Şişecam’ın 2013 İlk Çeyrek Karı 86 Milyon Lira

Şişecam Topluluğu’nun, 2013 yılı Mart ayı sonu itibariyle net kârı 86 Milyon TL oldu. Şişecam Topluluğu’nun 2013 yılı Ocak-Mart dönemindeki konsolide net satışları 1,3 Milyar TL olarak gerçekleşti. Bu yılın ilk çeyreğinde yurtiçi ve yurtdışındaki kuruluşlarında 840 bin ton cam üreten Şişecam Topluluğu’nun soda üretimi ise 477 bin tona ulaştı.

Şişecam Topluluğunun 2013 yılı Mart dönemine ilişkin mali tabloların açıklanmasının ardından Yönetim Kurulu Başkan Vekili ve Genel Müdür Prof. Dr. Ahmet Kırman ilk üç aylık sonuçlarla ilgili şu değerlendirmelerde bulundu;

“Mart ayı sonu itibariyle konsolide net satışlar, önceki yıl seviyesinde 1.257 milyon TL olarak gerçekleşti. 2011 yılı son çeyreğinde başlayıp, 2012 yılında da süren doğalgaz fiyatlarındaki yüksek oranlı artışlara bağlı olarak geçtiğimiz yılın her çeyreğinde bir öncekine kıyasla daralarak, geçen yılın son çeyreğinde % 12,6 oranına kadar gerilemiş olan konsolide Ebitda marjımız; içinde bulunduğumuz yılda piyasa koşullarındaki nispi iyileşmenin de verdiği imkan paralelinde, maliyetlerdeki artışın satış fiyatlarına kademeli olarak yansıtılmaya başlanması sonucunda 2012 Ekim-Aralık döneminin 3 puan üzerinde, % 15,7 olarak gerçekleşti. Yılın kalan bölümünde de, ilk çeyrekte zayıf seyrini sürdüren düzcam grubunun marjlarında, nisan ayından itibaren yapılmakta olan fiyat düzenlemelerinin önümüzdeki dönemde yaratmaya başlayacağı olumlu etkiyle, konsolide marjlardaki yukarı yönlü ivmenin sürdürülmesini hedefliyoruz.

2013 yılı ilk çeyreğinde faaliyet kârımız, önceki yılın aynı döneminin % 56 altında 59,8 milyon TL olarak gerçekleşmiş olmasına karşılık, 2012 yılı son çeyreğine göre % 85 oranında artarak, önemli bir gelişme gösterdi. Mart 2013 sonu itibariyle sırasıyla 85,7 milyon TL ve 86,4 milyon TL seviyesindeki toplam ve ana ortaklık payına düşen net karımız, önceki yılın son çeyrek sonuçlarının aynı sırada yaklaşık % 200 ve % 172 oranlarında üzerinde oluştu. Yılın ilk çeyreğinde, 2012 Mart dönemine göre daha düşük bir faaliyet kârı sağlanmış olmasına karşılık, ana ortaklık payına düşen net karımız ertelenmiş verginin olumlu etkisiyle önceki yılın altına inmedi.”

Türkiye, Rusya, Bulgaristan’daki daha önce kamuya duyurulmuş olan yatırımların, planlanmış dönemlerde devreye alınmasını sağlayacak şekilde devam etmekte olduğunu belirten Kırman; “Yılın ilk çeyreğinde yaklaşık 260 Milyon TL düzeyinde yatırım harcaması yapılmasına karşın, net finansal borcumuzda yılsonuna göre 145 milyon TL artış oldu. Ayrıca, Hindistan’daki ortaklık, Almanya’daki şirket alımı işlemlerinde de sona yaklaşıldı. Geçen yılsonunda, hem yatırımların bir bölümünün finansmanında, hem de 2013 yılında vadesi gelecek kredilerin bir kısmının kapatılmasında kullanılmak amacıyla çalışmaları başlatılan yurtdışı piyasalarda uzun vadeli tahvil ihracını da başarılı bir şekilde tamamladık. Yatırımları öteden beri olduğu gibi, bilançonun sağlıklı ve dengeli yapısını koruyarak finanse etmeye devam edeceğiz” diyerek sözlerini tamamladı.

