Spekülasyonlardan iPhone 5 yaratmak: İşte En Muhtemel iPhone 5 0

 ( Gölgeyle oluşan 5 rakamına dikkat )

Yukarıdaki fotoğraf Apple’ın 12 eylülde düzenleyeceği ve yüksek ihtimalle yeni iPhone modelini duyuracağı etkinlik için hazırlanmış ve katılımcılara gönderilen davetiye. Bütün gözlerin 12 eylül tarihine çevrildiği ve beklentilerin yeni iPhone modeli üzerine yoğunlaştığı son haftalarda yeni iPhone modeli üzerine bir çok spekülasyon çıkıyor.

Apple’ın yeni iPhone modeli çıkarmadan önce tepkileri ölçmek ve birazda tüketicilerin zihninde yeni iPhone algısını yaratmak adına iPhone’ları bir gerilla marketing stratejisiyle ve türlü oyunlarla piyasa sürdüğü bir gerçek. Barda unutulan iPhone ise bu hikayelerin en ünlüsü sanırım. iPhone 4 piyasaya sürülmeden önce bir Apple mühendisi tarafından barda unutulan (!) bir prototipin Gizmodo editörlerinden birinin satın almasıyla piyasaya sürülüşünden önce görüntüleri bütün dünyaya yayılmıştı hatırlarsınız.

Birazdan vereceğim bilgiler elbette spekülasyonlardan ibaret ancak spekülasyonların bazı özellikler üzerinde toplanması ve büyük bir kesim tarafından ön görülen bazı özelliklerin ( daha geniş bir ekran gibi ) basına sızan (!) fotoğraflarla desteklenmesi, spekülasyonların büyük ölçüde doğru olabileceğinin göstergesi. Elbette son söz 12 eylülde söylenecek. Apple’ın beklenenden çok farklı bir ürün tanıtması da muhtemel ancak eski deneyimler bize yeni çıkacak iPhone’un aşağı yukarı birazdan çizeceğim şekle uygun olacağını gösteriyor.

  • Daha büyük ve yüksek çözünürlüğe sahip ekran

Akıllı telefonların günlük yaşama giderek daha fazla entegre olması ve kullanıcıların gelişen teknolojiyle birlikte akıllı telefonlar sayesinde notebooklarla yapılabildikleri işlemleri yavaş yavaş akıllı telefonlarla da yapabiliyor olması, şüphesiz akıllı telefonlara yönelik daha büyük ekran talebininin artmasına yol açtı ki son döneme 20 milyon satış barajını aşmasıyla damgasını vuran Samsung Galaxy S III’ün bu denli büyük başarı yakalamasının bir unsuru da 4.8″ ekran boyutuna sahip olması ( iPhone 4s 3.5″ büyüklüğünde ekrana sahip )

Ayrıca mart ayında piyasa çıkan yeni iPad’in ve temmuz ayında piyasaya çıkan yeni MacBook’un daha yüksek çözünürlüğe sahip retina ekranlara sahip olmasından dolayı, yeni duyurulacak olan iPhone’un da daha yüksek çözünürlüğe sahip retina ekrana sahip olacağını rahatça söyleyebiliriz.

httpv://www.youtube.com/watch?v=kaVzt-_zajE

  • Daha güçlü işlemci

Her yeni iPhone’un daha gelişmiş ve güçlü bir işlemci ile geldiğini biliyoruz. iPhone 4’ün A4, iPhone 4S’in A5 ve son çıkan iPad’in çift çekirdekli A5X işlemciye sahip olması, yeni gelecek olan iPhone modelinin de muhtemelen dört çekirdeğe ve A6 kodlu bir işlemciye sahip olacağını gösteriyor.

  •  Daha küçük usb portu

Basına sızan birçok protipte görüldüğü gibi yeni iPhone’un bağlantı noktası alıştığımız eski tasarımına göre daha küçük bir boyuta sahip. Sızan birçok fotoğrafın basına yeni sızan usb bağlantı kablosuyla örtüşmesi de söylediklerimizi doğrular nitelikte.

