McDonald’s’ın 40 Yıllık Happy Meal Başarısının Dünü ve Bugünü 0

Hangimizin annesi bize yemek yedirmeye çalıştığı zaman oyuncakları veya televizyondaki çizgi filmleri kullanmadı ki? Küçük yaştaki çocuğunun yemek yememe inadı kırılsın diye eline renkli bir oyuncak tutuşturan annelerin bu denemesinin, gelecekte Happy Meal adını alıp bir fast food devinin oldukça başarılı bir pazarlama hamlesi olacağını nereden bilebilirdik?

McDonald’s’ın ilk çocuk menüsü, ABD çapında 1979 yılının haziran ayında satışa sunulsa da ürünün ilk örneği, 1970’li yılların başında, Guatemala’daki bir McDonald’s restoranını işleten Yolanda Fernández de Cofiño ve kocası tarafından denenmiş. Hamburger, küçük boy patates kızartması ve yine küçük boy sundae türü dondurmadan oluşan menü kartondan yapılmış özel bir pakette, zincirin maskotuna atfen “Ronald Menüsü” adıyla satışa sunulmuştu.

ABD’de satışa sunulan ilk Happy Meal’ın paketi.

Bu ilginç girişim, McDonald’s’ın Chicago’daki yöneticilerinin dikkatini çekti. Marka bu ürünü geliştirmesi amacıyla Bob Bernstein’a iletti. Bay Bernstein aranılan çözümü buldu: “Happy Meal”. 1977’de ortaya çıkan bu fikir, çocuklu ailelerin restoranlarında daha rahat yemek yemesini isteyen McDonald’s restoran işletmecileri için bulunmaz Hint kumaşı özelliğindeydi. Bernstein onları, ebeveynlerin istedikleri değil, çocukların sevecekleri yiyeceklerden oluşan bu menüyle tavlamıştı, mekanizmaları harekete geçirecek noktayı ise kendi ailesini gözlemleyerek çıkarmıştı: Paket! Oğlunun yemek yeme sırasında renkli tahıl kutularına odaklandığını gören Bernstein, bunun Happy Meal için de mükemmel olacağını düşündü.

McDonald’s çocuk menüleri hâlâ sinemanın popülaritesini paketlerine yansıtıyor.

Bernstein sonraki süreçte, çocuklara yönelik illüstrasyonlar yapan profesyonellerden oluşan yaratıcı ekibini bir araya getirdi ve çocuk menüsü için onlardan rengârenk, yanlarında ve üst kısmında esprilerden çizgi roman şeritlerine dek uzanan ilgi çekici içeriklerin yer aldığı özel bir paket tasarımı istedi. Her paketin içinde bir hamburger, küçük boy patates kızartması ve içecek, bir miktar kurabiye ve bir de sürpriz hediyeden oluşan en az 8 parça bulunacaktı. McDonald’s, ürünü ilk olarak Kansas’ta, Ekim 1977’de piyasaya çıkarır çıkarmaz büyük çaplı promosyon çalışmaları başlattı ve diğer yerler de bunu izledi. 1979 yılında ise menü, bütün ABD çapında satışa sunuldu. Menünün içinden çıkan hediyeler ise kimi zaman dirseğe takılan bir cüzdan, kimi zaman bir bileklik ya da üzerinde McDonald’s karakterlerinden birinin bulunduğu ufak tefek nesnelerdi.

Happy Meal’ın sinemayla ilk teması Star Trek ile olmuştu ve ilk sinema bağlantılı hediye oyuncaklarını vermişti.

Hediyeler periyodik aralıklarla değişse de Happy Meal’ın gerçek anlamda oyuncak ve karakter kullanımı 1987’de gerçekleşti. Bu yıl menüye ilk kez Mickey Mouse, Alaaddin, 101 Dalmaçyalı, Cindirella vb. Disney çizgi karakterleri eşlik ediyordu. Ardından; Transformers, Hello Kitty, Lego oyuncakları ve hatta Teletubbies de bu kervanda yer aldı.

