Sizin Bir Hikayeniz var mı?

Pazarlamada hikaye kavramı yeni bir kavram değil; ancak sosyal medyanın hayatımıza girişi ve günlük maruz kaldığımız reklam sayısının ortalama 3.000’e dayanması, tüketiciye karşı kurulan temas noktalarının artması, ve içerik pazarlamasının güç kazanmasıyla  birlikte son bir kaç yılda bu kavramı sıkça duyar hale geldik.

Hikaye yaratma/anlatma (storytelling) aslında çok basit gibi görünse de, son derece zor ve zahmetli bir süreç. Bu yazıda size bu zahmetli süreci başarıyla tamamlayan bir markalardan söz edeceğim, marka olabilen ve insanları peşinden koşturabilen bir markalardan… Apple’dan söz edeceğim.

1984 yılına, Apple’ın, ilk Macintosh’u tanıtmak için Ridley Scott‘a yaptırdığı reklama gidelim. George Orwell’in 1984 kitabını biliyorsunuzdur. Bilmiyorsanız hemen anlatayım. Öncelikle kitap, distopya tarzının en güzel örneklerinden biri. Ütopya hayalimizdeki güzel dünyayı anlatıyorsa distopya bunun tam zıttı, yani kötü bir geleceği ifade ediyor bize…

Bu gelecekte Büyük Birader ( Big Brother) ve düşünce polisleri var ve insanlar sansür mekanizmalarından dolayı bir türlü özgürce hareket edemiyorlar. Kitap da bu durumu anlatıyor ve  bu rejimi  eleştiriyor aslında. Bu kitap, birçok insanın göremediği şeyleri görmesine yardımcı olduğundan öylesine sevilir ki, en çok okunan 100 kitap arasında yerini alır. 25 milyonun üzerinde bir satış rakamına ulaşmıştır 1984 kitabı…

1984-book-cover

Bu bilgilerin ardından asıl konumuza geçelim isterseniz. Steve Jobs o zamanlar dünyayı değiştireceğine inanan genç bir idealist… O zamanlar IBM’in herkesi tek tipleştirmeye çalıştığını, insanların beyinlerini yıkadığını ve gerçekleri görmezden geldiğini düşünür Steve Jobs.

Big_Brother_Is_Watching_YOU_by_NightedJobs’a göre IBM, Apple’ı kaale bile almamıştır, hatta alay etmiştir. Jobs insanları gri ekranlı tek tip bilgisayarlar yaparak insanları uyuttuğunu düşünür IBM’in.  Jobs, IBM’i Büyük Birader (big brother) olarak görmektedir. Amacı kişisel bilgisayar dünyasını IBM esaretinden kurtarmak ve onlara özgürlüğünü vermektir.

Tüm bunların ışığında 1984 yılı ABD’nin en önemli spor aktivitesi olan ve markaların büyük ilgi gösterdiği Super Bowl hedeflenerek bir reklam filmi hazırlanır.  Rengi solmuş, saçları tamamen kesilmiş ve birbirinin aynı düşünen  insanların oluşturduğu bir reklam hazırlanmıştır. Büyük birader onları kontrolü altına aldığından beri sürekli propaganda yaparak tek tip hale getirmiştir. İnsanlar da elleri kolları bağlı bir şekilde onu dinlemektedir. 

Ardından o dünyadan olmayan bir kadın elinde bir çekiçle polislerden kurtularak Big Brother’ın konuştuğu ekrana gelir ve o çekici fırlatır. Kırılan ekran sonucunda insanlar aydınlanırken pock shot’ta aşağıdaki mesaj belirir.

[quote text_size=”small”]

24 Ocak’ta Apple Computer, sizlere Macintosh’u sunacak. Ve o zaman  1984′ün 1984 gibi olmayacağını göreceksiniz.

[/quote]

Dilerseniz önce reklam filmini izleyelim, ardından da Steve Jobs’ın bu reklam filmi hakkındaki konuşmasını… Ve sonra kendimize soralım.

“Markalarımız tüketiciyi kendilerine bağlamak için ne kadar hikaye üretebiliyorlar?”