  •  Global LTE desteği  ( 4G )

Apple’ın yeni iPhone’da global LTE desteği sağlayacağı neredeyse kesin gibi. Birçok kaynakta buna dair haber yayınlanırken, LTE temel anlamda yeni iPad’in de sahip olduğu 4. nesil kablosuz telefon teknolojisi 4G’yi ifade ediyor. Yeni iPhone, iPad’e nazaran yalnızca belli frekansları değil tüm 4G frekanslarını destekleyecek. Ancak şunu da belirtmek gerekir ki bu teknoloji operatörlerin 4G teknolojisine sahip olmamasından dolayı ülkemizde kullanılamayacak.

  • Yeni uygulamalar

Alttaki fotoğraf Apple’ın 12 eylülde düzenleyeceği konferansın yapılacağı binanın girişine asmış olduğu görselin üstten görünüşüne ait ve Mac Rumors’un forumlarından bir ziyaretçinin dikkatiyle açığa çıkan detay yeni uygulamalarında bu konferansta duyurulabileceğini gösterdi. Görülebileceği üzere, görsel aslında klişeleşmiş Apple uygulamalarının ikonlarının uzatılmış hali. iPod, oyun merkezi, iTunes ve Safari rahatlıkla görülebilirken ortada yer alan 2 ikon şimdiye kadar karşılaşılan hiçbir ikona benzemiyor. Buda bize yeni uygulamaların duyurulabileceği haberini veriyor.

iPhone 5 için yazdığımız tüm bu beklentileri basına sızan bilgiler ve protipler ışığında yazdık ve muhtemel iPhone 5’in temel yapıtaşlarını oluşturuyor. Elbette Apple bu kadar yazılan çizilen şeyi bir aldatma olarak piyasaya sürmüş olabilir ve 12 eylülde tamamen farklı bir iPhone’da tanıtabilir. Bakalım iPhone 5 belkide Yeni iPhone ( The New iPhone ) nasıl olacak ?

Pazarlamasyon.com’un eş kurucusu. Koyu Barcelona, The Beatles, Apple ve Steve Jobs hayranı.

Bir Cevap Yazın

Cinemaximum Seyircileri Sınırsız Patlamış Mısırla Tavladı 0

Son birkaç yıldır Türkiye’deki sinema sektörünün önce konsolide olması, sonrasında ise tekelleşmesi mâlumunuz. Mars Entertainment Group’a bağlı Cinemaximum salonları, artık neredeyse her alışveriş merkezinde karşımıza çıkıyor. Bunun en büyük yansıması da sinema deneyiminin alışveriş merkeziyle eş anlamlı hâle gelmesi oldu. Her yerde Cinemaximum ve onun beraberinde getirdiği konsept olunca, birbirinin kopyası, özgün bir ortamı olmayan salonlar türemeye başladı. Üstüne bir de bu sinemaların yiyecek-içecek bölümlerindeki yüksek fiyatlar eklenince durum, bazı seyirciler tarafından çekilmez bir hâl almaya başladı.

Ülkemizin en büyük sinema zinciri muhtemelen bu gidişatı fark etmiş olacak ki yeni açılan alışveriş merkezlerinden olan Emaar Square Mall’daki salonunun cazibesini artırmak için kolları sıvadı. 20 Eylül 2017 tarihini “Kendi Kabıyla Gelene Sınırsız Popcorn” günü ilan etti ve saat 18:00’e kadar, izleyicilerin getirdiği kap ne kadar büyük olursa olsun, 5 TL karşılığında sınırsız patlamış mısır verileceğini söyledi.

Sınırsız Popcorn Günü, aslında ülkemizdeki kampanyacı ruhun bir yansıması.

