuzda eğer birazcık otomobillere ilgi duyuyorsanız BMW’den söz ettiğimi anlarsınız. Kullanıcılarına on yıllardır özgün tasarım ve Alman teknolojisinden ileri gelen sürüş keyfini sunan BMW, dünya otomobil pazarında konsepti en sağlam ve net olanlardan.

Markanın ülkemizde bahar aylarında yayınlanan Konsept 4 Serisi Coupé reklamı, beni radyo dinlerken yakaladı. İlk dinlediğim andan itibaren “Vay bee, süpermiş” dedim. Ben sadece radyo mecrası için hazırlanmış bir reklam sanıyordum fakat yurt dışından entegre bir kampanyanın yansımasıymış ve TV spotu da varmış aslında. Metin Türkçe’ye çevrilerek yayınlanmış ülkemizde.

http://denkgelirse.blogspot.com/2013/04/bmw-konsept-4-serisi-coupe-surus-keyfi.html#.UlgctmKsauJ

Reklam metni çok başarılı:

Sürüş Keyfi. Ne zaman başlar?

Motoru çalıştırdığında mı?

Gücü hissettiğinde mi?

Gaza dokunduğunda mı?

Kükremeyi duyduğun anda mı?

Kalp atışların hızlandığında mı?

Her şeyi geride bıraktığında mı?

Yoksa yolun tek sahibi olduğunda mı?

Hayır. Sürüş keyfi, onu gördüğün anda başlar.

İnsan dinlerken her yeni seçenekte “Evet, bu.” diyor. Sunulan her seçenek tek başına cevap olarak kabul edilebilecek seçenekler. Fakat sunulan her yeni seçenek kararımızı yeniden gözden geçirmemizi gerektiriyor ve bizi daha da fazla ikna ediyor. En sonda öne sürdükleri seçenek ise bütün seçenekleri içinde barındırdığı için bize en doğru seçenek olarak görünüyor.

Reklamın barındırdığı matematik çok iyi kurulmuş. İlgiyi ilk soruyla yakaladıktan sonra reklamın sonuna kadar taşıyabiliyor ve mesajı izleyicinin kucağına bırakıyor. Metin ve görsel etki kol kola verip aynı anda nüfus ediyor izleyicinin zihnine. Ben izledikten sonra içimde bir kıpırtı, bir heyecan hissettim hemen.

Başarılı bir entegre kampanya

Reklam hakkında küçük çaplı bir araştırma yaptım. BMW Konsept 4 Serisi Coupé otomobili için 2013’ün Şubat ayında Tv, basılı mecra ve internetten oluşan entegre bir reklam kampanyası yapmış. Kampanyayı Alman Servicplan, Hamburg ajansı hazırlamış.

Görsel efektin yaratığı etki

Reklam filmi için Hollywood yönetmenlerinden Samuel Bayer ile birlikte çalışılmış. Reklam filminin başından itibaren otomobil, vaad ettiği sürüş keyfini yansıtabilmek için son derece dinamik görüntüler oluşturulmuş. Yoğun görsel efektler kullanılmış. Fakat reklam filminin sonunda görüyoruz ki aslında otomobil sabit bir platform üzerinde öylece duruyor. Verilmek istenen mesajı etkileyici görsel efektler yardımıyla da ortaya koyuyor. Filmin en küçük detayı dahi özenle düşünülerek hazırlanmış. Görüntülerin metinle uyumu şahane…

mb

Motion Blur Farkı

mb2

Basılı mecrada ise yine benzer bir etki yaratmak amaçlanmış. İlanlarda motion blur efektleri yardımıyla otomobil hareket ediyormuş gibi gösterilmeye çalışılmış. İlanın fikri bir görsel efekte dayanıyor. Sürüş keyfi en iyi böyle anlatılırdı herhalde.

BMW Marka İletişimi Şefi Andreas Christoph HOFMANNBizim ürünümüz saf sürüş keyfi sözü veriyor fakat sunacağımız deneyim konusunda beklentiler ilk görüş anından itibaren başlar. Biz de bu kampanyada bu beklentiden yola çıktık.” diyor.