McDonald’s zamanla çocuk menüsüne çizgi kahramanlar ekleyerek çocuklar arasındaki popülerliğini daha da artırdı.

Fakat bugün de sürdüğü üzere, Happy Meal oyuncaklarının sinemayla ilk teması 80’li yıllarda, Star Trek ile oldu, sonrasında Pac-Man, He-Man, E.T., Donkey Kong, Batman, Jurassic Park, Şirinler, Snoopy, Powerpuff Girls, Dragon Ball, Sonic, Pokemon, Avengers, Sünger Bob, Angry Birds ve daha pek çok sinema ve çizgi kahramanı menünün yol arkadaşı oldu.

Aslında son derece basit olan bu oyuncaklar öyle iyi bir pazarlama yöntemiyle sunulmuştu ki hediyeler zamanla ürünün önüne geçti, hatta çocuklarda bir koleksiyonerlik hissi oluşturdu. Sırf bir serideki karakterlerin oyuncaklarını eksiksiz tamamlamak için ebeveynlerine Happy Meal aldıran çocuklarla karşılaştık, hatta büyüklerde de bu tutkuyu gördük. Öyle ki ABD’de McDonald’s Koleksiyonerleri Kulübü adında bir topluluk bile kuruldu. Bu kulübün Başkan Yardımcısı David Bracken’ın 1999 yılı itibarıyla 10 bine yakın Happy Meal materyali ve 4500 civarında da Happy Meal oyuncağı vardı. Bracken bunları 1993’ten beri toplamaya devam ediyor.

Bugün birçok insan, çocukluğundan beri biriktirdiği Happy Meal oyuncaklarından oluşan koleksiyonlara sahip. Hatta az bulunan oyuncaklar internet üzerinden yüksek ücretlerle satılıyor.

Madalyonun diğer tarafı ise bu kadar eğlenceli değil. McDonald’s restoranlarının dünya çapındaki yıllık cirosunun %10’unu çocuk menüsü, yani Happy Meal oluşturuyor. %10 belki toplam satışa vurduğunuzda size küçük bir oran gibi gelebilir ama zincirin ne kadar çok satış yaptığını ve dünyanın dört bir yanındaki insanlara ulaştığını düşündüğünüzde, bu oranın aslında ne kadar yüksek olduğunu kestirebiliriz. Sorun şu ki aslında hiç de sağlıklı olmayan bu ürünlerin, henüz küçük yaştaki bireyler için bu oranda cezbedici olması korkutucu sayılır.

Çocuklardaki fast food beslenme alışkanlığı erken yaşta obezite riski oluşturuyor. McDonald’s’ın renkli pakette, oyuncaklar eşliğinde sunulan çocuk menüsü de bu riskin en büyük nedenlerinden biri olarka görülüyor.

Nitekim bu durum, yani erken yaşta obeziteye oyuncak yoluyla özendirme durumu idari birimlerin de dikkatini çekti. ABD’nin California eyaletine bağlı Santa Clara kenti yönetimi 485 kalori ve 600 miligram sodyumun üzerinde besin değeri taşıyan, toplam kalorisinin %35’inden fazlası yağ kaynaklı olan veya kalorisinin %10’u şeker katkılı olan yemeklerin oyuncaklarla birlikte sunulmasını yasakladı. Buna rağmen, Happy Meal’ın şöhreti pek sönmedi. Dev restoran zinciri menü içeriğinde değişiklikler yaparak sağlıksız imajını silmeye çalıştı. Bu arada Amerikan sağlık uzmanlarından oluşan 550 kişilik bir grup, çocuk menülerinde oyuncak dağıtımının ve Ronald maskotu gibi palyaço türü figürlerin, fast food restoranlarda kullanılmaması gerektiğine dair bir bildiri bile yayınladı.

