Sıradanlaşmış Hayatlarımıza Basit Bir Jest Sunan Markalar

Hepimiz çok iyi biliyoruz ki markaların ya da ürünlerin tüketiciye sadece fonksiyonel fayda sunarak popülerleştiği o günler epey geride kaldı. Artık tüketicide satın alma davranışını tetikleyen en önemli etkenlerden birisi duygular. Öyle ki bizi duygulandıran şeyleri paylaşıyor ve satın alıyoruz. Peki bu bir Sürpriz mi? Bence hiç değil. Zira artık rasyonel fayda sunmak herkesin yaptığı sıradan bir şey ve bu fayda akıllarda yer etmek için hiç de yeterli değil.

Gerçek bir markanın gücü şaşırtır, sınır tanımaz, kendine hayran bırakır, kaos yaratır ve ilham verir. Ancak tüm bunları yapabilmek için öncelikle tüketicinin zihnine girmesi ve orada tüketici ile birlikte yaşaması, onun hissettiği şeyleri hissetmesi, mutluluğuna ve hüznüne ortak olması gerekir. Peki ama nasıl?

Sıradanlaşmış hayatlarınıza basit bir jest

Biraz Coca Cola’dan bahsedeceğim. İnsanlara ‘Mutluluk Kamyonu‘ ile gidiyor Coca Cola. Sıradan bir mesai gününde işten çıkıp köprü trafiğine giren, belki de saatlerce o trafikten çıkamayacak, tekdüzeleşmiş, herkesleşmiş, mutlu olmayı unutmuş insanlara diyor ki; “size güzel bir sürprizim var. Bu jest karşılığında istediğim tek şey ise yüzünüzün biraz tebessüm etmesi

Küçük jestler, büyük bağlılıklar yaratır

Markanızın sektörü ve hedef kitlesi ne olursa olsun, insanların duygularına hitap edebildiğiniz, onların yüzlerini bir nebze olsun güldürebildiğiniz zaman büyük bağlılıklar yaratabilirsiniz.

Geçtiğimiz günlerde GarantiPartners girişimlerinden Fiyongo ile bir söyleşi yapma fırsatı buldum. Yaptıkları şey çok basit ama büyük bağlılıklara yer açabilecek cinsten: kullanıcının, arkadaşlarına dijital ortamlardan hediye göndermesini sağlamak.

Fiyongo, kullanıcılarına seçtikleri hediyeleri, kişisel mesajlarını yazı, fotoğraf veya video olarak ekleyerek WhatsApp ve Facebook Messenger üzerinden sevdiklerine gönderebilme imkanı veriyor.

Türkiye’nin hediye vermek için bir neden gerekmeyen, ‘içimden geldi‘ diyerek hediye alınan, bir şeyler ısmarlanan, doğum günü kutlanan, Anne ve Babalar gününü asla es geçmeyen açık bir toplum yapısına sahip olduğunu düşünüyorlar. Bundandır ki kendilerini, hem hediye vermenin ve almanın duygusallığını ve sıcaklığı koruyan hem de kullanıcılarına sevilen markalara ait onlarca ürün seçeneği sunan bir uygulama olarak tanımlıyorlar.

Sadece kişilerin değil, markaların, kurmuş oldukları platformlar içerisinde kullanıcıların birbirlerine küçük jestler yapabilmesi için de kullanılan bir platform olarak konumlamışlar kendilerini.Yani bir nevi hediye çekinin gelecekteki halini yapıyorlar. Ve şimdiden birçok marka ile birlikte çalışıp küçük jestler ile nasıl büyük bağlılıklar yaratabileceklerini gösteriyorlar.

Lovemark olmak için milyonlar harcamanıza gerek yok

Şu bir gerçek ki sıradanlaşmış hayatları basit bir jest ile şaşırtmak için milyonlarca liralık pazarlama bütçenizin olmasına gerek bulunmuyor. Proaktif bir fikriniz ve bu fikri süsleyecek bir hikayenizin olması yeterli. Örneğin 2015’te Samsung için hazırlanan reklam filminde, işaret dilini öğrenen katılımcılar Muharrem isimli işitme engelli kişinin yabancılık hissetmemesi için gün içinde karşısına çıkarak, genç adamı şaşkına çevirdi ve gözyaşlarına boğdu.

Sıradaki örnek sizin markanızın örneği

Şimdi gözlerinizi kapatıp 2 dakika boyunca kendinize; “hedef kitlemdeki insanların karşısına nasıl bir sürpriz ile çıkıp gönüllerinde yer edebilirim, markama hayran bırakabilirim?” sorusunu sormanızı istiyorum.

Kim bilir, belki de şimdi çıkartacağınız fikir ile sıradaki Cannes Lions’a markanızı taşıyacaksınız.

