Sucu Çocuğun Taburelerinde Bremen Mızıkacıları

httpv://youtu.be/KNPjB-Z-tn8
 
‘’ Biz her zaman şuna inanırız;
daha iyi hizmet daha çok müşteri demektir,
daha çok müşteri daha çok kazanç demektir,
daha çok kazanç, hizmet kalitesine daha çok yatırım demektir,
hizmet kalitesine yatırım, daha da iyi hizmet demektir,
daha da iyi hizmet daha da çok müşteri demektir.
Garanti’de bankacılıktan kazanılan bankacılığa yatırılır.
Garanti, son üç yıldır karının tamamını sermayesine kattı.
Bugün sermayesi 8 trilyon. ‘’
 
‘’Siz böyle bir banka ile çalışmak istemez misiniz? ‘’       
 
1995 yılında İzmir Alsancak Garı’nın önünde, çekimleri bir haftada tamamlanan Garanti Bankası’nın ‘’Sucu Çocuk’’ adlı reklam filmi, minik elleri ile hayallerine yön veren küçük bir çocuğu konu edinmişti. Bu reklam filmine Serdar Erener yaratıcılığını, Ali Taran görsel dünyasını ve tabi ki Melih Kibar o eşsiz ezgiselliğini katmıştı.

’’Su, Soğuk su…. Suuu… Soğuk isteyen var mı ? ‘’

‘’Ver bakalım bir su.’’

‘’Al parayı’’

‘’Teşekkürler :)  ’’

Bu sözler, yüreğimizde   hiç dokunulmamış yerlere elini uzatmıştı. Kısa şortu, düşük çorapları ve parlayan gözleri ile bize ekrandan bakan sucu çocuk….  Ne olmuştu da bizleri bu kadar derinden etkilemişti? Şeytan ayrıntıda gizlidir: küçük çocuk takım elbiseli ve ellerinde çantaları olan adamlara su satarak parasını kazanmakta akabinde kazandığı parayı bu adamların bankasına yatırmaktadır. Dahası banka,  sucu çocuğun bir bardak su, şemsiye, tabure ve limonata serüveni üzerinden sermayesini nasıl katlayarak büyüttüğünün altını çizmektedir. Bugünün parası ile 8 milyonluk bir sermayeden başlayarak günümüzde 4.2 milyar sermayeye ulaşan banka, 14 yıl içerisinde sermayesini 525 katına çıkardı.

Reklam ayrıca klişe haline gelen banka faiz reklamlarından   çok farklı bir şey sunmaktadır: ‘’Sizden paranızı alıyoruz ve size daha iyi hizmet veriyoruz.’’ Bu tutumuyla banka risk almayı göze aldığını, girişimci ruhu desteklediğini ve diğerlerinden farklı olduğunu vurgulamaktadır.

Günümüz Garanti Bankasına baktığımızda ise bankanın bu ruhu kaybettiği açıktır. Yukarıda belirttiğim gibi sermayesi katlanarak büyümüştür evet bu küçümsenmeyecek bir başarıdır ama bir bankanın reklamı televizyonu kapatma sebebi olursa bu başarı tartışılır. Bahsettiğim reklam Garanti’nin  ‘’yılların Bremen Mızıkacıları’na kedi olmadan’’ yaptığı göndermedir.  Kurumsal bir banka olmakla beraber ilk olarak,  bayram kredileriyle  kurum dışı reklamlara da yer vermiştir. Ancak kurumsuzlaşma yönünde bir takım girişimlerde bulunan bankanın ‘’şiveli’’ bir tavuk ile reklamlarında fabl trendini yakalamaya çalışırken ‘’insanların ne anlatırsanız anlatın kişi gene de anlamak istediğini anlayacaktır’’ sözünü hiçbir şekilde dikkate almaması çok ilginçtir. Demek istediğim  sosyal medyanın  Garanti Bankası’nın reklamı hakkında ortaya atılan bir resim ile çalkalanmasıdır :

‘’Kuş kadar beyninizle Eşek gibi kredi alacaksınız Köpek gibi ödeyeceksiniz Biz de sizi tavuk gibi yolacağız ‘’
‘’Kuş kadar beyninizle
Eşek gibi kredi alacaksınız
Köpek gibi ödeyeceksiniz
Biz de sizi tavuk gibi yolacağız ‘’

Garanti Bankası Yönetim Kurulu’ndan bu reklamların geçmesi   cevap gerektiren bir sorudur.  Bir banka nasıl olur da 14 yıl içinde  girişimci ruhunu kaybeder ve düğünde takıların saklandığı sandık görevini görmeye başlar ?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Anadolu Üniversitesi İşletme Anabilim Dalı Pazarlama Bölümü yüksek lisans öğrencisi