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Kahve Tiryakilerine Uyku Açan Porsche Sürprizi

ABD’nin Los Angeles kentinin bir ilçesi olan Carson’daki kahve dükkânı geçtiğimiz günlerde müşterilerini şaşırtan sabah sürprizlerine sahne oldu. Porsche tanıtımı olan çalışmada, kahve dükkânındaki barista, sabah mahmurluğundan arınmak için kahveye koşan müşterilere E-Jolt adlı yeni ve gizemli bir içecekleri olduğunu, bu içeceğin inanılmayacak derecede güç verdiğini, fakat bu içeceği denemek için bir izin kâğıdı imzalamaları gerektiğini söylüyor. Deneyeceğini söyleyenlere ise E-Jolt’un kapıda onları beklediğini belirtiyor.

Dükkândan şüphe ve merakla çıkan müşterileri ise kapının önünde bir Porsche bekliyor ve böylece merakın yerini büyük bir heyecan alıyor. Kahve tutkunları, profesyonel sürücü tarafından kullanılan ve son hızla daireler çizen Porsche Panamera Turbo S E-Hybrid model arabayla, trafiğe kapalı alanda unutamayacakları bir deneyim yaşıyor. Bu ilginç anlar da gizli kamera çekimleriyle ekrana yansıtılıyor. Otomobilin tam 680 beygir gücünde olduğunu ve 0’dan 60 kilometreye sadece 3.2 saniyede çıktığını göz önüne alırsak, ortaya çıkan görüntülerin son derece doğal olduğunu kabul etmemiz gerekiyor.

Sürüşler, söz konusu kahve dükkânına yaklaşık 3.2 kilometre uzaklıktaki Porsche Deneyim Merkezi’nde yapılmış ve projeyi gerçekleştiren Cramer-Krasselt’in Yaratıcı Yönetmeni Marshall Ross’un dediğine göre fikir tamamen, hibrid teknoloji algısını ters yüz etmek üzerine kurgulanmış.

Ross’un dediklerine bakılırsa bu kurgu, çevre dostu teknolojilerin iyi performans gösterdiğini kitlelere kanıtlamak için biçilmiş kaftan. Özellikle çoğunluğun hibrid teknolojilere kendini henüz yakın hissetmediğini göz önüne aldığımızda, kafeinin uyarıcı etkisinden yola çıkılarak, iyi teknoloji ve ekolojik duyarlık kavramlarını iki öz değer olarak gören Porsche için yapılan bu çalışma, “tam isabet” görünüyor. Tıpkı kafein gibi uyarıcı, uyandırıcı, gözleri açan ve güç veren bir deneyim.

Porsche kahve
Marka, kahvenin uyanık tutucu etkisiyle ürününü güzel bir şekilde eşleştirmiş.

Bununla birlikte kahve dükkânı deneyimi, Cramer-Krasselt ile Porsche’nin iş birliği yaptığı ilk yaratıcı çalışma değil. İkili daha önce, hologramın ve diğer yeni teknolojilerin de kullanıldığı dergi reklamları da dâhil olmak üzere, farklı çalışmalarda yan yana gelmiş. İnovasyon kavramının Porsche markasının çekirdeğini oluşturduğunu düşündüğümüzde, marka bunu iletişim süreçlerine de yansıtıyor ve inovasyondan bahsetmekle kalmayıp bu kavramın gerektirdiği yönde davranmak için yeni projelerle karşımıza çıkıyor. Marka ayrıca, müşteri memnuniyetiyle de dikkat çekiyor.

Ross tam da bu noktada, E-Jolt çalışması için önlerindeki en büyük zorluğu, aracın insanlara ne denli yenilenme ve şaşkınlık hissi verdiğini gösterirken, aynı zamanda onları gülümseten bir durum oluşturma konusunda yaşadıklarını belirtiyor. Gizli kamera kullanımının ise gösterilen tepkileri doğal hâlleriyle yakalamada oldukça etkili olduğunu, bunu en iyi şekilde yansıtmak için çekimlerde sayısız gizli kamera kullanıldığını da sözlerine ekliyor.