İşin renkli tarafı, sınırsız patlamış mısır vaadini duyan izleyicilerin, sıra dışı paketler ve kaplarla gelmesi oldu. Giyim mağazasından alınan büyük karton torbalardan tutun da hasır sepetlere, yoğurt kutularına, ev yapımı kocaman paketlere kadar çeşit çeşit kaplarla Emaar Square Mall Cinemaximum’a gelen izleyiciler, toplumumuzdaki kampanyacı ruhun ne kadar üst düzeyde olduğunu kanıtladı.

Seyirciler, akla hayale gelmeyecek paketlerle salona geldiler.
Sınırsız patlamış mısır, her yaştan izleyiciyi çekmek için işe yarar bir fikre benziyor.

Bazı izleyiciler, Cinemaximum’un bu konuda yaptığı paylaşımların altına, 5 TL karşılığında patlamış mısırın satılabildiği bir yerde neden normal zamanda kendilerinden 20-25 TL arasında ücret alındığını sorgulasa da markaya günden kalan, izleyicilerin kaplarıyla oluşturduğu gülümseten kareler oldu.

Sınırsız patlamış mısırı duyanlar, getirdikleri “kap”larda da sınır tanımadı.

Sinema salonları çok kurumsal ortamlar sayılmaz. O yüzden kendi açımdan bu görüntülerin markanın imajına zarar verdiğini düşünmüyorum. Hatta belki de Apple’ın sinema salonlarındaki filmleri yayınlama isteğiyle daha zor şartlar altında faaliyet gösterecek sinema salonları seyircileri, gelecekte bu tür promosyonlarla salonlara çekmeye çalışacak. Çünkü keskin rekabet doğal olarak bunu gerektirecek.

Getirilen kaplar arasında ev yapımı olanlar da vardı.

Peki, Cinemaximum’un bu çalışması hakkında sizin görüşünüz nedir? Yoğurt kabıyla gelip patlamış mısır alan bir müşteri, bir sinema salonuna renk katar mı, yoksa tersine bir etki mi yaratır?

Walt Disney’in Minik Fareyle Başlayan Başarı Öyküsü 0

Çocukluk yıllarımızın vazgeçilmez çizgi film karakteri Mickey Mouse’un yaratıcısı Walt Disney’in minik bir fareyle tamamen değişen hayatı ve sizi mucizelere inandıracak kadar sefil bir hayattan karikatür filmlerinin öncüsü olmaya kadar yükselen başarı hikayesini anlatacağız.

İrlanda göçmeni bir ailenin oğlu olan Walt Disney, hasta olan babası çalışamadığından ve ekonomik durumlarının kötü olması nedeniyle sürekli çalışmak, para kazanmak zorundaydı. Ayrıca ailesi sürekli taşındığı için düzenli bir hayata da sahip değildi.

Disney, maddi yetersizlikten okula devam edemediği için herhangi bir mesleğe de sahip değildi. Bu nedenle girdiği işlerin hepsi geçici olduğu için ayrılmak zorunda kalıyordu. Babasının ölümü ile derin bir sarsıntı yaşayan Walt, babasını tedavi ettiremediği için kendini suçladı ve bir süre bunun etkisinden kurtulamadı.

Walt tam bir kitap kurduydu ve kazandıklarının bir miktarını kitaplara ayırıyordu. Bir gün kitapçıdan aldığı kitabın arasında bir reklam kağıdı gördü. Kağıtta “Kansas City Sanat Enstitüsü sizi ücretsiz kurslara çağırıyor yazıyordu. Yazıyı okuyan Walt hiç düşünmeden kursa yazılmaya ve çizim konusunda kendisini geliştirerek bir meslek edinmeye karar verdi. Üstelik kurs için herhangi bir ücret ödemek zorunda değildi.

