Sizce “Umut” Pazarlanabilir mi? 0

Geçen ay sizleri “seçim mimarisi” kavramıyla tanıştırmıştım. Sizlerle Amsterdam’daki Schiptol Havalimanı’ndaki tuvalet temizliği sorununa, insan dürtülerinden yola çıkarak yaratılan çözümün nasıl fark yarattığını paylaşmıştım.

Bu yazımda, yabancıların “Social Design”  olarak adlandırdığı yeni bir kavramla daha tanışmanızı istiyorum. Tasarımcıların “sosyal davranış değişikliği yaratma amaçlı yaratıcı çalışmalar” yürüttüğü bu kavram, genel olarak insanları bazı kötü alışkanlıklardan arındırmak için bilinen yöntemlerin dışında psikolojiye, sosyal psikolojiye, nörobilime ve dürtüsel davranış kalıplarına eğiliyor.

1

 

Paketin üzerine “Sigara size ve çevrenizdekilere ciddi zararlar verir.” yazmanın sigarayı bırakmaya hiçbir pozitif etki yaratmadığını yıllardır görüyoruz. İşte “Social Design” kavramı, bu tip kötü alışkanlıkların terk edilmesi için insanları etkilemekten uzak çalışmaların yerine davranış değişikliğini tetiklemenin bilimsel ve yaratıcı yollarını arıyor.

 

 

Amerikalı NPR televizyonu editörü  Alex Spiegel (@aspiegelnpr) “Vietnam bize kötü alışkanlıkların terk edilmesi hakkında ne düşündürdü? ” (“What Vietnam Taught Us About Breaking Bad Habits”) adlı makalesinde bu konuda önemli düşüncelere yer veriyor.  1971 yılında Amerikan başkanı Richard Nixon’ın Vietnam’da görev yapan Amerikalı askerlerin uyuşturucu bağımlılıklarından kurtarılması için yapılmasını istediği çalışmalar sırasında ilginç bir sonuç ortaya çıkıyor.  Bilim insanları, Vietnam’dayken uyuşturucu kullanan askerlerin Amerika’ya döndükten sonra uyuşturucu madde kullanım sıklıklarının büyük bir oranda düştüğünü fark etmiş. Bu sonuçtan yola çıkarak değişen çevresel faktörlerin davranışların tekrar edilme sıklığının düşürülmesinde tetikleyici olduğu anlaşılmış.

2

Yine aynı makalede Duke Üniversitesi’nden psikolog David Neal’a göre; sık tekrar edilen davranışların terk edilememesinin sebebi olarak, davranışın ortaya çıktığı ortama müdahalenin olmamasını gösteriyor. Buradan yola çıkarak kötü alışkanlıkların önlenmesine yönelik sosyal kampanyalarda en önemli konunun; kişilerin davranışı sergiledikleri çevrenin bozulması olduğu görüşünde. Eğer ortamı bozmayı başarırsanız davranışın tekrarlanmasını önlemek adına da bir adım atmış olursunuz. Günlük rutinleri değiştirip yeni bir rutin yaratmak, davranışın ortaya çıktığı çevrenin değiştirilmesi anlamına geldiğinden, kötü alışkanlığın terk edilmesinde büyük bir tetikleyici görevi görecektir.

Yukarıda anlattıklarımı örneklendirmek adına muhteşem bir sosyal kampanya örneği ile devam edelim.

Before I Die, I want to………………………………………….. !

Amerika New Orleans’da yaşayan tasarım sanatçısı Candy Chang, sevdiği bir insanı kaybettikten sonra düştüğü depresyondan kurtulmak için çevresindeki insanlarla interaktif bir dayanışma yaratacak, yaratıcı bir projeye imza atmış. Evinin yakınlarındaki terk edilmiş bir binanın dışını devasa bir karatahta haline getiren Chang, duvarı “Before I Die, I want to…………………………………….. .” yazılarıyla doldurdu. Ardından en başa ölmeden önce yapmak isteği bir kaç şeyi yazdı.

3

 

4

Ertesi gün, komşuları duvarın her tarafını kendi umutları, istekleri ve hayalleri ile doldurdu. Hayata tutunmak için kendisine bir kaç sebep arayan sanatçı, komşularının onlarca yaşama sebebiyle bir anda yepyeni bir yaşama kavuşmuş oldu.  Duvarda, Broadway’de olmak, dünyayı gezmek, yeniden aşık olmak, gibi bir sürü istek yer alıyordu. Her gelen kendi yaşam sebebini yazabilmek için küçücük bir boşluk aramış.