Bir Cevap Yazın

Burger King, McDonald’s’ı Yine Rahat Bırakmıyor

Bildiğiniz üzere Burger King ezeli rakibi McDonald’s’a şakalı yollarla sataşmadan duramıyor. Ancak Burger King yakın zamanda rakibine yaptığı jestle de çok konuşulmuştu. McDonald’s Arjantin’in 10 Kasım günü boyunca Big Mac satışlarından elde edeceği gelirin tamamını kanserli çocuklara destek olmak amacıyla bir yardım kuruluşuna bağışlayacağını açıklamasının ardından  Burger King  bir gün boyunca Whopper satın almak isteyen müşterilerini geri çevirdi ve onları McDonald’s’a yönlendirdi. Bu olay üzerine Burger King oldukça takdir görmüştü.

Burger king yine işin içinde McDonald’s olan şakalı bir kampanyaya imza attı. Grabarz & Partner Werbeagentur GmbH iş birliğiyle hazırlanan “The Gift of Fire” kampanyası kapsamında Burger King bu sefer ezeli rakibine noel hediyesi götürdü.

Gösteri için dev bir ızgara hediye paketinin içine yerleştirildi ve McDonald’s’ın önüne taşındı. Burger King’in maskotu “kral” başta olmak üzere Burger King ekibi de restoranın önünde yerini aldıktan sonra meşhur yılbaşı şarkısı ‘Jingle Bells’in Burger King’e uyarlanmış bir versiyonunu söylemeye başladılar. Elbette çevredeki insanlar, müşteriler ve McDonald’s çalışanları bu duruma çok şaşırdılar.

Burger King Birleşik Krallık başkan yardımcısı Renato Rossi kampanyayla ilgili, “Burger King’de Noel’den anladığımız, sevgi ve yardımlaşma zamanının geldiği. Ana rakibimize ulaşarak, bu mutlu sezonu – tıpkı alevde kızartılan burger’larımızın lezzetini bilen müşterilerimizle olduğu gibi – onlarla da paylaşmak istedik.” dedi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Murat Kolbaşı’yla Arzum ve Türk Kahvesi Üzerine Konuştuk

Bildiğiniz gibi Marketing Meetup “Intelligence” yani “Zeka” konseptiyle 30 Kasım’da 600 pazarlama profesyonelinin katılımıyla İTÜ SDKM’de gerçekleşti. Klişeleşmiş konular yerine iş zekâsına, analitiğe ve entelektüelliğe odaklanan bu buluşmada konuşmacı olarak yer alan Murat Kolbaşı ile Arzum ve Türk kahvesi üzerine keyifli bir röportaj gerçekleştirdik. Bu röportajımıza yukarıdan ulaşabilirsiniz.

Katılımcıların öğle yemeği eşliğinde networking yapabildiği bir saatlik aranın ardından Arzum Yönetim Kurulu Başkanı  ve Genel Müdürü Murat Kolbaşı, Aydın Tekstil ve TETSİAD Yönetim Kurulu Başkanı Ali Sami Aydın ve Bahçeşehir Üniversitesi Mütevelli Heyeti Başkan Danışmanı ve Sağlık Bölümü Danışmanı Oğuzhan Süral, Marka Danışmanı ve BrandMap Genel Yayın Yönetmeni Bülent Fidan Türk Markalarına Zeka Katmak konulu panelde bir araya geldiler. Sohbet havasında geçen panelde Bülent Fidan’ın soruları eşliğinde farklı sektörlerden gelen, ürünlerinin belli aşamalarında dijital uygulamalar gerçekleştiren ya da dijital zekâ ekleyen ihracatın bu üç farklı ismi markalarına dijital zekâyı nasıl kattıklarını irdelediler.

Ali Sami Aydın’ın ardından sözü alan Murat Kolbaşı “Dijitalin hardware tarafındayız.” diyerek ürettikleri her bir makinede interneti de içine alarak kullanıcılara nasıl fayda sağlayabileceklerini araştırma yoluna gittiklerini söyledi. Türk markalarının eskiden dünyadaki yenilikleri en yakın takip eden olarak gurur duyduklarını, bugün ise kendilerinin bir marka olarak “Onlar bizi takip etsin.” anlayışı ile ilerlediklerini kaydetti. Şirket içerisinde de neler olabilir kültürünü oturtmaya çalışarak, Türk kahvesi makinelerini dünya pazarına sunmalarını markalarının asseti olduğunu belirtti.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link