Steve Jobs’ın Apple’ı:Düşük Beklenti-Yüksek Satış 0

Teknoloji dünyasında yaşanan akıllı telefon rekabeti artan bir şekilde devam ediyor. Geçtiğimiz ay Samsung, Galaxy S4’ü tanıtarak tekrar adından söz ettirmeyi başardı. Ancak ürünün yarattığı heyecan Samsung’un hisselerine pek de yansımadı. Apple hisseleri değer kazanırken Samsung değer kaybetti. Peki, ama neden?

Samsung Galaxy S4 lansmanını gerçekleştirdikten sonra geçen 1 haftalık sürede Samsung hisseleri %5 oranında değer kaybederken Apple hisseleri 20 dolar civarlarında değer kazandı.

Tanıdık Senaryolar

Mark Zuckerberg

Facebook Graph Search’ü tanıtmadan önce yapılacak konferans için ‘Come and see what we are building (Gel ve gör biz ne yapıyoruz)’  başlığı ile gizemli bir slogan kullanması, bir heyecan furyası yaratarak Facebook hisselerinin 32 dolara kadar çıkmasına vesile olmuştu. Ancak gizem açıklandıktan sonra Facebook’un Grap Search’ü de bekleneni karşılamadı ve Facebook hisselerinde  değer kaybı yaşandı.

Aynı senaryoların, eski adıyla RIM’in Blackberry 10 ve Nokia’ın Windows akıllı telefonu ile yaşadığını da görüyoruz.

Steve Jobs ve Apple

steve-jobs-ipad-iphone-macbook

Diğer teknoloji firmaları için geçerli olan senaryoların Apple’ın iPhone 5’i için de söylemek mümkün. iPhone 5’in beklentileri karşılamaması, bir zamanlar dünyanın en değerli şirketi konumunda bulunan Apple’ın şu an ki hisse değerlerinin 420 – 450 dolar arasında değişmesinin nedenlerinden bir tanesi.

Peki, problem nedir? Son zamanlarda neden birçok ünlü teknoloji firması yeni ürünlerinin lansmanında o kadar smart değiller? Sorunun cevabını Steve Jobs’ın pazarlama stratejisinde bulabilirsiniz: düşük beklenti ve yüksek satış.

iPad’in tanıtımını hatırlayanlarınız vardır.  Herkes bir iPhone ve labtop’ı varken neden bir iPad’e ihtiyacım olsun ki diye düşünüyordu. Uzmanlara göre, 2010’da tanıtılan ürünün en iyi ihtimalle 7 milyon adet satılması öngörülmüştü. Ancak Apple 2010 yılını 15 milyon adet iPad satarak kapattı ve beklentileri aşmış oldu.

Peki, Apple Bunu Nasıl Yaptı?

Apple bu başarısını Steve Jobs’ın harika ve ileri görüşlü pazarlama stratejisine borçlu. Jobs, Apple ürünlerinde düşük beklenti ve yüksek satış stratejisini kullanarak bunun birçok avantajının olduğunu da keşfetti. Steve Jobs’ın aslında Apple kurumsal kimliğini oluşturduğu bu pazarlama stratejisinin ana başlıkları şöyle;

  1. Beklentileri düşük tut ve böylece beklentilerin üzerinde bir ürün çıkar.
  2. Rakiplerine hiçbir tüyo verme.
  3. Hissedarları hayal kırıklığına uğratma ve hissedarlar arasında memnuniyet yarat.
  4. Ürünler ile ilgili yaşanabilecek herhangi bir soruna karşı  bütün imkânları seferber et, çözüm yolları ara.
  5. Müşterilerin tepkilerini dikkate alarak bir sonraki ürün gelişimi için kullan.
  6. Ürün beklentileri aştığında, onunla ilgili tanıtımı ve promosyonları daha da arttır.
  7. Apple müşterilerini ve ürünlerini eleştirenlere karşı sükûnetini koru.