Otomobilin Özellikleri

BMW (Bayerische Motoren Werke AG (Türkçe: Bavyera Motor Fabrikaları A.Ş.)), Konsept 4 Serisi Coupé, mevcut BMW 3 Serisi Coupé ve Cabrio modellerinin başarılarını sürdürmek ve BMW’nin orta sınıf sportif coupé segmentinde 4 jenerasyonunu temsil etmek üzere geliştirilmiş. BMW Konsept 4 Serisi Coupé ile BMW mühendisleri, artık kendi sınıfının beklentilerinin çok üstünde tasarım anlayışına sahip modelleri geliştirmeye çalışmışlar.

 mb3

mb4

Otomobilin tasarımında özellikle bazı karakteristik tasarım detaylarıyla dikkat çekiyor.

Otomobilin aydınlatma elemanlarında çift-dairesel far tasarımında tamamı LED özellikli altıgen bir form kullanılmış. BMW’nin gelecek modelleri için de bir ipucu olan bu yeni far sistemi otomobilin konsept görüntüsünü en çok pekiştiren detaylardan biri olarak bakışları üzerine çekiyor.

mb5

Otomobilin 20″ boyutundaki jantları yakından incelendiğinde, bu çok kollu 3 boyutlu tasarımın ön tekerlerde hava girişlerine de sahip olduğu fark ediliyor. Ön fren balatalarının soğutulması için düşünülmüş bu zekice detay BMW mühendisleri tarafından motor sporlarından edinilmiş tecrübenin ürünü olsa gerek.

Tıpkı BMW 3 Serisi’nde olduğu gibi BMW Konsept 4 Serisi Coupé’de de otomobilin yan tarafında, tasarımın dinamikliğinin altını çizen çift katlı keskin bir iz, ön çamurluğun hemen gerisinden başlayıp kapı boyunca ilerliyor ve arka çamurluk hizasına gelindiğinde azalarak kayboluyor. BMW Konsept 4 Serisi Coupé’nin sabit durduğunda bile hızlı görünmesinin sırlarından birisinin de bu şık detay olduğu söyleniyor.

 mb6

Kaynakça

1.http://bmwturkiye-blog.com/index.php/bmw-konsept-4-serisi-coupe1/

2. http://www.bmwblog.com/2013/02/18/new-bmw-campaign-designed-for-driving-pleasure/

3.http://www.bmw.tv/web/com/video.do?page=1&videoID=27430&sortType=DISPLAY_DATE&showMyPlaylist=false

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Marka İletişimi ve Stratejik Planlama üzerine çalışmalar yapıyorum. Bu topraklarda dünya markası çıkarma gönüllüsüyüm. Ayrıca siyasete, bilime ve tarihe özel bir ilgim var.

Bir Cevap Yazın

Geleneksel Pazarlama Vs Dijital Pazarlama

Pek çok küçük/büyük işletmeler veya markalar pazarlama yöntemine karar vermekte zorlanır. Genelde bütçeleri sadece birine yeter ve hangisinin kendilerine daha fazla fayda sağlayacağı konusunda kararsız kalabilirler. Peki bu işletmeler kendi pazarlama metodlarına nasıl güvenmeli ve hangi yolları izlemeli?

Geleneksel pazarlama için dergi, tv, gazete reklamlarını, mailleri basitçe örnek verebiliriz. Öte yandan Facebook, YouTube, Twitter gibi platformlarda yapılan pazarlama çalışmaları da dijital marketing için basit örneklerdir. Geleneksel mecraların kullanıldığı, geleneksel stratejilerin geliştirildiği yöntemler geleneksel pazarlama iken dijital ortamlarda geliştirilen stratejilere dijital pazarlama diyoruz. Tanıtımınız ve reklamlarınız için hangi alanı seçmeniz gerektiğine aşağıdaki bilgiler ışığında siz karar verin.

Geleneksel Pazarlamanın Faydaları

Geleneksel pazarlama yöntemleri ile yerel hedef kitlenize erişmeniz çok kolaydır. Örneğin bir radyo reklamıyla, gazete ilanı vererek veya broşür bastırarak reklamınızı kolayca yapabilirsiniz. Ve genelde materyalleriniz saklanabilir, tekrar tekrar okunabilir, izlenebilir veya dinlenebilir nitelikte olacaktır.

