Sizi Sadece Duşta İçebileceğiniz Biranız “Shower Beer” İle Tanıştıralım

Şaka mı bu diye tepki verebilirsiniz ki bu çok doğal, ancak bu ürünün tamamen gerçek olduğunu size şimdiden söylemeliyim.

Kahverengi küçük bir cam şişe üzerine pembe renkte basılan yazılar Duş Birası’nın ince, zarif ve farklı görünmesini sağlamış. Bence kapağı da duşta kullanılan saç bantlarını andırıyor. Az miktarda bira içme durumu “Duş Birası”nın rahat romantizmini simgelediği için şişesi oldukça küçük bir şişe boyutunda, duşta ayakta dururken üç yudumda bitirebileceğiniz şekilde tasarlanmış. Küçük boyunu telafi etmek için alkolünü bayağı yüksek ölçüde tutmuşlar, “Shower Beer” %10 ABV veya bir Budweiser’in ABV’sinin iki katı şeklinde ayarlanmıştır. Amaç, duşta biramızı yudumlayarak hazırlanmamızı olabildiğince eğlenceli hale getirmek.

Banyoda her türlü yiyecek ve içecek tüketmeye bayılan insanlar, sabah kahvesiyle kendini saatlerce oraya kapatarak dergilerine odaklanan insanlar gibi bazı insanlar da duşta içki içmeyi inanılmaz seviyor. Ancak itiraf etmeliyim ki, böyle bir ürün tasarlamak kimin aklına gelir hala düşünüyorum ve garip bir şaşkınlık içerisindeyim.

İsveç bira fabrikası PangPang ile yaratıcı ajans Snask arasında bir işbirliği oluştu ve ortaya “Shower Beer” çıktı. Pek akılda kalıcı bir isim değil deseler de amacına delicesine hizmet ettiği için ben tam tersini düşünmekteyim. Sonuçta duşta içilen bira, neden akılda kalmasın ki..

Garip bir şekilde, tadı da bira üreticisine göre duş atmosferini eşleştirmeye yardımcı olmak için farklı üretilmiştir. PangPang bira fabrikası kurucusu Fredrik Tunedal, “Duş Birası’nın kuru mayadan önce ve birincil fermentörde ,diğer PangPang biralarına kıyasla, soğuk çökmeye başlamadan önce daha uzun süre oturmasına izin verildiğini” belirtiyor. Ve bu durumun sadece Duş Birası için geçerli olan sabunlu bir lezzeti geliştirmesini sağladığını da eklemiş. Anlayacağınız Duş Birası ağırlıklı olarak turunçgil içeren, sabunlu ve biraz bitkisel bir profile sahip. Sanıyorum ilk resimde duş köpüğü sandığımız köpüğün aslında bu biraya ait olduğunu şu an anlıyoruz. Varsın köpürsün! Sonuçta bira köpüğü emektir, bira köpüğü aşktır, bira köpüğü berekettir. Biranın soğuk kalmasını sağlar taze olduğunu gösterir.

Duş Birası, her duş aksesuarının yıllar boyunca uyguladığı malzemeye meydan okuyor gibi görünüyor. Çünk kendisinin ne bir duş jeli ne de bir şampuan şişesi gibi plastik olmadığını görselden anlıyoruz.

“Shower Beer” ilk kez bir kerelik teklifle geçen ay piyasaya çıktı, ancak ilk serinin “anında” satılmasından sonra, hemen ikinci seri için üretime başlandı. Ancak şu andan itibaren, ABD’ye giden yolda bu ürün pek görünmüyor. Nedenini bilmiyoruz ama endişelenme “Duş Birasının bilmesini istemediği tek şey, herhangi bir biranın duş için iyi olmasıdır.” demişler.Sen bu sırrı tut yeter.

Snask “Her insan hayatında bir kere tüm hipsterlar gibi kendi birasına sahip olmak istemiştir. Bir fikir, bir kavram, yalnızca gerçek biradan daha büyük bir şey istedik. Gecemizi başlarken, saçımızı düzeltirken ve kıyafetlerimizi seçerken içimizdeki güç kadar bizi harekete geçirebilecek bir şey. Fredrik “PangPang” Tunedal ile çalıştık, böylece bu bira istediğimiz şeyin omurgasını oluşturdu.” diyor.

Salon masanıza “Duş Birası” siparişi vermek veya barınızda bu ürünü satmak ister miydiniz? Fikirlerinizi çok merak ediyorum.

Cheers!

 

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Bir Cevap Yazın

Kahvaltının En Önemli Öğün Olduğunu Pazarlamacılar mı Uydurdu? [Video]

Yıllardır babalarımız, annelerimiz, dedelerimiz bize “kahvaltının en önemli öğün” olduğunu söyledi durdu. Peki, bunun bilimsel bir temeli var mı ya da bu algı nasıl ortaya çıktı? Bu hafta, kahvaltı yapma algısı ile ilgili keyifli bir sohbet ettik. Gelin hep beraber kahvaltı yapmanın kilo vermeyle, sağlık sorunlarıyla ya da düşük performansla bir ilgisinin olup olmadığını video haberimizde görelim.

