Sunum Yaparken Dikkat Edilmesi Gerekenler Nelerdir? 0

Sunum yapmak kimisine göre oldukça basit, kimisine göre ise oldukça zor bir iş. Topluluk önünde konuşabilmek alışık olmayanlar için bir hayli utanç verici durumlara düşmeye sebebiyet vermekte. Ancak sunum yapmak yalnızca çıkıp konuşmaktan ibaret değil.

Hazırlık Aşaması

Sunumunuzu öncelikle slaytlara dökmeniz gerekmekte. Sunum hazırlarken Keynote ya da Powerpoint kullanmanız yeterli. Ancak Prezi gibi ekstra araçları tavsiye etmiyorum. Özellikle Prezi ile hazırlanan sunumlar oldukça basit oluyorlar, her ne kadar animasyonlar daha rahat hazırlanıyor olsa da çocuksuluğunu kaybettirmeniz neredeyse imkansız.

Ne anlatacağınıza karar vermeden de önce bir taslak hazırlamalısınız. Anlatacağınız şeye karar vermenizin ardından sunumun hizalaması ya da arkaplanları ile çok fazla uğraşmanız bütün konsantrasyonunuzu bitirebilir. Her sayfa için default olacak olan arkaplanınızı, kapağınızı ve teşekkür ekranınızı hazırlamanızın ardından konu başlıklarına geçebilirsiniz.

Kendinizi Dinleyici Yerine Koyun

Siz sunumunuzu yaparken nasıl bir anlatımı dinlemek istersiniz? Görsellerden arındırılmış, tamamen yazıların aktığı bir slayda bakmak ne kadar hoşunuza gider? Bunu aklınızdan asla çıkarmadan sunumun geri kalanına devam etmeniz gerekmekte. Bu nedenle önce ana konu başlıklarınızı hazırlayın. Sunumunuz için size ayrılan süreye göre zamanlama yaparak tek tek konu başlıklarınızı girin ve o slaytların tasarımlarını bitirin.

Elinizde artık sunumunuzun bir taslağı bulunmakta. Şimdi diğer ayrıntılara geçebilirsiniz. Sunumlarda en çok yapılan hatalardan birisi font seçiminde gerçekleşmekte. Öncelikle şunu belirtmeliyim ki Comic Sans MS fontunu mümkünse bilgisayarınızdan silmelisiniz. Yok öyle bir font unutun.

Bir slayttaki tüm harfleri italik, kalın ya da altı çizili yapmamaya özen gösterin. Onlar sadece dikkat çekmek istediğiniz noktalarda kullanabileceğiniz efektleriniz. Seçtiğiniz font ailesini tüm sunum boyunca kullanmalısınız. Tabii ki bu sadece fontunuz için değil tüm hizalamalarınız ya da kullandığınız efektler için de geçerli. Seçeceğiniz font kolay okunmak zorunda. Unutmayın, siz bilgisayarınızdan bakıyorsunuz ancak dinleyiciler o yazıları perdeden okumaya çalışacak ve büyük ihtimalle oldukça düşük bir kalitede yansımış olacak sunumunuz.

Renkleri Özenle Seçin

Metinleriniz ve arkaplan görselleriniz arasında mutlak bir uyum bulunmalı. Kullanacağınız renklerde Adobe Kuler’den yardım alabilirsiniz. Çok yakın renkler yerine zıt renklere yönelmek durumundasınız. Unutmayın, her rengin bir anlamı vardır. Sesleneceğiniz kitleye ve anlatacağınız konuya göre arkaplan ve metinlerinizin renklerini seçmelisiniz.

Full backgroundlar kullanıyorsanız -ki tercihiniz daima bu yönde olmalı- metinleriniz için opacitysi düşürülmüş arkaplanlar kullanmalısınız. Direkt olarak resmin üzerine yazılan yazılar genellikle okunamamaktalar.

Konu başlıklarını ve teknik kısmı tamamladık. Şimdi sıra içeriğe geldi.