Tim Cook ve Apple

Steve Jobs beklentileri yönetmede çok iyi bir iş çıkardı. Jobs ve oluşturduğu takım, yıllar geçtikçe bu stratejinin satışları ve hisse senedi fiyatlarını arttırmada önemli bir method olduğunu öğrendi. Ancak Jobs’tan sonra Apple CEO’luğuna gelen Tim Cook liderliğinde oluşturulan yeni rejimde bu yeteneği kaybettiğini görüyoruz. iPhone 5’in beklenen heyecanı yaratmaması, yeni buluş ürünlerinin yokluğu, Jobs’ta olduğu gibi güçlü ve etkileyici ürün tanıtımlarının yapılmaması bu tezi kanıtlar nitelikte.

Çözüm Önerisi

Steve jobs ,word-of- mouth, ağızdan ağıza ya da kulaktan kulağa olarak tabir edebileceğimiz günümüzde daha çok sosyal ağlar üzeriden gerçekleştirilen pazarlama stratejisinin pozitif avantantajlarını almasını çok iyi bildi. Jobs’ın Apple için oluşturduğu düşük beklenti – yüksek satış stratejisi sayesinde neden diğer teknoloji firmalarından farklı ve bir adım önde olduğunu bir kez daha anlıyoruz. Kişisel görüşüm, Apple eski günlerine geri dönmek istiyorsa, bu stratejiyi tekrar hayata geçirmeli.

Hedefini Uluslararası Finans Sektöründe kayda değer bir başarı yakalama üzerine kuran genç bir Ekonomist.

Bir Cevap Yazın

Emojilerden Yemek Oluşturarak Çocukların Beslenmesini Destekleyen Yardım Kampanyası 0

Zorluklar içinde yaşayan bir canlıya yardım etmenin binlerce çeşidini bulabiliriz, yeter ki gerçekten isteyelim. No Kid Hungry isimli bir yardım kuruluşu da küçük çocukların beslenmesine yardım edebilmek için oldukça çekici bir yardım kampanyası hazırlamış:  Emoji-yemekler.

Instagram üzerinden sadece 10 saniyede bir çocuğun karnının doyması için bağışta bulunabilmenizi sağlayan bu kampanyaya katılabilmek için ilk olarak No Kid Hungry’nin Instagram hesabını ziyaret ediyorsunuz, hesabın hikayeler kısmında oluşturdukları 10 saniyelik videoyu izleyip yana kaydırıyorsunuz ve kendi emoji-yemeğinizi hazırlamaya başlıyorsunuz. Üstte duran boş tabağa alt kısımda yer alan yiyecek emojilerinden istediğinizi sürükleyerek kendinize has bir yemek oluşturabiliyorsunuz. Tabağa eklediğiniz her bir yiyecek emojisi sizin organizasyona bağışlayacağınız bağış miktarını belirliyor. Tabağa eklediğiniz emoji sayısı arttıkça bağış miktarınız da artıyor.

Terkedilmiş ya da yeterli beslenme desteğine sahip olamayan çocukların çektiği zorluklara dikkat çekmek amacıyla BBH New York işbirliği ile gençlere yönelik olan hazırlanan bu kampanya, No Kid Hungry’nin amaçları göz önüne alınarak gençlerin en fazla vakit geçirdiği bir sosyal mecrada bağışçı olmalarını eğlenceli bir yolla sağlamayı hedeflemiş.

Böylelikle gençler hem sayfayı ziyaret ederek konunun ciddiyeti hakkında bilgi sahibi olabiliyor hem on saniyelik eğlenceli bir video sonrasında sanal bir yemek tabağı hazırlarken eğleniyor ve işin sonunda çocukların beslenmesi için istedikleri kadar bağış yapabiliyorlar.

No Kid Hungry ‘ye yapılan bağışlardan vergi alınmıyor. Ve organizasyon yapılan bağışlarla zor durumda olan çocukların yeme ve eğitim masrafları için onların ailelerine yardımcı olmayı hedefliyor. Organizasyona göre yapılan her 20 $’lık bağış bir çocuğa 200 yemek kadar destek olabiliyor. Doğru element ve doğru kanal tercihi ile yapılan bu kampanya sosyal medyanın gençler üzerindeki gücünü yardım gibi sosyal bir konuya çekme konusunda ne kadar başarılı olunabileceğini bizlere gösteriyor.

