Spor Pazarlamasında Hikayeden Markaya: Cristiano Ronaldo

İlahiyatçı ve Aktivist Robert McAfee Brown ‘Bugün Hikayecilik dünyaya fikirleri getirebilmenin tek yoludur’ demişti.

Bunu hemen hemen herkes kabul edecektir.

Hikaye insanı yapan şeyin ta kendisi. Tıpkı ‘kainat atomlardan değil, hikayelerden oluşmuştu’ sözünün ikamesi gibi yani.

İnsanlar hikayelerden etkilenmeye meyillidir ve bu doğanın ta kendisidir. Bu durum spor pazarlamasında da değişmez. Yani diğer hiçbir sektörde ve marka grubunda değişemeyeceği gibi.

Spor bir hikayedir ve insanlar onu bu yüzden sever. İnsanları izlersiniz, gözlersiniz, doğduklarını, olgunlaştıklarını, kazandıklarını ve yenildiklerini görürsünüz. Hatta şanslıysanız, o spordan vazgeçmek zorunda kaldıkları yaşlılıklarını bile görebilirsiniz ama en çok da ne zaman düşeceklerini görmek istersiniz. İnsanoğlunun cehennemin sınırına yaklaştığı en ince noktalardan biridir bu. Başkalarının hatalarını izlemekten keyif alır. Başkalarının güçlüklerinden de keyif alır. Sevimsizliklerinden, kötülüklerinden, çılgınlıklarından…

Spor pazarlama dedik ya, işte bunu en iyi kullanan da bireysel karakterlerdir. Takımlar marka değerlerini artırmak için bu yola başvurmak zorundadır. Eğer böyle bir gücünüz varsa, daha çok marka sizi sever ve iş ortaklıkları büyür. Sadece etkileyici bir karakter bile dünyada markanın konumunu değiştirir. Tıpkı Ronaldo gibi.

cristiano-ronaldo-hairstyle-2014-photos

İsmini babasının sevdiği bir aktörden alsa da Christiano Ronaldo artık o aktörden daha da çok seveni olan bir futbolcu. Hikayenin ta kendisi. O bunu en derinden kanıtlayan isimlerden biri. Biliyoruz ki o bir marka. Hatta Nike bile onun bu umursamazlığını, hayata saldıran tavrını kendi markasına bir ikon olarak belirlemiş durumda.

Hikayeleriniz insanları etkiler. Eğer kötü çocuk olursanız daha da fazla sevilebilirsiniz üstelik. Birçok makale incelendiğinde şunu görmek mümkün; Messi mi Ronaldo mu daha iyi oynuyor karar vermesi güç ancak hikayesi merak edilen ve hep takip edilmek istenilen bir kişi varsa o da; Ronaldo.

messi

O, herkesin bedenine giymek için can attığı bir marka olurken, aynı zamanda eleştirmek için yanıp tutuştuğunuz bir haber oluveriyor. O, gündemde özel hayatı didik didik edilen biri olmaya devam ederken, yeşil sahada şimşek gibi koşan gücünün hayranlıkla izlendiği bir boğa oluveriyor. Bir marka daha başka ne olmak isterdi ki?

Futbol futboldur. Ancak eğer spor pazarlamadan bahsediyorsanız hikayelere ihtiyacınız vardır. Tıpkı Messi’nin ‘en iyi’ olarak tanımlanmasına rağmen Adidas için etkili olmayı başaramaması gibi. Eğer anlatacak etkili bir hikayeniz yoksa, inişleriniz çıkışlarınız olmuyorsa, araştırmalar gösteriyor ki sizi görmeyen bir kalabalık arasında yürüyorsunuz demek.

Ronaldo her zaman yüksek sesli olan karakteriyle en kalabalıklarda bile dikkat çekmeye başarıyor. Bir de bu insan neden kibirli diyenler var. Her büyük marka gibi evet, çünkü;

Eğer tanrı gibi hareket ederseniz, bir süre sonra o olduğunuza inanmaya başlarsınız…

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

Bir Cevap Yazın

İlk Bakışta Hoşlanmadığımız Onca Ürünü Neden IKEA’dan Alıyoruz?

  • Hepimizin kendisinden bir şeyler bulabileceği kocaman mağazaları ile IKEA hepimize mutlaka küçük bile olsa birkaç parça satmayı başarmıştır.
  • Peki, ilk bakışta gözümüze güzel gelmese de mutlaka IKEA’dan bir şeyler almayı nasıl başarıyoruz?
  • Benzeri yazılar içinYaratıcılıkta Çığır Açan 8 IKEA Reklamı

Mutlaka kendisiyle duygusal bir bağ kurduğumuz, bu nedenle atmaya kıyamadığımız birkaç parça vardır değil mi evimizde? Bu sorunun cevabı da tam olarak bu duygusal bağda gizli aslında. IKEA’nın hepimizle kendi dilinde bu duygusal bağı ince ince işliyor olmasında.

