Sürdürülebilir Liderlik için İpuçları 0

Bazı insanlar denileni yapmak için vardır. Bazıları ise öncü olmak için dünyaya gelmiştir. En önde ilerler, kar üzerinde ilk iz olmanın verdiği histen hoşlanırlar. Machiavelli ‘’Başsız bir kalabalıktan hiçbir hayır gelmez’’ dediğinde bu iki tür insanın farkındaydı. Aynı zamanda toplumun bu ilk olan insanlara karşı tutkularının da farkındaydı.

İşte hayatın bu sosyolojik kısmının keşfi, markalarda da gördüğümüz bir gerçek. Tabii bir de markalaşan liderliklerin de olduğunu eklemek gerek. İkisi de birbirinin içine geçen, tek bir konu.

Liderlik özellikleri olan bir ürün ya da kişi marka stratejisi en açık olan projedir. Geçenlerde düzenlenen “Hedef; Hedef Kitle 2015” konferansı da bu konunun konuşulduğu bir etkinlikti. Siyasetin, liderlikle; liderliğin, iletişimle; iletişimin ise doğru bir stratejiyle yürüyeceğinin konuşulduğu bir ortamdı.

Bir lideri beğenmeye bilirsiniz. Fikirlerini benimsemekte sıkıntı çekebilirsiniz. Ya da bu fikirlerden aşırı derece de rahatsız da olabilirsiniz. Ama doğru yürütülen bir kampanya ve iletişim süreci size sonunda sevseniz de sevmeseniz de ‘’saygı’’ duyacağınız bir lideri getirebilir. Konferans’a katılan, aynı zamanda Obama’nın markalaşma sürecindeki beyin olan Jeremy Birdy de; en önemli şeyin herkesin, ‘’lider’’ diyebildiği bir kişiyi oluşturabilmek olduğunu söyledi. Hatta ardından ekledi ve gönle dokunduğunuz anda, lider figür sizin için iletşim sürecini başlatır dedi.

business-leader1-644x257

Siyasi kampanyalarda bir numaralı iş lideri yaratmak ama bunun yanında hedef kitleyi yormadan kampanya zamanlaması yapmak da mühim bir konu. Takvimler insanları iğreti etmemeli ancak onları aynı zaman da bu algıdan uzaklaştırmamalı da. Etkili bir şekilde kullanılan kitlesel mecralar için frekanslar doğru ölçümlemeler ardından, ustalıkla düzenlenmelidir.

Ancak bu kampanyaların bir kaç adımı olduğunu da bilmek gerekir. Algı yaratıp, ilgi çekersiniz. İnsanları hakkınızda konuşturursunuz ancak bu sürecin en zor kısmı, bu algıyı davranışa dökmelerini sağlama adımıdır. Yani asıl olarak davranışsal hedefi roadmap olarak çizmiş olmanız gerekir. Eğer oy kullanımında afallarsanız, lideri yaratamamışsınızdır. Lider olmadığın da, sonuç da gelmez. Başta da dediğim gibi lider tutkunu olan insanoğlu için bu elzem bir konudur.

Lider yaratmak gönle dokunuş istiyorsa, aslında kampanya tam anlamıyla doğru bir içgörünün eseri olmalıdır. Dünyada bu konuda uzman, kendi toplumunu başarıyla gözlemleyen sosyologlar var. Zaten lokal bir indirgemeye ihtiyaç duyan kampanya alanlarının çalışanları da genel de bu toplum bilimi donanımına sahip olurlar. İç görü en önemli konudur. Doğru hassasiyet, toplumun size bakmasını, sonra görmesini sonra tüm bu kampanya sürecinin amacı olan davranışını bu yönde değiştirmesini sağlar. Tek cümlede söylenebildiği için bu çok basit gibi gelir. Ancak dünyanın ve toplumların en zor konusu; iç görüdür.

İç görü, duygusal olarak dokunuş, hayat içinde yer alan bir ürün yerleştirmedir. Hem görmelerini sağlarsınız, tepki verirler ama aslında rahatsız olmazlar. Orda olduğunu fark etmeme riskleri olabilecek kadar da doğaldır. Bu nedenle zordur. Tam çizgiyi yakalamak ustalık, gözlem, bolca pazar araştırması ve strateji ister. Lideri yaratmak bu kadar kolay ve bu kadar zordur. Ama tüm siyasi kampanyaların anahtarı da budur. Konferansın sonunda da söylendiği gibi, anahtarı edinmenin tek yolu da ‘’yerli’’ olmayı başarmaktan geçer.

 

Kim demiş herkes eşit olabilir diye?

İnsanoğlu iç güdüsel olarak buna karşı çıkar.

Çünkü tüm toplumlar, öncülerin tutkunudur.

