Son Dönem Trendlerinde ‘Marka Özeti’ Kavramı

Marka, hayal kurmaktır.

Marka, tıpkı ürünlerin fabrikalarda üretilmesi gibi, insanların zihninde bir üretim sürecine sahiptir.

Marka, ürün değildir; ilgili olduğu şey; insandır.

Bunun özetini Ogilvy güzel bir kaç tanımlamasıyla halletmişti. Bu da onun tanımını kısaca özetlemekti. İnsanlar zaman geçtikçe sabır kaybetmeye başladı ya, Yılmaz Özdil bol bol yazar kitaplarında: Beni bu kısa cümlelere, okuyucum itti diye. Ancak ve ancak başarılı bir sosyolojik zekası olan yazarlar fark edebilmiş, bize yol açmıştı bu tarzın sahiplenilmesi için.

Tıpkı artık markalarda da geçerli olması gerektiği gibi.

Zamanında markalar kendilerini uzun uzun anlatacak zamanı buluyorlarmış. Ortamda iki, üç aslan, birbirlerinin bölgesine dokunmadan savururlarmış saçlarını.

2000 yılı milenyuma giriş, kıyametin gelişi demişlerdi.

Bildiğimiz kıyamet gelmemişti elbette ancak, pazarlama ve reklam platformu dünyanın alt üst olması ne demek yavaş yavaş öğrenecekti.

Sanayi devriminin ardından üretimin hızlanması çeşitlilik için olumlu bir etkiydi.

storytelling-18642

Artık bu çeşitlilik her ‘fazlası’ dosyasında olduğu gibi zararlı bir hâl almaya başladı. Çünkü bu kadar çeşit, o kadar bilgi, o kadar hikaye demekti.

1970’lerde Herbert Simon bunun ön görüsünü yapıp şu sözü söylemişti; ‘Bilgi bolluğu dikkat fakirliği yaratıyor’

Eh bu dikkat fakiri bizler yeni dönemde artık sabırsızlığımızın tahammül edilemediği bir noktadayız ve herşeyi ‘özet’ istiyoruz.

Ayakta kalmak için reklam frekansları konusunda bile artık özete kaçmaya başlayan firmalarla beraber, zaten uzun bilgilendirici reklamlarında yavaş yavaş ortadan kalktığını da düşünürsek, bakışlarımızı üzerine çekebilecek çığırtkan için bir mucize gerekiyor.

Üstelik ben yeni markalardan bahsetmiyorum bile.

Eskiler bu konuda biraz daha endişeli. Ayakta kalmak için geçmişin aslanları olmaktan vazgeçmek gibi zor bir sürece girmiş durumdalar. Buna en çabuk ayak uyduran şirketler; ‘Coca Cola, Apple’ gibi genç ve çocuk ruhlu markalar oldu. Hatta bunların yanında ‘fast fashion’ olarak Zara tarafından döneme giydirilen tarzla beraber ‘moda’ sektörü çok daha etkin bir yola girdi. O kadar ki; bugün hızlı tüketimin neden olduğu alışkanlıkların pis artıklarını temilzemek ‘H&M’ gibi markaların ‘geri dönüşüm’ kampanyalarına bakar oldu.

Marka bağlılıkları artık müşteri memnuniyetinin de bir göstergesi. Ancak araştırmalar artık şirketlerin ‘borsa’ oyuncusu olmak dışında önem verdikleri çok az şey olduğunu gösteriyor. Kötü yönetimler , genel sorumluluğun uzağında, onlarca, yüzlerce şirkette var olmaya devam ediyor.

Bir marka özet hayatında değer kaybediyorsa birinci sebebi toplumsal, müşterisel sorumluluğundan uzaklaşmaya başlaması nedeniyle kaybediyor.

Artık hikaye anlatmak için zaman yok.

Bir markanın artık özet olması şart.

Ben Apple’ım ‘ Hayatınızdaki tasarımım’ kişiliğini yaratmak çok uzun zaman aldı.