Geleneksel mecralardaki reklamların veya pazarlama stratejilerin geneli kolay anlaşılabilirdir. Geleneksel mecralardaki anlaşılabilirlik genellikle 14 yaşındaki bir bireyin anlayabileceği düzeyde olur, basit ve sade bir anlatımla tüm kesime hitap eder.

Doğrudan posta, dijital ortama göre% 21 daha az bilişsel çaba gerektirir. Hem anlaşılması daha kolay hem de daha akılda kalıcıdır. Reklama maruz kalanlarla yapılan anketlere göre; geleneksel ortamda reklamı görenlerin hatırlama oranı %70 iken, dijital ortamda bu oran %45’e düşer. 

Geleneksel Pazarlamanın Negatif Yönleri

Geleneksel mecralarda reklam vermek maliyetli olabilir. Örneğin baskı malzemeleri pahalı olabilir ve bu malzemelerin dağıtımı, gösterimi vs için insanları işe almanız gerekir.

Geleneksel mecraların erişim oranı yüksek olsa da etkileşim oranı azdır. Tv reklamlarını düşünün, çoğumuz reklamlarda televizyonun sesini kısıyor veya kanalı değiştirmiyor muyuz?

Ayrıca bu pazarlama stratejilerinin sonuçları kolay ölçülemez. Örneğin bir billboard’u günde ortalama kaç kişinin gördüğünü bilebilirsiniz ama kaç kişinin okuduğundan veya ilgilendiğinden emin olamazsınız. (Tabii bu da yakın zamanda değişebilecek bir metrik zira “Brezilya’daki Reklam Panoları Gelen Tepkileri Ölçebiliyor” haberini sizlerle paylaşmıştık.)

Dijital Pazarlamanın Faydaları

Dijital pazarlama aracılığıyla uluslararası bir kitleyi hedefleyebilirsiniz. Ayrıca, bir kampanyayı cinsiyet, konum, yaş ve ilgi alanları gibi belirli kitle demografilerine uyarlayabilirsiniz. Bu, kampanyanızın daha etkili olacağı anlamına gelir.

Kitlenizin özleliklerine ve isteklerine göre içeriğinizi belirleyebilirsiniz. Örneğin okumayı sevenler için blog üzerinden izlemeyi sevenler için YouTube üzerinden kitlenize ulaşabilirsiniz. Bu bağlamda dijital pazarlama geleneksel pazarlamaya göre daha çok seçenek sunar.

Günümüzde herkesin en çok vakit geçirdiği platform olan sosyal medyadan kitlenize ulaşmanız mümkündür. Bu sayede müşterilerinizi ve takipçilerinizi harekete geçmeye, web sitenizi ziyaret etmeye, ürün ve hizmetlerinizi okumaya, puanlama yapmaya, satın almanıya ve pazarınızda görülebilecek geri bildirim sağlamaya teşvik edebilirsiniz. Üstelik bu geri bildirimi dijital ortam üzerinden aldığınız için son derece hızlı ve kolaydır. Stratejilerinizin işe yarayıp yaramadığını öğrenebilir ve ona göre hızlıca değiştirebilirsiniz. 

Dijital pazarlama geleneksel pazarlamaya göre daha düşük maliyetlidir.

Tüm bu sonuçlara baktığımızda dijital pazarlamanın her anlamda daha işlevli olduğunu görüyoruz ki artık markalar da bunu farkında ve dijitale yatırım yapıyorlar. Ancak geleneksel pazarlama yöntemlerini de genelde dijitali desteklemek için kullanıyoruz. Müşteri memnuniyeti ve kalitesini artırmak için geleneksel mecraları minimum düzeyde kullanarak bütçenin asıl büyük payını dijitale ayırmak en mantıklı strateji gibi gözüküyor. Siz ne dersiniz?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Ekonomi ve Taraftar Ekseninde 2018 FIFA Dünya Kupası

Sonu çift rakamlarla biten her yılda olduğu gibi, yeni bir kupanın zamanı geldi: FIFA Dünya Kupası 2018.

Türk futbol seyircisi olarak her 2 yılda 1, Avrupa Şampiyonası veya Dünya Kupasını yakından takip ediyoruz. Her ne kadar ülkemiz düzenli olarak bu turnuvalarda yer alamasa da, günde 4 canlı karşılaşma izleme olanağı yaratan bu etkinliklere yaz sezonunun 1 ayını ayırıyoruz.