Walt çizim dersleri öğreniyor hatta bazı ajanslara karikatür çizerek az da olsa para kazanıyordu. Kansas Sanat Enstitüsü’ndeki eğitimini tamamladıktan sonra ailesinin yanına dönen Walt, çizimlerini gazete ve dergilere yolluyor ancak hala bir sonuç alamıyordu. Bu kadar maddi imkansızlıkların ardından çalıştığı işinden de yeterince yaratıcı olmadığı için kovulan Walt tekrar karamsarlığa geri döndü.

Tüm olumsuzluklara rağmen vazgeçmeyen Walt çizim yapmaya devam etti ve bir gün çizim yaptığı sırada odasında küçük bir fare gördü. İlgisini çeken bu fareyi bir süre izlemeye ve beslemeye başladı. Ardından bu ikili arasında bir arkadaşlık oluştu ve bir gün onu çizmeye karar verdi. İşte bu çizim Walt Disney için bir dönüm noktasıydı.

Elindeki fare çizimleriyle Hollywood’a doğru yola çıktı ve Kansas Sanat Enstitüsü’den arkadaşı Iwerks’i bularak ona fare çizimlerinden söz etti. Walt bu fareye ilk olarak ‘Mortimer’ adı verilmiş ancak ilerleyen zamanlarda Walt Disney’in eşi Lilly’nin önerisiyle ‘Mickey Mouse’ olarak değiştirilmiş. Mickey Mouse adını verdikleri fare ilk olarak 1928 yılında ‘Steamboat Willie’’de yer aldı.

Walt Disney ve Iwerks ellerinde bulunan son paralarına kadar harcadıkları bu filmde büyük bir başarı elde ettiler ve film izlenme rekorları kırdı. İlk filmden sonra Walt Disney ve kardeşi Roy, Walt Disney Productions’ı kurdu. Ardından birçok çizgi film çekerek başarılarına başarı kattılar. Bir anda dünyanın en ünlü animasyonu haline gelen Mickey Mouse 100’den fazla çizgi filmde baş karakter olarak yer aldı. Bunu takip eden dönemlerde; Donald Duck (1934), Pinokyo (1940), Aslan Kral, Kayıp Balık Nemo, Külkedisi, Winnie The Pooh, Sindrella (1950), Uyuyan Güzel (1958), 101 Dalmaçyalı (1961) ve daha birçok başarılı çizgi filmde Walt Disney imzası yer aldı. 1938 yılında gösterime giren ve 1.5 milyon dolar harcanarak yapılan “Pamuk Prenses ve Yedi Cüceler” 8 milyon dolarlık bir hasılata ulaştı.

1955 yılında Los Angeles’ta çalışanların çocuklarıyla birlikte eğlenebileceği büyük bir eğlence parkı olan Disneyland projesini hayat geçirdi. Walt Disney bu projenin yapımında çalışan mühendislere “Disneyland’ın dünyadaki en inanılmaz yer olmasını ve içinde parkı boydan boya gezen bir tren olmasını istiyorum dedi.

Walt Disney Productions bugün 30 milyar dolarlık yıllık gelire sahip. Walt Disney Company, American Broadcasting Company (ABC) ve Entertainment and Sports Programming Network (ESPN) gibi kuruluşları da bünyesine katıp Kaliforniya merkezli çalışan devasa bir medya şirketi haline geldi.

Hayatın getirdiği zorluklar karşısında yılmadan, yorulmadan mücadele eden, hayal ettiklerinden her ne pahasına olursa olsun vazgeçmeyen Walt Disney zoru başardı. Çizgi film dünyasına adını altın harflerle yazdırdı. 65 yaşında akciğer kanseri sebebiyle hayatını kaybettikten sonra ardında medya devi bir şirket bıraktı.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Hemen Kaydolun
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link
İçerikle Pazarlama Workshop

Yemekcom Ürün Müdürü Batuhan Apaydın ile, içeriğin kral olduğu yeni dünyayı keşfetmeye hazır mısınız?
Hemen Kaydol
close-link