Ülkemizde 1991’den beri satılan Happy Meal’ın başarısındaki en etkili unsur ise bence, markanın sadece basit oyuncaklar sunması değil, bunu her dönemin popüler kültürüyle birleştirmesi. McDonald’s özellikle de sinemanın çocuklar üzerindeki gücünü çok iyi kullanıyor ki bunun altında fiziksel mekân ve çocuklu ailelerin alışveriş alışkanlıklarını bilmesi yatıyor. Yani McDonald’s, çocukların favori kahramanlarının beyaz perdede yarattığı etkiyi de çocuklu ailelerin alışveriş merkezlerindeki sinemaları tercih ettiğini de gayet iyi biliyor. Böylece satış mantığı tıkır tıkır işliyor. Çocuk o çok istediği filme götürülüyor, filmdeki karakterlerden etkileniyor. Sonrasında sinemadan çıkarken bir bakıyor ki Happy Meal o filmin oyuncaklarını hediye ediyor. Açlık hissi de o karakterlere sahip olma dürtüsü de sinema merakı da aynı mekânda, yani alışveriş merkezinde birleşiyor. Aileler için kaçınılmaz son ise elbette satın alma oluyor.

Bir çocuğun alması gereken günlük kalori miktarı 1200 iken, bunun yarısını tek öğünde veren Happy Meal şüphesiz ki sağlıklı bir beslenme yöntemi değil. Fakat yasaklar ve kısıtlamalar, bu ürünleri çocuklar için daha çekici hâle getirebilir mi? Peki ya, çocuklarını bu konuda kontrol edebilen ailelerin, çocukları üzerindeki söz hakkına veya alışveriş alışkanlıklarına müdahale doğru mu? Karar sizin.

2009 yılında Uludağ Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü'nden, 2015'te ise Anadolu Üniversitesi Marka İletişimi Bölümü'nden mezun olan yazar, 2013 yılından beri pazarlama ve reklamcılık üzerine çalışıyor. Geleneksel ve dijital reklam ajanslarındaki çizgi altı ve üstü çalışmalarda metin yazarlığı yapan, ulusal ve küresel ölçekte birçok markayla birlikte çalışan yazar, bir yandan da Anadolu Üniversitesi'ndeki Türk Dili ve Edebiyatı öğrenimine de devam ediyor. En büyük tutkusunun edebiyat olduğu biliniyor, şehirdeki festivalleri yakından takip ediyor. Bir gün Patagonya'ya gitmenin hayalini kuruyor.

Bir Cevap Yazın

2016-2017 Sezonunda Türkiye Süper Lig’in Gelir Oranları 0

Türkiye’nin en büyük özel sermayeli yatırım bankası Aktif Bank, Türk futbolunun gelirlerini ve ekonomik görünümünü mercek altına aldığı Futbol Ekonomisi Raporu EkoLig’in ikinci sayısını yayınladı.

Türk futbolunun finansal verilerini Avrupa’nın önde gelen ligleri ile karşılaştırmalı olarak sunan rapora göre, Süper Lig; maç günü gelirleri, naklen yayın gelirleri ve ticari gelirler açısından son iki sezonda yüzde 15 büyüdü. 2015-2016 futbol sezonunda yaklaşık 2 milyar TL olan Süper Lig’in gelirleri, 2016-2017 futbol sezonu sonunda 2,3 milyar TL’ye ulaştı.

Ceyhun Kazancı: “Futbol ekonomisi son bir yılda yüzde 15 büyüdü”

Raporun öne çıkan sonuçlarını basın mensupları ile paylaşan Passolig Genel Müdürü Ceyhun Kazancı ise, “Türk futboluna ilişkin elimizde bulunan önemli bilgi birikimini sektör ve kamuoyu ile paylaşmaya devam ediyoruz. Geçtiğimiz yıl gördük ki, EkoLig futbol ekonomisi için çok önemli bir ihtiyacı karşıladı. Bu yıl daha da derinleştirdiğimiz bu rapor, futbol kulüplerinin de mali yapıları ve gelir kalemleri açısından doğru strateji izlemeleri için bir kaynak rapor niteliğinde olacaktır.