7

8

 

 

İlk bakıştı bir kişiden ve bir mahalleden ibaret görünen bu olay, aslında inanılmaz bir şekilde evresel olan bir vaka. Geçenlerde izlediğim bir Marketing Talks söyleşisinde Reckitt Benckiser Global Kurucu Ortağı ve Türkiye Başkanı Caner Tunaman, “Bu dünyanın insanları birbirine benzediklerinden çok daha fazla birbirine benzerler.” şeklinde bir cümle kullandı.  Bu örnek bütün dünya vatandaşlarının ortak sorunlarına çözüm olabilecek bir çözüm saklıyor içinde. Bu açıdan evrensel olduğunu düşünüyorum. Başta kötü alışkanlıkların yoğun olduğu bölgeler olmak üzere, her yaştan insanın böyle bir duvar gördüğünde, kendi yaşamını sorgulayarak, geri kalan yaşamında sahip olduğu istekleri yazmak için içinde çok güçlü bir istek hissedecektir. İşte bu istek; yukarıda bahsettiğim gibi kötü alışkanlıkların terk edilmesi konusunda “çevrenin bozulması” anlamına gelen güçlü bir adım olarak nitelenebilir.

Gelecekleri ile ilgili hayalleri olan insanlar, kendilerini o hayallerden uzaklaştıracak davranışlarını terk etme konusunda en önemli tetikleyici gücü, içlerinde hissettikleri yaşama dürtüsünden alacaklardır. Bu anlamda günümüzde uygulanan birçok etkisiz sosyal kampanyanın kullandığı negatif pekiştireçlerin aksine, gelecekle ilgili umutların, isteklerin, beklentilerin söz konusu olması sebebiyle daha pozitif bir etki yaratacağı söylenebilir. Tıpkı Şili’deki Pinoche referandumunu konu alan “NO” filminde olduğu gibi olumsuz söylemler yerine geleceğe yönelik umut aşılayan olumlu söylemler geliştirmek bazen daha yararlı olabilir.

“Before I Die” projesi şu anda aralarında Irak, Haiti, Arjantin, Hollanda, Panama, Singapur, Meksika, ABD, Almanya, İspanya gibi aralarında uyuşturucu bağımlılıklarının yoğun olduğu ülkelerin de bulunduğu 70 ülkede 1000’den fazla yerde ve toplam 35 farklı dilde uygulandı. Muhtemelen milyonlarca insan kendi gelecek hayallerini yazarak çevresindekilerle birlikte interaktif bir umut paylaşımında bulundu. O karatahtaların başına giden herkes onlarca farklı hayalle tanıştı. Sonra kendi hayalini de kendisinden sonra oraya gelecek kişilere bıraktı. Proje ile ilgili bütün bilgilerin yer aldığı internet sitesinde (Before I die), projenin hikayesi, kitabı, uygulandığı yerlerden görsellerin yanı sıra isteyen herkesin başvuru yaparak kendi şehrinde benzer bir çalışma yapabilmesi için bir  bilgilendirme sayfası bulunuyor. Ülkemizde de uygulanmasını sağlasak fena olmaz doğrusu.

10

11

Sosyal Pazarlama başta olmak üzere içinde insanı etkilemek olan her türlü iletişimde bu tip yaratıcı çalışmaların fark yaratacağı aşikar.  Tıpkı 2013 Cannes Lions’da Fark Yaratanlar ‘da olduğu gibi bu yılki Cannes’da da sosyal pazarlama çalışmalarının ödülleri toplayacağını düşünüyorum. Bence bu konudaki başarının anahtarı; entellektüel olarak kendini durmaksızın geliştiren, her türlü bilim dalıyla dirsek temasında olan reklamcılar ve marka profesyonellerinin yanı sıra onlara yatırım yapmanın önemini kavramış yöneticilerde. İnsana yatırım şart! 

Kaynakça

The Value of Design Disruptions

Npr.org

http://beforeidie.cc/site/about/

Anadolu Üniversitesi Halkla İlişkiler ve Reklamcılık bölümünden 2013 yılında mezun oldum. Marka İletişimi ve Stratejik Planlama üzerine çalışmalar yapıyorum. Bu topraklarda dünya markası çıkarma gönüllüsüyüm. Ayrıca siyasete, bilime ve tarihe özel bir ilgim var.

