Stratejik Yönetimde Porter’ın 5 Güç Modeli

Strateji, sözlükte “önceden belirlenen bir amaca ulaşmak için tutulan yol” olarak tanımlanmakta. İş yaşamını düşündüğümüzde ise strateji, şirketinizi varmak istediğiniz noktaya çıkaracak uygulamaların ve yöntemlerin tümü olarak özetlenebilir. İşletme okullarında stratejik yönetim derslerinde geçen bir model olan ünlü Harvard Business School profesörü Michael Porter‘ın ortaya attığı beş güç prensibini, 3 haftalık yazı dizisi halinde özetleyeceğim.

Öncelikle Porter bu prensibi ortaya attığı 1979 yılında şu anda pazarda güçlü markaların bir çoğu ortada yoktu. Henüz pazarlar da yeterince gelişmiş değildi. Porter, araştırmaları ve vizyoner bakış açısı sayesinde ortaya çıkardığı beş güç prensibi ile tüm dünyada, özellikle akademik anlamda büyük yankı uyandırdı. Şu anda pazarda olan güçlü markaların bu beş güç prensibini çok iyi özümsediğini ve uyguladığını da söyleyebiliriz. 2008 yılında güncelleyip yeni bir makale(*) yazmış olması da bu prensibin ne kadar önemli olduğunu ve günden güne nasıl geliştiğini gösteriyor. 2008 yılındaki güncellemede Porter’ın belirttiği gibi bu 5 gücü bilmek ve muktedir olduklarının farkında olmak, şirketin içinde bulunduğu sektörü anlamasına yardımcı olurken, daha karlı ve ataklara karşı dirayetli nasıl durabileceğini gösterecektir. Stratejik bir yönetimin temel taşlarından olan bu beş güç ise;

Elements_of_Industry_Structure.svg

1. Industry Rivalry (Sektördeki rekabet)

2. Barriers to Entry, Threats of New Entrants (Sektöre yeni girecek oyuncuların karşılaşacakları tehlike ve engeller)

3. Bargaining Power of Suppliers (Tedarikçilerin pazara olan hakimiyetleri)

4. Threat of Substitutes (İkame ürünlerin tehditleri)

5. Bargaining Power of Buyers (Alıcıların, tüketicilerin pazarlık güçleri)

Bu beş güç, şirketinizin içinde bulunduğu sektörü derinlemesine anlamanızı sağlarken, adım atacağınız yeni bir girişimi de destekli bir strateji yardımıyla kurmanızı ve geliştirmenizi sağlayacaktır. Sırasıyla bu prensibi oluşturan güçleri örneklerle inceleyeceğiz.

1. Industry Rivalry (Sektördeki rekabet)

Sektörün en önemli göstergesi tabi ki rakiplerinizdir. Rekabet, sürekli gelişimi sağlayacak ve farklı bakış açıları edinmenizi, kendinizi geliştirmenizi mecbur kılacak bir araçtır aslında. Mavi okyanuslar yaratabilmek için çalışmanızı da destekler denilebilir.

Bu güç prensibini detaylı bir şekilde stratejinize yedirmek isterseniz özellikle araştırmanız gereken nokta, rakiplerinizin sektör içindeki güçleri olacaktır. Pazar payından ürünlerindeki/hizmetlerindeki kaliteye, sundukları tüketici fiyatından dağıtım ağlarına kadar birçok noktada rakiplerinizi derinlemesine araştırarak kuracağınız strateji senaryoları sizi daha güçlü ve olası rekabet tehditlerine karşı hazırlıklı kılacaktır.

nokiaNokia’yı düşünün. Pazarı, cep telefonunun aktif olarak kullanılmaya başladığı günlerden başlayarak yüksek bir payla domine edebiliyordu. Minimalist ölçeklerde geliştirilen noktaların yanı sıra büyük gelişimleri de cep telefonu piyasasına kabul ettiren ve tüm tüketicilerin hayatına en azından bir kere olsun değen bir markaydı. Ancak pazara “akıllı telefon” inovasyonunu getiren Apple ve Samsung ile başa çıkabilecek güçlerini, rakiplerini doğru analiz etmeyerek resmen harcamış oldular. Uzun yıllar, eski teknoloji telefonları, yeni pazar dinamiklerine yedirmeye çalışan Nokia, en sonunda akıllı telefon işine girdi. Ancak bunca seneler potansiyellerini harcamanın yanı sıra, büyük karlar elde eden bir şirketken, küçülerek yıllık oranlarında ve pazar paylarında büyük bir yıkıma uğradılar. Oysaki stratejilerini daha doğru kursalar, rakiplerinin gücünü ve potansiyellerini doğru analiz edebilselerdi, Nokia gibi bir Fin telefon devi şu an pazardaki yerini daha sağlam tutabilirdi.

Örnekten de anlaşılacağı üzere, sektörü tanımak ve rakiplerini bilmek, şirketiniz için doğru bir strateji kurabilmek ve hedeflerinize ulaşmak için önemli bir güç. Bu gücü es geçmeden, diğer noktalarda da sektörünüzü iyi analiz edebilecek modeller geliştirmeniz önemli. Daha sonraki iki yazıda, Porter’ın ortaya attığı beş güçten kalanları daha detaylı bir şekilde aktaracağım.

Paylaş
ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

CEVAPLA