‘Super Bowl’ Gerçeğine Detaylı Bakış 0

ABD’nin en büyük pazarlama ve reklam sektörüne sahip olmasının sebebi yalnızca dünya lideri olan bir politik duruş değil; ABD pazarlama krallığı, çünkü ABD düşünüyor. Her şeyden önce CRM mantığını güzelce oturtmuş, bunun kenarda yapılan bir işten daha fazlası olması gerektiğini çok öncesinden fark etmiş durumda; en önemli şeyin ”müşteri deneyimi” olduğunun farkında.

Hedef kitleye sadece göstermiyor, aynı zamanda hedef kitlenin o işin içine dahil olmasını ve deneyimlemesini sağlıyor. Super Bowl gibi dünyanın en büyük harcamalarının yapıldığı bir etkinlik de bunun üzerine kurulu olarak her sene bir öncekinden çok daha büyük bir kazançla yoluna tam gaz devam ediyor.

30 saniyesi 4.5 milyon dolar olan reklamların saatinden, oyuncuların aldıkları dev paralara, kazanılan ödülden, tamamı tükenmiş ortalama 5 bine yakın bilet fiyatlarına kadar kısacık bir zamanda dünyada en büyük kazancı yakalayan pazarlama harikası bir etkinlikten bahsediyoruz. Peki bu etkinlik müşterilerine deneyimi nasıl yaşatıyor:

*Sosyal medya, popüler kültür ve mobil alanları çok verimli kullanıp, sürekli olarak takipte kalıp geri dönüşlerle. Herkesin o gece o oyuna dahil olmasını sağlayacak dahiyane konu başlıklarıyla Twitter’ı ateşliyor.

*Kendi hedef kitlesini çok iyi tanıyor. Neleri yaptıklarını, neleri sevdiklerini, nelerden etkilenebileceklerini ve nelere tepki verebileceklerini. Hedef kitlesini bu kadar iyi tanımak, doğru atmosferi sağlamak için temel oluşturuyor elbette.

Deneyim yaşatmanız için hedef kitleye bu deneyimi arzulatmanız gerekiyor; yani önce bebek adımları evresini geçmelisiniz. Amerika bunu yıllar önce başardı; ikonlar oluşturdu, gösteriler hazırladı, “onlar gibi olmak istenilen isimler” yarattı. Şu an için söylemek gerekirse ABD pazarında olan hemen hemen her şeyi artık arzulamadan duramıyoruz.

Bundan sonra ise eyleme çevirme kısmı geliyor. Bu noktada maddi durumlar, sosyal statünüz gibi ayrıntılar da deneyim sürecini olumlu etkiliyor veya engelleyebiliyor. Ama çok istemek/arzulamak bu engellerin kalkmasını sağlamak için her şeyi yapmanıza neden olabiliyor; örneğin bir Super Bowl bileti almak için, evdeki gitarlarınızı satma kararı alabiliyorsunuz ya da buna benzer bolca fedakarlık gerçekleşebiliyor. En önemlisi sonucu elbette; o deneyimi yaşamak için ne kaybetmiş olursanız olun, buna değdiğini düşünüyorsunuz. Bu kısım bazıları için mükemmelken bazıları için çok tehlikeli bir güç demek oluyor.

Super Bowl baştan sona son çağın en güzel reklam, pazarlama ve marka yönetimi karışımı. Deneyim oluşturmanın geldiği son nokta. Evet, bu yorucu bir süreç. Ama artık hiç bir şeyin o kadar basit olmadığını biliyoruz, öyle değil mi? Hiç bir şey eskisi kadar basit değil, pazarlama bile…

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

Bir Cevap Yazın

Heathrow Airport’dan Kalpleri Isıtan Yılbaşı Reklamı 0

İngiltere’nin en büyük havalimanı Heathrow, sevdiklerinden uzun süre ayrı kalanların ilk buluştuğu nokta olduğunu hatırlatan, kalpleri ısıtan bir noel reklamı yayınladı.

Heathrow Airport, Geçtiğimiz yıl oyuncak ayıların canlandırdığı Mrs Doris ve Mr Edward karakterleri ile çektiği reklam filmiyle beğeni toplamıştı. Bu yıl da aynı oyuncak ayı karakterlerini kullanarak çiftin 1967’den beri bekleme ve kavuşma süreçlerini 2 dakikalık bir reklam filmiyle anlatmış.

Uçak ve havalimanında geçen reklamda oyuncak ayı kahramanlarımızın çevresinde sürekli kavuşan insanlar var. Etraflarındaki insanlar sevgililerine, çocuklarına, torunlarına kavuşuyorlar. Kahramanlarımız ise her seferinde birbirlerini hep son anda görüp buluyorlar. Başta “Acaba bu sefer gelmedi mi?” endişesi izleyenleri de bir miktar üzüyor. 1967’den günümüze kadarki süreçte kıyafetlerin, bavulların zamanına uygun olduklarını görüyoruz.

Film günümüzde bitiyor ve kahramanlarımız çocuklarıyla, torunlarıyla bir araya geliyorlar. Günümüzde ailelerin bir araya gelebilmelerinin gerçek bir noel hediyesi olduğunu vurgulayan filmin sonunda “Closer this Christmas” (Bu noel daha yakın) sloganı beliriyor.

