Stratejik Yönetimde Porter’ın 5 Güç Modeli – 2

Geçen hafta ünlü Harvard Business School profesörü Michael Porter’dan ve stratejik yönetim için önemli 5 güç kuralından (*) bahsetmiştim. İlk güç kuralı olan sektördeki rekabetin ardından gelen güç prensiplerini de iyi anlamak şirketinizi doğru konumlandırmak ve olası tehditlere karşı kuvvetli kılmak için önemlidir. İsterseniz, kalan güç prensiplerini de derinlemesine bir bakalım.

Elements_of_Industry_Structure.svg

2. Barriers to Entry, Threats of New Entrants (Sektöre yeni girecek oyuncuların karşılaşacakları tehlike ve engeller)

Her sektör yeni oyuncular ister ve pazarın büyüyüp gelişmesini bekler. Ancak her şirketin tavrı da yeni rakipleri hoş karşılamak şeklinde olmayacaktır. Bu açıdan bakıldığında, sektörünüzün yeni oyuncuları bünyesine dahil etme potansiyelini iyi analiz etmek, şirketinize değer katmanın yanı sıra olası rakiplerin giriş stratejilerini de tahmin edebilmenizi sağlayacaktır.

Bu güç prensibinin aslında iki alt kırılımı vardır: Yeni oyuncu girme potansiyeli ve yeni girecek oyuncuların gücü. Bu iki kırılımı da iyi analiz etmek önemli olacaktır. Çünkü ilk kırılım olan yeni oyuncu potansiyeli, size pazarın yeni oyunculara ne kadar hoşgeldin deme hevesi olduğu bilgisini sağlayacak. Öbür yandan yeni girecek oyuncuların potansiyel güçlerini tahmin edebilmek de, mevcut stratejilerinizi bu doğrultuda geliştirmenizi kolaylaştıracaktır.

logo273-210_tcm93-314148Unilever’ı düşünün. Omo markasıyla pazarda sağlam bir yeri var ve Türkiye için rakipleri belli; P&G, Evyap ve Hayat Kimya. Zaten hali hazırda pazar içinde rekabet yüksekken yeni bir güçlü rakip ile uğraşmak istemez değil mi? Türkiye’deki deterjan pazarının bu denli rekabetçi yapısı içerisinde küçük markalar olmasına rağmen birkaç domine eden markadan söz ediyor oluşumuz, pazarın yeni oyunculara karşı eğilimini de göstermeye yeterli. Omo’nun yeni oyuncuları zaten hoş karşılamayacağı aşikarken bu pazarı da yeni oyunculara açık bir oyun alanı haline getirmeden, mevcut rekabet sınırları içinde kalması için doğru stratejiler uygulaması da doğal bir sonuç. Bu şekilde Omo, Porter’ın öne sürdüğü pazarın yeni oyunculara karşı bariyer uygulamasını da başarılı bir örnek olarak sergiliyor.

3. Bargaining Power of Suppliers (Tedarikçilerin pazara olan hakimiyetleri)

Çoğu sektörün kendine has bir tedarikçi tipi vardır, tabi tedarik zincirinizi komple kendi şirketlerinizden oluşturmamışsanız. En basitinden paketleme/ambalaj yapan bir şirketseniz bile, paketin/ambalajın hammaddesini sağlayan bir tedarikçiniz mevcuttur. Bu açıdan bakıldığı zaman, tedarikçileriniz ile aranızdaki güç dengesi şirketinizin yaşamını etkileyen kriterlerden bir tanesi haline geldiği çok rahatlıkla söylenebilir.

Porter’a göre tedarikçilerinizle aranızdaki güç ilişkisinde baskın taraf olmadığınız durum, piyasada sağlam duramamanızı etkileyen bir faktör olarak karşınızda durmaktadır. Herhangi bir fiyat aksiyonunda, tedarikçinize bağımlı olmak yerine onun üzerinde maliyetini düşürüebilen bir güç sergilemeniz, sektör içindeki ani hareketlerde etkilenmemenizi hatta zayıf olarak görünen rakipleri bir anda elimine etmenizi sağlayacaktır.

indirWalmart’ı düşünün. Tüm Amerika’da çok güçlü bir ucuz market zinciri olarak hem işletme okullarında derslere konu olmuş hem de iş dünyasına damgasını vurmuştur. Walmart’ın en güçlü stratejilerinden birisi tedarikçileri üzerine kurduğu güç imparatorluğudur. Her zaman en ucuz fiyatı sunabilmek adına, hem en az maliyetle çalışmaları hem de kaliteyi korumaları gerektiği için stratejilerinde bunu ön plana çıkarmışlardır. En ucuza, kaliteli alışverişi sağlarken tedarikçilerinden de kendilerine en ucuzu garanti etmelerini sağlayan WalMart, müşterilerinin geniş ağı sayesinde bu garantiyi de boşa çıkarmadan yoluna devam etmektedir. Tedarikçilerine sunduğu bu müşteri ağıyla birlikte, garanti satış vaat eden WalMart, Porter’ın güç kuramını başarılı bir şekilde uygulamayı başaran en güzel örneklerdendir. WalMart’ın stratejisine benzer bir stratejiyi Türkiye için düşünmek gerekirse akla hemen BIM markası gelecektir. BIM de WalMart kadar güçlü bir tedarikçi stratejisi izleyerek, maliyetlerini başarılı bir şekilde sürdürebilmektedir.