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlama alanında Türkiye'nin en çok okunan blogu : Pazarlamasyon'un kurucusu.

Bir Cevap Yazın

Perakende’nin Devler Liginde İki Türk Şirket

Deloitte, dünyanın gelir açısından en büyük 250 perakendecisini belirlediği “Perakende’nin Küresel Güçleri 2018” raporunu “Dönüştürücü Değişim, Canlanan Ticaret” başlığıyla yayımladı. Raporda Türkiye’den yıllardır yer alan BİM Birleşim Mağazacılık A.Ş. ve uzun bir aradan sonra listeye tekrar giren Migros Ticaret A.Ş. yer alıyor. Bununla birlikte bu iki marka raporda yayınlanan 2016 mali yılında en hızlı büyüyen 50 şirket arasında da yer alıyor.

Rapora göre en iyi 250 perakende şirketi 2016 mali yılında %4,1 oranında bileşik büyümeyi temsil eden toplam 4,4 trilyon ABD doları gelir elde etti. Raporda bulunan şirketlerin perakendeden elde ettikleri yıllık gelirlerin ortalama 17,6 milyar dolar seviyelerinde olduğu görülüyor. Perakendenin en güçlü beş ismi, listedeki yerini 2016 mali yılında da korurken ilk 10’da yer alan diğer şirketlerin; organik büyüme, satın almalar ve kurdan kaynaklanan oynaklık sebebiyle yer değiştirdiği görülüyor. İlk 10’da yer alan şirketlerin gelirleri, listede yer alan 250 şirketin toplam gelirinin %30,7’sini oluşturuyor.

Listede dikkat çeken noktalardan biri ise geçtiğimiz dört seneden farklı olarak giyim ve aksesuar perakendecilerinin büyümenin başını çeken liderler koltuğundan feragat etmesi ve buna rağmen en karlı sektör özelliğini koruyor olması. Hızlı tüketim sektörü ise tüm liste içerisinde hem listeye giren şirket sayısı (135) hem de ortalama gelir (21,7 milyar dolar) açısından en öne çıkan sektör niteliğini kazandı. Hızlı tüketim sektöründe faaliyet gösteren bu 135 şirket, toplam gelirin üçte ikisini oluşturuyor.

Deloitte Türkiye Tüketim ve Endüstriyel Ürünler Lideri Özkan Yıldırım, raporun öne çıkan sonuçlarını şöyle değerlendirdi: “Listede ciddi oranda basamak atlayan şirket olarak görünen Amazon’un, geçtiğimiz sene 10. sırada yer alırken bu sene 6. sıraya yükseldiği göze çarpıyor. Türkiye’nin temsili açısından sevindirici bir gelişme ise; sıralamanın düzenli oyuncularından BİM Birleşik A.Ş.’nin yanı sıra, geçtiğimiz yıllarda listeye girmeye ara vermiş olan Migros Ticaret A.Ş.’nin de tekrar devler listesinde yer almış olması.”

Migros yine devler liginde, BİM ise yerini koruyor

Listede 149. Sırada yer alan BİM Birleşik A.Ş., geçtiğimiz sene 6,4 milyar olan gelirini, bu sene 6,6 milyar dolara çıkardı. BİM, 2011-2016 yılları arası %19,6 büyüme elde ederek son beş yılda en hızlı büyüyen 24. şirket oldu.

Migros Ticaret A.Ş. ise 3,6 milyar dolarlık geliriyle 247. sıradan devler ligine tekrar merhaba dedi. Migros’un yıllık büyüme oranı %17,8 olarak ölçülürken, bu oranla en hızlı büyüyen 37. şirket oldu.

Perakendenin kuralları yeniden yazılıyor

Özkan Yıldırım, hayatlarımızı dönüştüren bu değişim çağında perakendenin kurallarının nasıl yeniden yazıldığına dikkat çekiyor: “Ticareti canlandırmak ve gelecekte perakendecilerin iş yapış biçimlerini derinden etkilemek için inovasyon, iş birliği, konsolidasyon, entegrasyon ve otomasyon gereklilik haline gelecek. Bu kapsamda, yetkinliklerini dijitalin gereksinimlerine göre geliştirebilen, müşteri deneyimini farklılaştıran ve yeni teknolojileri tüketiciyi anlamak için kullanabilen perakendeciler, değişen dünyada hayatta kalabilecek.”