Kazancı, bu yılki raporda yer alan veriler çerçevesinde, Türk futbolunun gelir yapısı hakkında şu bilgileri verdi: “Rapora göre, Türk futbol ekonomisi büyümeye devam ediyor. Süper Lig’in toplam geliri 2,3 milyar TL’ye ulaştı. Dört büyükler geçtiğimiz sezon 1,4 milyar TL, son 3 futbol sezonunda ise toplam 3,8 milyar TL gelir elde etti.

Süper Lig, 3 büyük gelir kaleminden biri olan naklen yayın gelirlerinden 2016-2017 futbol sezonunda 1 milyar TL’lik gelir elde ederek Avrupa’nın en fazla yayın geliri kazanan 6. büyük ligi oldu. Yenilenen naklen yayın ihalesi rakamlarını dikkate aldığımızda, bu sezon sonunda da Süper Lig’in naklen yayın gelirlerindeki artışın devam edeceğini öngörmekteyiz. ”

Toplam gelirlerde Beşiktaş öne geçti

Rapora göre; Beşiktaş, üst üste elde ettiği 2 şampiyonlukla birlikte bütün gelir kalemlerinde ciddi bir yükseliş elde etti. 2016-2017 futbol sezonunu hem sahada hem de finansal tablolarda lider tamamladı. 2015-2016 futbol sezonuna göre toplam gelirlerini yüzde 61 oranında artıran siyah beyazlılar, gelirlerini 521 milyon 100 bin TL’ye ulaştırdı.

Trabzonspor yeni stat ile gelirlerini katladı

Trabzonspor, Şenol Güneş Spor Kompleksi Medical Park Stadyumu’nun açılmasıyla birlikte maç günü gelirlerinde ciddi bir artış elde etti. 2015-2016 futbol sezonunda 3,1 milyon TL kazanan bordo mavili ekip, 2016-2017 futbol sezonunda maç günü gelirlerini 18,7 milyon TL’ye ulaştırdı.

Sezon sonunda toplam gelirlerde yüzde 81’lik oranda bir artışla 147 milyon 700 bin TL kazanan

Trabzonspor, sadece dört büyükler arasında değil ligin tamamında gelirlerini en fazla artıran kulüp oldu.

Medipol Başakşehir FK başarı öyküsüne imza attı

Süper Lig’i 2016 – 2017 sezonunda ikinci sırada bitiren Medipol Başakşehir naklen yayın ve maç günü gelirlerinde yüzde 41,6’lık bir artış elde etti. Naklen yayın gelirlerinde üç büyüklerden sonra en fazla

kazanan takım oldu. Seyirci ortalamasını 2 bin 285’den 3 bin 271’e çıkararak, yüzde 43 oranında seyirci artışı elde etti ve Lig’in başarı öyküsüne imza attı.