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

Bir Cevap Yazın

Annelerimizden Altın Değerinde 7 Pazarlama Tavsiyesi 1

Hepimiz biliriz “anneler en iyisi bilir.” Hatta en iyisini bilmekle kalmaz en doğrusunu söyler, en güzelini yapar ve bunun gibi birçok “en” daha sayabiliriz hayatımızda. Küçüklükten bu yana hayatınızda onların sözünden daha kıymetlisi var mıydı ya da bir sorununuz olduğunda size daha çok yardım edeceğini bildiğiniz başka bir kimse?

İster içgüdüsel olarak doğruyu önerdiklerini varsayalım, ister deneyimlerinin bizim yolumuzu aydınlattığını… Ama kabul edelim bu kadınlar bir şeyler biliyorlar! İyi ile kötüyü ayırmayı nereden öğrendik ki biz? Sahi bugün öğrendiklerimizin yapı taşı neydi ki? Hepimiz farkındayız; tabii ki annelerimizin öğütleri… Bir şeyin yanlış olduğunu en kolay öğrendiğimiz yol “annelerimizin terlikleri” değil miydi?

Girizgah biraz uzun oldu farkındayım ama başlıktan da anlaşılacağı üzere, bu yazıda annelerimizden aldığımız hayat derslerinin üzerine bir basamak daha çıkacağız ve annelerimizin o sürekli söyledikleri ama bizim de ısrarla dinlemediğimiz sonrasında mutlaka pişman olduğumuz (yaşadığımdan biliyorum) o sihirli cümlelerden değişik anlamlar çıkaracağız pazarlamaya dair.

Haydi başlayalım.

zuhal

#1 Teşekkür ettin mi Teyzeye / Amcaya?

“Bir şey isterken lütfen de, teşekkür etmeyi unutma” küçüklüğümüzden beri sürekli tekrar ederek annelerimizin bize aşıladığı bu güzel öğütlerin aslında annelerimizin bizlerin nazik, dürüst ve cana yakın yetişmesini istediğinden olabilir. Ee insanlar böyle olabiliyor madem markalar neden olmasın? Saygılı ve nazik bir tavır ve dürüst bir tutumun marka imajı için hayati önem taşıdığının elbette farkındayız. Kısacası temel görgü kurallarını şirketinizin, markanızın temeli, misyonu haline getirin. Çok şey kazanacaksınız.

 atari

#2 Odanı toplamadan asla dışarı çıkmak yok!

Bu cümlenin diğer versiyonu da şu olabilir: “Ödevlerini bitirmeden atari oynamak yok”. Kim bilir evrende kaç anne şu cümleleri tekrar etti çocuklarına ki anlasınlar güzel şeylere ulaşmak zordur, çaba ister, düzen ister, plan ister. Anneniz size o küçücük yaşınızda bir plan dahilinde hareket etmenizin ne kadar değerli olduğunu anlatmaya çalışıyordur aslında. Pazarlama dilinde ise bu özlü sözün anlamı; gerekenleri yapmadan, emek vermeden, işlerini düzene oturtmadan, planlamadan başarılı olmak zordur. Hatta imkansızdır. Çevrenizin düzenli olması, aklınızdaki şeyleri de düzene koymanıza yardım eder, bir plan dahilinde hareket etmeniz ise sizi başarıyı getirir, işinizi doğru yapmanızı sağlar.

#3 Kendine karşı her zaman dürüst ol!

Hayat mottomuz haline getirmemiz gereken bu cümle sadece günlük hayatımızda değil, yaptığımız işlerde de kendini göstermeli. Nasıl mı? Markanız, mesajınız, içeriğiniz her zaman belirlediğiniz hedef kitle ile uyumlu olmalı. Ve siz de onlara her zaman sadık kalmalısınız. Artık hepimiz sadakat pazarlamasının ne kadar değerli olduğunun farkındayızdır sanırım. (unutanlar Lady Gaga yazıma göz atabilirler)

 senidoğurdum

#4 Seni bu dünyaya kim getirdi? Ben! (Senin hayatında değerli tek bir şey varsa o da benimdir)

Ne kastetti? Tam olarak sizinde varoluş amacınızı sorgulamanız gerektiğini kastetti. Bir bakıma klasik yaşam döngüsünü anlattı annemiz bizlere sevgili pazarlama severler. Ee haklı da. Bizim varoluş sebebimiz nasıl annelerimizse, piyasa da var olan ürünlerin, markaların varoluş nedeni de bizleriz, tüketiciler. Biz sevdiğimiz, biz aldığımız sürece varlar, biz onlardan bahsettiğimiz sürece popülerler. Hep dikkatimizi çekmek zorundalar, hep bizim için bir şeyler yapmak zorundalar. Ne demiş reklam dahisi David Oglivy “Tüketici moron değildir; karınızdır. Herhangi bir şeyi satın almak için onu sade bir slogan ve birkaç sıkıcı görselin ikna ettiğini zannetmek, onun zekasını aşağılamaktır. O verebileceğiniz tüm bilgileri ister.” Detaylı olun, bilgilendirici olun, dikkat çekici olun. En önemlisi de özgün olun. Sevdirin bize kendinizi!