Bu haftaki yazıda yeni oyuncuların sektör içindeki gücünü ve tedarikçilerin gücünü inceledim. Porter’ın 5 güç prensibinde kalan iki güç prensibini de haftaya örnekleriyle sizlere aktaracağım. Bu örnekleri çoğaltmak mümkün. Kendi işinize ve çevrenize bu bakış açısıyla baktığınızda, stratejik düşünmeye karşı bir adım daha yaklaşmış olacağınıza şüphe yok.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

ODTÜ İşletme Bölümü mezunu olan Cemil Hayri Durgun, 2012 yılından bu yana Pazarlamasyon'da yazar hayatını sürdürmekte. Bunun yanı sıra 2013 yazından beri PTV direktörlüğü ve yönetim kurulu üyeliği sorumluluklarını yerine getirmektedir. Profesyonel yaşamına PepsiCo bünyesinde pazarlama ve yeni ürün süreçlerini yönetme gibi kritik bir görevde başlayan Cemil, şimdi ise kıdemli marka müdür yardımcısı olarak İçim kahvaltılık kategorisi ekibinde görev almaktadır.

1 Comment

  1. Merhaba bir ödevim için sizden yardım istiyorum. Tedarikçilerin pazara olan hakimiyetini anlayamadım. Bana bu gücü Arçelik’e göre örneğini verebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Nano Teknoloji Sayesinde Sivrisinek Katiline Dönüşen Sivrisinekler

Sivrisinekler, özellikle dünyanın belirli bölgelerinde yaşayan insanlar için her zaman problem olmuştur. Çeşitli türlerdeki sivrisineklerin, her yıl Afrika, Güney Amerika, Orta Amerika, Meksika, Rusya ve Asya’nın büyük bölümünde 700 milyondan fazla insana çeşitli hastalıkları bulaştırdıkları tahmin ediliyor ve sivrisineklerin neden olduğu hastalıklardan dolayı yılda en az iki milyon insan hayatını kaybediyor.

Sivrisinekler, özellikle düşük gelirli toplumlar için hala büyük bir tehdit oluşturuyor. Çünkü düşük gelirli toplumlarda, sivrisineklerin bulaştırdığı en basit hastalıklar bile, imkansızlıklardan ötürü kolay bir şekilde tedavi edilemiyor ve hastalıkların ilerlemesi sonucu hastaların birçoğu hayatını kaybediyor. Reklam ajansı BBDO Bangkok, SCG Chemicals ve Pasteur Enstitüsü bir araya gelerek bu soruna çözüm bulmak için ortak bir çalışma gerçekleştirdiler ve bu çalışma sonucunda “Nano Ayakkabılar” adı verilen bir bakteri üretildi.

Nano Ayakkabılar, sivrisinek larvalarını öldüren, sentetik ama doğal olarak meydana gelen bir bakteri. Sivrisineklerin bacaklarına yapışan bu bakteri, sivrisinekler üreme alanlarına gittiklerinde suya karışarak sivrisinek larvalarının büyümelerini durduruyor. Bu çalışmayla sivrisineklerin üremesi engellenerek hastalık taşıyan sivrisineklerden en çok etkilenen düşük gelirli toplumlara yardım edilmesi amaçlandı.

BBDO Bangkok Yönetim Kurulu Başkanı Suthisak Sucharittanonta, bu sosyal sorumluluk projesinin nasıl hayata geçtiği ile ilgili olarak şunları söyledi:

“Kendimize sorduk: BTI (bir tür bakteri) larva öldürücüsünü fiziksel olarak kendimiz yapmak zorunda kalmadan üreme alanlarına nasıl ulaştırabiliriz? Bu noktadan itibaren ekipler, derhal bu temel sosyal haklardan mahrum toplulukların içerisindeki mevcut nesnelerin yeniden tasarlanması ve uygulanması konusunda düşünmeye başladılar.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

D&R, Turkuvaz Grubu’na Satıldı

Doğan Grubu‘nun sahibi olduğu D&R, 440 milyon liraya Turkuvaz Grubu‘na satıldı.

BusinessHT’nin haberine göre; Şirketten KAP‘a yapılan açıklamada, satış için 440 milyon lira bedel ile Turkuvaz TK Kitap ve Kırtasiye A.Ş.’ye ile ön protokol imzalandığı bildirildi.

Şirket’ten konuyla ilgili KAP’a yapılan açıklama ise şu şekilde oldu:

“Tamamı ödenmiş 50.000.000 Türk Lirası sermayesinde, yüzde 100 oranında paya sahip olduğumuz doğrudan bağlı ortaklığımız Doğan Müzik Kitap Mağazacılık Pazarlama A.Ş.’nin (‘D&R’) sermayesinde sahip olduğumuz payların tamamının, Hisse Devir Sözleşmesi’nin imzalanacağı tarihte nakden ve peşin olarak ödenmek üzere, 440.000.000 Türk Lirası bedel üzerinden satışı ve devri konusunda, Şirketimiz ile Turkuvaz TK Kitap ve Kırtasiye A.Ş. arasında 13.04.2018 tarihinde (bugün) tarafları bağlayıcı bir ‘ön protokol’ imzalanmıştır”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018


19 Nisan'da Uniq İstanbul'da gerçekleşecek olan Marketing Meetup "Experience"a hemen kaydol.
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












19 Nisan'da Uniq İstanbul'da gerçekleşecek olan Marketing Meetup "Experience"a hemen kaydol.
KAYDOL
19 Nisan, Uniq Istanbul
close-link