Binlerce ürünün arasında hem evimize renk katacağını, hem sade bir stil yaratacağımızı düşündüğümüz hem de aslında o kadar özgün olmayan ve her yerden de alabileceğimiz eşyalar bulunuyor.

IKEA’nın ödüllü ajansı Åkestam Holst ise görece IKEA’nın popüler ürünlerine göre daha az satış yakalamış ürünleri için bu alanda çalışmalar yapıyor; müşterilere bu ürünlerle bağ kurması sağlayacak projeler yaratmak.

Bu örneklerden birisi de kadınların sıklıkla okuduğu bir dergiye kendilerine has bir hamilelik testi yerleştirmek oldu. Bunu deneyen ve sonucun pozitif olduğunu gören kadınlara IKEA aile indirimi ile bebek ürünlerinde daha uygun fiyatlar sunmaları oldu.

Bu konu hakkında Åkestam Holst kreatif direktörü Magnus Jakobsson stratejisini şöyle paylaşıyor;

IKEA ayakkabı değil, parfüm değil, bu eşyalar sizi bir günlüğüne bile olsa kral ya da kraliçe gibi hissettirmeyecek- aşağı yukarı bir çatal, 20 dolara bir sandalye ya da bir ampul olabilir. Ama IKEA ürünlerine olan sevgi yukarı doğru çıkmalı, bu nedenle bizim kreatif stratejimizde tüm bu ürünlere duygusal bir değer eklemek, insanların sevebileceği bir şeyler eklemek, bu beğenilmeyenleri alıp insanların beğendiği bir hale getirmek.”

Aynı zamanda Jakobsson bahsettiği bu ürünleri allayıp pullamadıklarını ya da fiyatları ile oynamadıklarını, sadece bu ürünleri nasıl bizlerin sevebileceği bir hale getirmeye kafa patlattıklarını da ekliyor.

Aslında sokağa çıksak köşe başındaki markette de bulabileceğimiz sıradan ürünleri bizim sevip, onları IKEA’dan almamızı sağlamak için uğraşmak oldukça zor olmalı ama yine de IKEA gibi uluslararası bir dev markaya böylesine bağlanmamızı sağlayacak ayrıntıları keşfetmeye çalışmak biraz da eğlenceli olsa gerek.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Kahveli Coca Cola, Türkiye’de Satışa Çıktı

Coca-Cola Türkiye, 2017 yılı içinde ürün dizisinde farklı uygulamalar yapmaya devam ediyor. Coca Cola Light ve Zero çeşitlerini Coca Cola Şekersiz ürününde birleştiren marka, yaz dönemine gireceğimiz süreçte yeni bir ürünü daha test pazarlaması için piyasaya çıkardı: Kahveli Coca-Cola.

Test pazarlaması, ürünün hedef pazar bölgesinin tümünde pazarlamasına geçilmeden önce nasıl karşılanacağını görmek, satış ve karlılık durumunu öngörebilmek amacıyla pazarın belirli bölgelerinde test amaçlı sunulmasıdır. Test pazarlamaları genellikle belirli süreler için uygulanır. Birkaç ay veya bir mevsim periyotları seçilebilmektedir. Kahveli Coca-Cola ülkemizde en az bir yaz boyunca raflarda olacak.

İçecek sektöründe ürün dizisini (aynı ürünün farklı çeşitleri) artırma yöntemi son dönemde tüketicilerden talep görmeye devam ediyor. Yurtdışında vişneli ve vanilyalı Coca-Cola çeşitleri ile bilinen marka, bu yıl ülkemizde kahveli Coca-Cola ürününe yönelik talebi test pazarlaması ile görmeye çalışacak. Dünyadaki değişen talebe bağlı olarak şekersiz Coca-Cola geçtiğimiz aylarda piyasada yer almaya başladı. Bu gelişmeye rağmen ülkemizde şekersiz gazlı içeceklerin pazar payı henüz %10’nun altında bulunuyor. Şekersiz gazlı içecek talebine yönelik bir hamle de geçtiğimiz aylarda Pepsi’den gelmişti. Pepsi, limonlu kola ürünü Pepsi-Twist’in kalorisiz çeşidini ambalaj tasarımında değişikliğe giderek piyasaya sürmüştü.

Test pazarlaması ilkelerine uygun olarak Coca-Cola, kahveli Coca-Cola’yı İstanbul başta olmak üzere, Türkiye’nin güney kıyı kesiminde ve diğer önemli görülen bölgelerde tüketicilerin beğenisine sundu.

İçerdiği kafeinden ötürü kahve ve kola tüketimine mesafeli yaklaşan ve ürün tüketimine psikolojik sınırlar koyan Türk tüketicisi, ürünün bileşimine ve tadına nasıl bir tepki verecek? Test pazarlamasından sonra kahveli Coca-Cola, kalıcı bir ürün olarak Coca-Cola Türkiye’nin ürün serisi içinde yer alacak mı? Şüphesiz bunu ürünün yaz ayı satış performansı belirleyecek.

Bir sonraki yazıda görüşmek üzere.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link