 

 

 

 

 

 

Kahve Tiryakilerine Uyku Açan Porsche Sürprizi 0

ABD’nin Los Angeles kentinin bir ilçesi olan Carson’daki kahve dükkânı geçtiğimiz günlerde müşterilerini şaşırtan sabah sürprizlerine sahne oldu. Porsche tanıtımı olan çalışmada, kahve dükkânındaki barista, sabah mahmurluğundan arınmak için kahveye koşan müşterilere E-Jolt adlı yeni ve gizemli bir içecekleri olduğunu, bu içeceğin inanılmayacak derecede güç verdiğini, fakat bu içeceği denemek için bir izin kâğıdı imzalamaları gerektiğini söylüyor. Deneyeceğini söyleyenlere ise E-Jolt’un kapıda onları beklediğini belirtiyor.

Dükkândan şüphe ve merakla çıkan müşterileri ise kapının önünde bir Porsche bekliyor ve böylece merakın yerini büyük bir heyecan alıyor. Kahve tutkunları, profesyonel sürücü tarafından kullanılan ve son hızla daireler çizen Porsche Panamera Turbo S E-Hybrid model arabayla, trafiğe kapalı alanda unutamayacakları bir deneyim yaşıyor. Bu ilginç anlar da gizli kamera çekimleriyle ekrana yansıtılıyor. Otomobilin tam 680 beygir gücünde olduğunu ve 0’dan 60 kilometreye sadece 3.2 saniyede çıktığını göz önüne alırsak, ortaya çıkan görüntülerin son derece doğal olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Sürüşler, söz konusu kahve dükkânına yaklaşık 3.2 kilometre uzaklıktaki Porsche Deneyim Merkezi’nde yapılmış ve projeyi gerçekleştiren Cramer-Krasselt’in Yaratıcı Yönetmeni Marshall Ross’un dediğine göre fikir tamamen, hibrid teknoloji algısını ters yüz etmek üzerine kurgulanmış.

Ross’un dediklerine bakılırsa bu kurgu, çevre dostu teknolojilerin iyi performans gösterdiğini kitlelere kanıtlamak için biçilmiş kaftan. Özellikle çoğunluğun hibrid teknolojilere kendini henüz yakın hissetmediğini göz önüne aldığımızda, kafeinin uyarıcı etkisinden yola çıkılarak, iyi teknoloji ve ekolojik duyarlık kavramlarını iki öz değer olarak gören Porsche için yapılan bu çalışma, “tam isabet” görünüyor. Tıpkı kafein gibi uyarıcı, uyandırıcı, gözleri açan ve güç veren bir deneyim.

Porsche kahve
Marka, kahvenin uyanık tutucu etkisiyle ürününü güzel bir şekilde eşleştirmiş.

Bununla birlikte kahve dükkânı deneyimi, Cramer-Krasselt ile Porsche’nin iş birliği yaptığı ilk yaratıcı çalışma değil. İkili daha önce, hologramın ve diğer yeni teknolojilerin de kullanıldığı dergi reklamları da dâhil olmak üzere, farklı çalışmalarda yan yana gelmiş. İnovasyon kavramının Porsche markasının çekirdeğini oluşturduğunu düşündüğümüzde, marka bunu iletişim süreçlerine de yansıtıyor ve inovasyondan bahsetmekle kalmayıp bu kavramın gerektirdiği yönde davranmak için yeni projelerle karşımıza çıkıyor. Marka ayrıca, müşteri memnuniyetiyle de dikkat çekiyor.

Ross tam da bu noktada, E-Jolt çalışması için önlerindeki en büyük zorluğu, aracın insanlara ne denli yenilenme ve şaşkınlık hissi verdiğini gösterirken, aynı zamanda onları gülümseten bir durum oluşturma konusunda yaşadıklarını belirtiyor. Gizli kamera kullanımının ise gösterilen tepkileri doğal hâlleriyle yakalamada oldukça etkili olduğunu, bunu en iyi şekilde yansıtmak için çekimlerde sayısız gizli kamera kullanıldığını da sözlerine ekliyor.

İşin başarılı ve yaratıcı kurgusu, deneyimi yaşayan ziyaretçilerin tepkilerinde yakından görülüyor.

Elbette çalışmadaki gerçeklik unsuru, iki gün süren çekimlerde ajans tarafına az da olsa gergin anlar yaşatmış. Zira çalışmanın bütün başarısı, insanların verecekleri tepkiye bağlıydı. Baristanın ziyaretçileri E-Jolt içeceği için ikna konuşması ve izin kâğıdının denemeye karar verenleri caydırma olasılığı, ajans ekibini hep diken üstünde tutmuş.

Özetle Porsche, mekân ve içeceğin insanlarda uyandırdığı tazelenme, uyku açma ve zindelik verme hislerinden yola çıkıp bununla uyumlu olarak ürününü ilgi çekici ve yaratıcı bir şekilde tanıtmış. Kim bilir? Belki aramızdan biri ya da birileri de bir gün Porsche Panamera Turbo S E-Hybrid sahibi olur, belli mi olur? Sonuçta o gün o kahve dükkânında değildik diye, hayallerimizi de satmadık ya!

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link