Anlatacağınız Her Şeyi Yazmayın

Dinleyiciler biraz etkilenmeyi severler. Facebook’un üye sayısı başlığı altında net sayıyı yazmanız size etkilenme fırsatını kaybettirir. Dinleyiciyi etkileyebilmek için kurmanız gereken cümle şuna benzer olmalı: “Facebook’un 23 Nisan 2014 itibariyle aktif 1.28 milyar kullanıcısı bulunmakta, bunların 802 milyonu günlük olarak aktif kullanıcılardan oluşuyor.” Dilerseniz bir kağıda not edip çaktırmadan da bakabilirsiniz.

Anlamsız grafiklerden kaçının. Powerpoint’te öyle grafik taslakları var ki büyük ihtimalle programı yazanlar bile ne anlama geldiklerini bilmiyorlar. Herkesin bildiği grafik tiplerini kullanmaya çalışın. Ne kadar çok grafik varsa o kadar iyi bir sunum hazırlamış sayılmazsınız. Önemli olan içten anlatabilmek.

Sunum Aşaması

Size ayrılan süre eğer 30 dakika ise lütfen 30 dakikada sunumunuzu bitirin. Hazır çıkmışım ne çok şey bildiğimi göstereyim diye geçirdiğiniz her bir yeni dakika bir kişinin daha uyumasına sebep olacaktır. Sunum süresince mümkün olduğunca az yürüyün ama dümdüz de durmayın. Yere ya da yukarı bakmayın, her zaman dinleyicilerin gözlerine bakın ama sadece bir dinleyicinin gözüne de dik dik bakmayın.

Eğer heyecanlanırsanız bu sizin konuya hakim olmadığınız hissi uyandıracaktır. Böyle durumlarda pratik davranmalı ve dinleyicilere bir soru yöneltmelisiniz ya da bardağınızdan bir yudum su içebilirsiniz. Ancak sakın ama sakın kana kana su içmeye başlamayın. Dinleyicilerin konsantrasyonunu tamamen bozabilir ve bir daha toplayamayabilirsiniz.

Küçük salonlarda sunum yapmak oldukça zordur çünkü hem havasız olurlar hem de sürekli olarak yansıma ışığına maruz kalırsınız. Bu tip salonlarda sunumunuzu mümkün olduğunca kısa tutmalı ve kürsünüzden ayrılmamalısınız. Tabi kürsüde oturmayı sakın düşünmeyin bile.

Sunumunuzda bazı sayfaları birebir okuyabilirsiniz. Ancak sadece bazı sayfaları, hepsini değil. Hatta mümkünse cümle kalıbını birazcık olsun değiştirmenizde fayda var.

Eğer aşırı heyecanlanıyorsanız;

Sunum yaptığınızı unutun. Arkadaşlarınıza bir şeyler anlatıyormuşcasına davranın. Dünyanın sonu değil sonuçta. Samimi olun. Argo kelimeler ağzınızdan kaçarsa da kaçmamış gibi devam edin. Yanlış bir şeyler mi söylediniz? Özür dileyip utanıp sıkılmayın, sahne sizin. Doğal davranın.

Cremicro Ajans Grubu'nun kurucusu. Growth Hacker | Entrepreneur | Lecturer | Blogger

Bir Cevap Yazın

Yılbaşı Hediye Alışverişi Araştırması Yayında 0

Twentify Araştırma Şirketinin yaptığı yılbaşı araştırmasını sizlerle paylaşıyoruz.

Türkiye’deki tüketicilerin ne kadarı bu yılbaşında çevresindekilere hediye alacak, kimlere hediye alınacak, alışverişler nereden ve neden gerçekleştirilecek ve alışverişe ne zaman başlanacak? Tüm bu soruların cevabını araştırmamızda bulabilirsiniz.

Bu sorulara hızlı yanıtlar bulmak adına, markalar ile gerçek tüketicileri bir araya getirdiğimiz Bounty platformumuz üzerinden, 4 saatte tamamlanan ve 500 tüketiciye ulaştığımız bir mobil araştırma gerçekleştirdik. Araştırmanın cevaplarını, katılımcıların yaş, cinsiyet demografik bilgilerine ve SES gruplarına göre analiz ettik. (Araştırma tüketicilere açılan 9 soruluk mobil anket ile gerçekleştirildi.)

Sizin için, araştırmanın kısa bir özetini ve bazı ana başlıklarını derledik. Eğer hazırsanız, Türkiye’nin bu yılki yılbaşı hediye alışveriş tercihlerine ve davranışlarına göz atalım.