Bir Cevap Yazın

Facebook’tan YouTube’a Hamle: Facebook Creator App 0

Facebook Creator App

Kullanıcı sayısı dünyanın en kalabalık ülkesi Çin’i bile geçen Facebook, geliştirdiği Facebook Creator App uygulaması sayesinde, izleyici kitlesi arasındaki kanaat önderleri (influencer) ile yayınlanan yapımlar arasındaki mesafeyi daha da kısaltmayı hedefliyor.

Uygulama, internet “fenomenlerine” video oluşturma, video düzenleme ve canlı yayın için yeni bir alan açmış olacak. Ayrıca takipçileriyle mesajlaşmalarına ve videolarına dair istatistikleri takip etmelerine de imkân sağlayacak. Uygulama kişisel profiller için geçerli olmayacak, yalnızca Facebook sayfası sahipleri kullanabilecek.

Creator App
Facebook Creator App’ten bir ekran görüntüsü

Facebook’un “fenomenler” için duyurduğu bu yeni ürünü aslında, daha fazla insana ulaşarak başarısını artırmak isteyen birçok internet ünlüsü için hâlâ en önemli sıçrama tahtası olan YouTube ile rekabet etmek istemesi olarak yorumlayabiliriz. Anlaşılan o ki hem YouTube’un bu konumu hem de Snapchat’in içerik üretenler için daha fazla ürün ve hizmet sunacağını açıklaması, Facebook’u harekete geçirmiş görünüyor.

Facebook Ürün Müdürü Fidji Simo, geçtiğimiz günlerde yazdığı blog yazısında, YouTube ünlüsü Markian Benhamou ve Facebook’ta komik içerikler paylaşan Jay Mendoza ile bir araya geldiklerini belirtti. Simo, internette içerik oluşturanların ihtiyaçlarının ve hedeflerinin çeşitlendiğini ve bu kişilerin takipçi kitlesini beslemek için gereken araçlara sahip olmalarının önemli olduğunu yazdı. Facebook bunun yanında, Facebook Creator App uygulamasının içerik üreticileri tarafından nasıl kullanılacağına dair bir internet sitesi de hazırlamış.

Facebook Creator App uygulamasının, YouTube’un hakimiyetindeki video pazarlama alanında Facebook’un da var olması için önemli bir hamle olmması bekleniyor.

Her ne kadar bu uygulamanın geliştirilmesi Facebook için rekabet anlamında önemli bir adım olsa da YouTube’un, platform üzerinde kanalı olanlar için benzer bir kanal yönetimi ve videolardan elde edilen gelirlerin paylaşılmasını sağlayan bir ortak programı var. Ne var ki politik ve kültürel konulara odaklanan birçok YouTube ünlüsünü kapsayan YouTube fenomen topluluğunda, reklamverenlerin reklamların nerede görüldüğü konusuna daha fazla eğilmesinden bu yana, ciddi bir belirsizlik yaşanıyor. Özellikle de platformun, reklamverenleri düşünerek videoların uygun olmayan içerik taşıyıp taşımadığı noktasındaki aşırı hassasiyeti, YouTube’daki video üreticileri tarafından gelirlerine bir darbe olarak görülüyor.

Faecbook’un, bu yıl başlattığı YouTube benzeri video platformu Watch sayesinde, canlı yayın içinde reklam verme ve talep üzerine video üretimiyle, içerik üretenler ve platformun kendisi için yeni bir gelir kaynağı yaratmayı başarmıştı. Öyle ki Watch, internet ünlüleri için gelecek vadeden bir özellik olarak öne çıktı. Basketbolda ünlü Ball ailesinin Facebook’un Watch platformu üzerindeki şovu Ball In The Family, Jody Steel’in Body Art’ı ve Jay Mendoza’nın Elote Man’ini, bunun ilk işaretleri olarak kabul edebiliriz. Creator App’i de bu stratejinin yeni bir parçası olarak da düşünebiliriz.

Uygulama, canlı yayınlarıyla öne çıkan video içerik üreticilerini çekmede Facebook’un işine yarayabilir.