İşin başarılı ve yaratıcı kurgusu, deneyimi yaşayan ziyaretçilerin tepkilerinde yakından görülüyor.

Elbette çalışmadaki gerçeklik unsuru, iki gün süren çekimlerde ajans tarafına az da olsa gergin anlar yaşatmış. Zira çalışmanın bütün başarısı, insanların verecekleri tepkiye bağlıydı. Baristanın ziyaretçileri E-Jolt içeceği için ikna konuşması ve izin kâğıdının denemeye karar verenleri caydırma olasılığı, ajans ekibini hep diken üstünde tutmuş.

Özetle Porsche, mekân ve içeceğin insanlarda uyandırdığı tazelenme, uyku açma ve zindelik verme hislerinden yola çıkıp bununla uyumlu olarak ürününü ilgi çekici ve yaratıcı bir şekilde tanıtmış. Kim bilir? Belki aramızdan biri ya da birileri de bir gün Porsche Panamera Turbo S E-Hybrid sahibi olur, belli mi olur? Sonuçta o gün o kahve dükkânında değildik diye, hayallerimizi de satmadık ya!

IKEA’dan 450 Milyon Dolara Satılan Leonardo da Vinci Tablosuna Gönderme

Geçtiğimiz hafta ünlü ressam Leonarda da Vinci’nin Salvator Mundi isimli tablosu bir açık artırmada 450 milyon dolara satılmış ve bu rakam, tablonun bugüne kadar satılan en pahalı sanat eseri unvanını almasını sağlamıştı. Tablonun ünlü ressama ait olması ve bu denli yüksek bir rakama satılması nedeniyle de bu olay, geçtiğimiz haftanın önemli haberleri arasında kendine yer bulmuştu. Sürekli olarak pahalı şeylerle ilgili göndermelerde bulunan İsveçli mobilya üreticisi IKEA, tabii ki bu fırsatı da boş geçmedi ve bu olayı bir reklam malzemesi olarak kullandı.

Daha önce moda markası Balenciaga’nın 2145 dolardan satışa sunduğu ve IKEA’nın 99 cent’lik çantasına benzeyen çantaya göndermede bulunan IKEA, Acne isimli reklam ajansını hazırladığı yeni reklam kampanyasında, muhtemelen söz konusu bir sanat eseri olduğu -ve de tarihin gördüğü en iyi ressamlardan birine ait olduğu- için ürünün fiyatına odaklanmadı. Bunun yerine tablonun çerçevesine odaklandı.

Bu reklam kampanyası için hazırlanan görselde, IKEA‘nın Virserum isimli altın sarısı rengindeki ve 9,99 dolar fiyat etiketine sahip çerçevesine yerleştirilmiş Salvator Mundi tablosu ön plana çıkartılırken tablonun altında “Bir tablo için 450 milyon dolar harcadığınızda, ama çerçeveyi beğenmediğinizde…” ifadesi yer alıyor.

Bu noktada milyon dolarlık tablolar satın alan hangi sanat düşkününün bu tabloları 9,99 dolarlık çerçevelere yerleştirmek isteyeceği sorusu akıllara gelebilir. Ancak tabii ki, burada vurgulanmak istenen şey bu değil. IKEA sadece her zaman olduğu gibi bu olaya farklı ve mizahi bir açıdan yaklaşmış. Başka bir deyişle, IKEA’nın olayın popülerliğinden yararlanarak güzel bir gerçek zamanlı pazarlama örneği sergilediğini söyleyebiliriz.

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup
 

ERKEN
KAYIT FIRSATI


Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Orada Olmalıyım

Sektörü buluşturan etkinlikte siz de yerinizi ayırtın!
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link
Marketing Meetup Intelligence

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Black Friday Fırsatı
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link

Zekânın iş dünyasına neler getireceğini konuşuyoruz
Erken Kayıt Fırsatı
close-link

BLACK FRIDAY

Marketing Meetup'ta Bugün ve Yarın Tüm Biletler 42,90 €
BU ETKİNLİKTE OLMALIYIM
Sadece ilk 50 kişi için geçerli olacaktır
close-link
€42,90 Bugün ve Yarın Marketing Meetup'ta Tüm Biletler İndirimli
Black Friday