Türkiye’deki her 5 kişiden 4’ü, bu yılbaşında hediye alacak.

Tüketicilere hediye alma tercihlerini sorduğumuzda, %78.86’sı bu yıl çevrelerindeki en az bir kişiye hediye alacaklarını, %21.14’ü ise kimseye hediye almayacaklarını belirttiler.

Satın alma gücü düştükçe, hediye satın almama oranı doğru orantılı olarak düşmese de, trende baktığımızda bir düşüş gerçekleştiğini görüyoruz. A grubunda hediye almayacağını belirten tüketici oranı %19.30’ken, B grubunda bu oran %21.31, C1 grubunda %18.31, C2 grubunda %15.65, D grubunda %24.53, E grubunda ise %36.36.

Bu yılbaşında en çok aileler ve sevgililer sevinecek.

Hediye alacak tüketicilerin kimlere hediye alacaklarına göz attığımızda, %70.83’ünün ailelerine, %39.83’ünün sevgililerine, %36.92’sinin arkadaşlarına hediye alacaklarını görüyoruz. Bu resimde, iş arkadaşlarına hediye alacakların oranı ise, yalnızca %15. Bu konuda biraz üzülebiliriz.

Türkiye ortalama 3.44 hediye poşeti taşıyacak.

Tüketicilere kaç hediye alacaklarını sorduğumuzda, ortalama 3.44 hediye alınacağını görüyoruz. Bu oranın satın alma gücüyle olan korelasyonuna göz attığımızda ise, şaşırtıcı veriler gözümüze çarpıyor. Kişi başına en çok satın alma yapan ekonomik gruplar 3.7 ile C1 ve C2 grupları, ardından 3.6 ile B grubu ve 3.3 ile A grubu olacak; E grubunda bulunan tüketiciler ise 2.3 hediye alacaklar.

Alışverişlerin gözdesi, AVM’ler ve e-ticaret.

Hediye alacak tüketicilere hangi kanallardan hediye alacaklarını sorduğumuzda, %64.82’sinin AVM’lerdeki mağazalardan, %39.12’sinin ise internet sitelerinden alışveriş yapacaklarını görüyoruz. Bu oranların yanında, çarşılar %22.27’de, alışveriş pasajları ise %19.15’te kalıyor. Çok mağazalı firmaların, AVM’deki mağazalarına yapacakları pazarlama yatırımlarının dış noktalardaki mağazalara göre daha etkili olacağını söyleyebiliriz.

Ana tercih etmenleri, ürün markaları ve promosyonlar.

Özel dönemlerdeki promosyonların satın almayı nasıl etkilediğini geçmiş satışlarımızdan hepimiz biliyoruz. Bu yılbaşı sezonunda, tüketicilerin %41.69’u için ürünlerin markaları, ve %32.20’si için promosyonlar belirleyici etmenler olacaklar. Bu etmenler dışında, fiziksel mağazaların e-ticaretle rekabetinde önemli olacak etmenler neler olabilir dediğimizde, tüketicilerin %31.31’inin ürün çeşitliliğine ilgi gösterdiğini ve %23.94’ünün mağazanın markasına önem verdiğini görüyoruz.

Promotörler, tüketicilerin %27’si için satın almaya oldukça etkili.

Tüketicilerden mağaza içi promotörlerin satın almaya etkilerini puanlamalarını istediğimizde, %26.92’si promotörlerin bulunmasının satın almalarına oldukça büyük etkisi olduğunu belirtiyorlar. 9 ve 10 skorları promotör etkisinin en yüksek olduğu skorlar olarak alınmıştır.

Satın alma gücü düştükçe, promotör etkisinin arttığını görüyoruz. A grubunda promotörlerin etkili olacağını düşünen tüketicilerin oranı %14.89 iken, bu oran B grubunda %22.92, C1 grubunda %24.14, C2 grubunda %28.87, D grubunda %30, E grubunda ise %28.57 oranında.

Satın alma gücünün düşüşü ile artan promotör etkisi, bize birim harcamanın daha değerli olduğu düşük segmentlerde, tüketicilerin satın alma için iknaya ihtiyaç duyduklarını gösteriyor. Bu segmentleri hedefleyen markaların promotör bulundurmaları, satışlara pozitif etki sağlayacaktır.