Gen Z dijital medya ağı bünyesindeki DanceOn’un Yetenek Direktörü ve İnternet Ünlüsü Yöneticisi Cameron Moody ise diğer platformlarla karşılaştırıldığında internet ünlüleri ve içerik üreticiler için Facebook’un hâlâ en az işe yarar platform olduğunu düşünüyor. Moody, her ne kadar Facebook’un YouTube’daki internet ünlülerini çekmesinin zor olacağını söylese de yeni çıkan uygulamanın dev sosyal ağ için önemli olduğunu, özellikle de canlı videolar konusunda onların dikkatini çekebileceğini de sözlerine ekliyor.

Moody canlı yayın yönetiminin yanında uygulamanın ayrıca, video içerik üreten fenomenlerin hem Facebook hem de Instagram üzerinden takipçileriyle mesajlaşmasını sağlamasının da önemli bir gelişme olduğunun altını çizerek, böylece içerik üreticilerinin takipçileriyle konuşurken uygulamalar arasında geçiş yapmak zorunda kalmayacağını vurguluyor. Uygulama bunun yanı sıra, Facebook’un hikaye özelliğindeki özel çerçeveler ile efektlerini de içerik üreticilerinin yararına sunuyor.

snapchat
Aslında içerik üreticiler ve markalar arasındaki bu kârlı ilişkinin dikkatini çeken yalnızca Facebook ve YouTube değil. Snapchat de bu konuda yeni ürün ve hizmetler sunacağını açıklaması, rekabetin kolay olmayacağını gösteriyor.

Öte yandan Facebook, özellikle de videoda bir yerleştirme için markaların para ödediği içerikleri üretenlerin ihtiyaçlarını karşılamak için yeni reklam ürünleri oluşturuyor. İnternet ünlüleri (influencers) pazarlama şirketi olan WHOSAY’in CEO’su Steve Ellis’e göre, içerik üreticileri ve internet fenomenleri, kullanıcıların kayda değer bir deneyim için bu platformları ziyaret etmesi adına cazibe yaratıyor. Ona göre Facebook’un yeni uygulamasının toplayacağı ilgi, markalarla çalışarak gelir elde eden kişilere için işe yaradığı ölçüde gerçekleşecek.

Bakalım Facebook Creator App, Facebook’un video içerik konusunda YouTube ile başa baş bir şekilde yarışmasını sağlayabilecek mi?

2018’e Damgasını Vuracak Dijital Trendler Neler Olacak? 0

Dijital Dönüşüm Danışmanı ve Me Consultancy kurucusu Murat Erdör, 2018 yılında dijital alanda öne çıkacak trendleri açıkladı. Trendlerle ilgili bilgi veren Murat Erdör, tüm dünyada öğrenmeye programlanmış yazılımların ve mobil kullanımının hızla artmasının, yaklaşık 2.5 milyar insanın aktif olarak kullandığı sosyal medya ağlarının çoğalmasının, nesnelerin interneti ve yapay zeka gibi teknolojilerdeki büyük yükselişin, 2018 yılında dijital alandaki pazarlama uygulamalarının önemini daha da artıracağının altını çizdi.

2018 yılına damgasını vurması beklenen dijital trendler şu şekilde:

Fijital pazarlama
Dünya’da bu süreç yaklaşık beş sene önce başlamış olsa da Türkiye’de fijital kavramının geçmişi henüz çok yeni. Yaklaşık 3-4 senedir Türkiye’de konuşulan fijital kavramı, fiziksel ile dijital deneyimleri harmanlayarak tüketiciye en doğru yoldan ve ölçümlenebilir şekilde ulaşılmasını sağlayacak yöntemlerden biri olacak.

Yapay zeka
Artık birçok alanda hizmet vermeye başlayan makineler ve yazılımlar da, tıpkı canlılar gibi topladıkları verileri işleyerek yeni şeyler öğreniyorlar. Öğrenen makinelere en yakın örneği, hemen her gün girdiğiniz Facebook. Yazılım, okuma alışkanlıklarınızı, kimin profilinde daha fazla vakit geçirdiğinizi, hangi gruplara ya da sayfalara yorum yaptığınızı sürekli kontrol ederek öğrenme sürecini geliştiriyor. Gelecek yıllarda Facebook örneğinde olduğu üzere öğrenmeye programlanmış yazılımların sayısı giderek artacak. Bu yazılımlar pazarlama ve dijital sektörler başta olmak üzere, birçok sektörün hedef kitlelerini doğru tespitine bir adım daha yaklaşılmasına olanak sağlayacak.