1984 Reklam Filmi

Steve Jobs Anlatıyor

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Zara’nın Türkiye’deki Son Durumu Belli Oldu

Geçtiğimiz günlerde Zara’nın Türkiye’deki mağazalarını kapatacağına yönelik iddiaları sizlerle paylaşmıştık. İddiaya göre Zara Türkiye’deki tüm mağazalarını kapatarak fiziksel alışverişe son verecek ve sadece online sitesi üzerinden alışveriş ile yoluna devam edecekti.

Bu iddialar ortaya atıldıktan sonra Zara’dan net bir cevap gelmemişti. “Bu konuda yorum yapmak istemiyoruz” dediklerine yönelik iddialar vardı ancak Zara’nın veya bünyesinde bulunduğu Inditex grubunun bu konuda resmi bir açıklaması olmamıştı.

Zara’ya yönelik iddialarda son durum belli oldu. Business HT’nin haberine göre Zara konsept değiştirerek faaliyetlerine devam etmeyi planlıyor. Bazı kaynaklar Zara’nın kimi mağazalarını kapatarak daha büyük alanlı mağazalarla tüketiciye ulaşmaya devam edeceğini belirtti. Böylelikle Zara daha az fakat daha büyük mağazalarla Türkiye’de varlığını sürdürecek.

Kaynakların verdiği bilgiye göre Zara bu yeni stratejisi kapsamında İstanbul’un önemli alışveriş merkezlerinden biri olan İstinye Park’ta Sato adlı bir şirket ile birlikte spor salonu Hill Side’ın bulunduğu yeri kiraladı.

Zara’dan hala resmi bir açıklama gelmemesi işlerin yolunda olmadığına dair şüphelere yer açsa da Zara Türkiye’de çok sevilen mağaza zincirlerinden biri. Bakalım gelişmeler ne gösterecek, son durum ne olacak?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Burger King’in Kötü Bir Eşyasını Getirene Sosisli Sandviç Verdiği İlginç Reklam Kampanyası

Burger King, kendine has reklamlarıyla sık sık karşımıza çıkan bir marka. Markanın geçtiğimiz yıl yaptığı yaratıcı reklam kampanyalarına örnek vermek gerekirse, gerçekten yanmış olan Burger King şubelerinin fotoğraflarının kullanıldığı reklam kampanyası ve Burger King’in Belçika Kralı ile krallık için yarıştığı reklam kampanyası bu yaratıcı reklamlardan sadece ikisiydi. Ve markanın kendine has reklamlarına bir yenisi daha eklendi.

Design Taxi’nin yaptığı habere göre Burger King’in son olarak çıkardığı ızgarada pişirilmiş sosisli sandvicini Hollanda’da tanıtmak için yapılan “Grill the Worst”, yani “En Kötüsünü Izgarada Pişir” isimli yeni reklam kampanyası bir kelime oyununa dayanıyor. Kampanyanın isminde yer alan ve Türkçe’de en kötü anlamına gelen “worst” kelimesi, Hollanda dilinde “sosisli sandviç” anlamına geliyor.

Amsterdam merkezli ve Etcetera isimli kreatif ajans tarafından Burger King Hollanda için hazırlanan esprili reklam kampanyası kapsamında, Burger King, müşterilerini 15 Ocak’ta Amsterdam’da düzenlenen bir etkinliğe davet etti ve yanlarında sahip olduklar “en kötü” eşyaları getirmelerini istedi. İnsanların yanlarında getirdikleri bu en kötü eşyalar karşılığında ise kendilerine Burger King’in yeni ızgarada pişirilmiş sosisli sandvici bedava olarak verildi.

Bu arada bu tuhaf reklam kampanyası için hazırlanan videoyu aşağıdan izleyebilirsiniz.

Peki, daha önce çok sayıda yaratıcı ve bir o kadar da başarılı reklam kampanyalarını hayata geçiren Burger King’in bu reklam kampanyası hakkında siz ne düşünüyorsunuz? Sizce bu reklam kampanyası, markanın sizlerle daha önce paylaştığımız reklam kampanyaları kadar iyi mi?

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link