En çok giyim ürünleri ve hediyelik eşyalar tercih edilecek.

Hediye olarak, tüketicilerin %58.08’i üst giyim ürünleri, %46.99’u ise hediyelik eşyaları satın almayı tercih edecekler. Bununla birlikte, tüketicilerin %32.67’si elektronik ürünler hediye alacaklar. Peki, elektronik ürünlerin genel hediyeler arasında kırılımları nasıl değişiyor?

Türkiye’nin %10.25’i hediye olarak küçük ev aletlerini tercih edecek, %7.55’i bilgisayar, %3.93’ü ise akıllı telefon alacaklar. Bunun dışında kalan elektronik ürünler %3.39 oranında tercih edilecek.

Türkiye’nin %36’sı, alışverişine yılbaşına 1–2 hafta kala başlayacak.

Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere alışverişlerini ne zaman gerçekleştireceklerini sorduğumuzda, %35.79’unun yılbaşına 1–2 hafta kala hediye alışverişlerini gerçekleştireceğini görüyoruz. Bununla birlikte, tüketicilerin %28.55’i yılbaşı haftasında, %20.25’i 2–3 hafta kala, %15.42’si ise 3–4 hafta kala gerçekleştirecekler.

Bu durum, büyük mağaza trafiği ve cirolarının yılbaşı öncesindeki 2 haftada gerçekleşeceğini, dolayısıyla markaların mağazalarda stok/uygulama/promosyon denetlemeleri gerçekleştirerek, servis kalitelerinin düşük olduğu noktalarda anlık aksiyonlar alabilmesine ve satışlarını artırabilmelerine imkan sağlıyor.

Türkiye’nin %57’si, hediye alışverişini tek seferde gerçekleştirecek.

Hediye alacak tüketicilerin hediye alışverişlerini nasıl yapacağını sorduğumuzda, %56.72’sinin alışverişlerini tek seferde gerçekleştireceğini görüyoruz. Bu davranış, markaların mağaza içi yaratılan o ayak trafiğini kaçırmamaları gerektiğini gösteriyor — çünkü alışveriş yapacakların bir mağazada satın almaya dönüşmemesi, başka bir mağazada dönüşeceği anlamına geliyor. Bu durum da, rekabette kaybedilen bir müşteri/bir satın alma anlamına geliyor.

Bununla beraber, Türkiye’nin %27.01’i hediye alışverişlerini 1–2 haftaya yayacaklarını, %9.21’i 2–3 haftaya yayacaklarını, %7.06’sı ise o aya yayacaklarını belirttiler.

Hediyeler üzerine anlık karar veren tüketiciler ile karşı karşıyayız.

Markalar için pazarlama her geçen gün daha da zorlaşıyor. Tüketicilerin yaşamlarındaki öncelikler, bütçelerindeki değişimler ve karar verme süreçleri, bu zorlaşmayı sağlayan ana etmenler. Hediye alışverişi gerçekleştirecek tüketicilere hediye alışverişlerini gerçekleştirmeden önce araştırma yapıp yapmadıklarını sorduğumuzda, %48.93’ünün, mağazaya gittiklerinde karar verdiklerini görüyoruz.

Bununla beraber, tüketicilerin %28.75’i 1–2 hafta önceden, %10.84’ü 2–3 hafta önceden, %11.48’i ise 3–4 hafta önceden hediye araştırmaya başlıyorlar.

Araştırma Künyesi

Araştırmaya %50’si kadın, %50’si erkek 500 kişi katıldı. Katılımcıların %43.20’si 18–24 yaş arasında, %41.60’ı 25–35 yaş arasında, %9.40’ı 36–44 yaş arasında, %3.20’si 45 yaş üstü ve %2.60’ı 18 yaş altındaki tüketicilerden oluşuyor. Coğrafi dağılıma göz attığımızda, katılımcıların %40.60’ı Marmara Bölgesi’nden, %17.60’ı İç Anadolu Bölgesi’nden, %11.20’si Ege Bölgesi’nden, %11.20’si Akdeniz Bölgesi’nden, %19.40’ı ise diğer bölgelerden katılım gösterdi.