Raporda yer alan ve perakende alanında hâkim olması beklenen dört önemli trend ise şöyle:

  • En iyi kalitede dijital yetkinlikler geliştirmek: Dünya çapındaki perakendeciler hızla, tüketici gözüyle alışverişin geleneksel ‘bricks and clicks (hem fiziksel hem de çevrimiçi varlık ve faaliyet gösterilmesi)’ anlayışından ibaret olmadığı gerçeğine adapte oluyorlar.
  • Kaybedilen zamanı telafi etmek için fiziki ve online hizmeti birleştirmek: Dijital dünyanın kıyısında duran fakat dijital trendleri takip etmede başarısız olan pek çok şirket, kaybettikleri zamanı telafi etme peşinde olmalılar.
  • Eşsiz ve etkili mağaza içi deneyim yaratmak: Fiziki perakende mağazaları hiçbir yere gitmiyor; zira dünya çapındaki perakende satışların %90’ı hala bu mağazalardan yapılıyor. Öte yandan pek çok imkân sunan online kanallarla yarışmak için anlamlı müşteri deneyimi ve marka bağlılığı oluşturmak şart.
  • Perakendeyi en son teknolojilerle yeniden keşfetmek: Nesnelerin interneti, yapay zekâ, sanal gerçeklik ve robotlar her perakendecinin radarında olmalı.

2016 mali yılının en büyük 10 perakendecisi

Gelir düzeyine göre sıralama Şirket adı Menşei 2016 yılı perakende geliri
(milyon ABD $)
1 Wal-Mart ABD 485,873
2 Costco ABD 118,719
3 The Kroger ABD 115,337
4 Schwarz Almanya 99,256
5 Walgreens ABD 97,058
6 Amazon ABD 94,665
7 The Home Depot Inc ABD 94,595
8 Aldi Group Almanya 84,923
9 Carrefour S.A. France 84,131
10 CVS Health Corporation ABD 81,100

 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Pazarlamacılar Neden İşlerini Bırakmak İstiyorlar?

Pazarlamacıların %81’i şu anda yaptıkları işi önümüzdeki üç yıl içinde bırakmak istiyor. İşletmelerin bu konuda önceliklerini ve değerlerini gözden geçirmeleri gerekebilir. Var olan personelini tutundurabilmek iş veren için önemli bir konu ve iş verenin çalışanı nelerin motive edeceğini bilmesi gerekiyor.

Son yapılan Pazarlama Haftası Kariyer ve Maaş anketine katılanların çoğunluğu önümüzdeki en az beş yılı pazarlama bölümünde geçirmek istediklerini ama şu anda bulundukları işi bırakmayı planladıklarını söyledi.

Ankete katılanların %43.2’si rollerini önümüzdeki üç yıl içinde değiştirmeyi planlıyor, % 37.8’i gelecek yıl değiştirmek istiyor ve sadece % 11,2’lik bir kısım değiştirmeyi düşünmüyor.

Değişikliğin başlıca nedeni olarak daha iyi finansal ücreti (% 65.1), yeni bir görev meydan okumasını (% 54.9) ve mevcut iş yerlerinde sınırlı imkânlara sahip olmayı  (% 37.4) öne sürdüler.

TSB pazarlama müdürü Pete Markey, şirketlerin yeni bir meydan okuma isteği duymaları ve mevcut çalışma ortamında pazarlamacılara ilham vermeleri ve yerine getirmeleri için yollar bulmaları gerektiğini belirtti.

Moonpig CMO’su Andre Rickerby, bir e-ticaret bakış açısıyla, pazarlamacılar için açık olan geniş fırsat yelpazesinin her geçen yıl arttığını ve yeni roller denemelerini sağladığını söylüyor. Özerkliği doğuran ve paylaşılan vizyonla çalışan bir pazarlama kültürü kurabilen böyle hızlı ve rekabetçi bir sektör markası, kendi kültürünü yaşatma imkanı bulabilecektir diyor.

Online sistemin çok değiştiğini ifade eden Rickerby “Bir yönetici olarak, ne teklif ediyorsun? Piyasada çok sayıda rakip var ve çoğu zaman insanlar önce para düşünüyor.” diye de ekliyor. 

En Değerli Gelişmeleri Size İletmek İstiyoruz

Mail listemize abone olun!

Son bir adım kaldı. E-postanızı kontrol edin. (Gmail kullanıcısıysanız "promotoions" kısmına bakabilirsiniz.

Ops! Bir hata aldık, tekrar deneyebilir misiniz?

Haftanın En Çok Okunan 10 İçeriği

GELİŞMELERİ
KAÇIRMAYIN!
Haftalık bültenimize
ücretsiz kaydolun!
BİZE KATIL
close-link
GELİŞMELERİ KAÇIRMAYIN
Haftalık bültenimize ücretsiz kaydolun, sizi gelişmelerden haberdar edelim.
BİZE KATIL
close-link








Önümüzdeki yıllara
damgasını vuracak
trendleri derledik.
Raporu İndir

*Ücretsizdir.
close-link