2017 İçin 32 Sosyal Medya Pazarlama İstatistiği 0

Red Agency, 2017 yılı için sosyal ağların istatistikleri özetleyen bir grafik oluşturdu. 2017 yılının sosyal ağlar konusunda büyük eğilimler ortaya çıkardığını belirterek o istatistikleri sizlerle paylaşıyoruz. Bu arada istatistiklerin tamamının yer aldığı infografiğe de buradan ulaşabileceğinizi de belirtelim.

Demografik İstatistikler 

  • İnternet kullanan erkeklerin %75’i kadınların ise %83’ü Facebook’a giriyor,
  • Gençlerin %32’si Instagram’ın en önemli sosyal ağ olduğunu düşünüyor,
  • Kadın internet kullanıcıları %38 – %26 oranında, Instagram’ı erkeklerden daha fazla kullanmaya yatkın,
  • Üniversite mezunlarının %29’u Twitter kullanıyor, %20’si lise mezunu veya daha az bir dereceye sahip,
  • Y Jenerasyonu günde en az 1 kez Twitter’ı kontrol ediyor,
  • Instagram kullanıcılarının çoğu 18 – 29 yaşları arasında ve 10 yetişkinden 6’sı Instagram’da çevrimiçi,
  • Dünya’nın toplam nüfusunun %22’si Facebook kullanıyor.

Kullanıcı İstatistikleri

 

  • Instagram, %32 kullanıcı ile gümüş madalyayı alıyor,
  • Pinterest, %31 ile üçüncü sıraya girdi.
  • 2016 yılında Facebook kullanıcılarının %76’sı siteye her gün 1,6 milyarı aşkın günlük ziyaret gerçekleştirdi; buna karşılık 2015’te günlük kullanıcı oranı %70’ti,
  • LinkedIn, 450 milyondan fazla kullanıcı profiline sahiptir,
  • Ortalama bir LinkedIn kullanıcısı ayda 17 dakikasını sitede geçiriyor,
  • Instagram kullanıcılarının %51’i günlük olarak platforma erişim sağlıyor, %35’i ise platforma yılda birkaç kez baktıklarını söylüyor,
  • Sosyal medya platformlarında harcanan zamanın hemen hemen %80’i mobil cihazda gerçekleşiyor,
  • Snapchat’te her gün 400 milyon Snap ve her saniye yaklaşık 9,000 fotoğraf paylaşılıyor,
  • Sadece 10 bin YouTube videosu 1 milyardan daha fazla görüntüleniyor,
  • YouTube’daki görüntülemelerin yarısından çoğu mobilde,
  • Pinterest kullanıcılarının %93’ü bu platformu bir şeyleri planlamak veya satın almak için kullanıyor,
  • LinkedIn kullanıcılarının %39’u aylık premium hesaplar için ödeme yapıyor,
  • Pinterest sürücüleri, tüm perakende web sitesi yönlendirme trafiğinin %25’ini oluşturuyor,

İçerik İstatistikleri

  • Resimli Tweet’ler resim içermeyen Tweet’lerden %18 daha fazla tıklama alıyor,
  • Pinterest’de 100 milyon yemek ve 146 milyon moda panosu var,
  • LinkedIn’de resimlerle paylaşılan postlar %98 daha fazla yorum alıyor ve bağlantıya sahip olan postların etkileşim oranı %200 daha yüksek,
  • Yaklaşık 81 milyon sahte Facebook hesabı var ve yaklaşık %5 Twitter hesabı sahte,
  • Günlük 100 milyon saatlik video içeriği Facebook’ta izleniyor,
  • 1 milyondan fazla LinkedIn kullanıcısı uzun metrajlı içerik yayınladı, haftalık olarak 160.000 içerik yayınlandı,
  • 100’den fazla çalışanı bulunan işletmelerin %88’i Twitter’ı pazarlama amaçlı kullanıyor,

  • En çok görüntülenme oranına sahip kullanıcı tarafından gönderilen YouTube videosu “Charlie bit my finger” 845 milyondan fazla görüntülemeye sahip,
  • Pizza, biftek ve suşinin hemen önüne geçerek, en yaygın paylaşılan Instagram yemeği oldu.
GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
%65'e Varan İndirimle Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link