Sohbetimize konu olan haberin linkine şuradan ulaşabilirsiniz. Yeni videolardan anında haberdar olmak adına Pazarlamasyon’un Youtube hesabını takip etmenizi öneriyoruz. Buraya tıklayarak Youtube hesabımızı takip edebilirsiniz. Keyifli seyirler.

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Yılların İkonu ‘Converse’ İhtişamlı Geçmişini Kurtarabilecek Mi?

Hayat iniş çıkışlarla dolu, bizler nasıl dibe vuruyorsak markalar da vurabiliyor. Geçtiğimiz dönemlerin arzu nesnesi haline gelen onlarca marka  bugün arzın çeşitliliği, trendlerin hızla değişimi, kötü yönetim ya da basit bir reklam kampanyası yüzünden bile ihtişamlı günlerini geride bırakabiliyor. Bu yazı dizisinde hep beraber kötü talihle yüzleşen markaların hikayelerine bakacağız.

Hazırsanız Converse ile başlıyoruz.

Herşey Marquis Mills Converse’in 1908 yılında Malden Massachusetts’de Converse Rubber Shoe Company’i kurması ile başladı.  İlk iki yılında kendini idame ettirecek kadar sipariş alan şirket bir adım daha öteye giderek kültürel bir ikon haline gelen basketbol ayakkabılarını üretmeye başladı.

 

Chuck Taylor

1971’de ilk basketbol ayakkabısı The All Star’ı üreten Converse, hafif ve ön kısmı destekli bu ayakkabının tanıtımı için ünlü basketbol oyuncusu Charles Hollis Taylor bizim bildiğimiz adıyla Chuck Taylor ile anlaştı. Böylelikle 1921’de Converse’in ilk basketbol ayakkabısı The All Star Chuck Taylor ismine kavuştu.

Rüzgarın markadan yana olduğu bu dönemde özellikle 1936 Olimpiyatlarında basketbolda Amerika Kanada’ya karşı algısının da faydası ile markanın benimsenmesi hem de NBA’in kurulması ile ligin en popüler ayakkabısı haline gelen Converse piyasada Nike, Adidas, Puma gibi markalarla amansız bir rekabetin içindeydi.

1950’lerde adeta dönem gençlerinin üniforması haline gelen, eskidikçe güzelleşen bu ayakkabı James Dean gibi bir ikonun ayağında basketbol ekseninden popüler kültür eksenine doğru yol almaya başladı. 1957’de ise Converse tek başına “sneaker” piyasanın %80’ini elinde tutuyordu.

The One Star

1970’lerde Converse The One Star ismini verdiği sağ tarafında tek yıldız bulunan ve bir anda markanın diğer en iyi satan model, haline gelecek süet ayakkabısını tanıttı.  Bu ayakkabı kısa kesimli basketbol performans ayakkabısı olarak sahneye çıksa da sörf ve kaykaycıların fazlaca tercih ettiği bir ayakkabı haline geldi.

 1980 ve 1990’lar Grunge Etkisi

Converse’in kritik dönemlerinden bir diğeri 1984’te resmen Los Angeles Olimpiyatları’na sponsor olması ile başladı.  1980’lerin ortasında Converse Nirvana’dan Kurt Cobain, Pearl Jam’den Eddie Vedder gibi ünlü rock yıldızlarının tercihi haline gelerek daha geniş bir kitleye yayıldı. Şirket daha sonra 1997’de 550 milyon çift Converse sattığını duyuracaktı.

2001’de şirket için durumlar kötü gitmeye başladı. Hızla para kaybeden ve borçları artan şirketi 2003’de rakibi Nike satın alarak bir ikonun yok olmasını kısmen engelledi ve The Chuck Taylor II’yi tanıttı.

Günümüzde ise özellikle sneaker kültürünün neredeyse tüm dünyada trend olması, smart-casual giyinme biçimin günümüz gençliği tarafından da benimsenmesi ile spor ayakkabılar daha günlük yaşamda kullanılabilir bir hal almaya ve ofislere bile adım atmaya başladı. Converse rüzgarının nispeten daha yavaş estiği bu dönemlerde devir, Converse’in ürün bakımından rakibi sayılabilecek, daha çok kaykaycıların tercih ettiği bir bez ayakkabı markası olan Vans, piyasada birçok markada bulabileceğimiz “beyaz sneaker” lara kaldı gibi.

Bugün ayağında Converse ile dolaşan kişi sayısı gözle görülür derece azalırken, ikon markanın yeniden ayağa kalkacağı günleri sabırsızlıkla beklediğimizi de ekliyoruz.

 

 

 

 

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link