Artık jenerasyona, bu yerinde duramaz karakterlerine ve super zekalarına bir ‘marka hikayesi’ anlatmak istiyorsanız; oldukça hızlı ve samimi olmalısınız.

Samimiyet hızlı bir iletişimin temel taşı.

Bunu yapabilir misiniz? Tek bir yolla;

Öncelikler konusunda çok dikkatlice düşünmelisiniz.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Eskişehir Anadolu Üniversitesi Reklamcılık ve Halkla İlişkiler Bölümü mezunu olan Zümrüt Tanrıöven; Pazarlamasyon'da pazarlama ve reklam üzerine yazılar yazmaktadır. Futbol Extra'da yazar olmasının yanında, bunun bir devamı olarak spor pazarlama konusunda oldukça derin eğitimler almış, bu konuda bir çok araştırmada ve projede bulunmuştur. İstanbul Bilgi Üniversitesinde bitirdiği yüksek lisansıyla beraber kültür ve sosyolojik yönetimlere de odaklanmaya çalışmış, bu alanları birbiri içinde kullanmaya yönelmiştir. Alamet-i Farika, Show Tv gibi yerlerin ardından son 5 yılında TTNET, Tivibu'da İçerik Pazarlama'cı olarak çalıştı. Şimdi Türk Telekom Pazarlama İletişiminde yolunda devam etmekte.

Bir Cevap Yazın

Pazarlama ve Teknoloji Dünyasında Şimdiye Dek Yapılmış En Kötü 6 Tahmin

Dönemin ünlü iş adamları ya da pazarlamacıları tarafından söylenmiş bazı sözler var ki söyleyenin ismi duyulduğu anda akıllara bu sözler geliyor. Ancak  iyi anlamda değil; kötü anlamda akıllara gelen sözlerden bahsediyorum.

1759 yılında reklamcılığın artık gelişme kat edemeyeceğini söyleyenden tutun da 1899 yılında icat edilebilecek her şeyin icat edildiğini söyleyene kadar birçok ünlü kişi tarihi yanılgıya düşmüş. Örneğin Microsoft Kurucusu Bill Gates 2004 yılında  “İki yıl sonra spam sorunu ortadan kalkacak.” demişti.

En son yapılan araştırmalar, dünya çapında gönderilen tüm e-postaların yaklaşık %92’sinin spam olduğunu ortaya koyuyor. Bill Gates’in tahminine göre günümüzden yakşalık 10 yıl  önce ortadan kalkmış olması gereken spam’lerin geldiği seviye gerçekten de korkunç.

Peki yanılgıya düşen diğer kişiler kimler? Pazarlamasyon olarak geleceği tahmin edemeyen iş adamları, pazarlamacılar ve reklamcıların sözlerini derledik. İşte tarihe kötü izler bırakan, nam-ı diğer “Epic Fail” sözler.

steve-ballmer-580

“There’s no chance that the iPhone is going to get any significant market share.”

Steve Balmer / USA Today, 2007

“iPhone’un pazardan pay kapabilmek için hiç bir şansı yok.”

ken-olsen

“There is no reason for any individual to have a computer in his home.”

Ken Olson / Digital Equipment Corporation (DEC) Kurucusu, 1977

“Bir bireyin evine bilgisayar alması için herhangi bir neden yok.”

johnson

“The trade of advertising is now so near perfection that it is not easy to propose any improvement. “

Dr. Samuel Johnson, 1759

“Reklamcılık piyasası artık mükemmelliğe öyle yakın ki herhangi bir gelişme sağlamak kolay değil.”

charles-h-duell-1

 “Everything that can be invented has been invented.”

Charles H. Duell / ABD Patent Enstitüsü Başkanı, 1899

“İcat edilebilecek her şey icat edildi.”

120919071727-ibm-ceos-tom-watson-sr-large-gallery-horizontal

“I think there is a world market for maybe five computers.”