Bu noktada varoluş amacınızı sorgulayabilirsiniz. Peki sizi bu dünyaya ne getirdi? Bir ihtiyacı karşılamak olabilir mi? Ürünlerinizin, markanızın, paylaştığınız içeriklerin müşterilerinizin istek ve ihtiyaçlarına odaklı olması gerçeğini aklınızdan çıkarmayın.

 annesinin-kuzusu

#5 Ayağına terlik giy, üzerine kazak giy, üşüteceksin! Cidden sokağa böyle mi çıkacaksın?

Bir anne çocuğuna üzerine kazak giy demişse o çocuk uygunsuz giyinmiştir. Anne biliyordur ki o çocuk da her söz dinlemeyen çocuklar gibi 40 derece ateşle yanacaktır ilerleyen günlerde. İçerik pazarlaması açısından düşünelim. Görünüş önemlidir! Burada kastedilen terlik aslında web sitenizin tasarımından, içeriğinize uygun seçeceğiniz görsele, web sitenizi mobil görüntülenmeye uygun hale getirmeniz gerekliliğine kadar birçok şey olabilir. Tasarımı düşünün, terliği düşünün, geniş düşünün!

#6 Ben seni böyle mi yetiştirdim!

Markanızın, şirketinizin ürününüzün temel değerleri, anlatmak istedikleri, misyonu ile tamamen uyuşan bir strateji peşinde koşmanız gerekir. Markanızın değerleri ile uyuşmayan şeyleri yapıyor olmanız itibarınıza zarar verir. Ki bunun geri dönüşü ise çok zordur. Unutmayın kötü şeyler çabuk yayılır, kulaktan kulağa pazarlamanın gücünü hafife almayın!

#7 Olsun annecim herkes hata yapar.

Sözün özünü annemiz söylemiştir. Kimse mükemmel değildir, iş dünyasında da bu böyledir. Aslolan hatayı kabul edip düzeltmek, gerekirse özür dilemek ve iletişimi asla kesmemektir. Hatanızı kabul edin, daha da fazla çalışın, daha iyi yapmaya gayret gösterin. Böyle olduğu vakit hedef kitlenizin özrünüzü kabul etmesi hatta dürüstlüğünüzden dolayı sempati duyulmanız işten bile değildir.

 marge-and-lisa-picture

Bonus: Bunun için bir gün bana teşekkür edeceksin!

Aslında hepimizin yapması gereken ama ihmal ettiğimiz, çoğu zamanda unuttuğumuz şeylerden biridir şükretmek. Hiç nedeniniz olmadan müşterilerinize teşekkür ettiniz mi sadece sizin müşteriniz olmasından dolayı duyduğunuz minnet için? Bunu yapın, müşterilerinize onların sayesinde var olduğunuzu, ilerlemenize katkıda bulunduklarını söyleyin, teşekkür edin. Böylelikle hem gündemde kalmış, hem de onların saygısını kazanmış olursunuz.

Bu sözleri hayatımızda birden fazla kez duyduk çok eminim. Bu sefer annemizin sözünü dinlemediğimiz için pişman olmadan harekete geçmeye ne dersiniz?

Tchibo Online Satışlarında Açık Artırma Yöntemini Kullanmaya Başlayacak 0

Her hafta farklı kategorilerde ürünler satışa sunan Tchibo, müşterilerini açık artırma uygulamasıyla buluşturdu.

Uygulama 13 Eylül tarihinden itibaren www.tchibo.com.tr internet mağazasında gerçekleştirilmeye başladı. Açık artırmanın yayında olduğu süre boyunca, katılımcılar beğendikleri ürünlere dilediği tutarda teklif vererek hesaplı ve keyifli alışverişin tadını çıkarabilecek.

Açık artırma süresinin dolduktan sonra, Tchibo tüm teklifleri değerlendirerek kazanan kişilere karar verecek. Açık artırmanın sonucu ise Tchibo tarafından tüm kullanıcılara e-mail atılarak bildirilecek. Ardından 24 saat içerisinde kazanan katılımcılar, Tchibo Müşteri Hizmetleri tarafından aranarak, katılımcının teklif ettiği tutarı kredi kartından tahsil edecek. İşlem tamamlandıktan sonra ürün katılımcıya ulaştırılacak.

Tchibo açık artırma günleri, her çarşamba bir sonraki salı gecesine kadar internet mağazasında takipçileriyle buluşacak.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Bugün, 'Blind Date' İndiriminde Son Gün!
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link