Organizasyonların ele alınabilecek birçok boyutu var. Araştırmalara “sports mega events” olarak geçen bu etkinliklerin ekonomi ve taraftar eksenini ele almaya çalışacağım.

Ekonomi anlamında etkinlikler her dönem büyüklüğünü artırma eğilimini sürdürüyor. Organizasyonun ev sahibi şu ana kadar bir dünya kupası için gerçekleştirilen en yüksek harcamayı yaptı. Organizasyon için toplam 14.2 milyar Amerikan Doları harcadılar. Bu harcamalar arasında ulaşım, altyapı, konaklama ve stadyum inşaatları en yüksek payı aldılar. Rusya, 2010 yılında dünya kupasını düzenleme hakkını elde ettiğinde planlanan bütçenin tam 12 katı daha fazla harcama yaptı!

Yapılan tüm harcamalar Rusya’ya önemli bir altyapı ve turizm gücü kazandıracak. Buna karşılık turnuvadan elde edilen tüm gelirlerin ülke ekonomisine en fazla 2 aylık bir katkı yapacağı belirtiliyor. 8 yıllık çalışma ve harcamalar, 2 aylık bir süreçte girdi olarak ülke ekonomisine katkı sağlayacak.

FIFA Dünya Kupası, 2000’li yılların başından beri “sponsorların dünya kupası” olarak eleştiriliyor. Bu eleştirinin temelinde sponsorların beklentilerinin taraftar beklentilerinden daha önemli görülmesi etkili. Ayrıca yüksek sponsorlu etkinliklerin sporun ruhunu çürüttüğü de iddia ediliyor. Visa, McDonalds, Budweiser gibi bilinen sponsorların yanına bu sene en çok sponsorluk desteği Çin menşeili işletmelerden geldi. Çin ve Hindistan futbol yatırımlarını artırıyor. Bunun temelinde futbola olan ilginin artışı var ve “ürün yaşam seyri” yükselme aşamasında görülüyor. İngiltere futbol ligindeki forma sponsorlarına ve saha kenarındaki reklam tabelalarına dikkatli bakarsanız Uzakdoğu pazarına yönelik reklamlara rastlayabilirsiniz. Turnuvada tüm sponsorluk harcamaları 2 milyar Amerikan Dolarına yaklaşıyor.

Dünya Kupası için yaklaşık 1.5 milyon biletli seyircinin katılımı beklenirken, biletsiz ve turizm amaçlı ülkeye gelecek turist sayısının bu rakamdan daha fazla olacağı öngörülüyor. Ülkemizde “passolig” adı altında yürütülen biletleme sisteminin bir benzeri bu sene Rusya’da kullanılacak. Buna göre seyircinin bilet alması yeterli olmuyor ve devlet tarafından kurulan taraftar sistemine kayıt yaptırıp isimlik çıkartmak gerekiyor. Bu isimlikler olmadan statlara giriş yapılamıyor. Uluslararası bir organizasyonda güvenlik kaygısının geldiği noktayı anlamak için önemli bir ayrıntı… 64 maçlık bu serüvende seyircinin yerine getirmesi gereken yeni bir sorumluluk oluşturuldu.

Taraftar kimlik sistemi stat içinde holigan aktiviteleri azaltmak için yapılan bir uygulama olarak görülüyor. Fakat stat dışındaki taşkınlıkları önlemek için sağduyu ile birlikte güvenlik kuvvetlerine büyük sorumluluk düşüyor.

Son olarak, turnuvaya bahis işletmeleri tarafından bakalım. Günümüzde futbol, sadece taraftarlık veya futbol severlik hisleriyle takip edilen bir spor olmanın ötesine geçti. Özellikle futbol maçlarına yapılan bahisler giderek artıyor. Küresel düzeyde 2018 FIFA Dünya Kupasında 3.3 milyar Amerikan Dolarına yakın bahis yapılacağı öngörülüyor.

4 yılda 1 düzenlenen bu futbol etkinliğinde durum, etkinliğe nereden bakmak istediğinize göre değişiyor. Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link