Thomas Watson / IBM başkanı, 1943
“Tüm dünya çapında sadece 5 bilgisayarlık bir piyasa olacak.”

 

99n/36/huty/13510/16

 “Television won’t be able to hold on to any market it captures after the first six months.”

Darryl F. Zanuck / 20th Century Fox yöneticisi, 1946

“Televizyonlar altı ay içinde ortadan kalkacak. İnsanlar gece boyunca bir kutuya bakmaktan sıkılacaklardır.”

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Betty Crocker, Ürününe Müşteri Deneyimi Katarak Satışlarını Nasıl Yükseltti?

ABD merkezli gıda şirketi General Mills, 1950’li yıllarda ünlü Betty Crocker markası altında bir kek karışımı piyasaya sürdü. Bu kek karışımı, bütün kuru malzemeleri içinde barındırıyordu. Öyle ki, içinde toz haline getirilmiş süt ve yumurta bile bulunuyordu. Bu kek karışımını alanların yapması gereken sadece karışıma su eklemek ve bütün malzemeyi bir güzel karıştırdıktan sonra karışımı fırına vermekti.

Bu yenilikçi ürün, meşgul ev hanımlarının zamandan tasarruf etmesini sağlıyordu. General Mills, bu ürünün satacağından çok emindi. Ancak işler umdukları gibi gitmedi. Bu yeni ürün, birçok faydasına rağmen doğru düzgün satmadı. Hatta ikonik ve güvenilir Betty Crocker markası bile, ev hanımlarını bu ürünü benimseme konusunda ikna etmedi.

Bunun üzerine General Mills, bu beklenmedik durumun altında yatan nedeni anlamak için bir grup psikologu işe aldı. Yapılan araştırmalar sonucunda psikologlar, Amerikalı ev hanımlarının bu pratik ürünü kullandıklarında kötü hissettikleri sonucuna ulaştılar.

Ürün, normal bir şekilde kek yapmaya göre çok daha az zaman ve emek harcayarak kek yapmaya imkan tanıyordu, ancak ev hanımları bu şekilde eşlerini ve konuklarını kandırmış olduklarını düşündüler. Aslında bu kek karışımıyla yapılan kekin tadı çok iyiydi ve insanlar, ev hanımlarının bu keki yapmak için çokça vakit harcadıklarını düşünüyorlardı. Ev hanımlarının hakkettiklerinden daha fazla takdir alması ise onların suçluluk hissetmelerine neden oldu ve sonuç olarak ürünü kullanmayı bıraktılar.

Ürünün satmamasının ardındaki neden anlaşıldıktan sonra, General Mills şirketi bu suçluluk psikolojisi sorununun üzerine eğilen bir dizi reklam kampanyası hazırladı. Bu reklam kampanyalarında, hazır kek karışımlarıyla mutfakta zamandan tasarruf etmenin, kadınlara aileleri için diğer değerli şeyleri yapmalarına imkan tanıdığına vurgu yapılıyordu. Kısacası reklamlar, böylesi yenilikçi bir ürünü kullanmanın ne kadar akıllıca olduğuna dikkat çekiyordu.

Bu reklam kampanyalarına rağmen, General Mills ürünü değiştirerek daha az pratik hale getirdi. Ev hanımlarının, yeni kek karışımına suyun yanı sıra gerçek yumurta katmaları gerekiyordu. Bu da karışımdan toz haline getirilmiş yumurtanın çıkartıldığı algısını oluşturdu. General Mills, ürünü yenilenmiş halini “Bir Yumurta Ekle” sloganıyla yeniden piyasaya sürdü ve bunun ardından Betty Crocker hazır kek karışımının satışları hızla yükseldi.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

MARKETING MEETUP 2018



Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
Erken Kayıt Fırsatı
close-link












Türkiye'nin en değerli konferans içeriğini, Erken Kayıt indirimi ile takip edin!
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
19 Nisan'da Uniq Istanbul'da Sophia'nın da katılımı ile Marketing Meetup'ta buluşuyoruz.
close-link