Rakamlarla EkoLig

  • Son iki sezonda toplam 5,2 milyon kişi Süper Lig maçlarını stadyumlarda seyretti.
  • Süper Lig’in 2015-2016 futbol sezonunda 8.395 olan seyirci ortalaması, 2016-2017 futbol sezonunda yüzde 6 oranında artarak 8.940 oldu.
  • 2015-2016 futbol sezonu sonunda 2 milyon olan Passolig Kart adedi, 2016-2017 futbol sezonu sonunda 2,8 milyona ulaştı.
  • 2016-2017 futbol sezonunda Süper Lig pastasının büyüklüğü 2,3 milyar TL’ye ulaştı.
  • Dört büyükler 2016-2017 futbol sezonunda 1,4 milyar TL gelir elde ettiler.
  • Beşiktaş 30.446 seyirci ortalaması ile ligin en fazla seyirci ortalamasına sahip takımı oldu.
  • Süper Lig’in en fazla gelir elde eden takımı: Beşiktaş’ın toplam geliri: 521 milyon 158 bin TL
  • Süper Lig’in maç günü gelirleri en fazla olan takımı Beşiktaş oldu (69,9 milyon TL).
  • Süper Lig’in ticari gelirleri en fazla olan takımı Fenerbahçe oldu (208 milyon TL).
  • 2015-2016 sezonunda olduğu gibi, 2016-2017 futbol sezonunda da ligin en fazla naklen yayın gelirleri elde eden takımı (Ziraat Türkiye Kupası dahil) Fenerbahçe oldu (114,3 milyon TL).
  • 2015-2016 futbol sezonuna göre naklen yayın gelirlerini yüzde 42 oranında artıran Medipol Başakşehir FK, Süper Lig’in yayın gelirlerini en fazla artıran takımı oldu.
  • Süper Lig’in en fazla seyirciye ev sahipliği yapan stadyumu: VODAFONE PARK – 825.968 kişi.
  • 4 büyüklerin bilet başına elde ettiği ortalama gelir: 99,5 TL.
  • 4 büyükler dışındaki takımların bilet başına elde ettiği ortalama gelir: 35,2 TL.
  • Son 3 futbol sezonunda 4 büyük takım 3,8 milyar TL gelir elde etti.

Axe’dan Deri ve Kurabiye Kokulu Yeni Deodorant: Evet Deri ve Kurabiye! 0

Alt nota, üst nota, odunsu çiçeksi gibi parfüm terimleri hepimizin hayatında bir şekilde karşılık buluyordur eminim. Ve ideal bir parfümde alt nota ile üst notada kullanılan koku mikslerin birbirleri ile uyumlu bir beraberlik yakalaması isteriz. Ancak erkek deodorant markası Axe, deri ve kurabiye kokusunu mikslediği ilginç bir ürün ile karşımıza çıkarak bildiğimiz tüm kuralları yıkıyor.

Kişisel bakım dünyasının kadınlara fazlaca yoğunlaştığı sıradan bir dönemde “erkeklere özel” sloganı ile gelerek tabiri caizse kendi küçük devrimini yaratan deodorant markası Axe, ‘Collision’ ismini verdiği ürün hattının ilk ürünü tanıttı.

Deri ve kurabiye kokusu dediğimizde sizlerde ayrı ayrı deri ve fırından yeni çıkmış taze kurabiye kokusunu düşünüp onları bir araya getirmeye kalktınız mı bilmiyoruz ama oldukça merak uyandırıcı olduğu konusunda hemfikiriz gibi.

Axe Collision ismi verilen ürün hattı deodorant ve duş jeli olarak iki farklı ürünle tüketicisini selamlamaya hazırlanırken, marka tarafından bu beklenmedik koku beraberliği aslında biz bu ikiliyi bir karıştıralım ya kokusu gerçekten güzel olursa mentalitesi ile üretilmiş ve  “ tamamen farklı dünyaların taze ve sıcak kokuları ” olarak tanımlanmış.

Bu sonbaharda tüm Avrupa’ya tanıtılması planlanan Axe Collision Leather + Cookies ülkemize de gelir mi bilmiyoruz ancak tanıtımı için hazırlanan ve hepimizin akılında acaba güzel kokacak mı sorusunu yanıtlamaya çalışan eğlenceli reklam filmini aşağıda izleyebilirsiniz.

Genelde deri kokusu, yeni tanıtılan arabalarda kullanılıyor ancak kurabiye kokusu ile karıştırıp deodorant olarak kullanmak aklımıza gelmezdi. Peki siz Axe’ın sıradanlıktan uzak, tabuları yıkan yeni deri ve kurabiye kokulu yeni Collision serisi hakkında neler düşünüyorsunuz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link