Sosyoekonomik durum dağılımına göz attığımızda ise, katılımcıların %11.40’ı A, %24.40’ı B, %28.40’i C1, %23’ü C2, %10.60’ı D, %2.20’si ise E gruplarında bulunuyorlar. Katılımcı cevapları Türkiye temsiliyeti gösterilmesi adına ağırlıklandırılmıştır.

SOR’UN Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programını Başlattı 0

Chat botları kullanarak şirketler ve müşterilerin iletişimlerini düzenli bir şekilde ilerlemesini sağlayan SOR’UN, şimdi de platformda sivil toplum destek programını başlattı. Bu program ile sivil toplum kuruluşları platformda bulunan SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini kullanabilecek.

2015 yılında kurulan SOR’UN geçen iki yılda platformda 10 farklı markaya 15 chat botla hizmet vermeyi başardı ve platform üzerinde 750 bin civarı konuşma gerçekleştirildi.

SOR’UN / Sivil Toplum Kuruluşları Destek Programı

SOR’UN olarak Sivil Toplum Kuruşları Destek Programını başlattık. Bu program çerçevesinde Sivil Toplum Kuruluşları SOR’UN Chat, Social ve Help ürünlerini tüm süreçlerinde kullanabilecek. Bu desteğimizi ilk olarak Türk Eğitim Vakfı ile başlattık. Onların da platform hakkında görüşlerini rica ettik. Aşağıda yorumları bulabilirsiniz.

TEV SOR’UN Açıklaması

“Çağımızın gerçeği internet devrimi ve dijital platformların kullanımı nasıl bireyler ve markalar için hızlı ve köklü değişimler yaratıyorsa sivil toplum kuruluşlarını da yeniden şekillendiriyor. Online platformlar aynı anda birden fazla kişiye hızlı ve az maliyetle ulaşmak gibi önemli avantajlar sağlıyor. SOR’UN platformu ile vakfımıza sunulan ‘’canlı destek’’ uygulaması bunun en güzel örneklerinden biri. SOR’UN, ayrıntıları iyi düşünülmüş, ara yüzleri oldukça estetik ve kullanıcı dostu olan, raporlama anlamında tüm ihtiyaçlara cevap veren çok kullanışlı bir uygulama. Bursiyerlerimize, bağışçılarımıza ve vakfımızla çift yönlü iletişim halinde olmak isteyen kişilere tek bir çatı altında hizmet verebiliyoruz. “SİZ SOR’UN BİZ CEVAPLAYALIM” mottosu ile sunduğumuz bu platform, kendimizi tam anlamıyla ifade edebilmemizi ve hedef kitlemize güncel olanı ulaştırmamızı sağlıyor. Vakfımız kadar diyalog sağladığımız kişiler de bu sinerji ile kendilerini en iyi şekilde ifade edebilme fırsatı bularak sorularını açıkça sorabiliyorlar. Faaliyetlerimize ve kurumumuza katma değer yaratan bu uygulama için çok teşekkür ediyoruz.” 

Yeni SOR’UN Ürünleri

SOR’UN Chat, Social & Help SOR’UN olarak kanal sayımızı arttırmaya devam ediyoruz ve yeni entegre kanallarımızı 2 yeni ürün olarak iş ortaklarımızın kullanıma sunduk.

SOR’UN Social & SOR’UN Help: SOR’UN Social iş ortaklarımız bundan sonra Facebook, Twitter ve Instagram kanallarındaki kullanıcı yorum ve taleplerini SOR’UN üzerinden yapabilecek. Sosyal medya kanallarına ek olarak SOR’UN Help ile ise sitelerinde yer alan iletişim formlarını ve e-posta kanallarını da SOR’UN’a entegre edebilecekler. Bunun yanı sıra bu süreçleri SOR’UN AI altyapısı ile entegre edip, mevcut operasyonlarına göre daha hızlı ve daha az maliyetle gerçekleştirebilecekler. Bu iki ürün ile ilgili tüm özellikleri yenilediğimiz internet sitemiz www.sorun.com.tr adresinden inceleyebilirsiniz. Sorularınız için bizimle bu sitede yer alana SOR’UN WebChat üzeriden iletişime geçebilirsiniz

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link