Mesajlaşma aplikasyonları
MIRC ile başlayan mesajlaşma geleneği, son dönemde Whatsapp ile hızla yükselişini sürdürüyor. Dünya genelinde aynı anda milyarlarca ileti bir kullanıcıdan, kullanıcı ya da kullanıcılara iletiliyor. Baş döndürücü sayıların olduğu bu alanda mesajlaşma aplikasyonlarının sayısının ve içerisindeki reklam alanlarının artması bekleniyor.

Live streaming videolar
İçerik her zaman kraldı ancak şimdi videolu içerikler daha da bir kral. Tüm sosyal medya platformlarının “live streaming” destekli bir altyapıya dönmeleri ile birlikte “izle ve geç” kavramı bu alanda iyice oturmaya başlayacak. Facebook’un ardından Twitter’ın da video içeriklerine dair düzenlemeleri, kullanıcıların ve bu alana ilgi duyan markaların daha sık şekilde video paylaşmalarını sağlayacak.

AR pazarlama
Augmented Reality (Artırılmış Gerçeklik) son zamanların öne çıkan, pazarlama ve reklam sektörlerinin popüler konularından biri. Cihazların cisim tanıma özelliği kullanılarak, sanal nesnelerin gerçek görüntülerin üzerine bindirilmesi olarak tanımlayabileceğimiz Artırılmış Gerçeklik, müşterilerle bağlantı kurma ve katılımı artırma açısından yenilikçi ve yaratıcı bir yol olarak kabul ediliyor. Bu teknolojinin yaratacağı pazarın, 2022 yılına kadar 117.4 milyar dolara ulaşması bekleniyor.

Kısa süreli içerik
Periscope ile başlayan ve Snapchat, Scorp gibi uygulamalarla devam eden kısa süreli içerik kavramı, sosyal medyaya yön vermeye devam edecek. Paylaşılan içeriklerin belirli bir süre ile yayında kalması, markaların da stratejilerini bu hızlı tüketim çağına göre düzenlemesini gerektiriyor. Facebook’un canlı yayınları, Instagram Stories gibi uygulamalar “hızlı ve sonlu içerik” kavramını destekliyor.

VR pazarlama
Son dönemde teknolojisi ve popülerliği iyiden iyiye artan Virtual Reality (Sanal Gerçeklik) ve 360 derecelik videolar sayesinde pazarlama uzmanları, hedef kitleleri ile nasıl empati kuracaklarını ve onların davranış biçimlerini nasıl daha iyi anlayacakları öğrenmeye çalışıyorlar. Müşteriye sunulacak deneyimin önceden görülmesine ve hissedilmesine olanak sağlayacak sanal gerçeklik deneyimleri sayesinde birçok kurum, müşterisiyle daha sıkı bağlar kurma yoluna gidecek.

Chatbots
Yapay zeka formlarının hayatlarımıza girmesi şeklinde tanımlayabileceğimiz Chatbotslar, telefon ve bilgisayarlarımızı kullanma biçimimizi kesin olarak değiştirecek gibi gözüküyor. Chatbotslar, gelecekte kullanıcıların söylediklerini çok kısa sürede analiz edecek ve kullanıcıların isteklerini yerine getirmek için onları yönlendirecek uygulamalar olarak daha fazla hayatımıza girecek.

Sanal paralar
Baş döndürücü düzeydeki hızlı yükselişiyle sanal paranın web dünyasında popüler olmasına yol açan Bitcoin, hiçbir merkezi otoriteye bağlı olmamasıyla dikkat çekiyor. Adını sıkça duysak da Bitcoin tek dijital para birimi değil. Günümüzde Bitcoin dışında oldukça popüler hale gelen ve altocin olarak adlandırılan Ethereum, Litecoin, Namecoin, Primecoin, Zcash gibi birçok yeni sanal para birimi mevcut. Bitcoin ve altcoin gibi sanal paralar popülerliklerini artıracak ve dijital alanın yükselen trendleri olmayı sürdürecek.

Daha öncesinde de sizler için 2017’deki İnternet, Mobil ve Sosyal Medya Trendleri‘ni araştırmıştık.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link


 

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link